Ana içeriğe geç
Sözlük

inanma ile cümle

inanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bazı insanların ölüm sonrası yaşama inanmadıkları fikri.そこで 死後に確かに残るものを
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.Ada yang percaya akan apa yang dikatakan Paulus, tetapi ada juga yang tidak percaya
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.A jedni verili tomu, čo hovoril, druhí neverili.
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.Alcuni aderirono alle cose da lui dette, ma altri non vollero creder
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.Algunos quedaban convencidos por lo que decía, pero otros no creían
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.A někteří uvěřili tomu, což Pavel vypravoval, někteří pak nevěřili.
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.Có người chịu tin lời người nói , có kẻ chẳng tin .
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.Có người chịu tin lời người nói, có kẻ chẳng tin.
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.És némelyek hivének az õ beszédének, mások nem hivének.
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.In nekateri so verovali temu, kar jim je pravil, a nekateri niso verovali.
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.그 말을 믿는 사람도 있고 믿지 아니하는 사람도 있어
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.Les uns furent persuadés par ce qu`il disait, et les autres ne crurent point.
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.Niin se, mitä sanottiin, sai toiset vakuutetuiksi, mutta toiset eivät uskoneet.
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.Och somliga läto övertyga sig av det som han sade, men andra trodde icke.
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.Og nogen blev overbevist ved det han sa, men andre var vantro.
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.Og nogle lode sig overbevise af det, som blev sagt, men andre troede ikke.
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.Sommigen werden inderdaad overtuigd door wat hij zei. Maar anderen geloofden hem niet.
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.Tedy niektórzy uwierzyli temu, co mówił, a niektórzy nie uwierzyli.
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.Und etliche fielen dem zu, was er sagte; etliche aber glaubten nicht.
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.Unii au crezut ce le spunea el, iar alţii n'au crezut.
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.Uns criam nas suas palavras, mas outros as rejeitavam.
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.Και αλλοι μεν επειθοντο εις τα λεγομενα, αλλοι δε ηπιστουν.
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.І деякі увірували в слова його, а инші не увірували.
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.Одни убеждались словами его, а другие не верили.
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.ויש אשר שמעו אל דבריו ויש אשר לא האמינו׃
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.‎فاقتنع بعضهم بما قيل وبعضهم لم يؤمنوا
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.他 所 說 的 話 、 有 信 的 、 有 不 信 的
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.他所說的話 、 有信 的 、 有 不信的
Bazı şeylere inanmak için görmek gereklidir.Algunas cosas necesitan verse para creerse.
Bazı şeylere inanmak için görmek gereklidir.Некоторые вещи нужно увидеть, чтобы в них поверить.
Bazı şeylere inanmak için görmek gereklidir.でも現実の世界で世界を変えたいのなら
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyleCorro hacia abajo y me meto a la cabina y digo, con cierto nivel de incredulidad,
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyleIch klettere hinunter, ich gehe ins Steuerhaus, und ich sage, mit einem gewissen Grad von Ungläubigkeit:
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyleIk draaf naar beneden, stap in de stuurhut en ik zeg met een toon van ongeloof:
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyleJag rusar ner och går in i styrhytten och säger, lite misstroget,
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyleJe descends, j'entre dans la timonerie et je dis, avec un certain niveau d'incrédulité,
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyle전 잽싸게 내려가서, 조타실로 들어갔어요 믿기지 않는다는 목소리로 말했습니다.
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyleLemásztam, odamentem a kormányálláshoz, és azt mondtam, bizonyos fokú hitetlenséggel,
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyleMă grăbesc jos, mă duc în timonerie şi spun, cu ceva incredulitate în glas,
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyleMi fiondo giù, vado nella cabina di controllo e dico, con un po' di incredulità,
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliylePędzę na mostek i mówię z niedowierzaniem:
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyleTôi đi nhanh vào buồng lái và nói với vẻ không tin tưởng,
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyleΚατεβαίνω, μπαίνω στη γέφυρα και λέω με κάποιο βαθμό δυσπιστίας,
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyleСкачам надолу, влизам в кабината на щурвала и казвам, с известна степен на скептичност:
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyleЯ несусь вниз, иду к штурвалу и говорю, с некоторой долей скептицизма:
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyleאני רץ למטה, נכנס לחדר ההגה ואני אומר, ברמה מסויימת של ספקנות,
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyleأنا نازل للأسفل، وأنا ذاهب إلى غرفة القيادة وأا أقول، مع قدر من التشكيك،
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyle信じられないといった感じで 「船長 OSHAだ!」と言うと
Ben bir Amerikalıyım. Felsefeye inanmam.Jeg er amerikaner; jeg tror ikke på filosofi.
Ben bir Amerikalıyım. Felsefeye inanmam.Jestem Amerykaninem, nie wierzę w filozofię.
Ben bir Amerikalıyım. Felsefeye inanmam.저는 미국인입니다. 저는 철학을 믿지 않습니다.
Ben bir Amerikalıyım. Felsefeye inanmam.Я - американец, и я отвергаю философию.
Ben bir Amerikalıyım. Felsefeye inanmam.Я - американець, і я не вірю в філософію.
Ben bir Amerikalıyım. Felsefeye inanmam.אני אמריקאי. אני לא מאמין בפילוסופיה.
Ben bir Amerikalıyım. Felsefeye inanmam.أنا أمريكي. أنا لا أؤمن بالفلسفة.
Ben bir Amerikalıyım. Felsefeye inanmam.(笑)
Ben bir avukatım. Duygulara inanmam.Jeg er advokat; jeg tror ikke på følelser.
Ben bir avukatım. Duygulara inanmam.Não acredito em sentimentos.
Ben bir avukatım. Duygulara inanmam.Я - юрист, и я отвергаю чувства.
Ben bir avukatım. Duygulara inanmam.אוקי? אני עורך דין. אני לא מאמין בתחושות.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod