inançla ile cümle

inançla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ölümden sonra yaşama olan inançları hakkında da benzer sonuçlar elde edildi.Mengenai keyakinan pada kehidupan abadi persentasenya sama.
Ölümden sonra yaşama olan inançları hakkında da benzer sonuçlar elde edildi.Obtiveram-se números semelhantes para a crença na imortalidade.
Ölümden sonra yaşama olan inançları hakkında da benzer sonuçlar elde edildi.Podobně dopadla i víra v osobní nesmrtelnost.
Ölümden sonra yaşama olan inançları hakkında da benzer sonuçlar elde edildi.Podobne številke so dobili za vero v osebno nesmrtnost.
Ölümden sonra yaşama olan inançları hakkında da benzer sonuçlar elde edildi.Podobné výsledky boli dosiahnuté v otázke osobnej nesmrteľnosti.
Ölümden sonra yaşama olan inançları hakkında da benzer sonuçlar elde edildi.Podobny wynik dało pytanie o wiarę w nieśmiertelność.
Ölümden sonra yaşama olan inançları hakkında da benzer sonuçlar elde edildi.Resultados similares se encontraron con respecto a la creencia en la inmortalidad personal.
Ölümden sonra yaşama olan inançları hakkında da benzer sonuçlar elde edildi.Rezulatate similare obținute pentru credința în nemurirea proprie.
Ölümden sonra yaşama olan inançları hakkında da benzer sonuçlar elde edildi.Samankaltaisia lukuja saatiin uskosta henkilökohtaiseen kuolemattomuuteen.
Ölümden sonra yaşama olan inançları hakkında da benzer sonuçlar elde edildi.Tilsvarende tal fik man for troen på personlig udødelighed.
Ölümden sonra yaşama olan inançları hakkında da benzer sonuçlar elde edildi.Vergelijkbare cijfers voor het geloof in onsterfelijkheid.
Ölümden sonra yaşama olan inançları hakkında da benzer sonuçlar elde edildi.Παρόμοια ήταν και τα ποσοστά για την πίστη στην προσωπική αθανασία.
Ölümden sonra yaşama olan inançları hakkında da benzer sonuçlar elde edildi.Подобни цифри преобладават за вяра в безсмъртието на душата.
Ölümden sonra yaşama olan inançları hakkında da benzer sonuçlar elde edildi.Примерно такие же цифры были получены в исследовании о вере в собственную бессмертность.
Ölümden sonra yaşama olan inançları hakkında da benzer sonuçlar elde edildi.Схожі цифри були отримані стосовно вірі у власне безсмертя.
Ölümden sonra yaşama olan inançları hakkında da benzer sonuçlar elde edildi.ואת היתר ניתן לכנות אתאיסטים.
Ölümden sonra yaşama olan inançları hakkında da benzer sonuçlar elde edildi.والنسبة نفسها كانت في موضوع الايمان بالخلود (كما جاء في دينهم).
Ölümden sonra yaşama olan inançları hakkında da benzer sonuçlar elde edildi.生物学者の間に限ればこの数字はさらに小さくなり
Onların inançlarını bilimsel olarak test etmeyi tercih edrim.De én szeretném tudományosan tesztelni a hiedelmeiket.
Onların inançlarını bilimsel olarak test etmeyi tercih edrim.Ich ziehe es vor ihren Glauben wissenschaftlich in Frage zu stellen.
Onların inançlarını bilimsel olarak test etmeyi tercih edrim.Ik test liever wetenschappelijk of hun overtuiging klopt.
Onların inançlarını bilimsel olarak test etmeyi tercih edrim.Je préfère mettre à l'épreuve leurs croyances, scientifiquement.
Onların inançlarını bilimsel olarak test etmeyi tercih edrim.저는 과학적으로 이 믿음들을 시험하기 좋아합니다.
Onların inançlarını bilimsel olarak test etmeyi tercih edrim.Preferisco testare le loro convinzioni, scientificamente.
Onların inançlarını bilimsel olarak test etmeyi tercih edrim.Prefer să le pun la încercare convingerile, științific.
Onların inançlarını bilimsel olarak test etmeyi tercih edrim.Prefiro testar as suas crenças, cientificamente.
Onların inançlarını bilimsel olarak test etmeyi tercih edrim.Przetestujmy ich poglądy naukowo.
Onların inançlarını bilimsel olarak test etmeyi tercih edrim.Rád bych tedy to, čemu věří, otestoval vědecky.
Onların inançlarını bilimsel olarak test etmeyi tercih edrim.Tôi muốn kiểm tra lòng tin của họ theo phương diện khoa học
Onların inançlarını bilimsel olarak test etmeyi tercih edrim.Uprednostňujem otestovanie ich domnienok, vedecky.
Onların inançlarını bilimsel olarak test etmeyi tercih edrim.Yo prefiero poner a prueba sus creencias, científicamente.
Onların inançlarını bilimsel olarak test etmeyi tercih edrim.Предпочитам научно да тествам техните вярвания.
