inançla ile cümle

inançla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Alışkanlıklar, kesinlikler, inançlar, ünlem işaretleri, paradigmalar, dogmalar.Obiceiuri, certitudini, convingeri, semne de exclamare, paradigme, dogme.
Alışkanlıklar, kesinlikler, inançlar, ünlem işaretleri, paradigmalar, dogmalar.Szokásokat, biztos dolgokat, előítéleteket, felkiáltójeleket, paradigmákat, dogmákat.
Alışkanlıklar, kesinlikler, inançlar, ünlem işaretleri, paradigmalar, dogmalar.Vanor, säkerheter, övertygelser, utropstecken, tankesystem, dogmas.
Alışkanlıklar, kesinlikler, inançlar, ünlem işaretleri, paradigmalar, dogmalar.Zwyczajów, pewników, przekonań, wykrzykników, wzorców, dogmatów.
Alışkanlıklar, kesinlikler, inançlar, ünlem işaretleri, paradigmalar, dogmalar.Навици, сигурности, убеждения, удивителни знаци, парадигми, догми.
Alışkanlıklar, kesinlikler, inançlar, ünlem işaretleri, paradigmalar, dogmalar.Привычки, очевичные факты, убеждения, восклицания, парадигмы, догмы.
Alışkanlıklar, kesinlikler, inançlar, ünlem işaretleri, paradigmalar, dogmalar.הרגלים, דברים בטוחים, אמונות, סימני קריאה, פרדיגמות, דוגמות.
Alışkanlıklar, kesinlikler, inançlar, ünlem işaretleri, paradigmalar, dogmalar.كالعادات والقناعات والادانات المسبقة وعلامات التعجب والنماذج النمطية و الاعتقادات الاجتماعية
Alışkanlıklar, kesinlikler, inançlar, ünlem işaretleri, paradigmalar, dogmalar.確信 感嘆符 パラダイム ドグマ それらを捨て去ることができれば
Ama şimdi inançları olasılık ile sunacağız.Aber wir stellen Vorstellungen als Wahrscheinlichkeiten dar.
Ama şimdi inançları olasılık ile sunacağız.Ale my budeme predstavy vyjadrovať pravdepodobnosťami.
Ama şimdi inançları olasılık ile sunacağız.Ale my budeme představy vyjadřovat pravděpodobnostmi.
Ama şimdi inançları olasılık ile sunacağız.Chcemy pokazać przekonania za pomocą prawdopodobieństw.
Ama şimdi inançları olasılık ile sunacağız.믿음들을 우선 가능성으로 다루죠.
Ama şimdi inançları olasılık ile sunacağız.Mais nous allons représenter les croyances par des probabilités.
Ama şimdi inançları olasılık ile sunacağız.Ma rappresenteremo le convinzioni con le probabilità.
Ama şimdi inançları olasılık ile sunacağız.Mi azonban valószínűségekkel fogjuk a hiteinket ábrázolni.
Ama şimdi inançları olasılık ile sunacağız.Nhưng chúng tôi sẽ giới thiệu niềm tin bằng xác suất.
Ama şimdi inançları olasılık ile sunacağız.Representaremos las creencias con probabilidades.
Ama şimdi inançları olasılık ile sunacağız.Vom reprezenta deducțiile prin probabilități.
Ama şimdi inançları olasılık ile sunacağız.We gaan overtuigingen weergeven als waarschijnlijkheden.
Ama şimdi inançları olasılık ile sunacağız.Αλλά θα αντιπροσωπεύσουμε τις πεποιθήσεις με πιθανότητες.
Ama şimdi inançları olasılık ile sunacağız.Але ми збираємось співставити віру з ймовірністю.
Ama şimdi inançları olasılık ile sunacağız.Но мы собираемся формулировать убеждения с вероятностями.
Ama şimdi inançları olasılık ile sunacağız.Сега ще ви представим вярвания с вероятности.
Ama şimdi inançları olasılık ile sunacağız.אבל אנו נציג אמונות בצורת הסתברויות.
Ama şimdi inançları olasılık ile sunacağız.لكننا سنقوم بتمثيل المعتقدات باستعمال الاحتمالات.
Ama şimdi inançları olasılık ile sunacağız.つまり信念とは
Aşağı yukarı cevaplarım, ve farklı konularda, farklı miktarlarda kesin olan muhtemel inançlarım var.Tengo respuestas aproximadas y posibles creencias en diferentes grados de certeza sobre diferentes cosas,
Bazen belli inançlar oluşturuyoruz.A veces cuando formamos creencias
Bazen belli inançlar oluşturuyoruz. Bu inançlar mantığa ve ters düşen kanıtlara karşı ayakta kalıyor.A volte quando formiamo credenze queste credenze persistono contro logica e prove del contrario.
Bazen belli inançlar oluşturuyoruz. Bu inançlar mantığa ve ters düşen kanıtlara karşı ayakta kalıyor.Manchmal, wenn wir eine Glaube formieren, dann besteht diese Glaube gegen Logik und Gegenbeweise.
Bazen belli inançlar oluşturuyoruz. Bu inançlar mantığa ve ters düşen kanıtlara karşı ayakta kalıyor.Понякога, когато си създаваме вярвания, те са в разрез с логиката или с доказателствата за противното.
