inanmayın ile cümle
inanmayın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Eğer o zaman biri size, ‹İşte Mesih burada›, ya da ‹İşte şurada› derse, inanmayın.Тогда, если кто скажет вам: вот, здесь Христос, или там, - не верьте.
Eğer o zaman biri size, ‹İşte Mesih burada›, ya da ‹İşte şurada› derse, inanmayın.Тодї, коли хто вам скаже: Дивись, ось Христос, або онде; не йміть віри.
Eğer o zaman biri size, ‹İşte Mesih burada›, ya da, ‹İşte şurada› derse, inanmayın.ואז אם יאמר איש אליכם הנה פה המשיח או הנהו שם אל תאמינו׃
Eğer o zaman biri size, ‹İşte Mesih burada›, ya da ‹İşte şurada› derse, inanmayın.וכי יאמר אליכם איש בעת ההיא הנה פה המשיח או הנו שם אל תאמינו׃
Eğer o zaman biri size, ‹İşte Mesih burada›, ya da ‹İşte şurada› derse, inanmayın.حينئذ ان قال لكم احد هوذا المسيح هنا او هناك فلا تصدقوا.
Eğer o zaman biri size, ‹İşte Mesih burada›, ya da, ‹İşte şurada› derse, inanmayın.حينئذ ان قال لكم احد هوذا المسيح هنا او هوذا هناك فلا تصدقوا.
Eğer o zaman biri size, ‹İşte Mesih burada›, ya da ‹İşte şurada› derse, inanmayın.那 時 、 若 有 人 對 你 們 說 、 基 督 在 這 裡 . 或 說 、 基 督 在 那 裡 . 你 們 不 要 信
Eğer o zaman biri size, ‹İşte Mesih burada›, ya da ‹İşte şurada› derse, inanmayın.那時 、 若 有 人 對 你 們說 、 基督 在 這裡 . 或說 、 基督 在 那 裡 . 你 們 不 要 信
Eğer o zaman biri size, ‹İşte Mesih burada›, ya da, ‹İşte şurada› derse, inanmayın.那 時 若 有 人 對 你 們 說 、 看 哪 、 基 督 在 這 裡 . 或 說 、 基 督 在 那 裡 . 你 們 不 要 信
Eğer o zaman biri size, ‹İşte Mesih burada›, ya da, ‹İşte şurada› derse, inanmayın.那 時若 有 人 對 你 們說 、 看 哪 、 基督 在 這裡 . 或說 、 基督 在 那 裡 . 你 們 不 要 信
İnanın ya da inanmayın, aslında bu adamlar yol geçiyorlar. ve..Che ci crediate o no, questi stavano attraversando la strada.
İnanın ya da inanmayın, aslında bu adamlar yol geçiyorlar. ve..Créanlo o no, estos chicos estaban en realidad cruzando la calle.
İnanın ya da inanmayın, aslında bu adamlar yol geçiyorlar. ve..Croyez-moi si vous voulez, ces petits gars traversaient bien la route.
İnanın ya da inanmayın, aslında bu adamlar yol geçiyorlar. ve..Geloof het of niet, deze jongens waren de weg aan het oversteken.
İnanın ya da inanmayın, aslında bu adamlar yol geçiyorlar. ve..Glauben Sie es oder nicht, diese Jungs überquerten gerade die Straße.
İnanın ya da inanmayın, aslında bu adamlar yol geçiyorlar. ve..믿거나 말거나, 이들은 실제로 길을 건너고 있었습니다. 그리고
İnanın ya da inanmayın, aslında bu adamlar yol geçiyorlar. ve..Tin hay không thì chúng đang băng qua đường
İnanın ya da inanmayın, aslında bu adamlar yol geçiyorlar. ve..Vă vine sau nu să credeți, chiar traversau autostrada.
İnanın ya da inanmayın, aslında bu adamlar yol geçiyorlar. ve..Wierzcie mi lub nie, towarzystwo spacerowało po ulicy.
İnanın ya da inanmayın, aslında bu adamlar yol geçiyorlar. ve..Верите или нет, но я видела, как они переходили дорогу.
İnanın ya da inanmayın, aslında bu adamlar yol geçiyorlar. ve..Вярвате или не, тези момчета всъщност пресичаха пътя.
