inandı ile cümle
inandı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bindiğim uçağın güvenliğini kontrol eden başka bir gruba inandım.제가 탄 비행기가 안전한지 그렇지 않은지는 다른 사람들에게 맡깁니다.
Bindiğim uçağın güvenliğini kontrol eden başka bir gruba inandım.M-am bazat pe un alt grup să constate dacă avionul meu este sigur pentru zbor.
Bindiğim uçağın güvenliğini kontrol eden başka bir gruba inandım.Megbíztam egy másik csoportban, hogy megállapítsa repülhet-e az én gépem.
Bindiğim uçağın güvenliğini kontrol eden başka bir gruba inandım.Mi sono fidato di qualche altro gruppo per determinare se il mio velivolo fosse sicuro per volare.
Bindiğim uçağın güvenliğini kontrol eden başka bir gruba inandım.Polegałem na innych, by określili czy samolot jest bezpieczny do lotu.
Bindiğim uçağın güvenliğini kontrol eden başka bir gruba inandım.Saya mengandalkan suatu kelompok lain untuk memutuskan pesawatnya layak terbang atau tidak.
Bindiğim uçağın güvenliğini kontrol eden başka bir gruba inandım.Spoľahol som sa na dáku inú skupinu, aby určila, či je moje lietadlo bezpečné pre let.
Bindiğim uçağın güvenliğini kontrol eden başka bir gruba inandım.Spolehl jsem se na jiné, aby určili, zda je moje letadlo bezpečné pro let.
Bindiğim uçağın güvenliğini kontrol eden başka bir gruba inandım.Tôi đã dựa vào vài nhóm khác để xác định liệu máy bay có an toàn để bay
Bindiğim uçağın güvenliğini kontrol eden başka bir gruba inandım.Доверих се на друг да реши дали самолетът ми е сигурен.
Bindiğim uçağın güvenliğini kontrol eden başka bir gruba inandım.Я доверил кому-то другому Проверить, что мой самолёт был безопасен.
Bindiğim uçağın güvenliğini kontrol eden başka bir gruba inandım.סמכתי על קבוצה אחרת שתקבע אם המטוס שלי בטוח לטיסה.
Bindiğim uçağın güvenliğini kontrol eden başka bir gruba inandım.لقد اعتمدت على مجموعة أخرى ليحددوا ماذا كانت الطائرة آمنة للطيران.
Bindiğim uçağın güvenliğini kontrol eden başka bir gruba inandım.他の組織に委ねたのです この場にいる私たちは天井が落ちてくる心配なんてしていません
Birine inandığınız zaman, güvendiğinizde bunun nasıl bir his olduğunu bilirsiniz.Cand ai incredere in cineva, crezi in acea persoana.
Birine inandığınız zaman, güvendiğinizde bunun nasıl bir his olduğunu bilirsiniz.Многие люди верят в кого-то или во что-то.
Birine inandığınız zaman, güvendiğinizde bunun nasıl bir his olduğunu bilirsiniz.Нали знаете, как някои хора сляпо вярват в нещо или някого...
Birine inandığınız zaman, güvendiğinizde bunun nasıl bir his olduğunu bilirsiniz.אתם יודעים, כשיש לכם אמונה במישהו, מאמינים במישהו.
Birine inandığınız zaman, güvendiğinizde bunun nasıl bir his olduğunu bilirsiniz.كما تعرف عندما يكون لديك الثقة في شخص ما وتؤمن بقدراته.
Bir şeye gerçekten inandığım zaman... ..o şey oluyor.Είναι σημαντική μέρα.
Bir sürü inandığımız şey var.Acreditamos nos mais variados tipos de coisas.
Bir sürü inandığımız şey var.Credem tot felul de lucruri.
Bir sürü inandığımız şey var.Creemos en todo tipo de cosas.
Bir sürü inandığımız şey var.E crediamo in qualsiasi tipo di cose.
Bir sürü inandığımız şey var.우리는 온갖 종류의 것들을 믿습니다.
Bir sürü inandığımız şey var.Mindenféle dolgot elhiszünk.
Bir sürü inandığımız şey var.On croit des tas de choses.
Bir sürü inandığımız şey var.Ta tin đủ thứ.
Bir sürü inandığımız şey var.Uskomme kaikenlaisia asioita.
Bir sürü inandığımız şey var.Věříme všem možným věcem.
Bir sürü inandığımız şey var.Veríme všetkým možným veciam.
Bir sürü inandığımız şey var.Vi tror på alla möjliga sorters saker.
Bir sürü inandığımız şey var.Vi tror på alle mulige ting.
Bir sürü inandığımız şey var.Wierzymy w wiele różnych rzeczy.
Bir sürü inandığımız şey var.Wij geloven in allerlei dingen.
Bir sürü inandığımız şey var.Wir glauben alle möglichen Dinge.
Bir sürü inandığımız şey var.Πιστεύουμε τα πάντα.
Bir sürü inandığımız şey var.Вярваме във всякакви неща.
Bir sürü inandığımız şey var.Мы верим в самые разные вещи
Bir sürü inandığımız şey var.אנו מאמינים בכל מיני דברים.
Bir sürü inandığımız şey var.نصدق كل انواع الاشياء
Bir sürü inandığımız şey var.信じることが普通なのです
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.Acontece quando nos convencemos de que uma mentira é a verdade.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.Amikor meggyőzzük magunkat, hogy a hazugság az igazság.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.Atunci ne convingem singuri că o minciună este, de fapt, adevărul.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.C'est là que nous nous persuadons que le mensonge est la vérité.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.Das ist, wenn wir uns selbst überzeugen, das eine Lüge die Wahrheit ist.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.Dat zijn wij die onszelf ervan overtuigen dat een leugen waar is.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.Đó là khi chúng ta tự thuyết phục mình rằng một sự lừa dối là sự thật.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.È quando ci convinciamo che una bugia sia la verità.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.그리고는 거짓이 진실이라고 우리가 우리 자신을 확신시키지요.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.Pri ňom presvedčíme samých seba, že lož je pravdou.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.Que es cuando nos convencemos de que una mentira es verdad.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.To je, ko prepričamo sami sebe, da je laž resnica.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.To se stává, když přesvědčíme sami sebe, že lež je pravdou.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.To wtedy, gdy przekonujemy siebie, że kłamstwo jest prawdą.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.Αυτό συμβαίνει όταν πείθουμε τον εαυτό μας πως ένα ψέμα είναι η αλήθεια.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.Това, е когато ние се убедим, че лъжата е истина.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.Це коли ми переконуємо себе, що брехня є правдою.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.Это когда мы убеждаем себя, что ложь — это правда.
İlgili Sayfalar