inanılmaz ile cümle

inanılmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bir kez bunu yaptığınızda, öğrenciler inanılmaz bir şekilde açılırlar.Deci, odată ce facem asta, e uimitor cum se deschid studenţii.
Bir kez bunu yaptığınızda, öğrenciler inanılmaz bir şekilde açılırlar.Dzięki tym regułom studenci rozkwitają.
Bir kez bunu yaptığınızda, öğrenciler inanılmaz bir şekilde açılırlar.Ha viszont így csináljuk, akkor csodálatos, ahogy a hallgatók megnyílnak.
Bir kez bunu yaptığınızda, öğrenciler inanılmaz bir şekilde açılırlar.Když to jednou uděláte, je fascinující, jak se studenti rozhovoří.
Bir kez bunu yaptığınızda, öğrenciler inanılmaz bir şekilde açılırlar.이 규칙은 효과가 아주 좋으며, 놀랄정도로 학생들이 자유롭게 말할 수 있게 하죠.
Bir kez bunu yaptığınızda, öğrenciler inanılmaz bir şekilde açılırlar.Một khi làm được điều này, các học viên rất cởi mở và mạnh dạn.
Bir kez bunu yaptığınızda, öğrenciler inanılmaz bir şekilde açılırlar.Quindi, una volta fatto questo, è stupefacente come gli studenti si aprono.
Bir kez bunu yaptığınızda, öğrenciler inanılmaz bir şekilde açılırlar.Takže ako náhle toto urobíte, je úžasné, ako sa študenti stanú zhovorčiví.
Bir kez bunu yaptığınızda, öğrenciler inanılmaz bir şekilde açılırlar.Wenn man das macht ist es unglaublich wie sehr sich die Studenten öffnen.
Bir kez bunu yaptığınızda, öğrenciler inanılmaz bir şekilde açılırlar.Zodra je dit doet, is het verbazingwekkend hoe de leerlingen ontdooien.
Bir kez bunu yaptığınızda, öğrenciler inanılmaz bir şekilde açılırlar.Έτσι, με το που κάνεις αυτό, είναι απίστευτο πώς οι μαθητές ανοίγονται.
Bir kez bunu yaptığınızda, öğrenciler inanılmaz bir şekilde açılırlar.И как только вводится это правило, поразительно, как раскрываются студенты.
Bir kez bunu yaptığınızda, öğrenciler inanılmaz bir şekilde açılırlar.Щом веднъж го направиш, е изумително как се отварят тези студенти.
Bir kez bunu yaptığınızda, öğrenciler inanılmaz bir şekilde açılırlar.כאשר אתם עושים זאת, זה מדהים איך הסטודנטים נפתחים.
Bir kez bunu yaptığınızda, öğrenciler inanılmaz bir şekilde açılırlar.وعندما نطبق هذه القاعدة .. يصبح الأمر رائع فيقوم الطلاب
Bir kez bunu yaptığınızda, öğrenciler inanılmaz bir şekilde açılırlar.驚くほど自由にアイデアを出せるようになります 彼らはすごいクールでクレージーな素晴らしいアイデアを持っています
Bir konferans, ve gürültülü görgü tanığı inanılmaz bir kanıt yoktu.Ada sebuah konferensi, dan bukti yang luar biasa dari seorang saksi mata gencar.
Bir konferans, ve gürültülü görgü tanığı inanılmaz bir kanıt yoktu.Ci fu una conferenza, e la prova incredibile di una rumorosa testimone oculare.
Bir konferans, ve gürültülü görgü tanığı inanılmaz bir kanıt yoktu.Có một cuộc thảo luận và bằng chứng đáng kinh ngạc của một nhân chứng om sòm mắt.
Bir konferans, ve gürültülü görgü tanığı inanılmaz bir kanıt yoktu.Det var en konferens, och den otroliga bevis för en högljudd ögonvittne.
Bir konferans, ve gürültülü görgü tanığı inanılmaz bir kanıt yoktu.Er was een conferentie, en de ongelooflijke bewijs van een luidruchtige ooggetuige.
Bir konferans, ve gürültülü görgü tanığı inanılmaz bir kanıt yoktu.Es war eine Konferenz, und die unglaubliche Beweise für eine lautstarke Augenzeuge.
Bir konferans, ve gürültülü görgü tanığı inanılmaz bir kanıt yoktu.Houve uma conferência, e as provas incríveis de uma testemunha ocular-vociferantes.
Bir konferans, ve gürültülü görgü tanığı inanılmaz bir kanıt yoktu.Hubo una conferencia, y la evidencia de una increíble vociferante testigo ocular.
Bir konferans, ve gürültülü görgü tanığı inanılmaz bir kanıt yoktu.Il y avait une conférence, et les preuves d'une incroyable véhéments témoin oculaire.
Bir konferans, ve gürültülü görgü tanığı inanılmaz bir kanıt yoktu.회의, 그리고 큰소리로 고함 치는 눈 - 증인의 놀라운 증거가 발생했습니다.
Bir konferans, ve gürültülü görgü tanığı inanılmaz bir kanıt yoktu.Nu a fost o conferinţă, iar dovada incredibila a unui zgomotos martor ocular.
Bir konferans, ve gürültülü görgü tanığı inanılmaz bir kanıt yoktu.Odbyła się konferencja i niesamowite dowody krzykliwych naocznego świadka.
Bir konferans, ve gürültülü görgü tanığı inanılmaz bir kanıt yoktu.Oli konferenssi, ja uskomatonta näyttöä äänekästä silminnäkijän.
Bir konferans, ve gürültülü görgü tanığı inanılmaz bir kanıt yoktu."Oのボギー!"
