inanılmaz ile cümle
inanılmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
4
ORT. KELİME
İnanılmaz görünüyor.It looks amazing.
O inanılmaz görünüyor.That sounds incredible.
O inanılmazdı.That was incredible.
Bu inanılmazdı.That was unbelievable.
O kesinlikle inanılmaz.That's absolutely incredible.
O çok inanılmaz.That's so incredible.
Gecem inanılmazdı.My night was amazing.
O tavusun üzerindeki tüyler inanılmaz.The plumage on that peacock is amazing.
Bu inanılmaz biçimde güzel!It's unbelievably beautiful!
İnanılmaz, değil mi?Incredible, isn't it?
Tom inanılmaz derecede hızlı öğrenebilir.Tom can learn incredibly fast.
İnanılmazdı, değil mi?That was incredible, wasn't it?
Siz insanlar inanılmazsınız.You people are unbelievable.
Onun hikayesini inanılmaz buluyorum.I find her story hard to swallow.
Partideki yemek gerçekten inanılmazdı.The food at the party was really incredible.
O inanılmaz geliyor!That sounds awesome!
Biz inanılmaz sıkıldık.We were incredibly bored.
Şu adam inanılmaz.That guy's incredible.
Sen inanılmaz derecede safsın.You are incredibly naive!
O inanılmaz derecede saf.She's unbelievably naive.
O inanılmaz derecede toy.She's unbelievably naive.
Onun tekniği rakipsizdi ve tamamen inanılmazdı.His technique was unrivalled and completely unbelievable.
O bana tamamen inanılmaz bir hikaye anlattı.He told me a completely unbelievable story.
Yunanistan ve Hırvatistan'ın ikisi de inanılmazdı!Both Greece and Croatia are amazing!
Tom resim çizmede inanılmaz derecede kötüydü.Tom is incredibly bad at drawing.
Bu inanılmaz olurdu.That would be incredible.
Ne inanılmaz bir gol!What an amazing goal!
Unuttuğumuz hız sadece inanılmaz.The speed with which we forget is just unbelievable.
İnanılmaz şekilde safsın.You're incredibly naive.
Tom inanılmaz derecede zeki.Tom is incredibly brilliant.
Tom birden inanılmaz şekilde sinirlendi.Tom suddenly got incredibly nervous.
Ben onun inanılmaz yakışıklı olduğunu düşündüm.I thought he was incredibly handsome.
İşler inanılmaz derecede karıştı.Things got incredibly complicated.
Siz beyler tam inanılmazdınız.You guys were just incredible.
Tom inanılmaz şekilde.Tom is in incredible shape.
Neler olabileceği inanılmaz.It's amazing what can happen.
Tom'un inanılmaz bir sakalı var.Tom has an amazing beard.
Tom inanılmaz şekilde aptalca bir şey yaptı.Tom did something unbelievably stupid.
Cynthia inanılmaz bir hızda hesaplayabilir.Cynthia can calculate at an amazing speed.
Tom inanılmaz derecede tembel.Tom is incredibly lazy.
Bu resimler inanılmaz.These pictures are amazing.
İnanılmaz bir iş yaptın.You did an incredible job.
Takım ruhu inanılmazdı, hepimiz birlikte bunun içindeydik.The team spirit was unbelievable, we were all in this together.
Bu gerçekten inanılmaz.This is really unbelievable.
Bu inanılmaz, değil mi?It's incredible, isn't it?
Tom inanılmaz bir biçimde yetenekli.Tom is incredibly talented.
Dün gördüğümüz ne inanılmaz bir saray!What an amazing palace we saw yesterday!
Tom'un yaptığı inanılmazdı.What Tom did was incredible.
Tom inanılmaz şekilde saf.Tom is unbelievably naive.
Tom inanılmaz bir şekilde sıkılmıştı.Tom was incredibly bored.
Ben uzun süre inanılmaz biçimde büyük bir saflıkla bu söze inandım.I believed this promise with unbelievably great naivete for a long time.
Tom bana inanılmaz bir hikaye anlattı.Tom told me an incredible story.
Bu görev inanılmaz bir biçimde sıkıcıydı.This task was incredibly boring.
Beni buraya getiren seyahat neredeyse inanılmaz.The journey that brought me here is almost unbelievable.
İtalya'da yapılan bu titanyum bisiklet inanılmaz hafiftir.This titanium bicycle made in Italy is incredibly lightweight.
Sen inanılmaz biçimde toysun.You are unbelievably naive.
O kadar inanılmaz değil.It's not so far-fetched.
Tom inanılmaz derecede bilgili.Tom is amazingly well informed.
O inanılmaz derecede aptalca.That's unbelievably stupid.
Anlattığın bu hikaye inanılmaz.This story you're telling is unbelievable.