inanması ile cümle

inanması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Benim anladığım ve onların da inanmasını istediğim şeyler.Неща, които искам да вярват, че аз разбирам.
Benim anladığım ve onların da inanmasını istediğim şeyler.Я хочу, чтобы они верили, что сам я в этих вещах разбираюсь.
Benim anladığım ve onların da inanmasını istediğim şeyler.דברים שאני רוצה שיאמינו שאני מבין.
Benim anladığım ve onların da inanmasını istediğim şeyler.اشياء اريدهم ان يؤمنوا اني افهمها.
Benim anladığım ve onların da inanmasını istediğim şeyler.それが私のイラストレーターとしての役割で
Bir daha böyle inanması zor bir şey yapmak zorunda değilsiniz -Ya no necesitan tomar esto como un acto de fe nunca mas.
Bu inanması çok güç bir durum.È difficile da credere
Bu inanması çok güç bir durum.믿기 어려울 정도죠.
Bu inanması çok güç bir durum.من الصعب التصديق
Buna inanması hakikaten çok zor.Dus dat is moeilijk te geloven.
Buna inanması hakikaten çok zor.Takže je velmi těžké tomu věřit.
Buna inanması hakikaten çok zor.إذاً إنه امر يصعب تصديقه.
Buna inanması hakikaten çok zor.しかし、40億ドルと推測するよりかは、良いです。
Çocukların bir şeyleri açık açık öğretilmektense, kendi kendilerine keşfetmesinin değerine inanması...As crianças deviam descobrir as coisas por si próprias, em vez de estas lhes serem simplesmente ensinadas.
Çocukların bir şeyleri açık açık öğretilmektense, kendi kendilerine keşfetmesinin değerine inanması...직접 가르치기보다는 아이들 스스로 발견하는 데 가치를 둔다는 데 큰 흥미가 생겼어요.
Çocukların bir şeyleri açık açık öğretilmektense, kendi kendilerine keşfetmesinin değerine inanması...lucruri, în loc să fie învăţaţi direct.
Çocukların bir şeyleri açık açık öğretilmektense, kendi kendilerine keşfetmesinin değerine inanması...והדרך שהיא חשבה שזה נורא חשוב לילדים לגלות דברים בעצמם, מאשר שהם ילמדו את הדברים הללו, פשוט באופן גלוי.
Çocukların bir şeyleri açık açık öğretilmektense, kendi kendilerine keşfetmesinin değerine inanması...والطريقة التي ظنت انها قيمة جدا للأطفال لاكتشاف نوع من الأشياء من تلقاء أنفسهم بدلاً من تدريس هذه الاشياء،
Eğer ödemeyi kabul etseydi, haklı yada hasız bir nedene inanmasına bağlı olarak만약 돈을 받으면, 그가 생각하는 정의와 불의에 대해서
Eğer ödemeyi kabul etseydi, haklı yada hasız bir nedene inanmasına bağlı olarakבמידה והיה מקבל תשלום, הייתה ניטלת ממנו האפשרות לומר "כן" או "לא"
Eğer ödemeyi kabul etseydi, haklı yada hasız bir nedene inanmasına bağlı olarakان قبل أن يؤجر على ما يقوم به فسيفقد القدرة على القبول او الرفض فيما يخص الوثائق
Eğer ödemeyi kabul etseydi, haklı yada hasız bir nedene inanmasına bağlı olarak偽造をするのに正当かどうかに応じて やるかどうかを選ぶ事ができなくなります
İnanması güç bir teknolojiydi.매우 이해하기 어려운 기술이었죠.
İnanması güç bir teknolojiydi.שהיה אותה טכנולוגיה מאד בלתי-סבירה
İnanması güç bir teknolojiydi.والتي كانت التقنية المستحيلة جدا
İnanması güç bir teknolojiydi.技術的には実現可能で
İnanması güç.Dificilmente puedo creerte.
İnanması güç.E' difficile crederti.
İnanması güç.J'ai du mal à vous croire.
İnanması güç, nesli tükenme tehlikesi altındaki mavi yüzgeçli tonbalığını hâlâ avlıyoruz.우리는 아직도 살아 있을 때 훨씬 소중한
İnanması güç, nesli tükenme tehlikesi altındaki mavi yüzgeçli tonbalığını hâlâ avlıyoruz.Noi încă mai omorâm ton albastru, cu adevărat în pericol de dispariţie.
İnanması güç, nesli tükenme tehlikesi altındaki mavi yüzgeçli tonbalığını hâlâ avlıyoruz.Tapamme yhä erittäin uhanalaisia sinievätonnikaloja.
İnanması güç, nesli tükenme tehlikesi altındaki mavi yüzgeçli tonbalığını hâlâ avlıyoruz.Vi dödar fortfarande blåfenad tonfisk, i sanningens namn utrotningshotad.
İnanması güç, nesli tükenme tehlikesi altındaki mavi yüzgeçli tonbalığını hâlâ avlıyoruz.We doden nog steeds de met uitsterven bedreigde blauwvintonijn.
İnanması güç, nesli tükenme tehlikesi altındaki mavi yüzgeçli tonbalığını hâlâ avlıyoruz.Συνεχίζουμε να σκοτώνουμε τον κόκκινο τόνο,ένα είδος υπό εξαφάνιση.
İnanması güç, nesli tükenme tehlikesi altındaki mavi yüzgeçli tonbalığını hâlâ avlıyoruz.אנחנו עדיין הורגים טונה כחולת סנפיר, שנמצאת בסכנת הכחדה ממשית,
İnanması güç, nesli tükenme tehlikesi altındaki mavi yüzgeçli tonbalığını hâlâ avlıyoruz.ما نزال نقتل أسماك التونة ذات الزعانف الزرقاء، حقاً في خطر،
İnanması güç, nesli tükenme tehlikesi altındaki mavi yüzgeçli tonbalığını hâlâ avlıyoruz.その尊い命を奪われ続けています
İnanması güç.Δεν το πιστεύω.
İnanması güç.С трудом могу в это поверить.
Neden buna inanması bu kadar zor ki?Dlaczego tak trudno w to uwierzyć?
Neden buna inanması bu kadar zor ki?Perche' e' cosi difficile da credere?
Neden buna inanması bu kadar zor ki?Pourquoi est-ce si dur à croire ?
Neden buna inanması bu kadar zor ki?Warum ist das so schwer zu glauben?
Neden buna inanması bu kadar zor ki?Неужели в это трудно поверить?
Neden buna inanması bu kadar zor ki?あんなイケてる男があたしと一緒にいたがるなんて?
Sizin için her ne kadar inanması güçse de bu bir gerçektir.Điều nầy đối với bạn có thể là quá tốt để trở trở thành sự thật! Nhưng nó vẫn là sự thật.
Sizin için her ne kadar inanması güçse de bu bir gerçektir.Poate va va parea prea frumos pentru a fi adevarat dar este deja un fapt.
Sokrat, kendine gaipten bilgelik anlatan bir demonu olduğuna inanmasıyla ünlüdür.소크라테스는 먼 거리로 부터 "디먼"이 자기에게 지혜의 말을 해준다고 믿었다는 것은 널리 알려진 이야기 이지요.
Sokrat, kendine gaipten bilgelik anlatan bir demonu olduğuna inanmasıyla ünlüdür.Ook Socrates geloofde dat hij een demoon had die hem wijze woorden influisterde.
Sokrat, kendine gaipten bilgelik anlatan bir demonu olduğuna inanmasıyla ünlüdür.Socrate era faimos pentru ca credea ca are un demon care ii transmitea intelepciunea din departari.
Sokrat, kendine gaipten bilgelik anlatan bir demonu olduğuna inanmasıyla ünlüdür.Socrate, meravigliosamente, credeva di avere un demone che elargiva saggezza da lontano.
Sokrat, kendine gaipten bilgelik anlatan bir demonu olduğuna inanmasıyla ünlüdür.Socrate, notamment, croyait qu'il avait un démon qui lui inspirait la sagesse de très loin.
Sokrat, kendine gaipten bilgelik anlatan bir demonu olduğuna inanmasıyla ünlüdür.Sócrates acreditava que tinha um demónio que lhe transmitia sabedoria de longe
Sokrat, kendine gaipten bilgelik anlatan bir demonu olduğuna inanmasıyla ünlüdür.Socrates percaya bahwa dia memiliki daemon yang mengajarkan kebijakan dari jauh.
Sokrat, kendine gaipten bilgelik anlatan bir demonu olduğuna inanmasıyla ünlüdür.Sócrates, popularmente se creía que tenía un daimon que le hablaba con sabiduría desde lejos.
Sokrat, kendine gaipten bilgelik anlatan bir demonu olduğuna inanmasıyla ünlüdür.Socrates, tin là ông có 1 daemon người đã truyền đạt sự thông thái cho ông ta từ xa.
Sokrat, kendine gaipten bilgelik anlatan bir demonu olduğuna inanmasıyla ünlüdür.Sokrates mente han havde en dæmon som gav ham visdom.
Sokrat, kendine gaipten bilgelik anlatan bir demonu olduğuna inanmasıyla ünlüdür.Sokrates například věřil, že má démona, který k němu z dálky moudře promlouvá.
Sokrat, kendine gaipten bilgelik anlatan bir demonu olduğuna inanmasıyla ünlüdür.Sokrates trodde att han hade en daimon- -en vishetens röst långt bortifrån.

İlgili Sayfalar