inanç ile cümle

inanç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ben orada öylece durdum ve bu sahneyi seyrettim. Tam bir inançsızlıkla ve ne yapacağımı bilemeden.Io resto lì, in piedi, a osservare la scena totalmente incredulo, senza sapere cosa fare.
Ben orada öylece durdum ve bu sahneyi seyrettim. Tam bir inançsızlıkla ve ne yapacağımı bilemeden.Tôi chỉ biết đứng đó, chứng kiến sự việc không tin vào mắt mình, không biết làm gì.
Ben orada öylece durdum ve bu sahneyi seyrettim. Tam bir inançsızlıkla ve ne yapacağımı bilemeden.Und ich stehe nur da, beobachte die Szene völlig ungläubig, ohne zu wissen was ich tun sollte.
Ben orada öylece durdum ve bu sahneyi seyrettim. Tam bir inançsızlıkla ve ne yapacağımı bilemeden.Yo estoy allí parado mirando la escena con una total incredulidad, sin saber qué hacer.
Ben orada öylece durdum ve bu sahneyi seyrettim. Tam bir inançsızlıkla ve ne yapacağımı bilemeden.А аз просто стоя там, гледам тази сцена, напълно невярвайки на очите си, незнаейки какво да сторя.
Ben orada öylece durdum ve bu sahneyi seyrettim. Tam bir inançsızlıkla ve ne yapacağımı bilemeden.Я стою и смотрю на все это, не веря своим глазам и не зная что делать.
Besmele'ye inanç kalmadı. Kalmadıysa başınıza geleni çekin.لا إعتقاد في بسم الله ، إذا لم يعد هناك إيمان
Bilesiniz diye söylüyorum; feminizm, erkek ve kadının eşit hak ve fırsatlara sahip olmaları inancıdır.Feminisme, per definition, er troen på at mænd og kvinder skal have lige rettigheder og muligheder.
Bilesiniz diye söylüyorum; feminizm, erkek ve kadının eşit hak ve fırsatlara sahip olmaları inancıdır.공식적으로 페미니즘의 사전적 정의는여성과 남성이 동등한 권리와 기회를 여성과 남성이 동등한 권리와 기회를가져야한다는 신념을 의미합니다. 가져야한다는 신념을 의미합니다.
Bilesiniz diye söylüyorum; feminizm, erkek ve kadının eşit hak ve fırsatlara sahip olmaları inancıdır.Pre upresnenie, Podľa definície je feminizmus viera, že muži a ženy by mali mať rovnaké práva a príležitosti.
Bilesiniz diye söylüyorum; feminizm, erkek ve kadının eşit hak ve fırsatlara sahip olmaları inancıdır.Pro upřesnění, podle definice je feminismus víra, že muži a ženy by měli mít stejná práva a příležitosti.
Bilesiniz diye söylüyorum; feminizm, erkek ve kadının eşit hak ve fırsatlara sahip olmaları inancıdır.Theo như định nghĩa, thì nữ quyền là đàn ông và phụ nữ nên có quyền và cơ hội bình đẳng như nhau
Bilesiniz diye söylüyorum; feminizm, erkek ve kadının eşit hak ve fırsatlara sahip olmaları inancıdır.За означенням, фемінізм - це переконання в тому, що чоловіки та жінки матимуть рівні права та можливості.
Bilesiniz diye söylüyorum; feminizm, erkek ve kadının eşit hak ve fırsatlara sahip olmaları inancıdır.לפרוטוקול, פמיניזם, בהגדרתו, הוא האמונה כי לנשים וגברים מגיעות אותן זכויות והזדמנויות.
Bilime ve testlere olan şu kör inancın,Dass dein Glaube an Wissenschaft und Tests
Bilime ve testlere olan şu kör inancın,שאמונתך במדע
Bilmiyorum. Onların inançlarını bilimsel olarak test etmeyi tercih edrim.Δεν γνωρίζω -- προτιμώ να εξετάζω τα πιστεύω τους, επιστημονικά.
Bir ateist olmak için kişisel olarak yeterli inanca sahip değilim.Cá nhân tôi không đủ đức tin để làm một kẻ vô thần.
Bir ateist olmak için kişisel olarak yeterli inanca sahip değilim.Eu personal nu am destulă încredere pentru a fi ateu.
Bir ateist olmak için kişisel olarak yeterli inanca sahip değilim.Ich persönlich habe nicht genug Glauben, um ein Atheist zu sein.
Bir ateist olmak için kişisel olarak yeterli inanca sahip değilim.Ja osobne nemám dosť viery k tomu, aby som bol ateista.
Bir ateist olmak için kişisel olarak yeterli inanca sahip değilim.Já osobně nemám dost víry k tomu, abych byl ateista.
Bir ateist olmak için kişisel olarak yeterli inanca sahip değilim.저 개인적으로는 무신론자가 되기에는 믿음이 많이 부족합니다.
Bir ateist olmak için kişisel olarak yeterli inanca sahip değilim.Nekem személy szerint nincs elég hitem ahhoz, hogy ateista legyek.
Bir ateist olmak için kişisel olarak yeterli inanca sahip değilim.Osobiście nie mam wystarczająco wiary, aby być ateistą.
