Ana içeriğe geç
Sözlük

inanma ile cümle

inanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Anlam kazanmamız ve iyi olmamız için Tanrı'ya inanmamız gerekmiyor.Nu avem nevoie de o credință în Dumnezeu ca să fim buni sau să avem o semnificație anume.
Anlam kazanmamız ve iyi olmamız için Tanrı'ya inanmamız gerekmiyor.We hebben geen geloof in God nodig om goed of zinvol te zijn.
Anlam kazanmamız ve iyi olmamız için Tanrı'ya inanmamız gerekmiyor.Wir brauchen keinen Glauben an Gott gut zu sein oder Bedeutung in uns zu finden.
Anlam kazanmamız ve iyi olmamız için Tanrı'ya inanmamız gerekmiyor.Δεν χρειαάζεται να πιστεύουμε στον θεό για να είμαστε καλοί ή να έχουμε σκοπό.
Anlam kazanmamız ve iyi olmamız için Tanrı'ya inanmamız gerekmiyor.Мы не нуждаемся в вере в Бога, чтобы быть хорошими или чтобы иметь значении в нас.
Anlam kazanmamız ve iyi olmamız için Tanrı'ya inanmamız gerekmiyor.Не ни е нужна вяра в Бог, за да сме добри или да имаме смисъл в себе си.
Anlam kazanmamız ve iyi olmamız için Tanrı'ya inanmamız gerekmiyor.איננו זקוקים לאמונה באל כדי להיות טובים או למצוא משמעות,
Anlam kazanmamız ve iyi olmamız için Tanrı'ya inanmamız gerekmiyor.لا نحتاج الى الايمان بالله لنكون خيرون وليكون لحياتنا معنى.
Anlam kazanmamız ve iyi olmamız için Tanrı'ya inanmamız gerekmiyor.でもこれはただの意見の相違です
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.(105:24) И презрели они землю желанную, не верили слову Его;
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.De föraktade det ljuvliga landet och trodde icke på hans ord.
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.De vraged det yndige Land og troede ikke hans Ord,
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.Ei au nesocotit ţara desfătărilor; n'au crezut în Cuvîntul Domnului,
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.És becsmérelték a kivánatos földet, nem hittek az õ igéretének.
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.He pitivät halpana ihanan maan eivätkä uskoneet hänen sanaansa.
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.Het prachtige land waar zij naar toe gingen, schatten zij gering; zij geloofden niet wat God zei.
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.Ils méprisèrent le pays des délices; Ils ne crurent pas à la parole de l`Éternel,
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.Kemudian mereka menolak negeri yang indah itu karena tak percaya kepada janji Allah
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.저희가 낙토를 멸시하며 그 말씀을 믿지 아니하고
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.Og de foraktet det herlige land, de trodde ikke hans ord,
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.Potom zase opovrhli želanou zemou; neverili jeho slovu.
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.Rifiutarono un paese di delizie, non credettero alla sua parola
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.Sin embargo, aborrecieron la tierra deseable, y no creyeron en su palabra
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.Também desprezaram a terra aprazível; não confiaram na sua promessa;
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.Tổ phụ chúng tôi khinh bỉ xứ tốt đẹp, Không tin lời của Chúa,
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.Tổ_phụ chúng_tôi khinh_bỉ xứ tốt_đẹp , Không tin lời của Chúa ,
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.und sie verachteten das liebe Land, sie glaubten seinem Wort nicht
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.Wzgardzili też ziemią pożądaną, nie wierząc słowu jego.
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.Zaničevali so tudi zaželjeno deželo, ne verujoč besedi njegovi.
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.Za tím zošklivili sobě zemi žádanou, nevěříce slovu jeho.
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.Κατεφρονησαν ετι την γην την επιθυμητην δεν επιστευσαν εις τον λογον αυτου
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.Дори те презряха желаната земя, Не повярваха Неговото слово,
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.וימאסו בארץ חמדה לא האמינו לדברו׃
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.‎ورذلوا الارض الشهية. لم يؤمنوا بكلمته‎.
