inandı ile cümle

inandı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Mimicry bir rol yaptığına inandı, ama nasıl?Wir glauben, dass Mimikry dabei eine Rolle spielt, aber in welcher Form?
Mimicry bir rol yaptığına inandı, ama nasıl?Πιστεύουμε ότι η μίμηση παίζει ένα ρόλο, αλλά πώς;
Mimicry bir rol yaptığına inandı, ama nasıl?Береться до уваги роль імітування, але як?
Mimicry bir rol yaptığına inandı, ama nasıl?Подражанието се смята да играе роля, но как?
Mimicry bir rol yaptığına inandı, ama nasıl?Считается, что здесь играет роль мимикрия, но какую?
Mimicry bir rol yaptığına inandı, ama nasıl?מאמינים שחיקוי משחק תפקיד, אך איך?
Mimicry bir rol yaptığına inandı, ama nasıl?يعتقد ان التقليد يلعب دور, لكن كيف ؟
Mimicry bir rol yaptığına inandı, ama nasıl?特定の仕草のものまねがそんなに重要なのか?といった問いです
Mükemmel kya tong inandırıcı dalgaların verecektir verilen onlar bir sürü harcama tükürük para güncel완벽한 kya 통 믿을만한 파도를 줄 것이다 부여 그들이 많이 소비되는 침 돈 최신
Mükemmel kya tong inandırıcı dalgaların verecektir verilen onlar bir sürü harcama tükürük para güncelTökéletes Kya adott tong ad hiteles hullámok A nyál töltenek sok pénzt naprakész tekinteni, hogy még azt is
Mükemmel kya tong inandırıcı dalgaların verecektir verilen onlar bir sürü harcama tükürük para güncelובמקום יצא לגמרי מחכה לו מצביע להם יותר טעים אומר מושלמת קיה ניתן טונג ייתן גלי אמינים
Mükemmel kya tong inandırıcı dalgaların verecektir verilen onlar bir sürü harcama tükürük para güncelالكمال كيا نظرا تونج سوف تعطي موجات ذات مصداقية لعاب أنها تنفق الكثير من المال حتى الآن
Mükemmel kya tong inandırıcı dalgaların verecektir verilen onlar bir sürü harcama tükürük para güncelトングは、信頼できる波を与える与えられた 彼らは多くのを費やしている唾液 これまでにお金まで まだ彼がしたいこと
Ne var ki, herkes Müjdeye uymadı. Yeşayanın dediği gibi: ‹‹Ya Rab, verdiğimiz habere kim inandı?››Aber sie sind nicht alle dem Evangelium gehorsam. Denn Jesaja sagt: "HERR, wer glaubt unserm Predigen?"
Ne var ki, herkes Müjdeye uymadı. Yeşayanın dediği gibi: ‹‹Ya Rab, verdiğimiz habere kim inandı?››Aleć nie wszyscy posłuszni byli Ewangielii; albowiem Izajasz mówi: Panie! któż uwierzył kazaniu naszemu?
Ne var ki, herkes Müjdeye uymadı. Yeşayanın dediği gibi: ‹‹Ya Rab, verdiğimiz habere kim inandı?››Ale ne všickni uposlechli evangelium. Nebo Izaiáš praví: Pane, kdo uvěřil kázání našemu?
Ne var ki, herkes Müjdeye uymadı. Yeşayanın dediği gibi: ‹‹Ya Rab, verdiğimiz habere kim inandı?››Ale nie všetci poslúchli evanjelium. Lebo Izaiáš hovorí: Pane, kto uveril našej zvesti?
Ne var ki, herkes Müjdeye uymadı. Yeşayanın dediği gibi: ‹‹Ya Rab, verdiğimiz habere kim inandı?››Dar nu toţi au ascultat de Evanghelie. Căci Isaia zice: ,Doamne, cine a crezut propovăduirea noastră?`
Ne var ki, herkes Müjdeye uymadı. Yeşayanın dediği gibi: ‹‹Ya Rab, verdiğimiz habere kim inandı?››Dog ikke alle løde Evangeliet; thi Esajas siger: "Herre! hvem troede det, (han hørte af os?")