İnanın ya da inanmayın, aslında bu adamlar yol geçiyorlar. ve..תאמינו או לא, הן באמת חצו את הכביש. ו --
İnanın ya da inanmayın, aslında bu adamlar yol geçiyorlar. ve..صدقوا أو لا تصدقوا ، كانوا يعبرون الطريق. و--
İnanın ya da inanmayın, aslında bu adamlar yol geçiyorlar. ve..この鶏たちは、道を渡っていました そして (笑い)
İnanmayın komşunuza, Dostunuza güvenmeyin. Koynunuzda yatan karınızın yanında bile Sıkı tutun ağzınızı.Älkää uskoko ystävää, älkää luottako uskottuun; vaimolta, joka sylissäsi lepää, varo suusi ovet.
İnanmayın komşunuza, Dostunuza güvenmeyin. Koynunuzda yatan karınızın yanında bile Sıkı tutun ağzınızı.higyjetek a barátnak; ne bízzatok a tanácsadóban; az öledben ülõ elõtt [is] zárd be szádnak ajtaját.
İnanmayın komşunuza, Dostunuza güvenmeyin. Koynunuzda yatan karınızın yanında bile Sıkı tutun ağzınızı.너희는 이웃을 믿지 말며 친구를 의지하지 말며 네 품에 누운 여인에게라도 네 입의 문을 지킬지어다
İnanmayın komşunuza, Dostunuza güvenmeyin. Koynunuzda yatan karınızın yanında bile Sıkı tutun ağzınızı.Nedověřujte se příteli, nedoufejte v vůdce; před tou, jenž leží v lůnu tvém, ostříhej dveří úst svých.
İnanmayın komşunuza, Dostunuza güvenmeyin. Koynunuzda yatan karınızın yanında bile Sıkı tutun ağzınızı.Neverte priateľovi, nenadejte sa na vodcu; pred tou, ktorá leží v tvojom lone, stráž dvere svojich úst.
İnanmayın komşunuza, Dostunuza güvenmeyin. Koynunuzda yatan karınızın yanında bile Sıkı tutun ağzınızı.Ne verujte prijatelju, ne zanašajte se na zaupnika; varuj vrata svojih ust pred njo, ki ti leži v naročju!
İnanmayın komşunuza, Dostunuza güvenmeyin. Koynunuzda yatan karınızın yanında bile Sıkı tutun ağzınızı.Tro ikke eders Næste, stol ikke. på en Ven, vogt Mundens Døre for hende. du favner!
İnanmayın komşunuza, Dostunuza güvenmeyin. Koynunuzda yatan karınızın yanında bile Sıkı tutun ağzınızı.Vertrouw niemand meer, zelfs niet uw beste vriend; ook uw vrouw kunt u niet in vertrouwen nemen.
İnanmayın komşunuza, Dostunuza güvenmeyin. Koynunuzda yatan karınızın yanında bile Sıkı tutun ağzınızı.Не верьте другу, не полагайтесь на приятеля; от лежащей на лоне твоем стереги двери уст твоих.
İnanmayın komşunuza, Dostunuza güvenmeyin. Koynunuzda yatan karınızın yanında bile Sıkı tutun ağzınızı.אל תאמינו ברע אל תבטחו באלוף משכבת חיקך שמר פתחי פיך׃
İnanmayın komşunuza, Dostunuza güvenmeyin. Koynunuzda yatan karınızın yanında bile Sıkı tutun ağzınızı.لا تأتمنوا صاحبا لا تثقوا بصديق. احفظ ابواب فمك عن المضطجعة في حضنك.
İnanmayın komşunuza, Dostunuza güvenmeyin. Koynunuzda yatan karınızın yanında bile Sıkı tutun ağzınızı.不 要 倚 賴 鄰 舍 . 不 要 信 靠 密 友 . 要 守 住 你 的 口 、 不 要 向 你 懷 中 的 妻 題 說
İnanmayın komşunuza, Dostunuza güvenmeyin. Koynunuzda yatan karınızın yanında bile Sıkı tutun ağzınızı.不要 倚賴鄰舍 . 不要 信靠 密友 . 要 守住 你 的 口 、 不 要 向 你 懷 中 的 妻 題說
İster inanın ister inanmayın, bazı ışık türleri kiral vidalar gibi davranabilir.E che ci crediate o no, certi tipi di luce possono comportarsi come le viti chirali.