Belki de inançları buna karşı çıkıyor olmasın?À, cháu đoán người ta cho rằng điều đó không bình thường.
Belki de inançları buna karşı çıkıyor olmasın?Acho que algumas pessoas não consideram "normal"
Belki de inançları buna karşı çıkıyor olmasın?Beh, credo che le persone la considerino una cosa "non normale".
Belki de inançları buna karşı çıkıyor olmasın?Bueno, creo que la gente lo considera "anormal"
Belki de inançları buna karşı çıkıyor olmasın?Cóż, sądzę, że ludzie, uważają, że to nienormalne.
Belki de inançları buna karşı çıkıyor olmasın?Les gens considère l'homosexualité comme "anormal."
Belki de inançları buna karşı çıkıyor olmasın?宗教上の理由?
Bilmiyorum. Onların inançlarını bilimsel olarak test etmeyi tercih edrim.Δεν γνωρίζω -- προτιμώ να εξετάζω τα πιστεύω τους, επιστημονικά.
- Bireysel inançların beni ilgilendirmiyor.[Black] Sono spaventato dalle gabbie (mentali) delle persone
- Bireysel inançların beni ilgilendirmiyor.Yo tengo un buen punto
Bir hafta sonra, tekrar Hong Kong'a doğru yola çıktım, hala batıl inançlarım vardı ve dedim ki:I w tydzień później znów siedziałem w samolocie do Hong Kongu, tak samo przesądny, rozmyślając:
Bir hafta sonra, tekrar Hong Kong'a doğru yola çıktım, hala batıl inançlarım vardı ve dedim ki:일주일 후에 다시 홍콩에 갔었는데 여전히 미신을 믿어서 만약 그 "승리자" 광고판이 아직 있다면
Bir hafta sonra, tekrar Hong Kong'a doğru yola çıktım, hala batıl inançlarım vardı ve dedim ki:Y, una semana más tarde, estaba de vuelta en Hong Kong todavía supersticioso y pensando:
Bir hafta sonra, tekrar Hong Kong'a doğru yola çıktım, hala batıl inançlarım vardı ve dedim ki:Седмица по-късно бях отново на път за Хонг Конг все още суеверен и мислещ :
Bir hafta sonra, tekrar Hong Kong'a doğru yola çıktım, hala batıl inançlarım vardı ve dedim ki:ושבוע מאוחר יותר, הייתי שוב בדרכי להונג קונג עדיין עם אמונות טפלות וחושב: ובכן, אם שלט ה"מנצח" עדיין למעלה,
Bir hafta sonra, tekrar Hong Kong'a doğru yola çıktım, hala batıl inançlarım vardı ve dedim ki:またも迷信深くこんな事を考えていました:もしまだ "Winner" の看板があったら 良い仕事ができるだろう
Bu başarıların hepsi, insanların yaptıkları şeye inançları sayesinde gerçekleşti.Au apărut pentru că oamenii credeau în ceea ce ce făceau.
Bu, çok iyi sebeplerden ötürü psişik inançlara karşı şüpheyle yaklaştığım anlamına geliyor.Todo lo que significa es que estoy un poco sesgado contra la creencia de lo psíquico, y por esa buena razón.
Bu, dökümanlarla ya da kontratlarla ilgili değil, bu mükâleme ve inançla ilgili.Đó không phải là tư liệu và hợp đồng. Đó là sự trò chuyện và tin tưởng.
Bu, dökümanlarla ya da kontratlarla ilgili değil, bu mükâleme ve inançla ilgili.Es geht nicht um Dokumentation und Vertrag. Es geht um das miteinander sprechen und Glauben.
Bu, dökümanlarla ya da kontratlarla ilgili değil, bu mükâleme ve inançla ilgili.Het gaat niet om het vastleggen en je eraan houden. Het gaat om dialoog en vertrouwen.
Bu, dökümanlarla ya da kontratlarla ilgili değil, bu mükâleme ve inançla ilgili.Il n'est pas question de documentation et de contrat. Il s'agit de conversation et de foi.
Bu, dökümanlarla ya da kontratlarla ilgili değil, bu mükâleme ve inançla ilgili.Ini bukan mengenai dokumentasi dan kontrak. Ini mengenai percakapan dan kepercayaan.
Bu, dökümanlarla ya da kontratlarla ilgili değil, bu mükâleme ve inançla ilgili.Je to věc domluvy a důvěry. Není to o dodržení pravidel.
Bu, dökümanlarla ya da kontratlarla ilgili değil, bu mükâleme ve inançla ilgili.문서나 계약이 중요한 게 아닙니다. 대화와 믿음이 중요합니다.
Bu, dökümanlarla ya da kontratlarla ilgili değil, bu mükâleme ve inançla ilgili.Não se trata de documentação e contrato. Trata-se de conversação e de fé. Não se trata de obediência.
Bu, dökümanlarla ya da kontratlarla ilgili değil, bu mükâleme ve inançla ilgili.Nem az adminisztrációról vagy a szerződésről van szó. Sokkal inkább eszmecseréről és hitről.
İlgili Sayfalar