Ana içeriğe geç
Sözlük

inşaat ile cümle

inşaat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bir inşaat vincini kiralamak günlük 750 dolar. Ayrıca kullanımı her saat başına artı 250 dolar.Půjčení jeřábu stojí $750 za den plus $250 za hodinu používání.
Bir inşaat vincini kiralamak günlük 750 dolar. Ayrıca kullanımı her saat başına artı 250 dolar.Tiền thuê 1 cần cẩu xây dựng là $750/một ngày cộng $250/một giờ sử dụng
Bir inşaat vincini kiralamak günlük 750 dolar. Ayrıca kullanımı her saat başına artı 250 dolar.Wynajęcie żurawia budowlanego kosztuje 750$ na dzień, plus 250$ za każdą godzinę jego pracy.
Bir inşaat vincini kiralamak günlük 750 dolar. Ayrıca kullanımı her saat başına artı 250 dolar.Το κόστος ενοικίασης ενός γερανού κατασκευής είναι $750 ανά ημέρα συν 250 $ ανά ώρα χρήσης.
Bir inşaat vincini kiralamak günlük 750 dolar. Ayrıca kullanımı her saat başına artı 250 dolar.Разходите за наем на строителен кран са $750 на ден плюс $250 на час работа.
Bir inşaat vincini kiralamak günlük 750 dolar. Ayrıca kullanımı her saat başına artı 250 dolar.Стоимость для аренды строительного крана составляет $750 в день плюс $250 за каждый использования.
Bir inşaat vincini kiralamak günlük 750 dolar.تكلفة إستئجاررافعة بناء هي 750$ لليوم الواحد.
Bir inşaat vincini kiralamak günlük 750 dolar.それに加え、使用時間あたり 250 ドルです。
Bir kaç yıl önce, inşaat endüstrisinin karanlık yüzünün farkına vardım.Acum câțiva ani, ochii mi-au fost deschiși de partea întunecată a industriei de construcţii.
Bir kaç yıl önce, inşaat endüstrisinin karanlık yüzünün farkına vardım.Beberapa tahun lalu mata saya terbuka terhadap sisi gelap dari industri konstruksi.
Bir kaç yıl önce, inşaat endüstrisinin karanlık yüzünün farkına vardım.Cách đây 1 vài năm, tôi chợt nhận ra mặt tối của ngành xây dựng.
Bir kaç yıl önce, inşaat endüstrisinin karanlık yüzünün farkına vardım.Een paar jaar geleden zijn mijn ogen geopend voor de duistere kant van de constructie industrie.
Bir kaç yıl önce, inşaat endüstrisinin karanlık yüzünün farkına vardım.For et par år siden fik jeg øjnene op for byggeindustriens mørke side.
Bir kaç yıl önce, inşaat endüstrisinin karanlık yüzünün farkına vardım.För några år sen fick jag upp ögonen för den mörka sidan av byggindustrin.
Bir kaç yıl önce, inşaat endüstrisinin karanlık yüzünün farkına vardım.Hace algunos años me abrieron los ojos al lado oscuro de la industria de la construcción.
Bir kaç yıl önce, inşaat endüstrisinin karanlık yüzünün farkına vardım.Há uns anos, os meus olhos abriram-se para o lado obscuro da indústria da construção.
Bir kaç yıl önce, inşaat endüstrisinin karanlık yüzünün farkına vardım.Il y a quelques années, j'ai ouvert les yeux sur la face sombre de l'industrie du bâtiment.
Bir kaç yıl önce, inşaat endüstrisinin karanlık yüzünün farkına vardım.Kilka lat temu pewne doświadczenie uświadomiło mi ciemną stronę przemysłu budowlanego.
Bir kaç yıl önce, inşaat endüstrisinin karanlık yüzünün farkına vardım.몇 년 전 저는 건설업계의 어두운 이면을 알게 되었습니다.
Bir kaç yıl önce, inşaat endüstrisinin karanlık yüzünün farkına vardım.Néhány éve fenyílt a szemem, és megismertem az építőipar sötét oldalát.
Bir kaç yıl önce, inşaat endüstrisinin karanlık yüzünün farkına vardım.Pochi anni fa venni a conoscenza del lato oscuro dell'industria edile.
Bir kaç yıl önce, inşaat endüstrisinin karanlık yüzünün farkına vardım.Pred nekaj leti so se mi odprle oči in spoznal sem temno stran gradbene industrije.
Bir kaç yıl önce, inşaat endüstrisinin karanlık yüzünün farkına vardım.Pred niekoľkými rokmi som mal poprvýkrát možnosť vidieť temnú stránky stavebného priemyslu.
Bir kaç yıl önce, inşaat endüstrisinin karanlık yüzünün farkına vardım.Před pár lety se mi otevřely oči vůči černému trhu stavebnictví.
Bir kaç yıl önce, inşaat endüstrisinin karanlık yüzünün farkına vardım.Vor ein paar Jahren wurde mir klar, welch dunkle Seite die Bau-Industrie haben kann.
Bir kaç yıl önce, inşaat endüstrisinin karanlık yüzünün farkına vardım.Πριν μερικά χρόνια άνοιξαν τα μάτια μου ως προς την σκοτεινή πλευρά της οικοδομικής βιομηχανίας.
Bir kaç yıl önce, inşaat endüstrisinin karanlık yüzünün farkına vardım.Кілька років тому, у мене відкрилися очі на темну сторону будівельної галузі.