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.他 們 又 藐 視 那 美 地 、 不 信 他 的 話
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.他 們 又 藐視 那 美地 、 不 信 他 的 話
Artık bilim ve din arasında beş sene önce gözlerimle görsem inanmayacağım bir dostluk anlaşması söz konusu.5년전엔 상상할 수도 없었던 과학계와 종교계의 화해가 이루어지고 있습니다. 종교계에서
Artık bilim ve din arasında beş sene önce gözlerimle görsem inanmayacağım bir dostluk anlaşması söz konusu.אנחנו רואים הסכמה ידידותית בין מדע לדת שלפני חמש שנים לא הייתי מאמין שתהיה אפשרית, כשהקהילה האוונגליסטית
Artık bilim ve din arasında beş sene önce gözlerimle görsem inanmayacağım bir dostluk anlaşması söz konusu.أننا نشهد الوفاق الودي بين العلم والدين قبل الخمس سنوات وسوف لا يكون اعتقدت، كالطائفة الإنجيلية
Artık bilim ve din arasında beş sene önce gözlerimle görsem inanmayacağım bir dostluk anlaşması söz konusu.信じることが出来なかったでしょう 教会のコミュニティーが 地球温暖化の危機的状況を 理解してきてくれたのです
Artık bu role inanmak ve bu rolde olmak istemiyorsun.Je ne veux plus y croire et être dans ce rôle à présent."
Artık bu role inanmak ve bu rolde olmak istemiyorsun."Nem akarok hinni ebben a szerepben, és nem akarok benne lenni többé."
Artık bu role inanmak ve bu rolde olmak istemiyorsun.Non vuoi credere ed essere quel ruolo adesso.
Artık bu role inanmak ve bu rolde olmak istemiyorsun.No quieres creer ni estar en ese papel ahora.
Artık tanrılara inanmasam da, bir tek şey için onlara teşekkür etmeliyim.Ačkoliv už nevěřím v bohy, musím jim poděkovat za jednu věc.
Artık tanrılara inanmasam da, bir tek şey için onlara teşekkür etmeliyim.Bien que je ne croie plus aux dieux, je peux les remercier d'une chose.
Artık tanrılara inanmasam da, bir tek şey için onlara teşekkür etmeliyim.Čeprav ne verjamem več v bogove, se jim pa moram še vedno zahvaliti za eno stvar.
Artık tanrılara inanmasam da, bir tek şey için onlara teşekkür etmeliyim.Chociaż nie wierzę już w dobro, to muszę podziękować im za jedną rzecz.
Artık tanrılara inanmasam da, bir tek şey için onlara teşekkür etmeliyim.Cu toate că nu mai cred în zei, trebuie să le mulţumesc pentru un lucru.
Artık tanrılara inanmasam da, bir tek şey için onlara teşekkür etmeliyim.Meskipun aku tak percaya lagi pada para Dewa... ...aku harus berterima kasih pada Mereka untuk 1 hal.
Artık tanrılara inanmasam da, bir tek şey için onlara teşekkür etmeliyim.Ofschoon ik niet meer in de Goden geloof... moet ik ze toch voor een ding bedanken.
Artık tanrılara inanmasam da, bir tek şey için onlara teşekkür etmeliyim.Tuy tôi không còn tin vào Trời nữa, Tôi phải cám ơn họ 1 điều.
Artık tanrılara inanmasam da, bir tek şey için onlara teşekkür etmeliyim.Въпреки, че вече не вярвам в боговете, трябва да им благодаря за едно нещо.
Artık tanrılara inanmasam da, bir tek şey için onlara teşekkür etmeliyim.למרות שאני לא מאמין ,באלים יותר אני צריך להודות להם על .דבר אחד
Aslında, biz kimsenin söyleyeceğine inanmamıştık ama oldu; söylediler.Ei bine, noi nu am crezut, dar toti au cantat!
Aslında, biz kimsenin söyleyeceğine inanmamıştık ama oldu; söylediler.Ούτε εμείς, αλλά το έκαναν
Aslında vücudunuzun her parçasından hayalet olabilir. İster inanın ister inanmayın, iç organlarımızla bile.Dit kan gebeuren met vrijwel alle delen van het lichaam, zelfs met inwendige organen.
Aslında vücudunuzun her parçasından hayalet olabilir. İster inanın ister inanmayın, iç organlarımızla bile.Puteţi avea o fantomă cu aproape orice parte a corpului, chiar şi cu organele interne.
Aslında vücudunuzun her parçasından hayalet olabilir. İster inanın ister inanmayın, iç organlarımızla bile.Zjawisko może dotyczyć każdej części ciała, nawet wnętrzności.
Aynı "X-Files" dizisindeki Fox Mulder gibi. UFO'lara inanmayı kimler istiyor?Alors qui veut, comme Fox Mulder dans "X-Files," croire aux OVNIs ?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod