inanmıyor ile cümle
inanmıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Tekrar "ama bunu yapabileceğine inanmıyorum" dedi, ben de "tamam" dedim.On povedal, "Ale ja neverím, že to dokážeš." Povedal som: "OK."
Tekrar "ama bunu yapabileceğine inanmıyorum" dedi, ben de "tamam" dedim.On wtedy stwierdził: "Ale nie wierzę, że ci się uda". Odparłem tylko "OK".
Tekrar "ama bunu yapabileceğine inanmıyorum" dedi, ben de "tamam" dedim.Und dann sagte er: "Aber ich glaube nicht, dass du das machen kannst." Also sagte ich: "Ok."
Tekrar "ama bunu yapabileceğine inanmıyorum" dedi, ben de "tamam" dedim.Và anh ta nói "Nhưng tôi không tin anh có thể". Thế là tôi nói "Thôi được" để cắt ngắn đoạn đối thoại.
Tekrar "ama bunu yapabileceğine inanmıyorum" dedi, ben de "tamam" dedim.Y luego dijo: "Pero no creo que puedas hacerlo". Entonces dije:
Tekrar "ama bunu yapabileceğine inanmıyorum" dedi, ben de "tamam" dedim.А он говорит, "Но я не верю, что тебе удастся это сделать." И я отвечаю, "Хорошо."
Tekrar "ama bunu yapabileceğine inanmıyorum" dedi, ben de "tamam" dedim.И тогава той казва: "Не вярвам, че можеш." А аз: "Добре."
Tekrar "ama bunu yapabileceğine inanmıyorum" dedi, ben de "tamam" dedim.ואז הוא אמר, "אבל אני לא מאמין שאתה מסוגל לעשות את זה". אז אמרתי, "אוקיי".
Tekrar "ama bunu yapabileceğine inanmıyorum" dedi, ben de "tamam" dedim.ثم قال لي"ولكني لا أظنك قادرا على عمل هذا" فقلت له: "طيب."
Tekrar "ama bunu yapabileceğine inanmıyorum" dedi, ben de "tamam" dedim.手短にいうと
Vajina Monologları' ndan önce mutluluğa gerçekten inanmıyordum.Acho que, antes de ter feito "Os Monólogos da Vagina", eu não acreditava na felicidade.
Vajina Monologları' ndan önce mutluluğa gerçekten inanmıyordum.Cred, înainte să scriu Monologurile Vaginului nu prea credeam în fericire.
Vajina Monologları' ndan önce mutluluğa gerçekten inanmıyordum.Credo che prima di iniziare a scrivere I monologhi della vagina non credessi davvero nella felicità.
Vajina Monologları' ndan önce mutluluğa gerçekten inanmıyordum.Creo que antes de hacer los "Monólogos de la vagina" en realidad no creía en la felicidad.
Vajina Monologları' ndan önce mutluluğa gerçekten inanmıyordum.Ich denke, bevor ich die Vagina-Monologe gemacht habe, glaubte ich nicht wirklich ans Glück.
Vajina Monologları' ndan önce mutluluğa gerçekten inanmıyordum.Je pense qu'avant que je ne fasse les Monologues du vagin je ne croyais pas vraiment au bonheur.
Vajina Monologları' ndan önce mutluluğa gerçekten inanmıyordum.버자이너 모놀로그를 쓰기 전에는 행복을 그리 믿지 않았어요.
Vajina Monologları' ndan önce mutluluğa gerçekten inanmıyordum.Myślę, że przed napisaniem "Monologów waginy" tak naprawdę nie wierzyłam w szczęście.
Vajina Monologları' ndan önce mutluluğa gerçekten inanmıyordum.Voor ik aan de Vaginamonologen begon, geloofde ik volgens mij niet echt in geluk.
Vajina Monologları' ndan önce mutluluğa gerçekten inanmıyordum.Νομίζω πως προτού γράψω το "Αιδοίου Μονόλογοι", δεν πίστευα πραγματικά στην ευτυχία.