Onların inançlarını bilimsel olarak test etmeyi tercih edrim.Я за перевірку їхніх поглядів наукою.
Onların inançlarını bilimsel olarak test etmeyi tercih edrim.Я предпочитаю проверить их убеждения по-научному.
Onların inançlarını bilimsel olarak test etmeyi tercih edrim.אני מעדיף לבחון את האמונות שלהם באופן מדעי.
Onların inançlarını bilimsel olarak test etmeyi tercih edrim.أفضِّل ان اختبر معتقداتهم تلك بالعلم.
Onların inançlarını bilimsel olarak test etmeyi tercih edrim.冷凍した脳のコネクトームを見いだすよう
Öte yandan da batıl inançların beni nasıl etkilediğini gösterdi çünkü orada sahiden berbat zaman geçirdim.반면, 이건 미신이 저를 갖고 논다는 것을 가르쳐줬지요. 전 홍콩에서 정말 최악의 시간을 보냈거든요.
Öte yandan da batıl inançların beni nasıl etkilediğini gösterdi çünkü orada sahiden berbat zaman geçirdim.Pe de altă parte, pentru că am avut o ședere îngrozitoare în Hong Kong.
Öte yandan da batıl inançların beni nasıl etkilediğini gösterdi çünkü orada sahiden berbat zaman geçirdim.Por otro lado, ésto me enseñó a dónde me lleva la superstición porque realmente lo pasé fatal en Hong Kong.
Öte yandan da batıl inançların beni nasıl etkilediğini gösterdi çünkü orada sahiden berbat zaman geçirdim.Por outro lado, também me ensinou como a superstição me apanhou, pois passei um tempo terrível em Hong Kong.
Öte yandan da batıl inançların beni nasıl etkilediğini gösterdi çünkü orada sahiden berbat zaman geçirdim.Z drugiej strony, dostałem nauczkę dokąd prowadzą moje przesądy, ponieważ pobyt w Hong Kongu był okropny.
Öte yandan da batıl inançların beni nasıl etkilediğini gösterdi çünkü orada sahiden berbat zaman geçirdim.Освен това, също ме научи докъде водят суеверията, защото си изкарах ужасно в Хонг Конг.
Öte yandan da batıl inançların beni nasıl etkilediğini gösterdi çünkü orada sahiden berbat zaman geçirdim.מצד שני, זה גם לימד אותי לאן דעות קדומות מביאות אותי מפני שבאמת היה לי נורא בהונג קונג.
Öte yandan da batıl inançların beni nasıl etkilediğini gösterdi çünkü orada sahiden berbat zaman geçirdim.ومن جهة أخرى تعلمت إلى أين يوصلني إيماني بالخرافات فقد قضيت وقتاً مريعاً حقاً في هونق كونق
Öte yandan da batıl inançların beni nasıl etkilediğini gösterdi çünkü orada sahiden berbat zaman geçirdim.今回は本当に酷い香港滞在になったのです (笑い)
Sadece inanclari o kadar kuvvetli kiHe vain uskovat niin vahvasti
Sadece inanclari o kadar kuvvetli ki하지만 그 사람들의 믿음이 원체 강하다 보니
Sadece inanclari o kadar kuvvetli kiפשוט האמונה שלהם כה חזקה
Sadece inanclari o kadar kuvvetli kiالا ان ايمانهم قوي جدا
Sadece inanclari o kadar kuvvetli ki只是他們有很強烈的信仰,
Sadece inanclari o kadar kuvvetli ki聖書の文字通りの解釈に合わせて
Sahra altı Afrika'nın dini inançları olmadığı varsayılıyor.사하라 이남의 아프리카에는 종교가 없다는 가정과 함께 말이지요. 물론, 그렇지 않습니다.
Sahra altı Afrika'nın dini inançları olmadığı varsayılıyor.בגלל ההנחה שבאפריקה של תת-הסהרה
Sahra altı Afrika'nın dini inançları olmadığı varsayılıyor.على افتراض أن أفريقيا تحت الصحراء الكبرى ليس لديها معتقدات دينية. حسناً، بالطبع لديهم
Sahra altı Afrika'nın dini inançları olmadığı varsayılıyor.ないかのように もちろん 間違いです
Sence pek çok insanın dini inançlara sahip olmasını açıklayacak pratik sebepler mi var?¿Crees que hay una razón práctica en tener una creencia religiosa para mucha gente?
Sence pek çok insanın dini inançlara sahip olmasını açıklayacak pratik sebepler mi var?Pensi che ci sia una ragione pratica per avere un credo religioso per tante persone?
Sence pek çok insanın dini inançlara sahip olmasını açıklayacak pratik sebepler mi var?Pourrait être réel
Sence pek çok insanın dini inançlara sahip olmasını açıklayacak pratik sebepler mi var?Νομίζετε ότι υπάρχει πρακτικός λόγος για την κατοχή μιας θρησκευτικής πίστης για πολλούς ανθρώπους;

İlgili Sayfalar