inanıyor ile cümle

inanıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Birçok kişi paranın mutluluk getirdiğine inanıyor.Many people believe that money brings happiness.
O açıklamaya inanıyor musun?Do you buy that explanation?
Hayaletlerin var olduklarına inanıyor musunuz?Do you believe there are ghosts?
Hayaletlerin varlığına inanıyor musunuz?Do you believe in the existence of ghosts?
Hayaletlerin var olduğuna inanıyor musunuz?Do you believe ghosts exist?
O yapmayı bile hiç düşünmediğim şeyleri yapabileceğime inanıyor.He believes that I can do things that I've never even thought of doing.
Paranın ona mutluluk satın alacağına inanıyor musun?Do you think money will buy her happiness?
Birçok anne-baba televizyonda çok fazla şiddet olduğuna inanıyor.Many parents believe that there is too much violence on TV.
Hayaletlere inanıyorum.I believe in ghosts.
Bazı bilimciler sera etkisinin gerçek dışı olduğuna inanıyorlar.Some scientists believe that the greenhouse effect is imaginary.
Affedersiniz. Onun benim koltuğum olduğuna inanıyorum.Excuse me. I believe that is my seat.
Onlar Marksizme inanıyor ve dine inanmıyor.They believe in Marxism and don't believe in religion.
Onlar onun dürüst olduğuna inanıyordu.They believed he was honest.
Onlar bir komplo olduğuna inanıyordu.They believed there was a plot.
Onu yok ettiklerine inanıyordu.He believed they were destroying it.
Onlar çoğunlukta olduğuna inanıyordu.They believed they were in the majority.
Onun, Allah'ın yasalarını ihlal ettiğine inanıyorlardı.They believed it violated the laws of God.
Onun sıkıntıya sebep olabileceğine inanıyorlardı.They believed it might lead to trouble.
Amerikalı generaller kolay bir zafer kazanabileceklerine inanıyorlardı.American generals believed they could win an easy victory.
Ama o iyi nedenleri olduğuna inanıyordu.But he believed he had good reasons.
Hukukun üstün gücüne inanıyordu.He believed in the supreme power of the law.
O, Amerika'nın vahşi alanlarını korumaya inanıyordu.He believed in protecting America's wilderness areas.
Scott, onun uzun bir savaş olacağına inanıyordu.Scott believed it would be a long war.
Jefferson milletin emin ellerde olduğuna inanıyordu.Jefferson believed the nation was in good hands.
Jefferson eğitimin değerine kesin olarak inanıyordu.Jefferson believed firmly in the value of education.
Öyle yapmak için yasal hakkım olmadığına inanıyorum.I believe I have no legal right to do so.
Bazıları Nixon'un yargılanması gerektiğine inanıyordu.Some believed Nixon should have been put on trial.
Ben söylentilere inanmıyorum. Sen onlara inanıyor musun?I don't believe the rumours. Do you believe them?
Öldükten sonra tekrar canlanmaya kuvvetle inanıyorum.I strongly believe in respawn after death.
İstediğini yaptırmak için onu baştan çıkaracağına inanıyor.He hopes to entice her into doing what he wants.
Kaderlerimizin yıldızlar tarafından kontrol edildiğine inanıyor musun?Do you believe our destinies are controlled by the stars?
Kendinin yanılmaz olduğuna inanıyor.He believes himself to be infallible.
Evrenin küçük bir ateş topu olarak başladığına inanıyor musun?Do you believe that the universe began as a small ball of fire?
Sana her şeyi söylediğime inanıyorum.I believe I have now told you everything.
Ben sansüre inanıyorum. Onun sayesinde bir servet yaptım.I believe in censorship. I made a fortune out of it.
Ölüm saatinin 14:20 olduğuna inanıyoruz.We believe the time of death was 2:20 p.m.
Söylediğinin doğru olduğuna inanıyorum.I believe what you said is true.
Sen buna ister inan istersen inanma, ben buna inanıyorum.Whether you believe it or not, I believe it.
Tom'un cinayeti işlediğine inanıyoruz.We believe that Tom committed the murder.
Tom çok düşük karbon miktarına sahip olduğuna inanıyor.Tom believes he has a very low carbon footprint.
Tom o küçük köydeki insanların yamyam olduklarına inanıyor.Tom believed that the people in that small village were cannibals.
Tom'un onun hakkında yanıldığına inanıyorum.I believe Tom is mistaken about that.
Tom'un Mary'yi bir buz kıracağı ile öldürdüğüne inanıyoruz.We believe that Tom killed Mary with an ice pick.
Mary'yi öldürenin Tom olduğuna inanıyoruz.We believe that it was Tom that killed Mary.
Tom'un Mary'yi zehirlemesinin mümkün olduğuna inanıyoruz.We believe it was possible that Tom poisoned Mary.
Tom Mary'nin söylediği her şeye inanıyor gibi görünüyor.Tom seems to believe everything Mary says.
Tom Mary'nin yeni işinde iyi yapacağına inanıyor.Tom believes that Mary will do well in her new job.
Tom, babasının Stradivariusını sattığında Mary'nin büyük bir hata yaptığına inanıyor.Tom believes that Mary made a big mistake when she sold her father's Stradivarius.
Tom Mary'nin masum olduğuna inanıyor.Tom believes that Mary is innocent.
Tom Mary'nin doğru bir seçim yaptığına inanıyor.Tom believes Mary made the right choice.
Tom Mary'nin masum olduğuna inanıyordu.Tom believed that Mary was innocent.
İnsanlar sorunları tartışmanın bir zaman kaybı olduğuna inanıyorlar.Men believe that discussing problems is a waste of time.
Herkes farklı bir şeye inanıyor ama sadece bir gerçek vardır.Everyone believes something different, but there is only one truth.
Tom kesinlikle Mary'nin sadık olduğuna inanıyor.Tom certainly believes Mary is faithful.
Tom savaşların hiç olmayacağı günün geleceğine inanıyor.Tom believes the day will come when there will be no more wars.
Tom onun söylediğinin doğru olduğuna inanıyor.Tom believes that what he said is true.
Tom her şeyin yeri ve zamanı olduğuna inanıyor.Tom believes that there is a time and a place for everything.
Tom ölüm cezasının kaldırılması gerektiğine inanıyor.Tom believes that the death penalty should be abolished.
Tom tüm insanların eşit yaratıldığına inanıyor.Tom believes that all men are created equal.
Tom Mary'nin doğru karar verdiğine inanıyor.Tom believes Mary made the right decision.

İlgili Sayfalar