Ne var ki, herkes Müjdeye uymadı. Yeşayanın dediği gibi: ‹‹Ya Rab, verdiğimiz habere kim inandı?››그러나 저희가 다 복음을 순종치 아니하였도다 이사야가 가로되 주여 우리의 전하는 바를 누가 믿었나이까 하였으니
Ne var ki, herkes Müjdeye uymadı. Yeşayanın dediği gibi: ‹‹Ya Rab, verdiğimiz habere kim inandı?››Mais tous n`ont pas obéi à la bonne nouvelle. Aussi Ésaïe dit-il: Seigneur, Qui a cru à notre prédication?
Ne var ki, herkes Müjdeye uymadı. Yeşayanın dediği gibi: ‹‹Ya Rab, verdiğimiz habere kim inandı?››Ma non tutti hanno obbedito al vangelo. Lo dice Isaia: Signore, chi ha creduto alla nostra predicazione
Ne var ki, herkes Müjdeye uymadı. Yeşayanın dediği gibi: ‹‹Ya Rab, verdiğimiz habere kim inandı?››Mas nem todos deram ouvidos ao evangelho; pois Isaías diz: Senhor, quem deu crédito � nossa mensagem?
Ne var ki, herkes Müjdeye uymadı. Yeşayanın dediği gibi: ‹‹Ya Rab, verdiğimiz habere kim inandı?››Men ikke alle var lydige mot evangeliet. For Esaias sier: Herre! hvem trodde vel det han hørte av oss?
Ne var ki, herkes Müjdeye uymadı. Yeşayanın dediği gibi: ‹‹Ya Rab, verdiğimiz habere kim inandı?››Pero no todos obedecieron el evangelio, porque Isaías dice: Señor, ¿quién ha creído a nuestro mensaje
Ne var ki, herkes Müjdeye uymadı. Yeşayanın dediği gibi: ‹‹Ya Rab, verdiğimiz habere kim inandı?››Αλλα δεν υπηκουσαν παντες εις το ευαγγελιον. Διοτι ο Ησαιας λεγει Κυριε, τις επιστευσεν εις το κηρυγμα ημων;
Ne var ki, herkes Müjdeye uymadı. Yeşayanın dediği gibi: ‹‹Ya Rab, verdiğimiz habere kim inandı?››Но не все послушались благовествования. Ибо Исаия говорит: Господи! кто поверил слышанному от нас?
Ne var ki, herkes Müjdeye uymadı. Yeşayanın dediği gibi: ‹‹Ya Rab, verdiğimiz habere kim inandı?››Та не всї послухали благовістя. Ісаїя бо глаголе: Господи, хто увірував голосу нашому?
Ne var ki, herkes Müjdeye uymadı. Yeşayanın dediği gibi: ‹‹Ya Rab, verdiğimiz habere kim inandı?››אך לא כלם שמעו לקול הבשורה כי ישעיהו אמר יהוה מי האמין לשמעתנו׃
Ne var ki, herkes Müjdeye uymadı. Yeşayanın dediği gibi: ‹‹Ya Rab, verdiğimiz habere kim inandı?››لكن ليس الجميع قد اطاعوا الانجيل لان اشعياء يقول يا رب من صدق خبرنا.
Ne var ki, herkes Müjdeye uymadı. Yeşayanın dediği gibi: ‹‹Ya Rab, verdiğimiz habere kim inandı?››只 是 人 沒 有 都 聽 從 福 音 . 因 為 以 賽 亞 說 、 『 主 阿 、 我 們 所 傳 的 有 誰 信 呢 。
Ne var ki, herkes Müjdeye uymadı. Yeşayanın dediği gibi: ‹‹Ya Rab, verdiğimiz habere kim inandı?››只是 人沒 有 都 聽從 福音 . 因為 以 賽亞說 、 『 主阿 、 我們所傳 的 有誰信 呢 。
Newton buna kesinlikle inandı.Certamente que Newton acreditava nisso e disse:
Newton buna kesinlikle inandı.뉴턴은 분명 그렇게 믿었죠.