İster inanın ister inanmayın, bazı ışık türleri kiral vidalar gibi davranabilir.Et croyez-le ou non, certains types de lumière peuvent se comporter comme des vis chirales.
İster inanın ister inanmayın, bazı ışık türleri kiral vidalar gibi davranabilir.그리고 믿건 말건, 어떤 형태의 빛은 비대칭 나사와 같은 반응을 보입니다.
İster inanın ister inanmayın, bazı ışık türleri kiral vidalar gibi davranabilir.Możesz temu wierzyć lub nie, ale pewne rodzaje światła też zachowują się jak skrętne śruby.
İster inanın ister inanmayın, bazı ışık türleri kiral vidalar gibi davranabilir.Podem não acreditar, mas certos tipos de luz podem comportar-se como parafusos quirais.
İster inanın ister inanmayın, bazı ışık türleri kiral vidalar gibi davranabilir.Y aunque parezca increíble, algunos tipos de luz pueden comportarse como los tornillos quirales.
İster inanın ister inanmayın, bazı ışık türleri kiral vidalar gibi davranabilir.Верите или нет, но некоторые виды света ведут себя как хиральные винты.
İster inanın ister inanmayın, bazı ışık türleri kiral vidalar gibi davranabilir.ותאמינו או לא, סוגי אור מסויימים יכולים להתנהג כמו ברגים כיראליים.
İster inanın ister inanmayın, bazı ışık türleri kiral vidalar gibi davranabilir.صدق أو لا تصدق تستطيع أنماط مختلفة من الضوء التصرف كـ لولب كايرال
İster inanın ister inanmayın bunu zaman kazandıran bir yöntem olarak düşünmüştüm.Che ci crediate o meno, ho ideato un metodo salva-tempo.
İster inanın ister inanmayın bunu zaman kazandıran bir yöntem olarak düşünmüştüm.Choć trudno w to uwierzyć, sądziłam, że tak będzie szybciej.
İster inanın ister inanmayın bunu zaman kazandıran bir yöntem olarak düşünmüştüm.Créase o no, vi esto como una manera de ahorrar tiempo.
İster inanın ister inanmayın bunu zaman kazandıran bir yöntem olarak düşünmüştüm.Credeți-mă sau nu, am conceput asta ca o metodă de a economisi timp.
İster inanın ister inanmayın bunu zaman kazandıran bir yöntem olarak düşünmüştüm.Croyez le ou pas, mais je vous conseille cette méthode pour économiser du temps
İster inanın ister inanmayın bunu zaman kazandıran bir yöntem olarak düşünmüştüm.Geloof het of niet, ik verzon dit als methode om tijd te winnen.
İster inanın ister inanmayın bunu zaman kazandıran bir yöntem olarak düşünmüştüm.못 믿으시겠지만 저는 이것을 시간을 절약할 방안으로 생각해 냈습니다.
İster inanın ister inanmayın bunu zaman kazandıran bir yöntem olarak düşünmüştüm.Podem não acreditar, mas pensei nisso como um método para economizar tempo.
İster inanın ister inanmayın bunu zaman kazandıran bir yöntem olarak düşünmüştüm.Sie können mir glauben oder nicht, ursprünglich wollte ich damit Zeit sparen.
İster inanın ister inanmayın bunu zaman kazandıran bir yöntem olarak düşünmüştüm.Tin hay không, tôi nghĩ ra cách này như một phương pháp tiết kiệm thời gian.
İster inanın ister inanmayın bunu zaman kazandıran bir yöntem olarak düşünmüştüm.Όσο απίστευτο και να ακούγεται, αυτό το έκανα ως μια μέθοδο για εξοικονόμηση χρόνου.
İster inanın ister inanmayın bunu zaman kazandıran bir yöntem olarak düşünmüştüm.Ако искате вярвайте, измислих този метод, за да спестя време.
İster inanın ister inanmayın bunu zaman kazandıran bir yöntem olarak düşünmüştüm.Хотите верьте, хотите нет, я делала это с целью экономии времени.
İster inanın ister inanmayın bunu zaman kazandıran bir yöntem olarak düşünmüştüm.Хочете вірте, хочете ні, але виявилось, що це - неабияка економія часу.