Vajina Monologları' ndan önce mutluluğa gerçekten inanmıyordum.До того как я создала 'Монологи Вагины' я не очень верила в счастье.
Vajina Monologları' ndan önce mutluluğa gerçekten inanmıyordum.Мисля, че преди "Монолози за вагината" не вярвах съвсем в щастието.
Vajina Monologları' ndan önce mutluluğa gerçekten inanmıyordum.אני חושבת שלפני "מונולוגים מהואגינה" לא האמנתי באמת בשמחה.
Vajina Monologları' ndan önce mutluluğa gerçekten inanmıyordum.أعتقد أنني قبل أن أبتكر مونولوج المهابل لم أكن اؤمن حقا بالسعادة
Vajina Monologları' ndan önce mutluluğa gerçekten inanmıyordum.幸せの存在を信じていませんでした 幸せなのはバカだけだと思っていました
Ve alaycı çoğunluk dedi ki: "Biz sana inanmıyoruz.그러자 냉소적인 대중은 "우리는 당신들을 믿을 수 없습니다.
Ve alaycı çoğunluk dedi ki: "Biz sana inanmıyoruz.La majorité cynique a dit, " On ne croit pas un mot de ce que vous dites.
Ve alaycı çoğunluk dedi ki: "Biz sana inanmıyoruz.そんなのいらない 気に入らない ぞっとさせる製品だ」
Ve ben de derdim ki "Buna inanmıyorum" ve babam da "Ben de inanmıyorum" derdi.Dan saya mengatakan, "Saya tidak percaya." Dan dia seperti, "Saya juga tidak mempercayainya.
Ve ben de derdim ki "Buna inanmıyorum" ve babam da "Ben de inanmıyorum" derdi.E eu dizia: "Não acredito." E ele:
Ve ben de derdim ki "Buna inanmıyorum" ve babam da "Ben de inanmıyorum" derdi.E io dicevo: "Io non ci credo." E lui diceva:
Ve ben de derdim ki "Buna inanmıyorum" ve babam da "Ben de inanmıyorum" derdi.Erre én, "Nem hiszem." Mire ő, "Én sem hiszem.
Ve ben de derdim ki "Buna inanmıyorum" ve babam da "Ben de inanmıyorum" derdi.Et je disais: "Je ne crois pas ça." Et il a dit:
Ve ben de derdim ki "Buna inanmıyorum" ve babam da "Ben de inanmıyorum" derdi.Ik zei: "Nee dat geloof ik niet." Hij weer:
Ve ben de derdim ki "Buna inanmıyorum" ve babam da "Ben de inanmıyorum" derdi.Já říkal: "Tomu nevěřím." A táta:
Ve ben de derdim ki "Buna inanmıyorum" ve babam da "Ben de inanmıyorum" derdi.Ja som povedal, "Tomu neverím." A on, "Ani ja.
Ve ben de derdim ki "Buna inanmıyorum" ve babam da "Ben de inanmıyorum" derdi.제가 답했죠. "믿을 수 없네요." 그리고 아버지도 말했죠. "나도 믿을 수 없구나.
Ve ben de derdim ki "Buna inanmıyorum" ve babam da "Ben de inanmıyorum" derdi.Nie wierzyłem w to.
Ve ben de derdim ki "Buna inanmıyorum" ve babam da "Ben de inanmıyorum" derdi.Och jag svarade "Jag kan inte förstå det." Han sa "Jag förstår det inte heller.
Ve ben de derdim ki "Buna inanmıyorum" ve babam da "Ben de inanmıyorum" derdi.Şi eu ziceam "Nu cred asta." Şi el zicea "Nici eu nu cred.
Ve ben de derdim ki "Buna inanmıyorum" ve babam da "Ben de inanmıyorum" derdi.Und ich sagte: "Das glaube ich nicht." Und er meinte:
Ve ben de derdim ki "Buna inanmıyorum" ve babam da "Ben de inanmıyorum" derdi.Và tôi nói, "Con không thể tin được." "Ba cũng không tin được"
Ve ben de derdim ki "Buna inanmıyorum" ve babam da "Ben de inanmıyorum" derdi.Y yo le decía: "No puedo creerlo". Y él me decía:
Ve ben de derdim ki "Buna inanmıyorum" ve babam da "Ben de inanmıyorum" derdi.Κι εγώ έλεγα: "Δεν το πιστεύω". Κι απαντούσε:
Ve ben de derdim ki "Buna inanmıyorum" ve babam da "Ben de inanmıyorum" derdi.А аз отвръщах: "Не вярвам в това." А той казваше:
Ve ben de derdim ki "Buna inanmıyorum" ve babam da "Ben de inanmıyorum" derdi.И я говорил, "Я не верю этому". И он отвечал, "Я тоже не верю.
Ve ben de derdim ki "Buna inanmıyorum" ve babam da "Ben de inanmıyorum" derdi.ואני הייתי אומר, "אני לא מאמין לזה". והוא היה אומר, "גם אני לא מאמין.
Ve ben de derdim ki "Buna inanmıyorum" ve babam da "Ben de inanmıyorum" derdi.وكنت أقول .. " لا اصدق هذا " فيرد علي ويقول " ولا أنا "
Ve ben de derdim ki "Buna inanmıyorum" ve babam da "Ben de inanmıyorum" derdi.「お父さんも信じられんな 驚きだな ありがたいことで一杯だ」と言うのでした
Ve ben de pek çoğunuz gibi, şüphe duyuyorum insanların geleceği görebileceklerine inanmıyorum.A ako, predpokladám, väčšina z vás, ani ja neverím, že ľudia môžu vidieť budúcnosť.
Ve ben de pek çoğunuz gibi, şüphe duyuyorum insanların geleceği görebileceklerine inanmıyorum.Asi jako většina z vás, ani já nevěřím, že lidé mohou předpovídat budoucnost.
Ve ben de pek çoğunuz gibi, şüphe duyuyorum insanların geleceği görebileceklerine inanmıyorum.A többséghez hasonlóan, én sem hiszek abban, hogy az emberek a jövőbe láthatnak.
Ve ben de pek çoğunuz gibi, şüphe duyuyorum insanların geleceği görebileceklerine inanmıyorum.Ca mulți dintre voi, nu cred că se poate prezice viitorul.
Ve ben de pek çoğunuz gibi, şüphe duyuyorum insanların geleceği görebileceklerine inanmıyorum.Come molti di voi, immagino, io non credo si possa prevedere il futuro.
Ve ben de pek çoğunuz gibi, şüphe duyuyorum insanların geleceği görebileceklerine inanmıyorum.Czasem słyszy się, że ktoś coś przewidział.
Ve ben de pek çoğunuz gibi, şüphe duyuyorum insanların geleceği görebileceklerine inanmıyorum.Dan seperti Anda kebanyakan, saya ragu, saya tidak percaya bahwa orang dapat melihat masa depan.
Ve ben de pek çoğunuz gibi, şüphe duyuyorum insanların geleceği görebileceklerine inanmıyorum.Ja kuten monet teistä -- oletan -- en usko, että ihmiset voivat nähdä tulevaisuuteen.
Ve ben de pek çoğunuz gibi, şüphe duyuyorum insanların geleceği görebileceklerine inanmıyorum.대부분의 사람들처럼, 저 역시 인간이 미래를 볼 수 있다고 생각하지 않습니다
Ve ben de pek çoğunuz gibi, şüphe duyuyorum insanların geleceği görebileceklerine inanmıyorum.Og ligesom flertallet af jer, tror jeg, så tror jeg ikke på at folk kan se ind i fremtiden.
Ve ben de pek çoğunuz gibi, şüphe duyuyorum insanların geleceği görebileceklerine inanmıyorum.Tal como vocês, segundo penso, não acredito que as pessoas possam prever o futuro.