inandım ile cümle
inandım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ve de ki: Allah'ın indirdiği her kitaba inandım.God is our Lord and your Lord.
Buna inandım.Das dachte ich.
''Aslında ben kişiliklerin gerçekten orada olduğuna inandım.In Wirklichkeit glaubte ich nicht an die Existenz von Dörfern.
Size inandım.Je vous ai cru.
''Aslında ben kişiliklerin gerçekten orada olduğuna inandım.Les nominalistes pensent que seuls les individus concrets existent réellement.
Buna inandım.Je le crois.
Tom'a inandım.Creía en Tom.
İyiyi, doğruyu ve güzeli arayan toplumların her zaman barış içinde yaşayacağına inandım.Creo que las sociedades que buscan el bien, el amor y la belleza vivirán siempre en paz.
Buna inandım.Y yo le creí.
''Aslında ben kişiliklerin gerçekten orada olduğuna inandım.Pensé realmente que eso estaba fuera del personaje.
(Allah ona) “İnanmıyor musun?” deyince, “Hayır (inandım) ancak kalbimin tatmin olması için” demişti.Egli non vi credette e disse: «Sono innocente.
Sana inandım.Я тебе поверил.
Buna inandım.Я в этом убеждён.
(Allah ona) “İnanmıyor musun?” deyince, “Hayır (inandım) ancak kalbimin tatmin olması için” demişti.قال: وما تصنع؟ قال: أؤمن به، وألقي إليه مقاليد هذا الأمر.
Buna inandım.ويعتقد ام.
İyiyi, doğruyu ve güzeli arayan toplumların her zaman barış içinde yaşayacağına inandım.Acho que as sociedades que procuram o bem, o amor e a beleza viverão sempre em paz.
(Allah ona) “İnanmıyor musun?” deyince, “Hayır (inandım) ancak kalbimin tatmin olması için” demişti.Porém, ele confiava em seu talento e dizia: Meu tempo há de chegar!
''Aslında ben kişiliklerin gerçekten orada olduğuna inandım.Zdaniem uczonych postać ta istniała naprawdę.
''Aslında ben kişiliklerin gerçekten orada olduğuna inandım.Vissa trodde att huvudpersonen fanns på riktigt.
Buna inandım.Så tänkte jag.
Buna inandım.To jsem si mohl myslet.
Buna inandım.Mi s-a părut.
Buna inandım.És én elhiszem.
Buna inandım.Uskon että uskon.
''Aslında ben kişiliklerin gerçekten orada olduğuna inandım.Det har ført til at flere har troet at karaktererne var virkelige mennesker.
Tom'a inandım.Jeg troede på Tom.
(Allah ona) “İnanmıyor musun?” deyince, “Hayır (inandım) ancak kalbimin tatmin olması için” demişti.Isa menjawab, "Maha Suci Engkau, tidaklah patut bagiku mengatakan apa yang bukan hakku (mengatakannya).
Buna inandım.Ia menurut.
Buna inandım.Tôi đã nghĩ thế.
Buna inandım.我相信它。
''Aslında ben kişiliklerin gerçekten orada olduğuna inandım.是現實中真實存在的人物。
Size inandım.האמנתי לך.
Buna inandım.Това ме убеди.
Buna inandım."Da, vjerujem.
Bana bak. Şans hakkında bana söylediklerine inandım. Dört yapraklı yonca, huzurlu hayat ve Farah Diba.Ich hab' an Ihre Geschichten geglaubt, vom Glück, vom Kleeblatt, "alles ist einfach", Farah Diba.
Bazıları der ki; ben sadece geçmişi hatırlamaya, asla şimdiyi değil, geleceği hayal etmeye inandım.Alcuni dicono, la credo possibile solo ricordando il passato, immaginando il futuro, mai nel presente.
Bazıları der ki; ben sadece geçmişi hatırlamaya, asla şimdiyi değil, geleceği hayal etmeye inandım.Algunas personas sólo creen en recordar el pasado, imaginar el futuro y nunca ver el presente.
Bazıları der ki; ben sadece geçmişi hatırlamaya, asla şimdiyi değil, geleceği hayal etmeye inandım.Beberapa orang berkata, kebahagiaan itu mengingat masa lalu, membayangkan masa depan, bukan tentang saat ini.
