inançla ile cümle
inançla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Mantık, yanlış sonuca inançla ulaşmanın sistematik bir metodudur.Logic is a systematic method of coming to the wrong conclusion with confidence.
O benim inançlarıma ters düşüyor.That goes against my beliefs.
Bu tür eylemler bizim inançlarımıza yabancıdır.Such actions are alien to our beliefs.
Bu tür eylemler bizim inançlarımıza aykırıdır.Such actions are alien to our beliefs.
Kendi inançlarımızı başkalarına zorla kabul ettirmekten kaçmaya çalışmalıyız.We should try to avoid imposing our own beliefs on others.
O başkalarının dinsel inançlarına karşı hoşgörülüdür.He is tolerant in religious belief of others.
Onlar inançlarında fanatik.They are fanatical in their beliefs.
O her zaman inançlarını savunur.She always stands up for her convictions.
Mevcut sisteme inançlarını kaybettiler.They lost faith in the existing system.
Onun güçlü dini inançları vardı.He had strong religious beliefs.
O hâlâ dini inançlarla boğuşuyor.He is still grappling with religious beliefs.
Onlar aynı inançları paylaşıyorlar.They share their same beliefs.
İnançlarım uğruna hiçbir zaman ölmezdim çünkü yanılıyor olabilirim.I would never die for my beliefs because I might be wrong.
Birbirimizin inançlarına saygı göstermeliyiz.We should respect each other's beliefs.
Senin inançların nelerdir?What are your beliefs?
Bazı yorumları okurken, insanlar insanlığa olan inançlarını tamamen kaybedebilirler.When reading certain comments, people can completely lose faith in humanity.
Dan ırkçı inançlarını halkın önünde dile getirdi.Dan expressed his racist beliefs in public.
Batıl inançları olan bir kişi misiniz?Are you a superstitious person?
Ben batıl inançları olan biri değilim.I'm not superstitious.
Sen en derin, en içten inançlarını nerede edindin?Where did you acquire your deepest, most heartfelt beliefs?
Çok derin inançları var.They have very deep convictions.
Hiç inançları yoktur.They don't have any deep convictions.
Birinin kendi inançlarını tarafsızca analiz etmesi zordur.It is difficult to objectively analyze one's own beliefs.
Benim inançlarım seni ilgilendirmez.My beliefs are none of your business.
İnançlarınızı başkalarına dayatmayın.Don't impose your beliefs on other people.
O asla inançları hakkında konuşmadı.He never talked about his beliefs.
Leyla'nın derin dinsel inançları vardı.Layla had deep religious convictions.
Tom'un güçlü dini inançları var.Tom has strong religious beliefs.
Âhiret inançları kuvvetlidir.In such a world, faith is indeed inconceivable.
Büyük Hayal Kırıklığının ardından Millercilerin çoğu inançlarını bıraktı.Following the Great Disappointment most Millerites simply gave up their beliefs.
Bu gerçekten de inançlarıma sadık kalmamın tek yolu.Indeed, it is the only course I could take to be faithful to what I believe.
Gandi inançlarını ilk olarak "Tanrı Doğruluktur" diyerek özetlemiş.Gandhi summarised his beliefs first when he said "God is Truth".
Juan Primito: Ova insanının batıl inançlarını ve pagan inanışlarını temsil eder.Juan Primito: represents superstition and the pagan beliefs of the plainsmen.
Halbuki annesi İrini kendi inançları doğrusunda bir "putsever (ikonodul)" idi.His mother came from a family of Old Believers.
Muğlak ve hoş sözler genellikle böyle hareket ve inançları haklı göstermek için kullanılır.Vague and pleasant phrases are often used to justify such actions or beliefs.
Ad resmen çeşitli inançlardan grupların katılımı nedeniyle değiştirildi.The name was officially changed due to the participation of groups of various faiths.
Babası bir rahip ve güçlü kişisel inançları olan bir Hristiyandı.His father was a priest and a devoted Christian with a strong personal faith.
Ülkedeki diğer tüm inançlarda olduğu gibi bu politikayla da İslam köklü değişiklikler geçirdi.Due to this policy as with all other faiths in the country, Islam underwent radical changes.
İnançları daraltan Albany Konferansı Bildirisi pek çok kişi için kabul edilemezdi.The Albany Conference Statement with its narrowing of beliefs was unacceptable to many.
İslam inançlarına göre bu sûre Kureyş ve Allah'ın minneti hakkında inmiştir.Yang Wo, believing Xu was advising him out of good faith, wept and thanked him.
Şah’ın ilk kitapları “azınlık inançları” dediği konudaki araştırmalardı.Shah's early books were studies of what he called "minority beliefs".
Onlar ve inançları 20. yüzyılda keşfedildi.They and their practices were discovered only in the 20th century.
Batıl inançlardan vazgeçilmelidir.They believe in superstitions.
İnançlarını anlatan felsefe çalışmaları yapmıştı.He produced works of philosophy arguing his beliefs.
Birey bu inançları kendi kendine telkin ve tekrar ederek sürekliliğini sağlamaktadır.He propagated this belief and put it into practice by himself.
Tüm inançlara, siyasi partilere, ülkelere ve kültürlere ait gruplara rastlanabilir.There are groups for almost all faiths, political parties, countries and cultures.
Alışılmadık inançlara bağlı olmaya daha fazla meyillidirler.They are also more likely to hold unconventional beliefs.
Günümüzde, bu inançların birçoğu kademeli olarak değişime uğramıştır.Currently, many of these beliefs have gradually been replaced.
Ancak, inançlarına sahip çıkarak ödün vermemişlerdir.No obligation is linked to them except belief in them.
Emunoth ve-Deoth (İnançlar ve Fikirler Kitabı) Gaon'un en önemli çalışmasıdır.His most important work is Emunoth ve-Deoth (Book of Beliefs and Opinions).
Müslümanlarda, bazı inançlar gibi tektanrılı yani,bir Tanrının varlığına inanır.Muslims believe that the purpose of existence is to worship God.
Bununla birlikte bu kuramları halkın inançlarına ters düşmüştür.The state church discouraged the gathering of these believers.
Ayrıca haç simgeleriyle güçlü Hristiyan inançlarını göstermektedirler.They also show strong Christian influences.
Geleneksel inançlara göre hareket etme.Don’t look for traditional motifs.
Atalara tapınma, animizm ve şamanizm gibi diğer inançlar da uygulanmaktadır.Other beliefs such as ancestor worship, animism, and shamanism are also practiced.
Bu anlamda tekrar dirilme inançları vardır.With this success came their own self-belief again.
Katolik inancının statüsü tanınsa da inançlara tolerans korundu.Religious tolerance was preserved, although the status of the Catholic faith was recognized.
Bu durum Hıristiyan inançlarını benimseyen kitleler üzerinde baskıya yol açtı.This is against everything that the Christian religion stands for.
Bu inançlara mensup kişiler, kendi dini kurallarına göre yargılanırdı.If people did see them, they were punished by the gnomes.
Küçük oranda halk ise geleneksel inançlara sahiptir.Few people in the county still hold on to traditional beliefs.
İlgili Sayfalar