Neden ona inanıyorsunuz?Why do you believe her?
Bununla beraber, çoğunuz "intikamın tatlı olduğuna" inanıyorsunuz.Although most of you believe that 'revenge is sweet'.
Bir önermeye inanıyorsunuz, P'ye, ama ben inanmıyorum.You believe a proposition, P, and I don't.
Neye inanıyorsunuz? ve benzeri."What do you believe in? And so on.
Çoğumuz, çoğunuz, muhtemelen ruhlara inanıyorsunuz.Most of us, most of you, probably believe in souls.
-Peki siz neye inanıyorsunuz?- And what do you believe, doctor?
Kaçınız hala bu tür hayaller kuruyorsunuz ve gerçekleşebileceklerine inanıyorsunuz?How many of you still dream like that, and believe in the possibilities?
Bu projede başarılı olacağınıza inanıyorsunuz.You believe you're going to be successful in this project?
"Peki, siz neye inanıyorsunuz?"Well, what do you believe in?
İnsanların, Kraliyet ailesinden ne istediğine inanıyorsunuz?What do you believe the people want from the Imperial family?
Ne de az inanıyorsunuz!How little is it that you believe!
Ne az inanıyorsunuz?How little is it that you believe!
O, şair sözü değildir; ne az inanıyorsunuz!And not the word of a poet. How little is it that you believe!
Ne kadar da az inanıyorsunuz?How little is it that you believe!
O bir şair sözü değildir, siz çok az inanıyorsunuz.And not the word of a poet. How little is it that you believe!
O bir şair sözü değildir; ne de az inanıyorsunuz?And not the word of a poet. How little is it that you believe!
O, bir şairin sözü değildir. Ne az inanıyorsunuz?And it is not the speech of a poet; how little do you believe!
O, bir şa'irin sözü değildir. Ne de az inanıyorsunuz!And it is not the speech of a poet; how little do you believe!
Bir şairin sözü değildir o. Ne kadar da az inanıyorsunuz?And it is not the speech of a poet; how little do you believe!
Neye inanıyorsunuz?Woran glauben Sie?
Bir önermeye inanıyorsunuz, P'ye, ama ben inanmıyorum.Vous croyez en une proposition P, et pas moi.
Bir önermeye inanıyorsunuz, P'ye, ama ben inanmıyorum.Εσείς πιστεύετε μια πρόταση και εγώ όχι.
Bir önermeye inanıyorsunuz, P'ye, ama ben inanmıyorum.Anda percaya sebuah dalil, P, dan saya tidak.
Bir önermeye inanıyorsunuz, P'ye, ama ben inanmıyorum.Bạn có tin vào lời đề nghị, P, và tôi thì không.
Bir önermeye inanıyorsunuz, P'ye, ama ben inanmıyorum.Jij gelooft propositie P, en ik niet.
Bir önermeye inanıyorsunuz, P'ye, ama ben inanmıyorum.여러분은 명제 P를 믿고 저는 믿지 않습니다.
Bir önermeye inanıyorsunuz, P'ye, ama ben inanmıyorum.Pと考える理由を聞くと あなたは説明してくれます
Bir önermeye inanıyorsunuz, P'ye, ama ben inanmıyorum.Sie glauben eine Behauptung B und ich nicht.
Bir önermeye inanıyorsunuz, P'ye, ama ben inanmıyorum.Te elhiszed a P állítást, és én nem.
Bir önermeye inanıyorsunuz, P'ye, ama ben inanmıyorum.Tu crezi propoziţia P iar eu nu.
Bir önermeye inanıyorsunuz, P'ye, ama ben inanmıyorum.Ty wierzysz w twierdzenie P, a ja nie.
Bir önermeye inanıyorsunuz, P'ye, ama ben inanmıyorum.Uds. creen una proposición, P, y yo no.
Bir önermeye inanıyorsunuz, P'ye, ama ben inanmıyorum.Věříte návrhu P a já mu nevěřím.
