inançlı ile cümle
inançlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.40
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Kendi insanlarını koruyacak ve inançlı insanların dualarına cevap verecektir.Hij zal zijn eigen volk beschermen, en de gebeden van gelovigen verhoren.
Kendi insanlarını koruyacak ve inançlı insanların dualarına cevap verecektir.Il protègera son peuple, et répondra aux prières des fidèles.
Kendi insanlarını koruyacak ve inançlı insanların dualarına cevap verecektir.Își va proteja oamenii și va răspunde rugăciunilor credincioșilor.
Kendi insanlarını koruyacak ve inançlı insanların dualarına cevap verecektir.그는 자신의 민족을 보호하고 믿음이 있는 사람들의 기도에 응답한다고요.
Kendi insanlarını koruyacak ve inançlı insanların dualarına cevap verecektir.Ngài sẽ bảo vệ con chiên của mình, và đáp lại những tín đồ trung thành.
Kendi insanlarını koruyacak ve inançlı insanların dualarına cevap verecektir.Θα προστατεύσει τους δικούς του ανθρώπους, και θα εισακούσει τις προσευχές των πιστών.
Kendi insanlarını koruyacak ve inançlı insanların dualarına cevap verecektir.Бога, который защитит свой народ, и откликнется на молитвы верующих.
Kendi insanlarını koruyacak ve inançlı insanların dualarına cevap verecektir.Той ще защити своите хора, и ще отговори на молитвите на праведните.
Kendi insanlarını koruyacak ve inançlı insanların dualarına cevap verecektir.הוא יגן על בני עמו, ויענה על תפילותיהם של המאמינים.
Kendi insanlarını koruyacak ve inançlı insanların dualarına cevap verecektir.وهو يحمي أتباعه, ويجيب دعاء المؤمنين به.
Kendi insanlarını koruyacak ve inançlı insanların dualarına cevap verecektir.誠実な信者には応えてくれます
Kendisi şöyle demiş: " Sezgisel akıl, kutsal bir hediyedir ve mantıklı akıl, inançlı bir uşaktır.Dijo... la mente intuitiva es un regalo sagrado, la mente racional es un fiel sirviente.
Kendisi şöyle demiş: " Sezgisel akıl, kutsal bir hediyedir ve mantıklı akıl, inançlı bir uşaktır.El a afirmat fapul că mintea intuitivă este un dar sacru, iar gândirea raţională este un servitor loial.
Kendisi şöyle demiş: " Sezgisel akıl, kutsal bir hediyedir ve mantıklı akıl, inançlı bir uşaktır.Enstein je rekel: "Intuitivni um je sveti dar, racionalni um pa je zvest služabnik."
Kendisi şöyle demiş: " Sezgisel akıl, kutsal bir hediyedir ve mantıklı akıl, inançlı bir uşaktır.Il a dit : l'esprit intuitif est un don sacré et l'esprit rationnel et son fidèle serviteur.
Kendisi şöyle demiş: " Sezgisel akıl, kutsal bir hediyedir ve mantıklı akıl, inançlı bir uşaktır.그는...직관력있는 마음은 성스러운 선물이고 합리적 마음은 충직한 종이다라고 했다.
Kendisi şöyle demiş: " Sezgisel akıl, kutsal bir hediyedir ve mantıklı akıl, inançlı bir uşaktır.Ông nói ... ý nghĩ trực giác là một món quà thiêng liêng, và lý trí là một tôi tớ trung thành.
Kendisi şöyle demiş: " Sezgisel akıl, kutsal bir hediyedir ve mantıklı akıl, inançlı bir uşaktır.Powiedział... intuicja to święty dar ... myślenie racjonalne jest jego wiernym sługą.
Kendisi şöyle demiş: " Sezgisel akıl, kutsal bir hediyedir ve mantıklı akıl, inançlı bir uşaktır.הוא אמר... השכל האינטואיטיבי מתנה קדושה, המוח הרציונלי הוא המשרת הנאמן.
Kendisi şöyle demiş: " Sezgisel akıl, kutsal bir hediyedir ve mantıklı akıl, inançlı bir uşaktır.我々は僕を賞賛し、才能をないがしろにする社会を作ってしまった。
Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Các tín đồ đến bằng xe lăn và nạng,...
Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Veriaci prichádzali na svojich invalidných vozíkoch, o barliach a podobne.
