Jamaikalı insanlar İngilizcenin bir kreol sürümünü kullanırlar.Jamaican people use a creole version of English.
Toplantıya birçok insan katıldı.Many people attended the meeting.
Hiçbir terbiyeli insan o yere gitmez.No decent people go to that place.
Bu insanların morali mükemmeldi.The morale of those men was excellent.
İnsanlar işgalcilere karşı yükseldi.The people rose up against the invaders.
Çok az sayıda insan bunu biliyor.Very few people know it.
İnsanları görünüşlerine göre yargılayamazsın.You can't judge people by their looks.
İnsanlar sonsuza dek yaşamazlar.People don't live forever.
Tom bir insancıl.Tom is a humanitarian.
Onu biz inşa etmedik.We didn't build it.
Tom ve Mary zeki insanlar.Tom and Mary are intelligent people.
İnsanlara gizlice yaklaşma.Don't sneak up on people.
Mutlu insanlar kendilerini öldürmez.Happy people don't kill themselves.
Bu insanları tanımıyorum.I don't know those people.
O insanları tanımıyorum.I don't know those people.
Şu insanları sevmiyorum.I don't like those people.
Diğer insanlara ihtiyacım yok.I don't need other people.
Ben birçok insana güvenmiyorum.I don't trust many people.
Çoğu insan bunu fark etmeyecek.Most people won't notice that.
Bazı insanlar geçinmezler.Some people don't get along.
Bazı insanlar onu bilmiyor.Some people don't know that.
Bazı insanlar öyle düşünmüyor.Some people don't think so.
Yeteri kadar insan çalıştırmıyorlar.They don't employ enough people.
Köpekler insanlardan daha hızlı koşarlar.Dogs run faster than people.
İnsanlar onu yapmazlar.People don't do that.
İnsanlar gelecekteki ihtiyaçlarını hafife alma eğilimindedir.People have a tendency to underestimate their future needs.
İnsanlar aptal.People are stupid.
Asteroid binden fazla insanı yaraladı ve birçok pencereyi kırdı.The asteroid injured over a thousand people and broke many windows.
O her zaman çok neşeli bir insandı.She's always been a very cheerful person.
İnsanlar her gün ölür.People die every day.
İnsanlar her gün ölürler.People die every day.
İyi insanlar her gün ölür.Good people die every day.
Her gün birçok iyi insan ölür.Many good people die every day.
Her gün yetenekli insanlar doğar.Talented people are born every day.
Yetenekli insanlara ihtiyacımız var.We need talented people.
Bizim daha çok yetenekli insana ihtiyacımız var.We need more talented people.
İnsanlar tilkinin diğer hayvanlardan daha kurnaz olduğunu söylerler.People say that the fox is more cunning than other animals.
İnsanların ne düşündüğü umurumda değil.I don't care what people think.
Ben ona benzer insanlarla her zaman uğraşırım.I deal with people like that all the time.
Onlar otomobil üretmek için büyük bir tesis inşa ettiler.They built a large plant to manufacture automobiles.
Tom gibi insanlarla arkadaşlık etmem.I don't associate with people like Tom.
İnsanlar tuhaf olduğumu düşünürse umurumda değil.I don't care if people think I'm weird.
Bu insanların hiçbirini tanımıyorum.I don't know any of those people.
Sen insanları abartıyorsun.You overrate people.
Bu insanların kim olduğunu bilmiyorum.I don't know who these people are.
Bana bakan insanları sevmiyorum.I don't like people looking at me.
Arkamda duran insanlardan hoşlanmam.I don't like people standing behind me.
İnsanların bana bakmasından hoşlanmıyorum.I don't like people staring at me.
Arkamdan benim hakkımda konuşan insanları sevmem.I don't like people talking about me behind my back.
İnsanların benim hakkımda konuşmasını sevmiyorum.I don't like people talking about me.
Sevmediğim insanlarla anlaşma yapmam.I don't make deals with people I don't like.
İnsanlar aptal hayvanlardır.Humans are stupid animals.
Küçük şeyler küçük insanları eğlendirir.Small things amuse small people.
Bazı insanlar yüksek yağ ve düşük karbonhidrat diyetinin sağlıklı olduğunu söylüyorlar.Some people say a high fat–low carbohydrate diet is healthy.
Fikirlerin gerçekten yerde bir evi yok, onlar insanlar arasında havada yüzer.Ideas don't really have a home on the ground, they float in the air between people.
Ben insanlar onu yaptığında ondan nefret ederim.I hate it when people do that.
İnsanlar Fransızca konuşuyorken şeyleri anlayamamaktan nefret ediyorum.I hate not being able to understand things when people are speaking French.
Yüzyıllar önce, insanlar çakmaktaşı ve çelik kullanılarak ateş yakmaya başladı.Centuries ago, people started fires using flint and steel.
Berlin duvarı Doğudaki Almanların Batıya kaçmasını engellemek için inşa edilmiştir.The Berlin wall was built to prevent East Germans from fleeing to the West.
Hiç kimse yaşamın anlamının ne olduğunu yanıtlayamaz; bu soru insanlık öncesine dayanıyor.No one man can answer what's the meaning of life; this question stands before all mankind.