inanç ile cümle

inanç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bu bizim inancımızdır ve ona sadık kalacağız."Es nuestra fe y vamos a ser leales a ella".
Bu bizim inancımızdır ve ona sadık kalacağız."Este credința noastră și îi vom fi loiali."
Bu bizim inancımızdır ve ona sadık kalacağız."Ez a mi hitünk és mi hűek leszünk hozzá."
Bu bizim inancımızdır ve ona sadık kalacağız."Het is ons geloof en we zullen er trouw aan blijven."
Bu bizim inancımızdır ve ona sadık kalacağız."Inilah agama kami, dan kami akan tetap setia kepadanya."
Bu bizim inancımızdır ve ona sadık kalacağız."Je to naša viera a my jej budeme verní."
Bu bizim inancımızdır ve ona sadık kalacağız."그것이 우리의 신앙이며 믿음을 가져야 겠군."하고 말할 수 있습니다.
Bu bizim inancımızdır ve ona sadık kalacağız."To nasza wiara, i będziemy wobec niej lojalni."
Bu bizim inancımızdır ve ona sadık kalacağız."Είναι η πίστη μας και θα μείνουμε πιστοί σε αυτήν."
Bu bizim inancımızdır ve ona sadık kalacağız."Това е нашата вяра и ние сме лоялни към нея."
Bu bizim inancımızdır ve ona sadık kalacağız."Це наша віра і ми будемо дотримуватись її".
Bu bizim inancımızdır ve ona sadık kalacağız."Это наша вера и мы будем ей верны."
Bu bizim inancımızdır ve ona sadık kalacağız."זו האמונה שלנו, ואנחנו נהיה נאמנים לה."
Bu bizim inancımızdır ve ona sadık kalacağız."وهو محور إيماننا .. ويجب ان نكون مخلصين له "
Bu bizim inancımızdır ve ona sadık kalacağız."それが中世の時間感覚や環境によって解釈されたものならば
Bu böyle.' Bu inanç değil.Pero es cierto!'
Bu bütünüyle bizim inanç geleneğimiz, kat etmemiz gereken ilahi yol ve almamız gereken derstir.신성과 결합시킵니다.
Bu bütünüyle bizim inanç geleneğimiz, kat etmemiz gereken ilahi yol ve almamız gereken derstir.la lección y el fin de nuestra senda espiritual, de todas nuestras tradiciones de fe.
Bu bütünüyle bizim inanç geleneğimiz, kat etmemiz gereken ilahi yol ve almamız gereken derstir.והלקח והמטרה של דרכנו הרוחנית ושל כל מסורות הדת שלנו.
Bu bütünüyle bizim inanç geleneğimiz, kat etmemiz gereken ilahi yol ve almamız gereken derstir.هذا هو الدرس المستفاد والغرض من طريقنا الروحي وجميع شركائنا في التقاليد الدينية.
Bu bütünüyle bizim inanç geleneğimiz, kat etmemiz gereken ilahi yol ve almamız gereken derstir.ムスリムはキリストをスーフィの達人、すなわち
Bu, çok iyi sebeplerden ötürü psişik inançlara karşı şüpheyle yaklaştığım anlamına geliyor.Todo lo que significa es que estoy un poco sesgado contra la creencia de lo psíquico, y por esa buena razón.
Bu, dökümanlarla ya da kontratlarla ilgili değil, bu mükâleme ve inançla ilgili.Đó không phải là tư liệu và hợp đồng. Đó là sự trò chuyện và tin tưởng.
Bu, dökümanlarla ya da kontratlarla ilgili değil, bu mükâleme ve inançla ilgili.Es geht nicht um Dokumentation und Vertrag. Es geht um das miteinander sprechen und Glauben.
Bu, dökümanlarla ya da kontratlarla ilgili değil, bu mükâleme ve inançla ilgili.Het gaat niet om het vastleggen en je eraan houden. Het gaat om dialoog en vertrouwen.
Bu, dökümanlarla ya da kontratlarla ilgili değil, bu mükâleme ve inançla ilgili.Il n'est pas question de documentation et de contrat. Il s'agit de conversation et de foi.
Bu, dökümanlarla ya da kontratlarla ilgili değil, bu mükâleme ve inançla ilgili.Ini bukan mengenai dokumentasi dan kontrak. Ini mengenai percakapan dan kepercayaan.
Bu, dökümanlarla ya da kontratlarla ilgili değil, bu mükâleme ve inançla ilgili.Je to věc domluvy a důvěry. Není to o dodržení pravidel.
Bu, dökümanlarla ya da kontratlarla ilgili değil, bu mükâleme ve inançla ilgili.문서나 계약이 중요한 게 아닙니다. 대화와 믿음이 중요합니다.
