inanıyor ile cümle
inanıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Ben onun hikayesine inanıyorum.I believe her story.
Ben dostluğa inanıyorum.I believe in friendship.
Ben öteki hayata inanıyorum.I believe in the life beyond.
Ruhun ölümsüzlüğüne inanıyorum.I believe in the immortality of the soul.
Bana inanıyor musun?Do you believe me?
Neredeyse size inanıyorum.I almost believe you.
Allah'ın var olduğuna inanıyor musun?Do you believe that God exists?
İnsanların temelde iyi olduklarına inanıyorum.I believe men are basically good.
İnsanlar bu raporun doğru olduğuna inanıyor.People believe this report true.
İnsanlar genel olarak gazetelerin söylediği her şeye inanıyorlar.People in general have faith in everything newspapers say.
Büyükanne, Çin ilaçlarının en iyi olduğuna inanıyor.Grandmother believes that Chinese medicines are the best.
Köylüler ölümden sonraki bir hayata inanıyorlar.The villagers believed in a life after death.
Bilginin güç olduğuna inanıyorum.It's my belief that knowledge is power.
Trenin zamanında geleceğine inanıyordu.He assumed that the train would be on time.
Bazı insanlar okumanın zaman kaybı olduğuna inanıyorlar.Some people think of reading as a waste of time.
Onun buraya geldiğine inanıyorum.I believe that he comes here.
Onun erken kalkacağına inanıyorum.I believe him to get up early.
İnanıyorum, onun iki oğlu var.He has two sons, I believe.
Ona inanıyor musun?Do you believe him?
Onun hikayesine inanıyor musunuz?Do you believe his story?
O, inanıyorum ki, sözünün adamıdır.He is, I believe, a man of his word.
Onun iyi bir adam olduğuna inanıyorum.I believe he is a nice guy.
Onun bir gün zengin olacağına inanıyorum.I believe he is going to be rich one day.
Onun iyi yapacağına inanıyorum.I believe that he'll do fine.
O, Noel Baba'ya inanıyor.He believes in Santa Claus.
Hikayenin gerçek olduğuna inanıyor.He believes that the story is true.
O, onun bir kahraman olduğuna inanıyor.He believes that he is a hero.
Ben onun mutlu olduğuna inanıyorum.I believe that he's happy.
Onun güvenilir bir adam olduğuna inanıyorum.I believe that he is a reliable man.
O, gerçeğe inanıyordu.He believed in the truth.
Sabah erken kalkmaya inanıyordu.He believed in getting up early in the morning.
O, Dünyanın yuvarlak olduğuna inanıyordu.He believed that the earth was round.
Onun güvenilir olduğuna inanıyorum.I believe that he's trustworthy.
Onun masum olduğuna inanıyorum.I believe that he is innocent.
Onun yarın geleceğine inanıyorum.I believe he is coming tomorrow.
Hayaletlerin varlığına inanıyor.He believes in the existence of ghosts.
Onlar her dört yılda bir büyük yarışmaların olması gerektiğine inanıyorlardı.They believed it necessary to have great contests every four years.
Mücevherin felaket getireceğine inanıyorlardı.They believed the jewel would bring disaster.
Dünyanın düz olduğuna inanıyorlardı.They believed that the earth was flat.
Ölümden sonraki yaşama inanıyorlar.They believe in a life after death.
Onlar ruhun ölümsüz olduğuna inanıyorlar.They believe that the soul is immortal.
Onun masum olduğuna kuşkusuz olarak inanıyorum.I believe beyond doubt that she is innocent.
Oğlunun hâlâ hayatta olduğuna inanıyor.She believes her son is still alive.
Onun masum olduğuna inanıyor.She believes that he is innocent.
Avukat, müvekkilinin masum olduğuna inanıyordu.The lawyer believed in his client's innocence.
Annem Hıristiyanlığa inanıyor.My mother believes in Christianity.
Onun masum olduğu beyanına inanıyor musun?Do you believe his statement that he is innocent?
Yarın kar yağıyor olacağına inanıyorum.I believe it will be snowing tomorrow.
Apandisitin olduğuna inanıyorum.I believe you have appendicitis.
Perilere inanıyor musunuz?Do you believe in fairies?
İnanıyorum ki çok yemediğim müddetçe, kesinlikle kilo vereceğim.I think that as long as I don't overeat, I will certainly lose weight.
İnsanlar istediklerine inanıyorlar.Men believe what they want to.
Dünya'nın yuvarlak olduğuna inanıyordu.He believed the Earth round.
Onun asla yalan söylemediğine inanıyorum.I believe that she has never told a lie.
Bay Meier Neuman'ların tatilde olduğuna inanıyor.Mr. Meier believes that the Neumanns are on vacation.
Onlar Jane'in dürüst olduğuna inanıyorlar.They believe that Jane is honest.
Bir tanrıya inanıyor musun?Do you believe in a god?
Hepimiz onun suçlu olduğuna inanıyoruz.We are all convinced that he's guilty.
Yarın kar yağacağına inanıyorum.I believe it will snow tomorrow.
Mağaza sahibi "Lübnan için kodun 961 olduğuna inanıyorum" dedi."I believe that the code for Lebanon is 961," the shopkeeper said.