inanıyor ile cümle
inanıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Çoğumuz, dünyanın geleceğinin böyle olması gerektiğine inanıyoruz.A lot of us believe that that has to be the world's future.
"Peki, siz neye inanıyorsunuz?"Well, what do you believe in?
Doğru ya da yanlış, Ayahuasca'nın bu hastalığa çare olduğuna inanıyorlar.And rightly or wrongly they believe that Ayahuasca is the remedy for that sickness.
Sadece bu fikirlerine içten inanıyorlar.They're just strongly held opinions.
Hem sanatçı, hem de sanatçının Roma'daki çevresi buna inanıyorlar.And not just Poussin but the circle of painters that he found in Rome.
Bunun işe yarayacağına gerçekten inanıyorum.And I'm really optimistic that this is going to work.
Anlamış olabileceğine inaniyorum, Pile.I believe perhaps you understand now, Pile.
İsa'nın söylediği şeye tam olarak inanıyorum. Sizlerin bir tesadüf olmadığınıza inanıyorum.I do believe what Chris said; I believe that you're not an accident.
Ebeveynleriniz sizi planlamamış olabilirler, ama Tanrının sizi planladığına inanıyorum.Your parents may not have planned you, but I believe God did.
İnanıyorum ki temel olarak, liderlik koruyuculuk, sorumluluktur.So I believe, essentially, leadership is stewardship.
İnanıyorum ki insanlık bir dönüm noktasına ulaştı.I do believe that humanity has reached a crossroad.
Bunun sadece ekonomiyi geliştirmeye yarayan birşey olduğuna inanıyorum.I believe in just enriching the economy.
Christina bu yönteme tüm kalbiyle inanıyor.CS:
Bu nedenle, inanıyorum ki, çok açıkça kabul etmeliyiz, Sistemimiz çökmüş halde.So I think it should be really, really clear that our system is broken.
Bu yüzden, bunun araştırma ve eğitim ile çözebileceğimiz bir problem olduğuna inanıyorum.And so this is something that, through research and education, I believe that we can solve.
Kapatılmaları gerektiğine gerçekten inanıyorum.I mean, I really believe they should be closed.
Bunun için artık büyük bir fırsatımız olduğuna inanıyorum.Because I believe we have an opportunity right now.
Mutluluğu ancak kendimiz yarattığımızda bulduğumuza inanıyorum.I think the happiness we find, we make.
Birbirimizle iyi ilişkiler kurabileceğimize inanıyorum.And I think, however, we can make good relationships with each other.
Bilim dünyasında, bir şeye inanıyorsanız, inanma nedenlerinizi öğrenmek isteriz.In science, we want to know what your reasons are for believing something.
Ben, birkaç gün önce Wikipedia'da okumak düşünüyorum, ben durumda olduğuna inanıyoruz.I think that I read it on Wikipedia a couple days ago, so I believe that's the case.
Bu gerçek bir hedef, çok tutkulu bir hedef, fakat biz gerçekten yapabileceğimize inanıyoruz.It's a true actual goal. It's a very ambitious goal, but we truly believe that we can do it.
Biz bunun Birleşik Devletler'de koşan ilk insansı robot olacağına gerçekten inanıyoruz.We truly believe this is going to be the very first running humanoid robot in the United States.
İnanıyorum ki en fazla verimlilik, eğlendiğimiz zaman gerçekleşir. Ve bizim de yaptığımız bu.I truly believe that highest productivity comes when you're having fun, and that's what we're doing.
"Zebanilerin kendini ele geçirdiğine inanıyordu ve ağız temizliği için gargara kullanmaya başladı.""She believed that she was possessed by demons and switched to mouthwash for her oral care."
"Tanrıya değil, bilime inanıyorum" diyen insanların inanç sistemi.It's the kind of belief system of people who say I don't believe in God, I believe in science.
Bu çok iddialı bir hedef fakat biz inanıyoruz ki politik irade ile mümkün olabilir.It's a very ambitious goal but we believe it can be achieved with political will.
