inanmıyor ile cümle

inanmıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
C. G. Jung'un deyimiyle: "Ben inanmıyorum, biliyorum."C. G. Jungin sanoin: ”Minä en usko, minä tiedän.”
"Hayır inanmıyoruum...”Et kuitenkaan usko...”
Rüstem birinci olacağına hiç inanmıyordu.Ase olikin lajissaan ensimmäisin.
Bu 6 özellik arasında hiyerarşi olduğuna inanmıyorlar.Mineraaliperäisissä aineissa hän katsoi olevan kuusi ominaisuuksiltaan eroavaa alaluokkaa.
O, onun hakkında bir şey bilmediğini iddia ediyor fakat ona inanmıyorum.Hän väittää, ettei tiedä tästä henkilöstä mitään, mutta en usko häntä.
Buna inanmıyorum.Δεν πιστεύω σε αυτό.
O, Dünya'nın yuvarlak olduğuna inanmıyor.Δεν πιστεύει ότι η Γη είναι σφαιρική.
"Tanrıya inanmıyorum ama inansaydım onun müziği benim İncil'im olurdu".Tricky har sagt om hende: "Jeg tror ikke på Gud, men hvis jeg gjorde, ville hendes musik være min bibel".
Ben inanmıyorum.Jeg tror det ikke.
Kimse bana inanmıyor.Ingen tror på mig.
Kendimi diğer insanlardan farklı hissettiğime inanmıyorum.Aku tak meyakini bahwa dia merasa berbeda dari orang lain.
(Allah ona) “İnanmıyor musun?” deyince, “Hayır (inandım) ancak kalbimin tatmin olması için” demişti.Isa menjawab, "Maha Suci Engkau, tidaklah patut bagiku mengatakan apa yang bukan hakku (mengatakannya).
"Ne heteroseksüel ne de geye inanmıyorum.Tidak saling kenal (anonim) dan heterogen.
Kendimi diğer insanlardan farklı hissettiğime inanmıyorum.Tôi không tin rằng cảm giác của tôi khác những người khác.
Ben inanmıyorum.Ta không tin.
"Ne heteroseksüel ne de geye inanmıyorum.Không có sự phân biệt nào về màu da, tín ngưỡng hay giới tính.
Kendisinin bilinçli olarak vergi kaçırmak için sahtekarlık yaptığına inanmıyorum.Thôi Trữ nhận ra mình bị lừa gạt bèn tự sát.
Ona inanmıyorum!Tôi không tin điều đó.
"Ne heteroseksüel ne de geye inanmıyorum.」「偏見や差別なんて気にしないわ。
Kendimi diğer insanlardan farklı hissettiğime inanmıyorum.自分は他の女と違う、と考えている。
Rüstem birinci olacağına hiç inanmıyordu.槍先に付けたと考えられる。
O nedenle böyle bir toplantının gerçekleştirilmiş olacağına inanmıyorum.だからそのような出来事はなかったと言えるのである。
Ben inanmıyorum.遂不起。
İnanmıyorsanız, dedelerinize sorun da söylesinler, Köşektaş'lıların Herikli'lerin asileri olduğunu."人都说你们好的时候,你们就有祸了!因为他们的祖宗待假先知也是这样。
Bunun üzerine yaptıkları aramaya rağmen, FBI artık bir “suç ortağı”nın varlığına inanmıyor.当他来到纽约联邦调查局辦事處时,探員们不相信他供述的话,认为他只是胡言乱语的“疯子”。
Bu çağda halktan kopmuş bir sanata inanmıyorum."이 시대의 불멸의 대중 예술"이라고 격찬했다.
İnanmıyorsanız, dedelerinize sorun da söylesinler, Köşektaş'lıların Herikli'lerin asileri olduğunu."그러한 지식이 없고, 그렇게 생각하는 능력이 없다면, 당신은 당신의 이익을 취하려 하는 사람들의 희생자가 될 것이다."며 점성술의 신앙에 대한 의견을 말했다.
Ben inanmıyorum.못 믿어.
Bu yüzden inanmıyoruz.우린 그렇게 믿지 않습니다.
Rüstem birinci olacağına hiç inanmıyordu.יש הטוענים שהוא רובה הסער הראשון.
Kendimi diğer insanlardan farklı hissettiğime inanmıyorum.היא חשה שונה מכל שאר האנשים.
Ben inanmıyorum.אני לא מאמין.
Artık Tanrı'ya inanmıyorum.אני כבר לא מאמין באלוהים.
Artık Tanrı'ya inanmıyorum.אני כבר לא מאמינה באלוהים.
Düşmanlarımız bu zamanda bu seferi gerçekleştirebileceğimize inanmıyorlar.Не е лесно да повярваме, че подобно постижение може да бъде осъществено в днешно време.
(Ben babanın hasta olduğuna inanmıyorum ama bundan yüzde yüz emin değilim.)(Вяено е, че не знам много неща, но ти знаеш още по-малко.)
Gauss, kişiselleştirilmiş bir Tanrı'ya inanmıyordu.Bog nije stvorio čovjeka s homoseksualnim željama.
Gerçekten inanmıyorum.Naprosto ne mogu vjerovati.
Neden bana inanmıyorsunuz?Zašto mi ne vjerujete?
Ben inanmıyorum.Neverím tomu.
"Ne heteroseksüel ne de geye inanmıyorum.Nie je symbolická ani monumentálna.
Kendisinin bilinçli olarak vergi kaçırmak için sahtekarlık yaptığına inanmıyorum.Nerozpakovala sa pritom použiť aj podvod.
Kendimi diğer insanlardan farklı hissettiğime inanmıyorum.Ne verjamem, da čutim drugače, kot ti ljudje.
Hiç kimse ona inanmıyor.Niekas juo netiki.
O teoriye inanmıyorsun, değil mi?Tu netiki ta teorija, ar ne?
O nedenle böyle bir toplantının gerçekleştirilmiş olacağına inanmıyorum.See ei tähenda, et niisugune esitus poleks võimalik.
Akıllı evlere inanmıyorum.Ich glaube nicht an das ›kluge Haus‹.
Akıllı evlere inanmıyorum.Je ne crois pas aux maisons intelligentes.
Akıllı evlere inanmıyorum.공간을 활용할 수 있게 됩니다. 저는 스마트 홈을 믿지 않아요.
Akıllı evlere inanmıyorum.No creo en las casas inteligentes.
Akıllı evlere inanmıyorum.Non credo nelle case intelligenti.
Akıllı evlere inanmıyorum.Nu cred în case inteligente.
Akıllı evlere inanmıyorum.Tôi không tin rằng trong những căn nhà thông minh.
Akıllı evlere inanmıyorum.Δεν πιστεύω στα έξυπνα σπίτια.
Akıllı evlere inanmıyorum.Я не верю в "умные" дома.
Akıllı evlere inanmıyorum.Я не вірю у розумні будинки.
Akıllı evlere inanmıyorum.על-ידי שימוש בשיטות אלו. איני מאמין בבתים חכמים.
Akıllı evlere inanmıyorum.وبتطبيق تلك الاستراتيجيات . لا أؤمن بالبيوت الذكية.
Akıllı evlere inanmıyorum.役立たずのアイディアです
Ama bana inanmıyorsun, değil mi?Mas você não acredita em mim, não é mesmo?

İlgili Sayfalar