Bir ateist olmak için kişisel olarak yeterli inanca sahip değilim.Personalmente non ho abbastanza fede per essere ateo.
Bir ateist olmak için kişisel olarak yeterli inanca sahip değilim.Personnellement, je ne pense pas avoir assez de foi pour être athée.
Bir ateist olmak için kişisel olarak yeterli inanca sahip değilim.Persoonlijk heb ik niet genoeg vertrouwen om een atheïst te zijn.
Bir ateist olmak için kişisel olarak yeterli inanca sahip değilim.Saya secara pribadi tidak memiliki cukup iman untuk menjadi seorang atheis.
Bir ateist olmak için kişisel olarak yeterli inanca sahip değilim.Yo personalmente no tengo la fe suficiente para ser un ateista.
Bir ateist olmak için kişisel olarak yeterli inanca sahip değilim.Δεν έχω προσωπικά αρκετή πίστη για να είμαι αθεϊστής.
Bir ateist olmak için kişisel olarak yeterli inanca sahip değilim.Лично аз нямам достатъчно вяра да бъда атеист.
Bir ateist olmak için kişisel olarak yeterli inanca sahip değilim.Лично у меня не достаточно веры, чтобы быть атеистом.
Bir ateist olmak için kişisel olarak yeterli inanca sahip değilim.Особисто в мене недостатньо віри для того, щоб бути атеїстом.
Bir ateist olmak için kişisel olarak yeterli inanca sahip değilim.לי אישית אין מספיק אמונה כדי להיות אתאיסט.
Bir ateist olmak için kişisel olarak yeterli inanca sahip değilim.أنا ليس لديّ الثقة الكافية لأصبح ملحداً.
Bir ateist olmak için kişisel olarak yeterli inanca sahip değilim.でもあなたは 無神論者かもしれません
Biraz inançlı ol, Gethin.Ai încredere, Gethin.
Biraz inançlı ol, Gethin.Có một số đức tin, Gethin.
Biraz inançlı ol, Gethin.Geloof erin, Gethin.
Biraz inançlı ol, Gethin.Imej upanje, Gethin.
Biraz inançlı ol, Gethin.Ten fe, Gethin.
Biraz inançlı ol, Gethin.Trošku víry, Gethine.
Biraz inançlı ol, Gethin.Έχε πίστη, Γκέθιν.
Birbirimize destek olacağımızla ilgili inancı bu kadar mı yitirdik?Abbiamo perso a tal punto la fiducia nella possibilità di esserci l'uno per l'altro?
Birbirimize destek olacağımızla ilgili inancı bu kadar mı yitirdik?¿Acaso hemos perdido la confianza de estar ahí para los demás?
Birbirimize destek olacağımızla ilgili inancı bu kadar mı yitirdik?Avons-nous donc perdu confiance dans le fait que nous serons là pour l'autre ?
Birbirimize destek olacağımızla ilgili inancı bu kadar mı yitirdik?Chiar am pierdut încrederea că vom fi aici unii pentru alţii?
Birbirimize destek olacağımızla ilgili inancı bu kadar mı yitirdik?Czy tak dalece nie wierzymy, że możemy liczyć na siebie nawzajem?
Birbirimize destek olacağımızla ilgili inancı bu kadar mı yitirdik?Ennyire elveszítettük a bizalmunkat abban, hogy ott lehetünk egymás számára?
Birbirimize destek olacağımızla ilgili inancı bu kadar mı yitirdik?Haben wir so sehr das Vertrauen darin verloren, dass wir füreinander da sein werden?
Birbirimize destek olacağımızla ilgili inancı bu kadar mı yitirdik?Har vi så till den grad tappat förtroendet för att vi finns där för varandra?
Birbirimize destek olacağımızla ilgili inancı bu kadar mı yitirdik?Hebben we er nog zo weinig vertrouwen in dat we er voor elkaar zullen zijn?
Birbirimize destek olacağımızla ilgili inancı bu kadar mı yitirdik?사람이 친구가 되어 주는것에 자신감을 잃어 버린건가요?
Birbirimize destek olacağımızla ilgili inancı bu kadar mı yitirdik?Phải chăng chúng ta quá thiếu tin tưởng về viễn cảnh ở bên nhau?
Birbirimize destek olacağımızla ilgili inancı bu kadar mı yitirdik?Será que perdemos a confiança de que estaremos lá uns para os outros?
Birbirimize destek olacağımızla ilgili inancı bu kadar mı yitirdik?Tässäkö määrin olemme menettäneet luottamuksemme siihen, että olisimme läsnä toinen toisillemme?
Birbirimize destek olacağımızla ilgili inancı bu kadar mı yitirdik?To sme až tak stratili dôveru v to, že tu budeme jeden pre druhého?
Birbirimize destek olacağımızla ilgili inancı bu kadar mı yitirdik?Ztratili jsme tedy jistotu, že tu jsme jeden pro druhého?
Birbirimize destek olacağımızla ilgili inancı bu kadar mı yitirdik?Έχουμε χάσει τόσο την εμπιστοσύνη μας ότι θα είμαστε εκεί ο ένας για τον άλλον;
İlgili Sayfalar