Ana içeriğe geç
Sözlük

inancı ile cümle

inancı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Gerçek demokrasiye ve halka olan inancın derinliği Afrika'nın kendini yönetebileceğinin kanıtıdır.Вера в народ и истинную демократию проникла глубоко, доказывая, что африканцы способны управлять сами собой.
Gerçek demokrasiye ve halka olan inancın derinliği Afrika'nın kendini yönetebileceğinin kanıtıdır.Віра в чисту демократію і народ є глибинною в нас самих, доводячи, що африканці можуть правити самостійно.
Gerçek demokrasiye ve halka olan inancın derinliği진정한 민주주의와 그에 대한 국민들의 믿음은 뚜렷하고,
Gerçek demokrasiye ve halka olan inancın derinliğiהאמונה בדמוקרטיה אמיתית ובאנשים מושרשת עמוק,
Gerçek demokrasiye ve halka olan inancın derinliğiالاعتقاد في الديمقراطية الحقيقية وفي الشعب بصورة عميقة،
Gerçek demokrasiye ve halka olan inancın derinliği自己統治能力をもたらしたのです
Gerçek inancın kolay cevapları olmadığını fark etmeliyiz.Chúng ta phải nhận biết rằng đức tin thực sự không phải là những câu trả lời dễ dàng.
Gerçek inancın kolay cevapları olmadığını fark etmeliyiz.Dobbiamo riconoscere che la vera fede non ha risposte facili.
Gerçek inancın kolay cevapları olmadığını fark etmeliyiz.Kita harus mengenali bahwa keyakinan sejati tidak punya jawaban mudah.
Gerçek inancın kolay cevapları olmadığını fark etmeliyiz.실제 믿음에 있어서는 쉬운 답이란 없다는 것을 깨달아야 합니다.
Gerçek inancın kolay cevapları olmadığını fark etmeliyiz.Moramo spoznati, da resnična vera nima enostavnih odgovorov.
Gerçek inancın kolay cevapları olmadığını fark etmeliyiz.Musíme priznať, že skutočná viera nemá žiadne jednoduché odpovede.
Gerçek inancın kolay cevapları olmadığını fark etmeliyiz.Nous devons reconnaître que la vraie foi n'offre pas de réponses faciles.
Gerçek inancın kolay cevapları olmadığını fark etmeliyiz.Prawdziwa wiara nie ma prostych odpowiedzi.
Gerçek inancın kolay cevapları olmadığını fark etmeliyiz.Rá kell jönnünk, hogy az igazi hitnél nem léteznek egyszerű válaszok.
Gerçek inancın kolay cevapları olmadığını fark etmeliyiz.Temos de reconhecer que a verdadeira fé não tem respostas fáceis.
Gerçek inancın kolay cevapları olmadığını fark etmeliyiz.Tenemos que admitir que la fe verdadera no tiene respuestas fáciles.
Gerçek inancın kolay cevapları olmadığını fark etmeliyiz.Trebuie să recunoaştem că adevărata credinţă nu are răspunsuri simple.
Gerçek inancın kolay cevapları olmadığını fark etmeliyiz.Vi måste inse att riktig tro inte har några enkla svar.
Gerçek inancın kolay cevapları olmadığını fark etmeliyiz.We moeten erkennen dat echt geloof geen gemakkelijke antwoorden biedt.
Gerçek inancın kolay cevapları olmadığını fark etmeliyiz.Wir müssen erkennen, dass echter Glaube keine einfachen Antworten hat.
Gerçek inancın kolay cevapları olmadığını fark etmeliyiz.Πρέπει να αναγνωρίσουμε πως η αληθινή πίστη δεν έχει εύκολες απαντήσεις.
Gerçek inancın kolay cevapları olmadığını fark etmeliyiz.Да признаем, че истинската вяра няма лесни отговори.
Gerçek inancın kolay cevapları olmadığını fark etmeliyiz.Мы должны понять, что у веры нет простых ответов.
Gerçek inancın kolay cevapları olmadığını fark etmeliyiz.Необхідно визнати, що справжня віра не пропонує ніяких простих відповідей.
Gerçek inancın kolay cevapları olmadığını fark etmeliyiz.עלינו להכיר בכך שבאמונה אמיתית אין תשובות קלות.
Gerçek inancın kolay cevapları olmadığını fark etmeliyiz.يجب علينا أن ندرك أن اﻹيمان الحقيقي ﻻ توجد له إجابات سهلة.
Gerçek inancın kolay cevapları olmadığını fark etmeliyiz.難しく 扱いにくい相手です
Günahkar kafirler, inancımızı yıkmak için... ...yalan söylentiler yayıyor... ...ve ordu bizi ezmeyi planlıyor.¡Herejes malvados han difundido falsos rumores para quebrantar nuestra fe y el ejército planea oprimirnos!
