inanırdı ile cümle

inanırdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
59
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Babam LEGO Sistem'de sonsuz olasılıklar olduguna sıkıca inanırdı.Mijn vader geloofde stellig in de eindeloze mogelijkheden van het Lego systeem.
Babam LEGO Sistem'de sonsuz olasılıklar olduguna sıkıca inanırdı.Mój ojciec wierzył zaś w nieskończone możliwości LEGO.
Babam LEGO Sistem'de sonsuz olasılıklar olduguna sıkıca inanırdı.Ole:
Babam LEGO Sistem'de sonsuz olasılıklar olduguna sıkıca inanırdı.Ο πατέρας μου πίστευε ακράδαντα στις άπειρες δυνατότητες του συστήματος LEGO.
Babam LEGO Sistem'de sonsuz olasılıklar olduguna sıkıca inanırdı.والدي يعتقد اعتقادا راسخا باحتمالات لا نهاية لها في نظام الـLEGO
Bilirsiniz, ben eğitimin anlamlı bir miras bırakmak adına en önemli araç olduğuna inanırdım.Bạn biết đấy, tôi từng tin giáo dục là công cụ quan trọng nhất để lại một di sản ý nghĩa.
Bilirsiniz, ben eğitimin anlamlı bir miras bırakmak adına en önemli araç olduğuna inanırdım. Eğitim harikadır.Obișnuiam să cred că educația e cea mai importantă pentru a lăsa o moștenire relevantă.
Bilirsiniz, ben eğitimin anlamlı bir miras bırakmak adına en önemli araç olduğuna inanırdım.Ehemals glaubte ich, dass Bildung das beste und wichtigste Mittel ist, ein Vermächtnis zu hinterlassen.
Bilirsiniz, ben eğitimin anlamlı bir miras bırakmak adına en önemli araç olduğuna inanırdım.Ero solito credere che l'educazione fosse lo strumento più importante per lasciare un retaggio significativo.
Bilirsiniz, ben eğitimin anlamlı bir miras bırakmak adına en önemli araç olduğuna inanırdım.저는 한때 교육이 의미있는 유산을 남기기 위해 쓰는 가장 중요한 도구라고
Bilirsiniz, ben eğitimin anlamlı bir miras bırakmak adına en önemli araç olduğuna inanırdım.Régen azt hittem, hogy az iskola a legfontosabb eszköz ahhoz, hogy jelentéssel bíró hagyatékot hagyjunk.
Bilirsiniz, ben eğitimin anlamlı bir miras bırakmak adına en önemli araç olduğuna inanırdım.Yo suelo creer que la educación es la herramienta más importante para dejar un legado profundo.
Bilirsiniz, ben eğitimin anlamlı bir miras bırakmak adına en önemli araç olduğuna inanırdım.Знаете ли, вярвах, че образованието е най- важния инструмент, който трябва да остави значимо наследство.
Bilirsiniz, ben eğitimin anlamlı bir miras bırakmak adına en önemli araç olduğuna inanırdım.Знаєте, я думав, що освіта - це найважливіший інструмент, щоб залишити значний спадок.
Bilirsiniz, ben eğitimin anlamlı bir miras bırakmak adına en önemli araç olduğuna inanırdım.Раньше я верил, что образование — самый важный инструмент для того, чтобы оставить значимое наследие.
Bilirsiniz, ben eğitimin anlamlı bir miras bırakmak adına en önemli araç olduğuna inanırdım.אתם יודעים, נהגתי להאמין שחינוך הוא הכלי הכי חשוב כדי להשאיר
Bilirsiniz, ben eğitimin anlamlı bir miras bırakmak adına en önemli araç olduğuna inanırdım.اعتدت الإيمان بأن التعليم هو الوسيلة الأهم لترك
Bilirsiniz, ben eğitimin anlamlı bir miras bırakmak adına en önemli araç olduğuna inanırdım.有意義な遺産を残すために もっとも重要だと 思っていました
Bir girişimin fiziksel olarak nasıl kurulacağı konusunda neye inanırdık?Jak zwykliśmy postrzegać fizyczne tworzenie startup'u?
Bir girişimin fiziksel olarak nasıl kurulacağı konusunda neye inanırdık?이제까지 스타트업의 구체적인 창업 과정을 어떻게 생각해 왔을까요?
Bir girişimin fiziksel olarak nasıl kurulacağı konusunda neye inanırdık?¿Qué solíamos creer sobre cómo crear físicamente una startup?
Bir girişimin fiziksel olarak nasıl kurulacağı konusunda neye inanırdık?І в що ж ми вірили стосовно того, як фізично побудувати стартап?