Öyleyse, size inanıyorumSo, you do believe.
İnsanların, Kraliyet ailesinden ne istediğine inanıyorsunuz?What do you believe the people want from the Imperial family?
Bu zor olmalı, buna bir şekilde inanıyorum.I sort of believe it's supposed to be hard.
Ben de inanıyorum ki, iş dünyası insanlığı ileriye taşıyacak hakikaten de.And I do believe that business will move the great mass of humanity forward.
Bu nedenle bazıları evrenin ileride içine çökerek küçüleceğine inanıyorlardı.Some people thought that the universe would recollapse in the future.
İnsanlara inanıyorsun.You believe in humans.
İnanıyorum şimdiye kadar en iyisiydi.I do believe that was the best one yet.
Lady Mulgrove, inanıyorum ki Lord Mulgrove sizi burada arıyordur.Lady Mulgrove, I believe Lord Mulgrove was looking for you over there.
Ben size inanıyorum.I believe in you.
Hayır, İnanıyorum o bana bakıyor.No, I believe he's staring at me.
İnanıyorum o yaratcılığı bu okulda oldukça söylentiymiş.I believe he's been creating quite a scuttlebutt at school as well.
Millet buna gerçekten inanıyor musuz?Do you guys really believe that?
İnanıyorum öyledir.I believe so.
Herkes Kur'an'ın tüm zamanlar ve mekanlar için olduğuna inanıyor.Everybody believes the Koran is for all time and all place.
Yani benzer şeylerin teknoloji, eğlence ve tasarımla birbirlerini bir arada tuttuklarına inanıyorum.And so, the parallel thing holds with technology, entertainment and design, I believe.
"Bu gezegende yaşayan herkesin kardeş olduğuna inanıyor musun?" "Evet, evet inanıyorum." dedim.And then they said, "Do you believe that we're all brothers and sisters on this planet?"
Tanrı'nın beni bütün kalbiyle sevdiğine inanıyor muydum?Did I believe that God loved me with all his heart?
Uzmanlar hikâyelerin bizi eğlendirmek için kapasitemizin üzerine çıktıklarına inanıyor.Now experts believe that stories go beyond our capacity for keeping us entertained.
İnanıyoruz, o kadar.We just believe.
Böylece diğerlerine, yakınlarımıza inanıyoruz.And we rely on others. We rely on proxies.
Bize hangi ilaçların güvenli olduğunu söyleyen devlet kurumlarına inanıyoruz.We rely on government agencies to tell us what pharmaceuticals are safe.
Sizlere inanıyorum.I believe in you.
Sizlerin umut ve hayallerine inanıyorum.I believe in your hopes and your dreams,
Zekanıza inanıyorum. Ve coşkunuza da inanıyorum.I believe in your intelligence and I believe in your enthusiasm.
Durkheim bizi birleştiren her ne ise kutsallık havasında yükseldiğine inanıyordu.Durkheim believed that anything that unites us takes on an air of sacredness.
Charles Darwin grup seleksiyonuna inanıyordu.Charles Darwin believed in group selection.
Ben ekonomide duygusal etmenlerin önemli olduğuna inanıyorum.But it will be downward sloping.
Onlar onun ne olduğunu anlayamayacağımıza inanıyor ve asla ne olduğunu anlayamayacağızThey believe we cannot understand what it is, and we'll never understand what it is.
Birileri kural gerekir inanıyorlar.Well, it could put an end to war because you only have one dictator.
Birleşik Devletler gizli hükümet olduğuna inanıyorum.It was written at a time when it was not popular to be critical of the UN.
Ancak çocukların çoğu hala orada bir tilki olduğuna inanıyor. ...Most children believe it was there [Some kid chatting]
Öyle bir şeye inanmıyorum. Ben, evrene inanıyorum.I don't believe in he at all, I believe in the universe.
Eğer tanrının evreni yarattığına inanıyorsan, bu onun çok zeki olduğu anlamına geliyor.If you feel god made everything in the universe