inanmıyor ile cümle

inanmıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Duyduğuma inanmıyorum.Я не могу поверить в то, что слышу.
Kimse ona inanmıyor.Никто ей не верит.
Ben bir akrebim çünkü ben, burçlara inanmıyorum.Я не верю в гороскопы, потому что я скорпион.
Düşmanlarımız bu zamanda bu seferi gerçekleştirebileceğimize inanmıyorlar.Противник не ждал наступления в этот день.
("Görüyorum, ama inanmıyorum!") diye yazdı.Он восклицает: «Конечно же, меня нет в книге!»
Buna inanmıyorsanız Bruce Nolan'a sorunuz.Спросите у Вальдано, если не верите.
Türk-Kürt kardeşliği palavrasına inanmıyorum!Не доверял критским туркам.
Single olması bir yana, parçanın Eminem'in albümüne gireceğine dahi inanmıyordum." dedi.Чего, собственно, и не хватает в альбоме Confident.»
C. G. Jung'un deyimiyle: "Ben inanmıyorum, biliyorum."يتلخص ايمانه بعبارة كارل يونغ "انا لا أؤمن، انا اعرف".
Rüstem birinci olacağına hiç inanmıyordu.قرر الداي أنه لن يطلق الطلقة الأولى.
("Görüyorum, ama inanmıyorum!") diye yazdı.قال جابر: «فأشهد بالله أنّي هكذا رأيت في اللّوح مكتوباً.»
Gauss, kişiselleştirilmiş bir Tanrı'ya inanmıyordu.الجاينية لا تؤمن بإله خالق.
(Allah ona) “İnanmıyor musun?” deyince, “Hayır (inandım) ancak kalbimin tatmin olması için” demişti.قال: وما تصنع؟ قال: أؤمن به، وألقي إليه مقاليد هذا الأمر.
Anlayacağına inanmıyorum.لا أعتقد أنها ستفهم.
Sana tamamen inanmıyorum.لم أصدُق معك تماما.
C. G. Jung'un deyimiyle: "Ben inanmıyorum, biliyorum."Nas palavras de C.G. Jung: "Eu não acredito, eu sei."
Kendimi diğer insanlardan farklı hissettiğime inanmıyorum.Eu não acredito que eu sinto diferentemente de outras pessoas.
(Allah ona) “İnanmıyor musun?” deyince, “Hayır (inandım) ancak kalbimin tatmin olması için” demişti.Porém, ele confiava em seu talento e dizia: Meu tempo há de chegar!
Ben inanmıyorum.Não posso acreditar.
("Görüyorum, ama inanmıyorum!") diye yazdı.Porém, depois decidi: ‘Eu não esperarei.
("Görüyorum, ama inanmıyorum!") diye yazdı.Hij zei: "Ik schilder niet wat ik zie, maar wat ik zag!".
Okulda herkes erkekti ve hiç kimse de bir kızın doktor olacağına inanmıyordu.House is alles wat je niet zou verwachten van een dokter.
Tanrıya inanmıyorum.Ik geloof niet in God.
Tom Allah'a inanmıyor.Tom gelooft niet in God.
Onun anlayacağına inanmıyorum.Ik geloof niet dat zij het zou verstaan.
Neden Allah'a inanmıyorsun?Waarom geloof jij niet in God?
Noel Babanın hayali olduğuna inanmıyorum.Ik geloof niet dat de Kerstman verzonnen is.
Sana inanmıyorum.Ik geloof je niet.
Onun avukat olduğuna inanmıyorum.Ik geloof niet dat hij advocaat is.
Noel Baba'nın uydurulmuş olduğuna inanmıyorum.Ik geloof niet dat de Kerstman verzonnen is.
Hiç kimse sana inanmıyor.Niemand gelooft je.
Bunun doğru olduğuna inanmıyorum.Ik geloof niet dat dit waar is.
Bunun doğru olduğuna inanmıyorum.Ik geloof niet dat dit klopt.
Kendi gözlerine inanmıyor musun?Geloof je je eigen ogen niet?
İnsanlar hayaletlere inanmıyor artık.De mensen geloven niet meer aan spoken.
Onların hepsi öyle söylüyor fakat onların hiçbirine inanmıyorum.Ze zeggen dat allemaal maar geen van allen geloof ik.
O hikayeye inanmıyorum.Ik geloof dat verhaal niet.
"Tanrıya inanmıyorum ama inansaydım onun müziği benim İncil'im olurdu".Jag måste dela vad jag tror! ...Jag vill att Gud ska tala genom min musik.
Gauss, kişiselleştirilmiş bir Tanrı'ya inanmıyordu.Allah ansågs inte vara en ensam gudom.
Düşünürler artık dünyanın sürekli daha iyiye yol aldığına inanmıyorlardı.Sedan dess har människorna levt i tron att det onda aldrig mer kan återvända.
Buna inanmıyorsanız Bruce Nolan'a sorunuz.Запитайте у Вальдано, якщо не вірите.
Düşmanlarımız bu zamanda bu seferi gerçekleştirebileceğimize inanmıyorlar.Я не можу очікувати, що ти чи хто інший повірите у це зараз.
Tanrıya inanmıyorum.Я не вірю в бога.
Neredeyse kimse ona inanmıyordu.Майже ніхто йому не вірив.
Dine inanmıyorum.Я не вірю в релігію.
Tom Allah'a inanmıyor.Том не вірить у бога.
Artık ona inanmıyorum.Я більше не вірю йому.
Sana inanmıyorum. Her zaman yalan söylüyorsun.Я тобі не вірю. Ти завжди брешеш.
Sana inanmıyorum.Я тобі не вірю.
Ben inanmıyorum.Я не вірю.
Astrolojiye inanmıyorum.Я не вірю в астрологію.
Sana inanmıyorum!Я тобі не вірю.
Tom'un söylediğine inanmıyorum.Я не вірю в те, що говорить Том.
Üzgünüm Tom, sana inanmıyorum.Перепрошую, Томе, я тобі не вірю.
Kendimi diğer insanlardan farklı hissettiğime inanmıyorum.Vidí se odlišným od jiných.
Örnek 6: Peki, uzaylıların hükümette kontrolü ele geçirdiğine inanmıyorsun.Kosmas píše jen: Po něm Nezamysl nastoupil vládu.
Eğer bir kimse Tanrı'nın varlığına inanmıyorsa, bundan sonsuz zararlı çıkacaktır ve çok az kazancı olacaktır.Bůh nestvořil člověka, aby se mýlil, byť občas.
Bana inanmıyorsanız, gidin ve kendiniz görün.Dacă nu mă credeți, voi înșivă mergeți și vedeți.
Söylediklerine inanmıyorum.Nu cred cele spuse de tine.
Herhangi birinize inanmıyorum.Nu cred pe niciunul dintre voi.

İlgili Sayfalar