Bir önermeye inanıyorsunuz, P'ye, ama ben inanmıyorum.Voi credete all'affermazione P e io non ci credo.
Bir önermeye inanıyorsunuz, P'ye, ama ben inanmıyorum.Ви вірите в судження, назвемо його П, а я ні.
Bir önermeye inanıyorsunuz, P'ye, ama ben inanmıyorum.Вие вярвате в твърдение P, а аз не.
Bir önermeye inanıyorsunuz, P'ye, ama ben inanmıyorum.Вы придерживаетесь суждения А, а я нет.
Bir önermeye inanıyorsunuz, P'ye, ama ben inanmıyorum.אתם מאמינים בהנחה א', ואני לא.
Bir önermeye inanıyorsunuz, P'ye, ama ben inanmıyorum.أنت تؤمنين بالاقتراح "ب" و أنا لا أصدقه.
Bugünden 1 yıl sonra fiyatların çok daha yüksek olacağına inanıyorsunuz.. Bu durumda ne yapmalısınız?Вы будете уверены, что через год цены на нефть невероятно вырастут, какие Ваши побуждения?
Bugünden 1 yıl sonra fiyatların çok daha yüksek olacağına inanıyorsunuz..석유가격이 많이 비싸지겠다는걸 알겠죠
Bununla beraber, çoğunuz "intikamın tatlı olduğuna" inanıyorsunuz.Въпреки че повечето хора смятат отмъщението за сладко то е сладко само за детински наивните.
Bununla beraber, çoğunuz "intikamın tatlı olduğuna" inanıyorsunuz.Хотя большинство считает, что "месть сладка".
Bununla beraber, çoğunuz "intikamın tatlı olduğuna" inanıyorsunuz.למרות שרובכם חושבים שנקמה היא מתוקה,
Bununla beraber, çoğunuz "intikamın tatlı olduğuna" inanıyorsunuz.على الرغم من أن معظمكم يعتقدون أن "الانتقام شيء جميل".
Bu projede başarılı olacağınıza inanıyorsunuz.Acredita que vai ter sucesso neste projecto?
Bu projede başarılı olacağınıza inanıyorsunuz.Anh có tin rằng anh sẽ thành công với dự án này?
Bu projede başarılı olacağınıza inanıyorsunuz.Crede di poter aver successo in questo progetto?
Bu projede başarılı olacağınıza inanıyorsunuz.¿Crees que vas a tener éxito en este proyecto?
Bu projede başarılı olacağınıza inanıyorsunuz.Czy wierzysz w powodzenie tego projektu ?
Bu projede başarılı olacağınıza inanıyorsunuz.Je gelooft dat dit project zal slagen?
Bu projede başarılı olacağınıza inanıyorsunuz.Kau yakin kalau kau akan berhasil dalam proyek ini?
Bu projede başarılı olacağınıza inanıyorsunuz.이 프로젝트가 성공할 것이라고 믿는다구요?
Bu projede başarılı olacağınıza inanıyorsunuz.Sie glauben, Sie werden in diesem Projekt erfolgreich sein?
Bu projede başarılı olacağınıza inanıyorsunuz.Tu crezi că vei avea succes în acest proiect?
Bu projede başarılı olacağınıza inanıyorsunuz.Úgy gondolja, hogy sikerrel jár majd a próbálkozásuk?
Bu projede başarılı olacağınıza inanıyorsunuz.Věříte, že v tomto projektu uspějete?
Bu projede başarılı olacağınıza inanıyorsunuz.Vous croyez que vous allez réussir avec ce projet ?
Bu projede başarılı olacağınıza inanıyorsunuz.Πιστεύετε ότι θα επιτύχετε σε αυτό το εγχείρημα;
Bu projede başarılı olacağınıza inanıyorsunuz.Ви вірите в успіх вашого проекту?