inandı ile cümle
inandı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.Tedy niektórzy uwierzyli temu, co mówił, a niektórzy nie uwierzyli.
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.Und etliche fielen dem zu, was er sagte; etliche aber glaubten nicht.
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.Unii au crezut ce le spunea el, iar alţii n'au crezut.
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.Uns criam nas suas palavras, mas outros as rejeitavam.
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.Και αλλοι μεν επειθοντο εις τα λεγομενα, αλλοι δε ηπιστουν.
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.І деякі увірували в слова його, а инші не увірували.
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.Одни убеждались словами его, а другие не верили.
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.ויש אשר שמעו אל דבריו ויש אשר לא האמינו׃
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.فاقتنع بعضهم بما قيل وبعضهم لم يؤمنوا
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.他 所 說 的 話 、 有 信 的 、 有 不 信 的
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.他所說的話 、 有信 的 、 有 不信的
Belki arabanızı satarak, yürümenin sağlıklı yaşam için önemine inandığınızı gösterebilirsiniz.ربما تبيع سيارتك، وتشتري سيارة أرخص، تبيع بعض من
Belki arabanızı satarak, yürümenin sağlıklı yaşam için önemine inandığınızı gösterebilirsiniz.いくつかの家具を売るでしょう。
Belki de, hiç kolay olmadığı halde seni ben bunun kolay olduğuna inandırdım.Belki de, hiç kolay olmadığı halde seni ben bunun kolay olduğuna inandırdım.
Ben bu konuda ikna olmuyorum. Buna inandığımı zar zor söyleyebilirim.Nu sunt convinsă de asta.
Ben bu konuda ikna olmuyorum. Buna inandığımı zar zor söyleyebilirim.Я не впевнена у цьому, навіть важко сказати, що я справді думаю, що це можливо.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.Am găsit asta ca fiind adevărat la nivel individual cât și la nivel corporativ.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.Descobri que isto é verdade, quer a nível individual, quer a nível empresarial.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.He hallado que esto es cierto, tanto a nivel individual como a nivel corporativo.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.Ho scoperto che è vero, sia a livello individuale che a livello aziendale.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.Ich habe festgestellt, dass dies stimmt. Sowohl auf der persönlichen Ebene, als auch auf Geschäftsebene.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.Ik heb gezien dat dit waar is, zowel op het individuele niveau als op bedrijfsniveau.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.J'ai trouvé que c'était vrai, tant au niveau individuel qu'au niveau de l'entreprise.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.저는 이것이 개인적 차원과 기업적 차원의 두 가지 모두에서 사실이라는 것을 알았습니다.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.Odkryłem, że to prawda zarówno na poziomie indywidualnym, jak i z punktu widzenia korporacji.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.Saya menemukan hal ini benar, baik pada tingkat individu dan pada tingkat perusahaan.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.Tôi thấy điều này rất đúng, cả cho mức độ cá nhân cũng như mức độ doạnh nghiệp.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.Úgy vélem, ez nagyon igaz, mind a személyes szinten, mind a vállalati szinten.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.Zjistil jsem, že je to pravda, jak pro jednotlivce, tak pro korporaci.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.Ανακάλυψα πως αυτό ισχύει, τόσο σε ατομικό επίπεδο όσο και σε εταιρικό επίπεδο.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.Открих, че това е истина, както на индивидуално ниво, така и на корпоративно ниво.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.Я вважаю, що це правда як на індивідуальному рівні, так і на корпоративному.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.Я убедился, что это правда, на личном уровне и на уровне корпорации.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.אני מוצא את זה כאמיתי, גם ברמה האישית וגם ברמת האירגון.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.لقد وجدت هذا حقيقيا، على المستوى الشخصي و على مستوى المؤسسات.
Ben bunun doğru bir tespit olduğuna hem kişisel düzeyde hem de kurumsal düzeyde inandım.企業レベルでも これは当てはまると思いました そして皆さんにとって思いやりが
Bence önemli olan tek perspektif kuralı şudur: İnandırıcı görünüyorsa, başarılı olmuşsunuz demektir.De enige regel die ik toepas is, als het geloofwaardig uitziet, ben je geslaagd.
Bence önemli olan tek perspektif kuralı şudur: İnandırıcı görünüyorsa, başarılı olmuşsunuz demektir.La seule règle de perspective qui compte, à mon avis, c'est que si ça semble crédible, vous avez réussi.
Bence önemli olan tek perspektif kuralı şudur: İnandırıcı görünüyorsa, başarılı olmuşsunuz demektir.La sola regola prospettica che io penso importi è, se sembra plausibile, allora ci sei riuscito.
Bence önemli olan tek perspektif kuralı şudur: İnandırıcı görünüyorsa, başarılı olmuşsunuz demektir.La única regla perspectiva que creo importante es, si parece creíble, has acertado.
Bence önemli olan tek perspektif kuralı şudur: İnandırıcı görünüyorsa, başarılı olmuşsunuz demektir.Singura regulă a perspectivei care, cred eu, că ar conta este: dacă pare credibil, ați reușit.
Bence önemli olan tek perspektif kuralı şudur: İnandırıcı görünüyorsa, başarılı olmuşsunuz demektir.Единственото правило за перспектива, което е важно според мен, е, че ако изглежда достоверно, си успял.
Ben her zaman bunun harika bir araç olduğuna inandım.A vždy som si myslel, že je to fantastický nástroj.
Ben her zaman bunun harika bir araç olduğuna inandım.Dan saya selalu berpikir itu merupakan sebuah perangkat yang hebat.
Ben her zaman bunun harika bir araç olduğuna inandım.Ed io ho sempre pensato che fosse uno strumento fantastico.
Ben her zaman bunun harika bir araç olduğuna inandım.E sempre achei que isso era um artifício fantástico.
Ben her zaman bunun harika bir araç olduğuna inandım.És mindig nagyszerű módszernek tartottam.
Ben her zaman bunun harika bir araç olduğuna inandım.Et j'ai toujours pensé que c'était un dispositif fantastique.
Ben her zaman bunun harika bir araç olduğuna inandım.Ik vond dat altijd een fantastisch idee.
Ben her zaman bunun harika bir araç olduğuna inandım.저는 그게 정말 환상적인 장치라고 항상 생각했습니다.
Ben her zaman bunun harika bir araç olduğuna inandım.Och jag tyckte alltid att det var en sån fantastisk uppfinning.
Ben her zaman bunun harika bir araç olduğuna inandım.Og jeg synes altid, det var sådan en fantastisk opfindelse.
Ben her zaman bunun harika bir araç olduğuna inandım.Şi întotdeauna l-am considerat un mecanism fantastic.
Ben her zaman bunun harika bir araç olduğuna inandım.Und ich empfand dies als großartiges Stilmittel.
Ben her zaman bunun harika bir araç olduğuna inandım.Và tôi cho rằng đó là 1 công cụ tuyệt vời
Ben her zaman bunun harika bir araç olduğuna inandım.Vždycky jsem si říkal, že to je fantastický způsob.
Ben her zaman bunun harika bir araç olduğuna inandım.Y siempre pensé que era una herramienta espléndida.
Ben her zaman bunun harika bir araç olduğuna inandım.Zawsze uważałem, że to wspaniały pomysł.
Ben her zaman bunun harika bir araç olduğuna inandım.Πάντα πίστευα ότι είναι ένα υπέροχο τέχνασμα.
Ben her zaman bunun harika bir araç olduğuna inandım.И винаги съм намирал това за страхотен похват.
İlgili Sayfalar