Bir girişimin fiziksel olarak nasıl kurulacağı konusunda neye inanırdık?ماذا استخدمنا لنؤمن بطريقة إنشاء مؤسسة ناشئة فعليًّا؟
Bir girişimin fiziksel olarak nasıl kurulacağı konusunda neye inanırdık?そのプロセスは?
Bir zamanlar Noel Baba'ya inanırdın-- şimdi de Tanrı'ya.Antes creías en Santa Claus... ahora en Dios.
Bir zamanlar Noel Baba'ya inanırdın-- şimdi de Tanrı'ya.Avant, tu croyais au père Noël, maintenant tu crois en Dieu.
Bir zamanlar Noel Baba'ya inanırdın-- şimdi de Tanrı'ya.Cândva credeai în Moº Crãciun. Acum crezi în Dumnezeu.
Bir zamanlar Noel Baba'ya inanırdın-- şimdi de Tanrı'ya.Das Kind liebt den Nikolaus, der Erwachsene Gott.
Bir zamanlar Noel Baba'ya inanırdın-- şimdi de Tanrı'ya.Das Kind liebt den Nikolaus, der Erwachsene Gott.
Bir zamanlar Noel Baba'ya inanırdın-- şimdi de Tanrı'ya.Pienenä uskoit joulupukkiin, nyt uskot Jumalaan.
Eskiden Amerika'nın en iyisi olduğuna inanırdım.Ik dacht altijd dat Amerika het best was.
Eskiden Amerika'nın en iyisi olduğuna inanırdım."J'ai longtemps cru que l'Amérique était la meilleure.
Eskiden Amerika'nın en iyisi olduğuna inanırdım.Kiedyś myślałam, że Ameryka jest najlepsza.
Eskiden Amerika'nın en iyisi olduğuna inanırdım.저는 미국이 최고라고 믿어왔죠.
Eskiden Amerika'nın en iyisi olduğuna inanırdım.Obișnuiam să cred că America era cea mai bună
Eskiden Amerika'nın en iyisi olduğuna inanırdım.Pensavo che l'America fosse il paese migliore.
Eskiden Amerika'nın en iyisi olduğuna inanırdım.Solía pensar que los Estados Unidos de América era el mejor país del mundo
Eskiden Amerika'nın en iyisi olduğuna inanırdım.Някога вярвах, че Америка е най-доброто.
Eskiden Amerika'nın en iyisi olduğuna inanırdım.Я раньше верила, что Америка лучшая.
Eskiden Amerika'nın en iyisi olduğuna inanırdım.פעם האמנתי שאמריקה היא הכי טובה.
Eskiden Amerika'nın en iyisi olduğuna inanırdım.كنت اعتقد ان امريكا هي الأفضل
Eskiden Amerika'nın en iyisi olduğuna inanırdım.高級なハリウッドの生活を 韓国のテレビで観ていましたからね
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.Była przekonana, że powinniśmy od najmłodszych lat być samodzielni.
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.RB: Ela sentia que precisávamos de ser independentes desde muito jovens.
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.RB: Era, sabes, creía que teníamos que ser independientes desde pequeños.
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.RB: Hon var, du vet... hon kände att vi behövde kunna stå på egna ben redan vid tidig ålder.
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.RB: Hun var, du ved, hun mente vi skulle være selvstændige fra en tidlig alder.
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.RB: 저희 어머니께서는 어릴 때 부터 우리에게 자립심이 필요하다고 생각하셨어요.
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.RB: Lei era, vedi, lei pensava che noi dovevamo cavarcela da soli sin da piccoli.
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.RB: Sie war der Überzeugung, dass wir schon sehr früh auf unseren eigenen Beinen stehen sollten.
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.RB: Tudod, ő úgy gondolta, hogy már kicsi korunktól meg kell állnunk a saját lábunkon.
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.RB: Víte, uvědomovala si, že chceme stát na vlastních nohou už od nejútlejšího věku.
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.RB: Weet je, ze meende dat we al jong op onze eigen benen moesten kunnen staan.
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.RB: Понимаете, она считала, что мы должны опираться на свои силы с раннего возраста.
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.RB: 人間は幼い頃から自分の力で やってくべきだと 母は考えていて だから そういったことを僕らにした 今だったら捕まるね
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.РБ: Вона була, вона вірила, що потрібно стояти на своїх ногах з раннього віку.
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.РБ: Тя беше, знаете ли, тя вярваше, че трябва да можем да стоим на собствените си крака от малки.
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.ר.ב.: היא הייתה, אתה יודע, היא הרגישה שאנחנו צריכים לעמוד על רגלינו מגיל מאד צעיר.
RB:Kendisi, erken yaşta ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiğine inanırdı.ر ب: لقد كانت, تعلم, كانت تشعر أننا كنا نحتاج أن نعتمد على أنفسنا من الصغر

İlgili Sayfalar