Bir kaç yıl önce, inşaat endüstrisinin karanlık yüzünün farkına vardım.Несколько лет назад, у меня открылись глаза на темную сторону строительной индустрии.
Bir kaç yıl önce, inşaat endüstrisinin karanlık yüzünün farkına vardım.Преди няколко години очите ми се отвориха за тъмната страна на строителната индустрия.
Bir kaç yıl önce, inşaat endüstrisinin karanlık yüzünün farkına vardım.לפני מספר שנים נפקחו עיניי לצד האפל של תעשיית הבנייה.
Bir kaç yıl önce, inşaat endüstrisinin karanlık yüzünün farkına vardım.قبل عدة سنوات مضت فُتحت عيناي على الجانب المظلم في صناعة البناء.
Bir kaç yıl önce, inşaat endüstrisinin karanlık yüzünün farkına vardım.建築業界の暗部へ向けられました 2006年に、カタールの若い学生が
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.En una ocasión, cuando caminaba por las calles de París, vio, esto fue real, un andamio.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.Inokedy, ako kráčal ulicami Paríža, videl, a bolo to skutočné, lešenie.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.Jindy, když se procházel ulicemi Paříže, viděl, a bylo to skutečné, lešení.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.Lần khác khi đang đi trên đường phố Paris, ông ấy thấy -- cái này là thật -- một giàn giáo.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.Numa certa ocasião quando andava pelas ruas de Paris, ele viu — isto era real — um andaime.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.Odată, în timp ce se plimba pe străzile Parisului, a văzut -- asta era real -- o schelă.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.Pewnego razu, przechadzając się ulicami Paryża, zobaczył - w rzeczywistości - rusztowanie.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.Toen hij op een keer in de straten van Parijs liep, zag hij -- dit was echt -- een stelling.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.Toisen kerran kävelyllä Pariisin kaduilla hän näki -- ihan todella -- mestauslavan.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.Un'altra volta, mentre stava camminando per le strade di Parigi, vide -- e questa era reale -- un'impalcatura.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.Une autre fois qu'il marchait dans les rues de Paris, il vit - et c'était réel - un échaffaudage.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.Ved én lejlighed, da han gik i Paris' gader, så han -- dette var ægte -- et stillads.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.Vid ett tillfälle när han gick längs en gata i Paris, såg han - och det var verkligt - en byggnadsställning.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.Während er einmal durch die Straßen von Paris ging, sah er - das war real - ein Gerüst.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.Σε μια περίπτωση καθώς περπατούσε στους δρόμους του Παρισιού, είδε - και αυτό ήταν αληθινό - μια σκαλωσιά.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.В другой раз - он шел по парижской улице увидел - по-настоящему - эшафот.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.В един случай, докато вървял по улиците на Париж, видял - това било реално - едно скеле.
Bir keresinde de Paris sokaklarında yürürken, -- bu gerçekti-- inşaat iskelesi gördü.Іншого разу, коли він прогулювався Парижем, він побачив (це було насправді) будівельні риштування.
Bir mimar olarak tahta zaten güneş enerjisiyle büyümüş olan büyük ve inşaatta kullanabileceğim tek malzeme.Ca arhitect, lemnul e singurul material pentru construcţii care a crescut datorită energiei solare.
Bir mimar olarak tahta zaten güneş enerjisiyle büyümüş olan büyük ve inşaatta kullanabileceğim tek malzeme.Dla architekta drewno to jedyny materiał, duży materiał budowlany, który urósł sam z pomocą słońca.
Bir mimar olarak tahta zaten güneş enerjisiyle büyümüş olan büyük ve inşaatta kullanabileceğim tek malzeme.건축가로서, 나무는 태양에너지에 의해서 완전히 성장해 있고 건축에 사용될 수 있을만큼 충분히 큰 유일한 재료입니다.
Bir mimar olarak tahta zaten güneş enerjisiyle büyümüş olan büyük ve inşaatta kullanabileceğim tek malzeme.Как архитектор я могу сказать, что дерево - прекраснейший материал, который растёт благодаря Солнцу.
Bir mimar olarak tahta zaten güneş enerjisiyle büyümüş olan büyük ve inşaatta kullanabileceğim tek malzeme.כאדריכל, עץ הוא החומר היחיד, חומר חשוב, שניתן לבנות איתו ושכבר צמח באנרגיית השמש.
Bir mimar olarak tahta zaten güneş enerjisiyle büyümüş olan büyük ve inşaatta kullanabileceğim tek malzeme.الخشب هو المادة الوحيدة، وهو مادة كبيرة، أستطيع كمهندس معماري البناء بها وهي مادة نمت بقوة الشمس.
Bir mimar olarak tahta zaten güneş enerjisiyle büyümüş olan büyük ve inşaatta kullanabileceğim tek malzeme.作為一位建築師,木材係唯一一種 我可以使用、兼靠太陽生成嘅大型建材
Bir mimar olarak tahta zaten güneş enerjisiyle büyümüş olan büyük ve inşaatta kullanabileceğim tek malzeme.建築に使えるほど大きく 太陽の力で成長する素材なのです 森の中で木が成長する時には 酸素を発しながら
Bir süre geçtikten sonra bunu çıkarıp hafif bir bina bloğu (inşaat) olarak kullanabiliriz.Also nach einer Weile, können wir es herausnehmen, und es als Leichtbaustein verwenden.
Bir süre geçtikten sonra bunu çıkarıp hafif bir bina bloğu (inşaat) olarak kullanabiliriz.Ao fim de um tempo, podemos retirá-lo, e usá-lo como um bloco de construção leve.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod