inanıyoruz ile cümle
inanıyoruz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
12
ORT. KELİME
Bu çok iddialı bir hedef fakat biz inanıyoruz ki politik irade ile mümkün olabilir.Das ist ein sehr ehrgeiziges Ziel, aber wir glauben, dass es mit politischem Willen erreicht werden kann.
Bu çok iddialı bir hedef fakat biz inanıyoruz ki politik irade ile mümkün olabilir.Đây là một mục tiêu tham vọng, nhưng chúng tôi tin rằng nó có thể thực hiện được với ý chí chính trị.
Bu çok iddialı bir hedef fakat biz inanıyoruz ki politik irade ile mümkün olabilir.Este un obiectiv foarte ambițios, dar credem că poate fi atins cu voință politică.
Bu çok iddialı bir hedef fakat biz inanıyoruz ki politik irade ile mümkün olabilir.Es un objetivo muy ambicioso pero creemos que puede lograrse con voluntad política.
Bu çok iddialı bir hedef fakat biz inanıyoruz ki politik irade ile mümkün olabilir.É um objectivo muito ambicioso mas nós acreditamos que poderá ser alcançado com vontade política.
Bu çok iddialı bir hedef fakat biz inanıyoruz ki politik irade ile mümkün olabilir.E' un obiettivo molto ambizioso ma crediamo sia raggiungibile con la volontà politica.
Bu çok iddialı bir hedef fakat biz inanıyoruz ki politik irade ile mümkün olabilir.Ez egy nagyon ambiciózus cél, de hisszük, hogy megfelelő politikai akarattal sikerülhet.
Bu çok iddialı bir hedef fakat biz inanıyoruz ki politik irade ile mümkün olabilir.Het is een zeer ambitieus doel, maar ik denk dat we het met politieke wil kunnen bereiken.
Bu çok iddialı bir hedef fakat biz inanıyoruz ki politik irade ile mümkün olabilir.Je to hodně ambiciózní cíl, ale věříme, že s politickou vůlí ho můžeme dosáhnout.
Bu çok iddialı bir hedef fakat biz inanıyoruz ki politik irade ile mümkün olabilir.Je to veľmi ambiciózny cieľ, ale verím, že s politickou vôľou je dosiahnuteľný.
Bu çok iddialı bir hedef fakat biz inanıyoruz ki politik irade ile mümkün olabilir.굉장히 어려운 목표일 수도 있으나, 정치의 힘을 빌린다면 실현될 수 있다고 믿습니다.
Bu çok iddialı bir hedef fakat biz inanıyoruz ki politik irade ile mümkün olabilir.Sebuah tujuan yang sangat ambisius, namun kami percaya hal ini dapat tercapai dengan kemauan politik.
Bu çok iddialı bir hedef fakat biz inanıyoruz ki politik irade ile mümkün olabilir.To bardzo ambitny cel, ale możliwy, przy udziale polityki.
Bu çok iddialı bir hedef fakat biz inanıyoruz ki politik irade ile mümkün olabilir.Είναι ένας πολύ φιλόδοξος στόχος, αλλά πιστεύουμε ότι μπορεί να επιτευχθεί με πολιτική θέληση.
Bu çok iddialı bir hedef fakat biz inanıyoruz ki politik irade ile mümkün olabilir.Това е много амбициозна цел, но ние вярваме, че може да се постигне с политическа воля.
Bu çok iddialı bir hedef fakat biz inanıyoruz ki politik irade ile mümkün olabilir.Это очень амбициозная цель, но мы верим, что ее можно достичь.
Bu çok iddialı bir hedef fakat biz inanıyoruz ki politik irade ile mümkün olabilir.זהו יעד מאד שאפתני אבל אנחנו מאמינים שהוא ניתן להשגה עם רצון פוליטי
Bu çok iddialı bir hedef fakat biz inanıyoruz ki politik irade ile mümkün olabilir.انه هدفٌ طموحٌ جداً ولكننا نعتقد ان بالامكان الوصول اليه .. بالإرادة السياسية
Bu çok iddialı bir hedef fakat biz inanıyoruz ki politik irade ile mümkün olabilir.しかし、政治的な意志があれば 可能なのです。
Bu gerçek bir hedef, çok tutkulu bir hedef, fakat biz gerçekten yapabileceğimize inanıyoruz.C'est véritablement le but. C'en est un très ambitieux mais nous croyons vraiment pouvoir y arriver.
Bu gerçek bir hedef, çok tutkulu bir hedef, fakat biz gerçekten yapabileceğimize inanıyoruz.Đó là mục tiêu thực sự. Tuy đầy tham vọng nhưng chúng tôi tin mình có thể làm được.
Bu gerçek bir hedef, çok tutkulu bir hedef, fakat biz gerçekten yapabileceğimize inanıyoruz.Esa es la meta real. Es muy ambiciosa, pero creemos que podemos conseguirlo.
Bu gerçek bir hedef, çok tutkulu bir hedef, fakat biz gerçekten yapabileceğimize inanıyoruz.Este un scop real. E un scop foarte ambiţios, dar credem cu adevărat că putem să o facem.
Bu gerçek bir hedef, çok tutkulu bir hedef, fakat biz gerçekten yapabileceğimize inanıyoruz.E' un vero scopo. E' un traguardo molto ambizioso, ma crediamo davvero di potercela fare.
Bu gerçek bir hedef, çok tutkulu bir hedef, fakat biz gerçekten yapabileceğimize inanıyoruz.Ez egy valódi, igazi cél. Egy nagyon ambiciózus cél, de hiszük benne, hogy képesek vagyunk elérni.
Bu gerçek bir hedef, çok tutkulu bir hedef, fakat biz gerçekten yapabileceğimize inanıyoruz.Het is een echt doel. En wel een zeer ambitieus doel, maar wij geloven dat we het kunnen.
Bu gerçek bir hedef, çok tutkulu bir hedef, fakat biz gerçekten yapabileceğimize inanıyoruz.Je to skutočný cieľ. Je to veľmi ambiciózny cieľ, ale naozaj veríme, že to dokážeme.
Bu gerçek bir hedef, çok tutkulu bir hedef, fakat biz gerçekten yapabileceğimize inanıyoruz.Je to velice ambiciózní cíl, ale věříme, že to dokážeme.
Bu gerçek bir hedef, çok tutkulu bir hedef, fakat biz gerçekten yapabileceğimize inanıyoruz.이건 진짜 목표입니다. 매우 야심찬 목표이죠. 우린 진짜로 할 수 있다고 믿습니다.
Bu gerçek bir hedef, çok tutkulu bir hedef, fakat biz gerçekten yapabileceğimize inanıyoruz.To prawdziwy cel. Bardzo ambitny, ale wierzymy, że się uda.
Bu gerçek bir hedef, çok tutkulu bir hedef, fakat biz gerçekten yapabileceğimize inanıyoruz.Είναι ένας πολύ αληθινός στόχος. Πολύ φιλόδοξος, αλλά πραγματικά πιστεύουμε ότι μπορούμε να το κάνουμε.
Bu gerçek bir hedef, çok tutkulu bir hedef, fakat biz gerçekten yapabileceğimize inanıyoruz.Това е истинска, реална цел. Много амбициозна цел, но наистина вярваме, че можем да я постигнем.
Bu gerçek bir hedef, çok tutkulu bir hedef, fakat biz gerçekten yapabileceğimize inanıyoruz.Это настоящая реальная цель. Это очень амбициозная цель, но мы вправду верим, что можем это сделать.
Bu gerçek bir hedef, çok tutkulu bir hedef, fakat biz gerçekten yapabileceğimize inanıyoruz.זאת המטרה האמיתית. היא מטרה מאוד שאפתנית, אבל אנחנו באמת מאמינים שאנחנו מסוגלים לכך.
Bu gerçek bir hedef, çok tutkulu bir hedef, fakat biz gerçekten yapabileceğimize inanıyoruz.وهو هدف حقيقي .. هدف طموح جدا ولكننا نظن فعلا أنه يمكننا القيام بذلك
Bu gerçek bir hedef, çok tutkulu bir hedef, fakat biz gerçekten yapabileceğimize inanıyoruz.私たちはやれると信じています 2008年は中国で行われました
Bugun, kuresel pazarin yuzde yedisine sahip oldugumuza inaniyoruz, 120'den fazla ulkede kullaniliyorlar.120以上の国々で使われています 結論として 我々の取り組みは世界的に通用することなのか?
Bugun, kuresel pazarin yuzde yedisine sahip oldugumuza inaniyoruz, 120'den fazla ulkede kullaniliyorlar.오늘날 저희는 전세계 시장의 약 7%를 점유하고 있고 저희가 만든 렌즈는 120개국 이상에서 사용되고 있습니다.
Bugun, kuresel pazarin yuzde yedisine sahip oldugumuza inaniyoruz, 120'den fazla ulkede kullaniliyorlar.Ad oggi, crediamo di coprire circa il 7% del mercato globale, e vengono usate in circa 120 paesi.
Bugun, kuresel pazarin yuzde yedisine sahip oldugumuza inaniyoruz, 120'den fazla ulkede kullaniliyorlar.De huidige wereldmarkt is waarschijnlijk voor zo'n 7% van ons en ze worden in ongeveer 120 landen gebruikt.
Bugun, kuresel pazarin yuzde yedisine sahip oldugumuza inaniyoruz, 120'den fazla ulkede kullaniliyorlar.Dziś, w naszym przekonaniu, mamy okołu 7 procent globalnego rynku, i są one używane w około 120 kilku krajach.
Bugun, kuresel pazarin yuzde yedisine sahip oldugumuza inaniyoruz, 120'den fazla ulkede kullaniliyorlar.Heute haben wir glaube ich etwa 7 Prozent Anteil am Weltmarkt, und werden in ca. 120 Ländern eingesetzt.
Bugun, kuresel pazarin yuzde yedisine sahip oldugumuza inaniyoruz, 120'den fazla ulkede kullaniliyorlar.Úgy látjuk, hogy ma a világpiacnak körülbelül 7%-a tartozik hozzánk, 120 országban elszórtan.
Bugun, kuresel pazarin yuzde yedisine sahip oldugumuza inaniyoruz, 120'den fazla ulkede kullaniliyorlar.Днес смятаме, че имаме около седем процента от глобалния пазар, и те се използват в над 120 страни.
Bugun, kuresel pazarin yuzde yedisine sahip oldugumuza inaniyoruz, 120'den fazla ulkede kullaniliyorlar.Сегодня наша доля составляет семь процентов мирового рынка, и мы присутствуем более чем 120 странах.
Bugun, kuresel pazarin yuzde yedisine sahip oldugumuza inaniyoruz, 120'den fazla ulkede kullaniliyorlar.כיום אנו מאמינים שכ-7% מהשוק העולמי נמצא אצלנו והן בשימוש ב-120 מדינות.
Bugun, kuresel pazarin yuzde yedisine sahip oldugumuza inaniyoruz, 120'den fazla ulkede kullaniliyorlar.اليوم ، نحن نعتقد أن لدينا نحو سبعة في المئة من السوق العالمية ، ويجري استخدامها في أكثر من 120 بلدا.
Bunun o zamanlardan biri olduğuna inanıyoruz.Acesta este unul dintre aceste momente.
Bunun o zamanlardan biri olduğuna inanıyoruz.Crediamo che questo sia uno di quelli.
Bunun o zamanlardan biri olduğuna inanıyoruz.Creemos que éste es uno.
Bunun o zamanlardan biri olduğuna inanıyoruz.지금이 그런 순간일거라 믿습니다.
Bunun o zamanlardan biri olduğuna inanıyoruz.Me uskomme, että nyt on se hetki.
Bunun o zamanlardan biri olduğuna inanıyoruz.Nós acreditamos que este é um deles.
Bunun o zamanlardan biri olduğuna inanıyoruz.Uważamy, że to jedna z takich chwil.
Bunun o zamanlardan biri olduğuna inanıyoruz.Volgens ons is dit zo'n moment.
Bunun o zamanlardan biri olduğuna inanıyoruz.Wir glauben das ist so ein Moment.
Bunun o zamanlardan biri olduğuna inanıyoruz.Πιστεύουμε ότι τώρα είναι μία από αυτές.
Bunun o zamanlardan biri olduğuna inanıyoruz.Вярваме, че това е такъв момент.
Bunun o zamanlardan biri olduğuna inanıyoruz.Мы верим в то, что сейчас -- как раз такой момент.
Bunun o zamanlardan biri olduğuna inanıyoruz.אנו מאמינים שזהו אחד כזה.