Newton buna kesinlikle inandı.Newton certamente lo credeva, e diceva:
Newton buna kesinlikle inandı.Newton ciertamente creía eso.
Newton buna kesinlikle inandı.Newton feltétlenül hitt ebben.
Newton buna kesinlikle inandı.Newton geloofde dat zeker ook.
Newton buna kesinlikle inandı.Newton glaubte das sicherlich.
Newton buna kesinlikle inandı.Newton le croyait certainement.
Newton buna kesinlikle inandı.Newton sigur a crezut asta.
Newton buna kesinlikle inandı.Newton tomu samozřejmě věřil.
Newton buna kesinlikle inandı.Newton tomu určite veril.
Newton buna kesinlikle inandı.Newton z pewnością w to wierzył.
Newton buna kesinlikle inandı.Звісно ж Ньютон у це вірив.
Newton buna kesinlikle inandı.Ньютон определённо в это верил.
Newton buna kesinlikle inandı.Нютон определено вярваше това.
Newton buna kesinlikle inandı.ניוטון האמין בזה ללא ספק,
Newton buna kesinlikle inandı.نيوتن بالتأكيد كان يؤمن بذلك.
Newton buna kesinlikle inandı.そしてこう言いました「そういった法則を見つけることが自然哲学の課題だ」
Neyse, bu olayın başladığı zaman, yani bir çok insanın devrimin başladığına inandığı tarih olan 1789'da그러니까 혁명이 시작됐을 때의 상황을 이해하기 위해 프랑스가 1789년에 어떤 상황이었는지 이야기 해 봅시다.
Neyse, bu olayın başladığı zaman, yani bir çok insanın devrimin başladığına inandığı tarih olan 1789'daהבה נביט בסביבה בה הדבר מתרחש בואו נדבר על איך צרפת הייתה בשנת 1789
Neyse, bu olayın başladığı zaman, yani bir çok insanın devrimin başladığına inandığı tarih olan 1789'daاذا فقط لفهم البيئة التي بدات منها دعونا نتحدث عن كيف كانت فرنسا في عام 1789م
Neyse, bu olayın başladığı zaman, yani bir çok insanın devrimin başladığına inandığı tarih olan 1789'da理解するために 1789年当時のフランスがどうだったのかをお話しましょう。 1789年はほとんどの人が革命の始まりの年だと
Ninova halkı Tanrıya inandı. Oruç ilan ederek büyüğünden küçüğüne hepsi çula sarındı.A niniveiek pedig hivének Istenben, és bõjtöt hirdetének, és nagyjaiktól fogva kicsinyeikig zsákba öltözének.
Ninova halkı Tanrıya inandı. Oruç ilan ederek büyüğünden küçüğüne hepsi çula sarındı.Då trodde folket i Nineve på Gud, och lyste ut en fasta och klädde sig i sorgdräkt, både stora och små.
Ninova halkı Tanrıya inandı. Oruç ilan ederek büyüğünden küçüğüne hepsi çula sarındı.Da trodde mennene i Ninive på Gud, og de ropte ut en faste og klædde sig i sekk, både store og små.
Ninova halkı Tanrıya inandı. Oruç ilan ederek büyüğünden küçüğüne hepsi çula sarındı.Da troede Folkene i Nineve påGud, og de udråbte en Faste og klædte sig i Sæk, både store og små;
Ninova halkı Tanrıya inandı. Oruç ilan ederek büyüğünden küçüğüne hepsi çula sarındı.니느웨 백성이 하나님을 믿고 금식을 선포하고 무론 대소하고 굵은 베를 입은지라
Ninova halkı Tanrıya inandı. Oruç ilan ederek büyüğünden küçüğüne hepsi çula sarındı.Niin Niiniven miehet uskoivat Jumalaan, kuuluttivat paaston ja pukeutuivat säkkeihin, niin suuret kuin pienet.
İlgili Sayfalar