inanmıyor ile cümle

inanmıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Tom, John'un onun yapmayı söylediğini Mary'nin yaptığına inanmıyor.Tom doesn't believe Mary did what John said she did.
Tom Mary'nin az önce söylediğinin bir kelimesine inanmıyor.Tom doesn't believe a word of what Mary just said.
Sık sık yalan söylediği için hiç kimse onun söylediğine inanmıyor.Since he often tells lies, nobody believes what he says.
Ne yazık ki, onun başarılı olacağına inanmıyorum.Unfortunately, I don't believe she'll succeed.
Onun anlayacağına inanmıyorum.I don't believe she would understand.
Ona hâlâ inanmıyorum!I still don't believe it!
Tom ölümden sonraki hayata inanmıyor.Tom doesn't believe in life after death.
Bazen seni tanıdığıma inanmıyorum.Sometimes I don't believe I know you.
Tom Mary'nin mutlu olduğuna inanmıyor.Tom doesn't believe that Mary is happy.
Dürüst konuşmak gerekirse bunun bir eser hırsızlığı olduğuna inanmıyorum.Honestly, I don't believe it is a matter of plagiarism.
Hiç kimse ona inanmıyor.No one believes him.
Kimse ona inanmıyor.No one believes her.
Kimse bana inanmıyor.No one believes me.
Hiç kimse sana inanmıyor.No one will believe you.
Sana inanmıyorum.I don't believe you.
Ben size inanmıyorum.I don't believe you.
Hiç kimse benim ülkeme inanmıyor.Nobody believes in my country.
Bazı insanlar aşka inanmıyor. Onlar sadece biyolojiye inanıyor.Some people don't believe in love. They just believe in biology.
Hiç kimse onun İsviçre'ye gittiğine inanmıyordu.Nobody believed that he went to Switzerland.
Buna inanmıyorum.I don't believe that.
Tom'a inanmıyorum.I don't believe Tom.
İnanmıyorum işte.I just don't believe it.
Sadece buna inanmıyorum.I just don't believe it.
"Sen tom'u biliyor musun?" "Ben yapabileceğime inanmıyorum""Do you know Tom?" "I don't believe I do."
Bana onun bir yalancı olduğunu söyledi, ama ben ona inanmıyorum.He told me he was a liar, but I don't believe him.
O, ölümden sonraki hayata inanmıyor.She doesn't believe in an afterlife.
Bana inanmıyorsun, değil mi?You don't believe me, do you?
Ben bunların hiçbirine inanmıyorum.I don't believe any of this.
Tom'un söylediği hiçbir şeye inanmıyorum.I don't believe anything Tom says.
Tom'un Fransızcayı tam öğrenebileceğine inanmıyorum.We don't believe that Tom will be able to master French.
Tom'un, Mary'nin yaptığını söylediği şeyi yaptığına inanmıyoruz.We don't believe that Tom did what Mary said he did.
"Tom'un yanına oturdum." "Sana inanmıyorum.""I sat down next to Tom." "I don't believe you."
Atlantis'in şimdiye kadar var olduğuna inanmıyorum.I don't believe Atlantis ever existed.
Artık Tom'un söylediğine hiç kimse inanmıyor.No one believes what Tom says anymore.
Artık kimse ona inanmıyor.No one believes that anymore.
Beni hala sevdiğini söylüyor, ama ona hiç inanmıyorum.He says still loves me but I don't believe him at all.
O şimdi biriyle çıkmadığını söylüyor ama ona inanmıyorum.She says she's not dating anyone now, but I don't believe her.
Aslında ona inanmıyorum.I don't actually believe that.
Tom'u gerçekten incitmek istediğine inanmıyorum.I don't believe you really want to hurt Tom.
Buna inanmıyorum. Mantığın hatalı ve örneğin saçma.I don't buy that. Your logic is faulty, and your example is nonsense.
Neden kimse bana inanmıyor?Why doesn't anyone believe me?
Tanrı'nın var olduğuna inanmıyorum.I don't believe God exists.
Bana inanmıyorsan git kendin bak.If you don't believe me, go see for yourself.
Mutlu olduğumu söylediğimde neden bana inanmıyorsun?Why don't you believe me when I say I'm happy?
Mutlu olduğunu söylediğinde niçin Tom'a inanmıyorsun?Why don't you believe Tom when he says he's happy?
Niçin Tom'a inanmıyorsun?Why don't you believe Tom?
Neden bize inanmıyorsun?Why don't you believe us?
Neden bana inanmıyorsun?Why don't you just believe me?
Tom bana inanmıyor.Tom doesn't believe me.
Bir keresinde televizyona çıkmıştım ama kimse buna inanmıyor.I appeared on television once, but nobody believes me.
Aslında o hikayeye inanmıyor musun?You don't actually believe that story?
Onlar bana inanmıyor.They don't believe me.
Biz ona inanmıyoruz.We don't believe that.
Bu yüzden inanmıyoruz.We don't believe so.
Mucizelere inanmıyor musun?Don't you believe in miracles?
Hâlâ buna inanmıyor musun?Don't you still believe that?
Uzaylılara inanmıyorum.I don't believe in aliens.
Ben kadere inanmıyorum.I don't believe in fate.
Gözlerime inanmıyorum.I don't believe my eyes.
Ona ben de inanmıyorum.I don't believe that either.

İlgili Sayfalar