Bir konferans, ve gürültülü görgü tanığı inanılmaz bir kanıt yoktu.Tam bol na konferencii, a neuveriteľné dôkazy o hlučný očitý svedok.
Bir konferans, ve gürültülü görgü tanığı inanılmaz bir kanıt yoktu.Tam byl na konferenci, a neuvěřitelné důkazy o hlučný očitý svědek.
Bir konferans, ve gürültülü görgü tanığı inanılmaz bir kanıt yoktu.Tam je bila organizirana konferenca, in neverjetno dokazov o glasni očividec.
Bir konferans, ve gürültülü görgü tanığı inanılmaz bir kanıt yoktu.Volt egy konferencia, és a hihetetlen bizonyíték a hangos szemtanú.
Bir konferans, ve gürültülü görgü tanığı inanılmaz bir kanıt yoktu.Υπήρχε ένα συνέδριο, και η απίστευτη στοιχεία μιας θορυβώδους αυτόπτης μάρτυρας.
Bir konferans, ve gürültülü görgü tanığı inanılmaz bir kanıt yoktu.Існував конференції, і неймовірні свідоцтва багатоголосий очевидця.
Bir konferans, ve gürültülü görgü tanığı inanılmaz bir kanıt yoktu.Существовал конференции, и невероятные свидетельства многоголосый очевидца.
Bir konferans, ve gürültülü görgü tanığı inanılmaz bir kanıt yoktu.كان هناك مؤتمر ، والأدلة لا يصدق أحد الشهود العيان صخبا.
Bir ,sey olmak için elinden gelen çabayı göstermek ba,slı ba,sına bir yetenek. Ayrıca hafızan inanılmaz.Το να προσπαθείς να γίνεις κάτι είναι ταλέντο από μόνο του και πέρα από αυτό, η μνήμη σου είναι απίστευτη.
Bir ,sey olmak için elinden gelen çabayı göstermek ba,slı ba,sına bir yetenek. Ayrıca hafızan inanılmaz.Стараться изо всех сил что-то сделать - уже сам по себе талант, и у тебя невероятная память.
Bir sürü inanılmaz derecede araştırma var.Ada seluruh rangkaian penelitian luar biasa menarik.
Bir sürü inanılmaz derecede araştırma var. Ben size bunlar arasından ikisini anlatacağım.Ci sono una serie di studi incredibili,e voglio mostrarvene due
Bir sürü inanılmaz derecede araştırma var. Ben size bunlar arasından ikisini anlatacağım.יש מערכת שלמה ומדהימה של מחקרים. אני רוצה להביא לידעתכם רק שניים מהם.
Bir sürü inanılmaz derecede araştırma var. Ben size bunlar arasından ikisini anlatacağım.成果が上がれば欲しいものを与えられ、
Bir sürü inanılmaz derecede araştırma var.Er zijn meerdere ongeloofelijke interessante studies.
Bir sürü inanılmaz derecede araştırma var.Es gibt eine Menge unglaublich interessanter Studien.
Bir sürü inanılmaz derecede araştırma var.Hay toda una serie de increíblemente interesantes estudios.
Bir sürü inanılmaz derecede araştırma var.Il y a tout un tas d'études incroyablement intéressantes.
Bir sürü inanılmaz derecede araştırma var.Istnieje cały zestaw niewiarygodnie ciekawych badań.
Bir sürü inanılmaz derecede araştırma var.Има цял куп от невероятно интересни проучвания.
Bir yandan, can sıkıcı bir biçimde zayıf ve inanılmaz derecede yakısıklı bir kocam var.Aan de ene kant, heb ik een echtgenoot die ergerlijk mager en ongelofelijk knap is.
Bir yandan, can sıkıcı bir biçimde zayıf ve inanılmaz derecede yakısıklı bir kocam var.Å ena sidan har jag en make som är irriterande slank och otroligt snygg.
Bir yandan, can sıkıcı bir biçimde zayıf ve inanılmaz derecede yakısıklı bir kocam var.Andererseits habe ich einen unangenehm schlanken und wahnsinnig gut aussehenden Mann.
Bir yandan, can sıkıcı bir biçimde zayıf ve inanılmaz derecede yakısıklı bir kocam var.Da un lato, ho un marito che è fastidiosamente magro e incredibilmente bello.
Bir yandan, can sıkıcı bir biçimde zayıf ve inanılmaz derecede yakısıklı bir kocam var.Di satu pihak, suami saya sangat kurus dan sangat tampan.
Bir yandan, can sıkıcı bir biçimde zayıf ve inanılmaz derecede yakısıklı bir kocam var.D'un côté, j'ai un mari qui est fâcheusement mince et terriblement beau.
Bir yandan, can sıkıcı bir biçimde zayıf ve inanılmaz derecede yakısıklı bir kocam var.Egyik oldalon, van egy férjem aki kellemetlenül sovány, és hihetetlenül jóképű.
Bir yandan, can sıkıcı bir biçimde zayıf ve inanılmaz derecede yakısıklı bir kocam var.한편으로, 저는 성가실 정도로 마르고도 매우 잘생긴 남편을 두고 있습니다.
Bir yandan, can sıkıcı bir biçimde zayıf ve inanılmaz derecede yakısıklı bir kocam var.Một mặt là Tôi có một người chồng khá nhẹ cân và đẹp trai đến khó tin.
Bir yandan, can sıkıcı bir biçimde zayıf ve inanılmaz derecede yakısıklı bir kocam var.Na jedné straně mám manžela, který je až otravně štíhlý a neuvěřitelně hezký.

İlgili Sayfalar