Ana içeriğe geç
Sözlük

inanmaya ile cümle

inanmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
4
ORT. KELİME
O ne söylerse söylesin ona asla tekrar inanmayacağım.No matter what he says, I'll never believe him again.
Kimse bu söylentiye inanmayacaktır.Nobody will believe that rumor.
Buna inanmayabilirsin ama ben hiç içki içmiyorum.You may not believe this, but I don't drink at all.
Sen buna inanmayabilirsin, ama yine de doğru.You may not believe it, but it is nonetheless true.
Böyle bir söylentiye inanmayacak kadar akıllıyım.I know better than to be believe such a rumor.
Hikayesine kimse inanmayacak.No one will trust his story.
Ona inanmayacak kadar akıllı olmalıydım.I should have known better than to believe him.
Böyle bir şeye inanmayacak kadar akıllıdır.He knows better than to believe such a thing.
Ona inanmayacak kadar akıllıydı.She knew better than to believe him.
Ne dersen de farketmez, sana asla inanmayacağım.No matter what you say, I will never believe you.
Sen ne söylersen söyle sana inanmayacağım.Whatever you say, I won't believe you.
Tom Mary'nin ona inanmayacağından korkuyordu.Tom was afraid Mary wouldn't believe him.
Tom tekrar asla yürüyemiyeceğine inanmaya başladı.Tom began to believe that he'd never be able to walk again.
Tom'un hatalı olduğuna asla ikna edemeyeceğimize inanmaya başlıyorum.I'm beginning to believe that we'll never be able to convince Tom that he's wrong.
Yeterince yalan söylersen ona inanmaya başlarsın.If you tell a lie enough times, you begin to believe it.
Hiç kimse ona inanmayacak.No one will believe her.
Hiç kimse onlara inanmayacak.No one will believe them.
Hiç kimse bizi inanmayacak.No one will believe us.
Kimse inanmayacak bana.No one will believe me.
O buna inanmayacak.She won't believe it.
Az önce gördüğüme inanmayacaksın.You won't believe what I just saw.
Tom'un yaptığına inanmayacaksın.You won't believe what Tom just did.
Az önce kimi gördüğüme inanmayacaksın.You won't believe who I just saw.
Tom'un bana eski arabam için ne kadar para verdiğine inanmayacaksın.You won't believe how much money Tom gave me for my old car.
Tom ve Mary'nin balayları için nereye gittiklerine inanmayacaksın.You won't believe where Tom and Mary went for their honeymoon.
Benim yanımda kimin oturduğuna inanmayacaksın.You won't believe who sat down next to me.
Ne olduğuna inanmayacaksın!You won't believe what just happened!
Buna inanmayacaksın.You're not going to believe this.
Onlar bana inanmayacak.They won't believe me.
Tom bana inanmayacak.Tom won't believe me.
Sen buna inanmayacaksın.You won't believe this.
Belki bana inanmayacaksın.Maybe you won't believe me.
Bana inanmayacaksın.You won't believe me.
Tom bana niçin inanmayacak?Why won't Tom believe me?
Neden bana inanmayacaksın?Why won't you believe me?
Gözlerinize inanmayacaksınız.You won't believe your eyes.
Sana inanıp inanmayacağımı bilmiyorum.I don't know whether to believe you or not.
Ona inanıp inanmayacağımı bilmiyorum.I don't know whether to believe him or not.
Kimsenin bana inanmayacağını biliyordum.I knew nobody would believe me.
Bana inanmayacağını biliyordum.I knew you wouldn't believe me.
Ne olduğuna asla inanmayacaksın!You'll never believe what happened!
Tom'un nasıl popüler olduğuna inanmayacaksın.You won't believe how popular Tom has become.
Onu Tom'dan duyuncaya kadar inanmayacağım.I won't believe it until I hear it from Tom.
Tom'un bana az önce söylediğine inanmayacaksın.You won't believe what Tom just said to me.
Tom ona söylediğin tek kelimeye inanmayacak.Tom won't believe a word you tell him.
Bugüne kadar kimlerin geldiğine inanmayacaksın.You won't believe who came by today.
Sahip olduğuma inanmayacaksın.You won't believe what I've got.
Duyduğuma inanmayacaksın.You won't believe what I heard.
Bulduğuma inanmayacaksın.You won't believe what I found.
Ne bulduğuma inanmayacaksın.You won't believe what I found.
Tom'a inanmaya eğilimliyim.I'm inclined to believe Tom.
Sen buna asla inanmayacaksın.You'll never believe it.
Tom bize inanmayacak.Tom won't believe us.
Tom ona inanmayacak.Tom won't believe it.
Bugün beni kimin aradığına inanmayacaksın.You won't believe who called me today.
Bugün beni kimin aradığına inanmayacaksınız.You won't believe who called me today.
Tom'a inanıp inanmayacağımızı bilmiyoruz.We don't know whether to believe Tom or not.
Ne olduğuna inanmayacaksın.You won't believe what happened.
Tom buna asla inanmayacak.Tom will never believe that.
Sana inanmayacaklar.They won't believe you.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod