Anlam kazanmamız ve iyi olmamız için Tanrı'ya inanmamız gerekmiyor.Não precisamos de ter fé em Deus para sermos bons ou termos significado.
Anlam kazanmamız ve iyi olmamız için Tanrı'ya inanmamız gerekmiyor.Nemusíme věřit v Boha, abychom byli dobří nebo v sobě měli smysl.
Anlam kazanmamız ve iyi olmamız için Tanrı'ya inanmamız gerekmiyor.Nie trzeba wierzyć w Boga, żeby postępować dobrze, czy żeby widzieć sens istnienia.
Anlam kazanmamız ve iyi olmamız için Tanrı'ya inanmamız gerekmiyor.Nincs szükségünk Istenre ahhoz, hogy jók legyünk, vagy legyen célunk.
Anlam kazanmamız ve iyi olmamız için Tanrı'ya inanmamız gerekmiyor.Non c'è bisogno di credere in Dio per essere buoni o per sentire uno scopo in noi.
Anlam kazanmamız ve iyi olmamız için Tanrı'ya inanmamız gerekmiyor.No necesitamos creer en Dios para ser buenos o tener significado en nuestras vidas.
Anlam kazanmamız ve iyi olmamız için Tanrı'ya inanmamız gerekmiyor.Nous n'avons pas besoin de croire en Dieu pour être bons et pour faire sens.
Anlam kazanmamız ve iyi olmamız için Tanrı'ya inanmamız gerekmiyor.Nu avem nevoie de o credință în Dumnezeu ca să fim buni sau să avem o semnificație anume.
Anlam kazanmamız ve iyi olmamız için Tanrı'ya inanmamız gerekmiyor.We hebben geen geloof in God nodig om goed of zinvol te zijn.
Anlam kazanmamız ve iyi olmamız için Tanrı'ya inanmamız gerekmiyor.Wir brauchen keinen Glauben an Gott gut zu sein oder Bedeutung in uns zu finden.
Anlam kazanmamız ve iyi olmamız için Tanrı'ya inanmamız gerekmiyor.Δεν χρειαάζεται να πιστεύουμε στον θεό για να είμαστε καλοί ή να έχουμε σκοπό.
Anlam kazanmamız ve iyi olmamız için Tanrı'ya inanmamız gerekmiyor.Мы не нуждаемся в вере в Бога, чтобы быть хорошими или чтобы иметь значении в нас.
Anlam kazanmamız ve iyi olmamız için Tanrı'ya inanmamız gerekmiyor.Не ни е нужна вяра в Бог, за да сме добри или да имаме смисъл в себе си.
Anlam kazanmamız ve iyi olmamız için Tanrı'ya inanmamız gerekmiyor.איננו זקוקים לאמונה באל כדי להיות טובים או למצוא משמעות,
Anlam kazanmamız ve iyi olmamız için Tanrı'ya inanmamız gerekmiyor.لا نحتاج الى الايمان بالله لنكون خيرون وليكون لحياتنا معنى.
Anlam kazanmamız ve iyi olmamız için Tanrı'ya inanmamız gerekmiyor.でもこれはただの意見の相違です
Aslında, biz kimsenin söyleyeceğine inanmamıştık ama oldu; söylediler.Ei bine, noi nu am crezut, dar toti au cantat!
Aslında, biz kimsenin söyleyeceğine inanmamıştık ama oldu; söylediler.Ούτε εμείς, αλλά το έκαναν
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Dla mnie, oczywiście. Muszę całkowicie ufać swojej mowie ciała.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Đối với tôi, tất nhiên, tôi hoàn toàn tin tưởng vào ngôn ngữ hình thể của mình.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Ich selber muss natürlich vollkommen auf meine Körpersprache vertrauen.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.물론 저 개인적으로는 제 몸동작을 완전히 믿어야 했습니다
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Para mí, por supuesto, tengo que confiar plenamente en mi lenguaje corporal.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Pentru mine, desigur, eu trebuie să am încredere deplină în limbajul meu corporal.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Per quel che riguarda me, ovviamente, devo fidarmi totalmente della mia gestualità.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Pour moi-même, bien sûr, je dois faire une complète confiance au langage de mon corps.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Pro mě to samozřejmě znamená, že musím naprosto důvěřovat své řeči těla.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Sudah pasti bagi saya, saya harus mempercayai bahasa tubuh saya sepenuhnya.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Számomra, természetesen, teljesen meg kell bíznom a testbeszédemben.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Voor mijzelf moet ik natuurlijk volledig op mijn lichaamstaal vertrouwen.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.За себе си, разбира се, трябва напълно да се доверя на моя език на тялото.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Стосовно мене, звичайно, я маю повністю довіряти мові мого тіла.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.Что касается меня, безусловно, я должен полностью доверять языку своего тела.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.בנוגע לי, כמובן, עלי לבטוח לחלוטין בשפת הגוף שלי.
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.و بالنسبة لي طبعا علي ان اثق تماما بلغة الجسد
Bana gelince, tabi ki, vücut dilime tamamen inanmam lazım.自分のボディランゲージを強く信頼する必要があります それが私に使えるすべてだからです
Bana inanmaya ihtiyacınız yok ve inanmamalısınız da.Allez sur le site web. Prenez connaissance des résultats des audits.
Bana inanmaya ihtiyacınız yok ve inanmamalısınız da.Anda tidak perlu percaya pada saya. Anda tidak seharusnya percaya pada saya.
Bana inanmaya ihtiyacınız yok ve inanmamalısınız da.Bạn không cần tin tôi. Bạn không nên tin tôi.
Bana inanmaya ihtiyacınız yok ve inanmamalısınız da.Bekijk de uitkomsten van inspectieverslagen.
Bana inanmaya ihtiyacınız yok ve inanmamalısınız da.여러분이 저를 신뢰할 필요는 없습니다. 저를 믿어서는 안됩니다.
Bana inanmaya ihtiyacınız yok ve inanmamalısınız da.Leiam os resultados das auditorias.
Bana inanmaya ihtiyacınız yok ve inanmamalısınız da.Nem kell elhinniük. Nem is szabad elhinniük.
Bana inanmaya ihtiyacınız yok ve inanmamalısınız da.Nemusíte mi veriť. Nemali by ste mi veriť.
Bana inanmaya ihtiyacınız yok ve inanmamalısınız da.Nie musicie mi wierzyć. Nie powinniście.
Bana inanmaya ihtiyacınız yok ve inanmamalısınız da.No deberían creerme. Vayan al sitio web.
Bana inanmaya ihtiyacınız yok ve inanmamalısınız da.Non dovete credermi. Non dovreste credermi.
Bana inanmaya ihtiyacınız yok ve inanmamalısınız da.Sie brauchen mir nicht zu glauben, sie sollten mir nicht glauben.
Bana inanmaya ihtiyacınız yok ve inanmamalısınız da.Uitaţi-vă la rezultatele auditului.
Bana inanmaya ihtiyacınız yok ve inanmamalısınız da.Ви можете мені не вірити. Ви не повинні мені вірити.
Bana inanmaya ihtiyacınız yok ve inanmamalısınız da.Вы не обязаны верить мне. Не следует мне верить на слово.
Bana inanmaya ihtiyacınız yok ve inanmamalısınız da.Отидете на сайта. Погледнете докладите.
Bana inanmaya ihtiyacınız yok ve inanmamalısınız da.היכנסו לאתר והביטו בתוצאות הבדיקות.
Bana inanmaya ihtiyacınız yok ve inanmamalısınız da.لستم بحاجة لتصديقي، ولا داعي لتصديقي
Bana inanmaya ihtiyacınız yok ve inanmamalısınız da.ウェブサイトで監査結果を見てみて下さい。
Ben bir Amerikalıyım. Felsefeye inanmam.Jeg er amerikaner; jeg tror ikke på filosofi.
Ben bir Amerikalıyım. Felsefeye inanmam.Jestem Amerykaninem, nie wierzę w filozofię.
Ben bir Amerikalıyım. Felsefeye inanmam.저는 미국인입니다. 저는 철학을 믿지 않습니다.
Ben bir Amerikalıyım. Felsefeye inanmam.Я - американец, и я отвергаю философию.
Ben bir Amerikalıyım. Felsefeye inanmam.Я - американець, і я не вірю в філософію.