-- ve burada sadece dindar veya inançlı insanlara hitap etmiyorum.-- imanının özünde bu küresel etik vardır.- és most nem csupán a vallásos emberekhez beszélek - ez a globális etika az egyik központi kérdése.
-- ve burada sadece dindar veya inançlı insanlara hitap etmiyorum.-- imanının özünde bu küresel etik vardır.그리고 종교를 믿지 않는 사람들도 그들의 신조의 중심에 세계윤리가 담겨져 있지요.
-- ve burada sadece dindar veya inançlı insanlara hitap etmiyorum.-- imanının özünde bu küresel etik vardır.ואני לא רק מדבר רק על אנשי אמונה או דת - בכל אחת יש מוסר גלובלי במרכזו.
-- ve burada sadece dindar veya inançlı insanlara hitap etmiyorum.-- imanının özünde bu küresel etik vardır.و لست أتحدث عمن لديهم بالفعل ديانة أو معتقد -- تجد أن هذا الخلق العالمي موجود في أسس عقيدته.
-- ve burada sadece dindar veya inançlı insanlara hitap etmiyorum.-- imanının özünde bu küresel etik vardır.その信条の中心に 普遍的な倫理があるのです ユダヤ教でもムスリムでも
Zaten, inançlı ve cesaretli bir avuç erkek ve kadın dışında onları kimse takip etmeyecekti.Además, nadie los hubiese seguido, excepto un puñado de hombres y mujeres de convicción y valor.
Zaten, inançlı ve cesaretli bir avuç erkek ve kadın dışında onları kimse takip etmeyecekti.Bagaimanapun, tidak akan ada yang mengikuti mereka, kecuali beberapa pria dan wanita yang percaya dan berani.
Zaten, inançlı ve cesaretli bir avuç erkek ve kadın dışında onları kimse takip etmeyecekti.Dù sao đi nữa, không ai theo họ cả, ngoại trừ một ít đàn ông và phụ nữ có niềm tin và lòng can đảm.
Zaten, inançlı ve cesaretli bir avuç erkek ve kadın dışında onları kimse takip etmeyecekti.Hoe dan ook, niemand zou hen gevolgd zijn, behalve een handvol mannen en vrouwen vol overtuiging en moed.
Zaten, inançlı ve cesaretli bir avuç erkek ve kadın dışında onları kimse takip etmeyecekti.그렇지만 그런 사람들을 따르는 것은, 용기와 신념을 가진 소수 외에는 아무도 없었죠.
Zaten, inançlı ve cesaretli bir avuç erkek ve kadın dışında onları kimse takip etmeyecekti.Tak czy owak nikt by za nimi nie podążał, poza garstką mężczyzn i kobiet z przekonaniem i odwagą.
Zaten, inançlı ve cesaretli bir avuç erkek ve kadın dışında onları kimse takip etmeyecekti.Úgyszólván senki se követte volna őket, leszámítva néhány bátor és megvádolt férfit és nőt.
Zaten, inançlı ve cesaretli bir avuç erkek ve kadın dışında onları kimse takip etmeyecekti.Без това никой не би ги следвал, с изключение на шепа мъже и жени, съратници по убежденеие и храброст.
Zaten, inançlı ve cesaretli bir avuç erkek ve kadın dışında onları kimse takip etmeyecekti.Всё равно никто бы не пошёл за ними, кроме малой горстки верных и храбрых людей.
Zaten, inançlı ve cesaretli bir avuç erkek ve kadın dışında onları kimse takip etmeyecekti.Так чи інакше, ніхто не слідував за ними, за виключенням кількох переконаних і мужніх чоловіків та жінок.
Zaten, inançlı ve cesaretli bir avuç erkek ve kadın dışında onları kimse takip etmeyecekti.בכל מקרה, אף אחד לא היה צועד בעקבותיהם, מלבד קומץ גברים ונשים בעלי אמונה ואומץ.
Zaten, inançlı ve cesaretli bir avuç erkek ve kadın dışında onları kimse takip etmeyecekti.ودون اي حاجة لوجود اتباع او مريدين فقط كل ما كانوا يملكه هؤلاء الرجل وتلكم النسوة هو الشجاعة والاصرار
Zaten, inançlı ve cesaretli bir avuç erkek ve kadın dışında onları kimse takip etmeyecekti.信念と勇気を持った 一握りの人たちだけでした 随分あとになって