inanmıyor ile cümle

inanmıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Bu rapora hiç inanmıyorum.I don't buy this report at all.
Tom doktorlara inanmıyor.Tom doesn't believe in doctors.
Sadece buna inanmıyoruz.We simply don't believe it.
Buna inanmıyoruz.We don't believe it.
Artık kimseye inanmıyorum.I no longer believe anyone.
Ben öyle olduğuna inanmıyorum.I don't believe so.
Tom'un dans edeceğine inanmıyorum.I don't believe Tom will dance.
Tom'un bize yardım edebileceğine inanmıyorum.I don't believe Tom can help us.
Tom'un bize yardım edeceğine inanmıyorum.I don't believe Tom will help us.
Yardım edebileceğime inanmıyorum.I don't believe I can help.
Ben hâlâ kazandığıma inanmıyorum.I still don't believe I won.
Üzgünüm Tom, sana inanmıyorum.Sorry Tom, I don't believe you.
Tom'un bu şeyleri yaptığına bir saniye inanmıyorum.I don't believe for one second that Tom did those things.
Tom'un suçlu olduğuna inanmıyorum.I don't believe that Tom is guilty.
Tom'un bir ırkçı olduğuna inanmıyorum.I don't believe Tom is a racist.
Tom'un öyle bir şey yapacağına inanmıyorum.I don't believe Tom would do something like that.
Tom'un öyle bir şey yapabileceğine inanmıyorum.I don't believe Tom is capable of doing something like that.
Tom'un bunu kendi başına yapabileceğine inanmıyorum.I don't believe Tom can do it by himself.
Son zamanlarda, Tom'un söylediklerinin çoğuna inanmıyorum.Recently, I don't believe much of what Tom says.
Tom sınıfımızda en iyi Fransızca konuşmacı olduğunu söylüyor, fakat ona inanmıyorum.Tom says he's the best French speaker in our class, but I don't believe him.
Tom'un gerçekten onu yapmak isteyeceğine inanmıyorum.I don't believe Tom would really want to do that.
Onun olacağına inanmıyorum.I don't believe that will ever happen.
Yanlış bir şey yaptığımıza inanmıyorum.I don't believe that we did anything wrong.
Bir an için ona inanmıyorum.I don't believe that for one moment.
Bu insanların söylediği hiçbir şeye inanmıyorum.I don't believe anything those people say.
Noel Baba'ya inanmıyorum.I don't believe in Santa Claus.
Üç saatte o kadar uzağa yürüyebileceğime inanmıyorum.I don't believe I can walk that far in three hours.
Onların söylediği bir şeye inanmıyorum.I don't believe a thing they say.
Tom'un hiç evleneceğine inanmıyorum.I don't believe Tom will ever get married.
Gerçekte onu demek istediğine inanmıyorum.I don't believe you really mean that.
Onu yapabileceğimize inanmıyorum.I don't believe we can do that.
Fadıl hâlâ Leyla'nın suçlu olduğuna inanmıyor.Fadil still doesn't believe Layla is guilty.
Gerçek aşka inanmıyorum.I don't believe in true love.
Haklı olduğuna inanmıyorum.I don't believe you're right.
Tom hâlâ Mary'nin suçlu olduğuna inanmıyor.Tom still doesn't believe Mary is guilty.
Aşka inanmıyorum.I don't believe in love.
Gerçekten Tom'un söylediğine inanmıyorsun, değil mi?You really don't believe what Tom said, do you?
Gerçekten tüm buna inanmıyorsun, değil mi?You really don't believe all that, do you?
Meleklere inanmıyorum.I don't believe in angels.
Şeytanlara inanmıyorum.I don't believe in demons.
Ruhlara inanmıyorum.I don't believe in spirits.
Ben hayaletlere ve cinlere inanmıyorum.I don't believe in ghosts and goblins.
Elbette ona inanmıyorsun, değil mi?Surely you don't really believe that, do you?
Tom onun olacağına inanmıyor.Tom doesn't believe that'll happen.
Tom'un yaptığına inanmıyorum.I don't believe Tom did it.
Tanrılara inanmıyorum; Tek Tanrı'ya inanıyorum.I don't believe in gods; I believe in one God.
Kimse böyle bir şeyin gerçekleşebileceğine inanmıyordu.No one believed that such a thing could happen.
Tom'un onu kasten yaptığına gerçekten inanmıyorsun, değil mi?You don't really believe that Tom did that on purpose, do you?
Tom'un bunu kasten yaptığına inanmıyorsun, değil mi?You don't believe that Tom did that on purpose, do you?
Tom Mary'nin onu yapacağına inanmıyordu.Tom didn't believe Mary would do that.
O bana inanmıyordu.She didn't believe me.
Bana inanmıyordu.She did not believe me.
Sen bana inanmıyordun.You did not believe me.
Cinlere inanmıyorum.I don't believe in devils.
Perilere inanmıyorum.I don't believe in fairies.
Kolay bir dil olduğuna inanmıyorum. Benim için hepsi zordur.I do not believe there is an easy language. For me, all of them are difficult.
İnsanların onun hakkında söylediği tek kelimeye inanmıyorum.I don't believe a word people say about her.
Tom bunu kimsenin yapamayacağına inanmıyordu.Tom didn't believe anyone would do that.
Tom'a hiç inanmıyorum.I don't believe Tom at all.
Tom'un gerçekten bunu yapacağına inanmıyorum.I don't believe Tom would really do that.

İlgili Sayfalar