Günahkar kafirler, inancımızı yıkmak için... ...yalan söylentiler yayıyor... ...ve ordu bizi ezmeyi planlıyor.Nikczemni poganie rozsiewają plotki, aby osłabić naszą wiarę. A do tego gnębią nas żandarmi!
Günahkar kafirler, inancımızı yıkmak için... ...yalan söylentiler yayıyor... ...ve ordu bizi ezmeyi planlıyor.Onda hedningar har spridit falska rykten- -för att splittra oss. Militären planerar att förtrycka oss!
Günahkar kafirler, inancımızı yıkmak için... ...yalan söylentiler yayıyor... ...ve ordu bizi ezmeyi planlıyor.Onde vantro har spredt falske rygter - - for at splitte os. Militæret ønsker at undertrykke os.
Günahkar kafirler, inancımızı yıkmak için... ...yalan söylentiler yayıyor... ...ve ordu bizi ezmeyi planlıyor.Vääräoppiset ovat levittäneet meistä vääriä huhuja- -ja armeija aikoo sortaa meitä.
Günahkar kafirler, inancımızı yıkmak için... ...yalan söylentiler yayıyor... ...ve ordu bizi ezmeyi planlıyor.Οι άπιστοι διαδίδουν ψεύτικες φήμες για να μας διασπάσουν, και ο στρατός σκοπεύει να μας καταδυναστεύσει!
Günahkar kafirler, inancımızı yıkmak için... ...yalan söylentiler yayıyor... ...ve ordu bizi ezmeyi planlıyor.Злые варвары распространяют ложные слухи... чтобы подорвать наши убеждения, а армия намеревается подавить нас!
Güvendiğiniz ilahi takdiri ve inancınız var demektir.Bízzunk az isteni gondviselésben és legyen hitünk.
Güvendiğiniz ilahi takdiri ve inancınız var demektir.Dobbiamo confidare nella provvidenza divina e avere fede Così sia
Güvendiğiniz ilahi takdiri ve inancınız var demektir.Hãy tin tưởng vào sức mạnh của Chúa. Hãy vững tin. Hãy cứ thế.
Güvendiğiniz ilahi takdiri ve inancınız var demektir.On va se fier à la providence divine, et avoir la foi.
Güvendiğiniz ilahi takdiri ve inancınız var demektir.Sa avem incredere in providenta divina si sa avem credinta.
Güvendiğiniz ilahi takdiri ve inancınız var demektir.Věřme v božskou prozřetelnost a mějme víru.
Güvendiğiniz ilahi takdiri ve inancınız var demektir.Wollen wir der göttlichen Fügung vertrauen und Glauben haben.
Güvendiğiniz ilahi takdiri ve inancınız var demektir.Zaufajmy Opatrzności i miejmy wiarę. Niech tak się stanie.
Güvendiğiniz ilahi takdiri ve inancınız var demektir.Ας εμπιστευθούμε την θεία πρόνοια και ας έχουμε πίστη.
Güvendiğiniz ilahi takdiri ve inancınız var demektir.Доверимся божьему промыслу и будем верить.
[Herkes için yeteri kadar olduğu inancı] (Müzik)[Încrederea că e destul pentru fiecare] (Muzică)
[Herkes için yeteri kadar olduğu inancı] (Müzik)[La conviction qu'il y a assez pour tout le monde] (Musique)
[Herkes için yeteri kadar olduğu inancı] (Müzik)[La convinzione che ci sia abbastanza per tutti] (Musica)
[Herkes için yeteri kadar olduğu inancı] (Müzik)[La creencia de que hay suficiente para todos] (Música)
[Herkes için yeteri kadar olduğu inancı] (Müzik)(音楽) [私の直感を認識して 解釈する能力]
Herkes kendi dinini / inancını kendisi seçebilir.Chacun est libre de choisir lui-même sa religion.
Herkes kendi dinini / inancını kendisi seçebilir.Jokainen saa valita oman uskontonsa itse.
Herkes kendi dinini / inancını kendisi seçebilir.Var och en får själv välja sin religion.
Herkes kendi dinini / inancını kendisi seçebilir.Каждый вправе сам выбирать для себя веру.
Herkes kendi dinini / inancını kendisi seçebilir.وإذا لم يكن يرغب في ذلك فله الحق في عدم اختيار أي دين.
İnancı dahi algılayan benim. Kavrayışı dahi, yanlış anlayışı dahi.Ja som ten, kto pozoruje dokonca aj vieru; aj porozumenie, aj nedorozumenie.
İnancı dahi algılayan benim.le changement, l'espoir.
İnancı dahi algılayan benim.Soy aquél que percibe incluso la creencia.
İnancı dahi algılayan benim."Я есть" есть то что воспринимает веру
İnancı dahi algılayan benim.理解や不理解も
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
inancı ile cümle - Sayfa 24 - inancı kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App