inanıyoruz ile cümle

inanıyoruz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Ayrıca biz içeriğin asıl önemli olan şey olduğuna inanıyoruz.Πιστεύουμε επίσης ότι μεγαλύτερη σημασία έχει η ουσία.
Ayrıca biz içeriğin asıl önemli olan şey olduğuna inanıyoruz.Вярваме също, че съдържанието е по-важно.
Ayrıca biz içeriğin asıl önemli olan şey olduğuna inanıyoruz.Мы также верим, что содержание это самое важное.
Ayrıca biz içeriğin asıl önemli olan şey olduğuna inanıyoruz.אנחנו גם מאמינים שהתוכן יותר חשוב
Ayrıca biz içeriğin asıl önemli olan şey olduğuna inanıyoruz.كما أننا نؤمن أن المضمون هما أهم شئ
Ayrıca biz içeriğin asıl önemli olan şey olduğuna inanıyoruz.その内容 その学校で- 実際に起こっていることであり
Ayrıca bu kanserin çok eski olduğuna inanıyoruz.Chúng tôi cũng tin rằng căn bệnh ung thư này có lẽ đã có từ rất lâu.
Ayrıca bu kanserin çok eski olduğuna inanıyoruz.Creemos también que este cáncer puede ser muy antiguo.
Ayrıca bu kanserin çok eski olduğuna inanıyoruz.Cremos igualmente que este cancro pode ser muito antigo.
Ayrıca bu kanserin çok eski olduğuna inanıyoruz.De asemenea, noi credem că acest cancer poate fi foarte vechi.
Ayrıca bu kanserin çok eski olduğuna inanıyoruz.Kami juga yakin bahwa kanker ini bisa jadi cukup tua.
Ayrıca bu kanserin çok eski olduğuna inanıyoruz.또한 저희는 이 암이 아주 오래되었을 수도 있다고 생각합니다
Ayrıca bu kanserin çok eski olduğuna inanıyoruz.Nous croyons aussi que ce cancer est peut-être très vieux.
Ayrıca bu kanserin çok eski olduğuna inanıyoruz.Przypuszczamy, że ten rak może być bardzo stary.
Ayrıca bu kanserin çok eski olduğuna inanıyoruz.Riteniamo anche che questo cancro sia molto vecchio.
Ayrıca bu kanserin çok eski olduğuna inanıyoruz.Také se domníváme, že je tato rakovina velice stará.
Ayrıca bu kanserin çok eski olduğuna inanıyoruz.Úgy hisszük, ez a rák nagyon öreg lehet.
Ayrıca bu kanserin çok eski olduğuna inanıyoruz.Vi tror också att denna cancerformen kan vara mycket gammal.
Ayrıca bu kanserin çok eski olduğuna inanıyoruz.We geloven ook dat deze vorm van kanker heel oud kan zijn.
Ayrıca bu kanserin çok eski olduğuna inanıyoruz.Wir glauben auch, dass dieser Krebs sehr alt sein könnte.
Ayrıca bu kanserin çok eski olduğuna inanıyoruz.Επίσης πιστεύουμε ότι αυτός ο καρκίνος μπορεί να είναι πολύ παλιός.
Ayrıca bu kanserin çok eski olduğuna inanıyoruz.Мы так же считаем что этот рак может быть довольно древним.
Ayrıca bu kanserin çok eski olduğuna inanıyoruz.Ние също така вярваме, че този вид рак може да е много стар.
Ayrıca bu kanserin çok eski olduğuna inanıyoruz.כמו כן אנו מאמינים שהסרטן הזה הוא עתיק מאוד.
Ayrıca bu kanserin çok eski olduğuna inanıyoruz.ﻧﺤﻥ ﻧﺅمن ﺑﺎﺣﺘﻤﺎﻝ ﻛﻮﻥ ﻫﺬﺍ ﺍﻟﺴﺮﻃﺎﻥ ﻗﺪﻳﻢ ﺟﺪﺍ
Ayrıca bu kanserin çok eski olduğuna inanıyoruz.遺伝子指紋法によると
Ayrıca yaşam ihtimalinin suyla yakından alakalı olduğuna inanıyoruz.Também pensamos que a possibilidade de haver vida está fortemente ligada a ter água líquida.
Ayrıca yaşam ihtimalinin suyla yakından alakalı olduğuna inanıyoruz.También creemos que las posibilidades de tener vida está altamente conectada con el agua líquida.
Başlangıçta, ilk saniyenin milyarda birinde evrenin çok basit olduğuna inanıyoruz veya öyle gözlemledik.저희는 초기의 10억분의 1초로 시간을 돌렸을 때 그때의 우주는 매우 단순했다고 믿습니다.
Başlangıçta, ilk saniyenin milyarda birinde evrenin çok basit olduğuna inanıyoruz veya öyle gözlemledik.Acreditamos ou observamos que, no início dos tempos, o primeiro milionésimo de segundo é muito simples.
Başlangıçta, ilk saniyenin milyarda birinde evrenin çok basit olduğuna inanıyoruz veya öyle gözlemledik.Alussa, ensimmäisen miljardisosasekunnin aikana, olemme havainneet, se oli yksinkertainen.
Başlangıçta, ilk saniyenin milyarda birinde evrenin çok basit olduğuna inanıyoruz veya öyle gözlemledik.En el principio, en la primera mil millonésima de segundo, creemos, o hemos observado, era muy simple.
Başlangıçta, ilk saniyenin milyarda birinde evrenin çok basit olduğuna inanıyoruz veya öyle gözlemledik.Helemaal aan het begin, in de eerste miljardste seconde, hebben we geobserveerd, dat het erg simpel was.
Başlangıçta, ilk saniyenin milyarda birinde evrenin çok basit olduğuna inanıyoruz veya öyle gözlemledik.La început, în prima miliardime de secundă, noi credem, sau am observat, că era foarte simplu.
Başlangıçta, ilk saniyenin milyarda birinde evrenin çok basit olduğuna inanıyoruz veya öyle gözlemledik.Na początku, w pierwszej bilonowej części sekundy, uważamy, lub zaobserwowaliśmy, że był bardzo prosty.
Başlangıçta, ilk saniyenin milyarda birinde evrenin çok basit olduğuna inanıyoruz veya öyle gözlemledik.Trở lại vạch xuất phát, ở 1/1 tỉ giây đầu tiên, chúng tôi tin, hay chúng tôi quan sát được, nó rất đơn giản.
Başlangıçta, ilk saniyenin milyarda birinde evrenin çok basit olduğuna inanıyoruz veya öyle gözlemledik.Zpátky na začátku, v té miliardtině sekundy, věříme, že to, co bychom viděli, je velmi, velmi jednoduché.
Başlangıçta, ilk saniyenin milyarda birinde evrenin çok basit olduğuna inanıyoruz veya öyle gözlemledik.А на початку, в перші мільярдні долі секунди, ми гадаємо, і навіть стверджуємо, що він був дуже простим.
Başlangıçta, ilk saniyenin milyarda birinde evrenin çok basit olduğuna inanıyoruz veya öyle gözlemledik.בהתחלה, במיליארדית השניה הראשונה, אנחנו מאמינים, או כך הבחנו, הוא היה מאוד פשוט.
Başlangıçta, ilk saniyenin milyarda birinde evrenin çok basit olduğuna inanıyoruz veya öyle gözlemledik.بالعودة للبداية، في أول مليار من الثوانى، نعتقد، أو قد لاحظنا، إنه كان في غاية البساطة.
Başlangıçta, ilk saniyenin milyarda birinde evrenin çok basit olduğuna inanıyoruz veya öyle gözlemledik.とても単純になると考えていますし それは観測されていることでもあります たとえ話をします
Batılı gözlerle bakarak, Batılı tarzda düşünerek anlayabileceğimize inanıyoruz.중국을 이해할 수 있다고 생각합니다. 서양의 시각과 서양의 사고를 통해서 말이지요.
Batılı gözlerle bakarak, Batılı tarzda düşünerek anlayabileceğimize inanıyoruz.על ידי הסתמכות על נסיון מערבי, התבוננות עליה דרך עיניים מערביות, בשימוש בתפיסות מערביות.
Batılı gözlerle bakarak, Batılı tarzda düşünerek anlayabileceğimize inanıyoruz.عن طريق مقارنتها مع نموذج غربي وان ننظر اليها بأعين غربية وبمفاهيم غربية
Batılı gözlerle bakarak, Batılı tarzda düşünerek anlayabileceğimize inanıyoruz.西側諸国の概念を使い 西側諸国の視点から見ようとします なぜ中国の事を全く不正確に
Ben, birkaç gün önce Wikipedia'da okumak düşünüyorum, ben durumda olduğuna inanıyoruz.Credo di averlo letto qualche giorno fa su Wikipedia quindi credo proprio sia così.
Ben, birkaç gün önce Wikipedia'da okumak düşünüyorum, ben durumda olduğuna inanıyoruz.Creo que lo leí en Wikipedia hace un par de días, y por eso creo que es eso.
Ben, birkaç gün önce Wikipedia'da okumak düşünüyorum, ben durumda olduğuna inanıyoruz.Das habe ich vor ein paar Tagen auf Wikipedia nachgelesen das sollte also der Fall sein.
Ben, birkaç gün önce Wikipedia'da okumak düşünüyorum, ben durumda olduğuna inanıyoruz.Przeczytałem o tym chyba na Wikipedii parę dni temu więc wierzę, że to przypadek.
Ben, birkaç gün önce Wikipedia'da okumak düşünüyorum, ben durumda olduğuna inanıyoruz.Це перший прямокутний трикутник.
Benim sektörümde, görüntülerin dünyayı değiştirebileceğine inanıyoruz.Az én iparágamban hiszünk benne, hogy a képek meg tudják változtatni a világot.
Benim sektörümde, görüntülerin dünyayı değiştirebileceğine inanıyoruz.Dalam bidang industri saya, kami percaya bahwa gambar dapat mengubah dunia.
Benim sektörümde, görüntülerin dünyayı değiştirebileceğine inanıyoruz.Dans ma branche nous croyons que les images peuvent changer le monde.
Benim sektörümde, görüntülerin dünyayı değiştirebileceğine inanıyoruz.En mi industria creemos que las imágenes pueden cambiar el mundo.
Benim sektörümde, görüntülerin dünyayı değiştirebileceğine inanıyoruz.I min branch tror vi att bilder kan förändra världen.
Benim sektörümde, görüntülerin dünyayı değiştirebileceğine inanıyoruz.În industria mea credem că imaginile pot schimba lumea.
Benim sektörümde, görüntülerin dünyayı değiştirebileceğine inanıyoruz.In meiner Branche glauben wir, dass Bilder die Welt verändern können.
Benim sektörümde, görüntülerin dünyayı değiştirebileceğine inanıyoruz.In mijn bedrijfstak geloven we dat beelden de wereld kunnen veranderen.
Benim sektörümde, görüntülerin dünyayı değiştirebileceğine inanıyoruz.사진을 찍는 사람들은 사진이 세상을 바꿀 수 있다고 믿습니다.
Benim sektörümde, görüntülerin dünyayı değiştirebileceğine inanıyoruz.Na minha indústria, acreditamos que as imagens podem mudar o mundo.

İlgili Sayfalar