Bu, dökümanlarla ya da kontratlarla ilgili değil, bu mükâleme ve inançla ilgili.Não se trata de documentação e contrato. Trata-se de conversação e de fé. Não se trata de obediência.
Bu, dökümanlarla ya da kontratlarla ilgili değil, bu mükâleme ve inançla ilgili.Nem az adminisztrációról vagy a szerződésről van szó. Sokkal inkább eszmecseréről és hitről.
Bu, dökümanlarla ya da kontratlarla ilgili değil, bu mükâleme ve inançla ilgili.Nie chodzi o dokumentację i umowę. Chodzi o rozmowę i wiarę.
Bu, dökümanlarla ya da kontratlarla ilgili değil, bu mükâleme ve inançla ilgili.Non c'entrano i documenti e il contratto. E' una questione di dialogo e fiducia.
Bu, dökümanlarla ya da kontratlarla ilgili değil, bu mükâleme ve inançla ilgili.No se trata de la documentación ni del contrato. Se trata de la conversación y de la fe.
Bu, dökümanlarla ya da kontratlarla ilgili değil, bu mükâleme ve inançla ilgili.Nu e vorba de acte și contracte. E vorba de conversație și convingere.
Bu, dökümanlarla ya da kontratlarla ilgili değil, bu mükâleme ve inançla ilgili.Δεν είναι για την τεκμηρίωση ούτε για το συμβόλαιο. Είναι για τη διατήρηση και την πίστη.
Bu, dökümanlarla ya da kontratlarla ilgili değil, bu mükâleme ve inançla ilgili.Речь не идёт о документации и контракте. Речь - о диалоге и доверии.
Bu, dökümanlarla ya da kontratlarla ilgili değil, bu mükâleme ve inançla ilgili.То не е свързано с документация и договор. Свързано е с разговор и вяра.
Bu, dökümanlarla ya da kontratlarla ilgili değil, bu mükâleme ve inançla ilgili.עיקר העניין הוא לא תיעוד וחוזים. עיקר העניין הוא דו שיח ואמונה.
Bu, dökümanlarla ya da kontratlarla ilgili değil, bu mükâleme ve inançla ilgili.الأمر ليس مجرد توثيق، وعقد بل هو تحاور، وإيمان
Bu, dökümanlarla ya da kontratlarla ilgili değil, bu mükâleme ve inançla ilgili.会話と信頼です 服従ではなく、場面設定です
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.C'est doublement ironique, dans ce cas, parce que leur absolutisme est en fait le contraire de la foi.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.Doppiamente ironico, in questo caso, perché il loro assolutismo in realtà è il contrario della fede.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.Dubbelt ironiskt i det här fallet eftersom deras absolutism faktiskt är motsatsen till tro.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.Dvojnásobne ironické, v tomto prípade, pretože ich absolutizmus je v skutočnosti opakom viery.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.Ebben az esetben duplán ironikus, mert az abszolutizmusuk tulajdonképpen az ellentéte a hitnek.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.Eine doppelte Ironie, denn ihr Absolutismus ist eigentlich das Gegenteil von Glaube.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.E o dublă ironie aici, pentru că absolutismul lor e de fapt opusul credinței.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.Ironi ganda, dalam kasus ini, karena absolutisme mereka sesungguhnya lawan dari keyakinan.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.절대주의는 믿음의 정반대이기 때문에 이 경우는 두 배로 아이러니합니다.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.To podwójnie paradoksalne, bo ich absolutyzm jest odwrotnością wiary.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.Trớ trêu gấp đôi, trong trường hợp này, là vì tính tuyệt đối của chúng Những từ này trái nghĩa với đức tin.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.Είναι διπλά ειρωνικό επειδή η απολυτότητά τους είναι στη πραγματικότητα το αντίθετο της πίστης.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.Вдвойне иронично то, что их абсолютизм, на самом деле, противоречит вере.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.Още по-иронично е, че в този случай техния абсолютизъм е всъщност обратното на вярата.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.Тут прихована навіть подвійна іронія, оскільки їхній абсолютизм не має насправді нічого спільного з вірою.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.אירוני כפליים, במקרה זה, שהאבסולוטיזם שלהם הוא למעשה ההפך מאמונה.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.والسخرية مضاعفة، في هذه الحالة، أن حكمهم المطلق هو في الحقيقة عكس اﻹيمان.
Bu durumda daha da ironic olansa, onlar mutlakiyetleri yüzünden inancın karşısındalardır.実際には信仰とは正反対のものだ という点です 実は 彼らこそが異教徒なのです
Bu girdinin karşı duvar inançsız bir dizi ile tüm asıldı canavarca kulüpleri ve mızrak.A parede oposta desta entrada foi pendurado em todo com uma matriz pagã de clubes monstruosa e lanças.
İlgili Sayfalar