Bazıları der ki; ben sadece geçmişi hatırlamaya, asla şimdiyi değil, geleceği hayal etmeye inandım.Jotkut sanovat uskovansa vain menneen muisteluun, tulevan kuvitteluun, eivät koskaan nykyhetkeen.
Bazıları der ki; ben sadece geçmişi hatırlamaya, asla şimdiyi değil, geleceği hayal etmeye inandım.어떤 이들은 이렇게 말합니다. 나는 현재는 믿지 않는다. 다만 과거를 기억하고 미래를 상상할 뿐이다.
Bazıları der ki; ben sadece geçmişi hatırlamaya, asla şimdiyi değil, geleceği hayal etmeye inandım.Några människor säger, jag tror bara på att komma ihåg det förflutna, tro på framtiden, aldrig på nuet.
Bazıları der ki; ben sadece geçmişi hatırlamaya, asla şimdiyi değil, geleceği hayal etmeye inandım.Někteří lidé říkají, že věří jen na vzpomínky na minulost, na představy o budoucnosti, nikdy na přítomnost.
Bazıları der ki; ben sadece geçmişi hatırlamaya, asla şimdiyi değil, geleceği hayal etmeye inandım.Niektórzy mówią: wierzyłem tylko w pamięć o przeszłości, wyobrażenia przyszłości, nigdy w teraźniejszość.
Bazıları der ki; ben sadece geçmişi hatırlamaya, asla şimdiyi değil, geleceği hayal etmeye inandım.Unii oameni spun: cred doar în rememorarea trecutului, în imaginarea viitorului, niciodată în prezent.
Bazıları der ki; ben sadece geçmişi hatırlamaya, asla şimdiyi değil, geleceği hayal etmeye inandım.Uns afirmam; "Só acredito em relembrar o passado, "e imaginar o futuro... nunca o presente".
Bazıları der ki; ben sadece geçmişi hatırlamaya, asla şimdiyi değil, geleceği hayal etmeye inandım.Деякі люди кажуть, я вірив тільки у спогади з минулого, уявлення майбутнього, ніколи у теперішнє.
Bazıları der ki; ben sadece geçmişi hatırlamaya, asla şimdiyi değil, geleceği hayal etmeye inandım.Някои хора казват, че вярват само в спомените за миналото, фантазиите за бъдещето, никога настоящето.
Bazıları der ki; ben sadece geçmişi hatırlamaya, asla şimdiyi değil, geleceği hayal etmeye inandım.יש אנשים שאומרים, אני מאמין רק בלזכור את העבר, לדמיין את העתיד, לעולם לא את ההווה.
Bazıları der ki; ben sadece geçmişi hatırlamaya, asla şimdiyi değil, geleceği hayal etmeye inandım.بعض الناس يقول , أنا أؤمن فقط بتذكر الماضي , أو أتخيل المستقبل ، و أبداً لا يؤمنون بالحاضر .
Bazıları der ki; ben sadece geçmişi hatırlamaya, asla şimdiyi değil, geleceği hayal etmeye inandım.将来を想像し 現在は念頭にない" こう言う人もいます "幸せとは今という瞬間
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.Am găsit asta ca fiind adevărat la nivel individual cât și la nivel corporativ.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.Descobri que isto é verdade, quer a nível individual, quer a nível empresarial.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.He hallado que esto es cierto, tanto a nivel individual como a nivel corporativo.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.Ho scoperto che è vero, sia a livello individuale che a livello aziendale.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.Ich habe festgestellt, dass dies stimmt. Sowohl auf der persönlichen Ebene, als auch auf Geschäftsebene.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.Ik heb gezien dat dit waar is, zowel op het individuele niveau als op bedrijfsniveau.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.J'ai trouvé que c'était vrai, tant au niveau individuel qu'au niveau de l'entreprise.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.저는 이것이 개인적 차원과 기업적 차원의 두 가지 모두에서 사실이라는 것을 알았습니다.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.Odkryłem, że to prawda zarówno na poziomie indywidualnym, jak i z punktu widzenia korporacji.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.Saya menemukan hal ini benar, baik pada tingkat individu dan pada tingkat perusahaan.