Ana içeriğe geç
Sözlük

in ile cümle

in kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Amerika'daki siyah insanlar daha önce "Bize özgürlük verin." diyordu.Black people in America once said, "Give us freedom".
ABD'de, çoğu insan on sekiz yaşına ulaştığında oy kullanabilir.In the U.S., most people can vote when they reach eighteen years of age.
ABD'de, insanların nakit ödeme yerine bir çek yazmaları yaygındır.In the U.S., it is common for people to write a check instead of paying cash.
Diğer insanlara çok fazla güvenme.Don't depend on other people too much.
Afrika'daki birçok insan açtır.A lot of people in Africa go hungry.
Bu mağazada her şey normal fiyatından yüzde 10 indirimlidir.Everything at that store is 10 percent off the regular price.
Onların zamanında geleceğine inanabilirsin.You can rely on their coming on time.
O onun söylediğinin doğru olduğuna inanıyor gibi görünüyordu.It seems that he believes what he said is right.
Hata yapmayan bir insandır.He's a man who doesn't make mistakes.
O, her zaman güvenilir bir insandır.He is a man who can always be trusted.
Programları şu insanlara vermeme yardım eder misin?Will you help me give out the programs to those people?
Onlar dün gördüğün insanlar mı?Are those the people you saw yesterday?
O kale eski antik çağda inşa edilmiştir.That castle was built in ancient times.
O her zaman diğer insanlarla ilgili hata buluyor.She is always finding fault with other people.
O mimar çok modern evler inşa ediyor.That architect builds very modern houses.
Bu zor insanlarla nasıl geçineceğimi bilmiyorum.I don't know how to get along with those difficult people.
Bürodaki insanlar asla kabul etmeyecekler.The people in the office will never agree.
O Kabuki aktörü, genç insanlar arasında çok popülerdir.That Kabuki actor is very popular with young people.
O ev tuğla ile inşa edilmiştir.That house is built of bricks.
O gömleği deneyin; ince pamuktan yapılmıştır.Try on that shirt. It's made of fine cotton.
Hem onlar hemde siz sıradan insanlarsınız.They as well as you are ordinary people.
Sizin yanınız sıra, onlar da sıradan insanlar.They as well as you are ordinary people.
Sana ihtiyacı olan insanlarla arkadaş olabilirsin.You may as well make friends with people who need you.
Onunla karşılaştığına inanmıyorum.I don't believe you've met him.
Diğer insanların işlerine karışmaya hakkın yoktur.You have no right to interfere in other people's affairs.
Diğer insanların yardımına güvenmemelisiniz.You shouldn't rely on other people's help.
Bir insana sadece fakir olduğu için tepeden bakmamalısın.You should never look down on a man merely because he is poor.
Sen buna inanmayabilirsin, ama yine de doğru.You may not believe it, but it is nonetheless true.
Bana inanmıyor musunuz?Don't you believe me?
Sen güvenebileceğim tek insansın.You're the only person that I can trust.
Ölümden sonra hayat olduğuna inanıyor musun?Do you believe that there is life after death?
İşini sevdiğine inanıyorum.I believe you like your job.
Sen soğukkanlı bir insansın, değil mi?You are a cold-blooded person, aren't you?
Herhangi bir dine inanıyor musun?Do you believe in any religion?
Tanığın beyanına inanıyor musunuz?Do you believe the witness's statement?
Senin başaracağına inanıyorum.I believe that you will succeed.
UFO'lara inanır mısın?Do you believe in UFOs?
Allah'a inanır mısınız?Are you a believer?
Biz teklifinizi daha ayrıntılı inceledikten sonra cevabımızı size vereceğiz.I'll give you our answer after we go into your proposal in greater detail.
Ülkende insanlar çay içer mi?Do people drink tea in your country?
Söylediğine inanmak zor.It is difficult to believe what you say.
Hislerini incitmek istememiştim.I didn't mean to hurt your feelings.
Senin ingilizce kompozisyonun neredeyse istenecek bir şey bırakmıyor.Your English composition leaves almost nothing to be desired.
Bir insan gibi yaşamanı daha fazla istiyorum.I want you to live more like a human being.
Sizin mevkiniz kediden hoşlanan insanlara hitap ediyor.Your site appeals to people who are interested in cats.
Birçok insan sizinle aynı fikirde olurdu.Many people would agree with you.
Siz geç insanların mizah duygusu yok.You young people have no sense of humor at all.
Yaşlı insanları küçük görmemelisin.You must not look down on old people.
Senin yaşındaki insanların genellikle bu sorunu vardır.People of your age often have this problem.
Senin yaşındaki insanlar, sık sık bu problemle karşılaşır.People of your age often have this problem.
Görevini yapmazsan, insanlar seni küçük görecekler.If you don't do your duty, people will look down on you.
Lütfen boş vaktinde bu evrakları incele.Please look through these papers at your leisure.
Asya'da bir sürü insan vardır.There are many people in Asia.
Asya'da çok sayıda insan var.There are many people in Asia.
Asya'da birçok insan vardır.There are many people in Asia.
Armstrong aya ulaşan ilk insandı.Armstrong was the first man to reach the moon.
O sofistike insanlar arasında kendimi tamamen rahatsız hissettim.I felt utterly out of place among those sophisticated people.
Oh, bir ineği sağma tarzın bu mu?Oh, is that the way you milk a cow?
Birçok insan seksen yıldan fazla yaşamaz.Not a few people live to be over eighty.
Yedinin şanslı bir sayı olduğuna inanılıyor.Seven is believed to be a lucky number.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
in ile cümle - Sayfa 12 - in kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App