inanmıyor ile cümle
inanmıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
O zaman onu görmediğine inanmıyorum.I cannot believe you did not see him then.
Artık ona inanmıyorum.I don't believe him any longer.
Neredeyse kimse ona inanmıyordu.Almost no one believed her.
Sana inanmıyorum. Her zaman yalan söylüyorsun.I don't believe you. You're always telling lies.
O ne söylerse söylesin ona inanmıyorum.Whatever she says, I don't believe her.
Böyle şeylerin var olduğuna inanmıyorum.I don't believe such things exist.
O ismi duyduğuma inanmıyorum.I don't believe I've heard that name.
Noel Babanın hayali olduğuna inanmıyorum.I don't believe that Santa Claus is imaginary.
Çocuğun Tokyo'ya yalnız geldiğine inanmıyorum.I don't believe the child came to Tokyo alone.
Ben ona hiç inanmıyorum.I don't believe him at all.
Onunla karşılaştığına inanmıyorum.I don't believe you've met him.
Bana inanmıyor musunuz?Don't you believe me?
Bugünlerde hiç kimse hortlaklara inanmıyor.Nowadays nobody believes in ghosts.
İlk önce kimse bana inanmıyordu.No one believed me at first.
Bana inanmıyorsanız, gidin ve kendiniz görün.If you don't believe me, go and see for yourself.
Cinayetle ilgili suçlu olduğuna inanmıyorum.I believe he is not guilty of the crime.
Bu dünyada kötü insan olduğuna inanmıyorum.I don't believe that there is any evil person in this world.
Naomi'ye inanmıyorum. Sanırım o yalan söylüyor.I don't believe Naomi. I think she's lying.
Allahın'ın varlığına inanmıyorum.I do not believe in the existence of God.
Ben kimseye inanmıyorum.I don't believe just anyone.
Ondan hoşlanıyorum fakat aynı zamanda ona gerçekten inanmıyorum.I like him, but at the same time I don't really trust him.
O bana hiç inanmıyor.He doesn't believe me at all.
Ben onun hikayesine inanmıyorum.I don't trust his story.
Dine inanmıyorum.I don't believe in religion.
Bazı insanlar herhangi bir dine inanmıyor.Some people don't believe in any religion.
Allah'ın var olduğuna inanmıyorum.I do not believe that God exists.
Onun masum olduğuna kimse inanmıyor.No one believes that he is innocent.
O bir şey görmediğini söylüyor. Fakat onun söylediğinin doğru olduğuna inanmıyorum.He says that he saw nothing. However, I don't believe what he says is the truth.
O Tanrıya inanmıyor.He doesn't believe in God.
Onun bir avukat olduğuna inanmıyorum.I don't believe he is a lawyer.
Onların hepsi öyle söylüyor fakat onların hiçbirine inanmıyorum.All of them say so, but I believe none of them.
Eğer bana inanmıyorsan, git ve onu kendin için gör.If you don't believe me, go and see it for yourself.
Ben, hayaletlerin var olduklarına inanmıyorum.I don't believe that ghosts exist.
Gelecek hafta havanın kötüleşeceğine inanmıyorum.I do not believe the weather will change for the worse next week.
Buna inanmıyorum!I don't believe it!
Ne söylersen söyle sana inanmıyorum.Regardless what you say, I don't believe you.
Tanrıya inanmıyorum.I don't believe in God.
İnsanların onun hakkında söylediklerinin tek kelimesine inanmıyorum.I don't believe a word of what people have been saying about her.
Resmen tanıştırıldığımıza inanmıyorum.I don't believe we've been formally introduced.
Yalnız yaşamam gerektiğinin tuhaf olduğuna inanmıyor musun?Don't you believe it is strange that I should live alone?
Onlar Marksizme inanıyor ve dine inanmıyor.They believe in Marxism and don't believe in religion.
Ben söylentilere inanmıyorum. Sen onlara inanıyor musun?I don't believe the rumours. Do you believe them?
Ben şimdiye kadar onu duyduğuma inanmıyorum.I don't believe I've ever heard of her.
O, onun hakkında bir şey bilmediğini iddia ediyor fakat ona inanmıyorum.She claims that she knows nothing about him, but I don't believe her.
Kara kedilerin kötü şans getirdiklerine inanmıyorum.I don’t believe that black cats cause bad luck.
Bugünlerde kimse hayaletlere inanmıyor.These days nobody believes in ghosts.
Ben artık buna inanmıyorum.I don't believe it any longer.
Ben peri masallarına inanmıyorum.I don't believe in fairy tales.
Tom hayaletlerin var olduğuna inanmıyor.Tom doesn't believe that ghosts exist.
Tom Allah'a inanmıyor.Tom doesn't believe in God.
Tom hayaletlere inanmıyor.Tom doesn't believe in ghosts.
Tom'un böyle bir şey söylemiş olabileceğine inanmıyorum.I don't believe that Tom could have said such a thing.
Tom Mary'nin söylediğine inanmıyor.Tom doesn't believe what Mary says.
Tom Mary hakkındaki söylentilere inanmıyor.Tom doesn't believe the rumors about Mary.
Tom Mary'nin ona sadık olduğuna inanmıyor.Tom doesn't believe that Mary has been faithful to him.
Tom Mary'ye inanmıyor. Onun yalan söylediğini düşünüyor.Tom doesn't believe Mary. He thinks she's lying.
Tom Mary'ye hiç inanmıyor.Tom doesn't believe Mary at all.
Tom ilk zamanlar Mary'ye inanmıyordu.Tom didn't believe Mary at first.
Ona inanmıyorum.I don't buy that.
Tom Mary'nin söylediklerinin çoğuna inanmıyor.Tom doesn't believe most of what Mary says.