Ana içeriğe geç
Sözlük

inşa ile cümle

inşa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bir sürü insan sinemadan çıkıyor.A lot of people are coming out of the movie theater.
Tom güvenebileceğiniz bir insan türü.Tom is the kind of man you can trust.
İnsanlarla kendi ana dillerinde konuşmaktan hoşlanırım.I like to talk to people in their native languages.
Bir kütüphanede yüksek sesle konuşan insanları dinlemek sinir bozucu.It's annoying to hear people talking loudly in a library.
Siz ikiniz şimdiye kadar karşılaştığım en can sıkıcı insanlarsınız.The two of you are the most annoying people I've ever met.
O insafa geldi.He relented.
Sana sizin için çalışan insanların bazıları hakkında bazı sorular sormak istiyorum.I'd like to ask you some questions about some of the people you have working for you.
Facebook'taki insan sayısı Abd nüfusundan daha fazladır.The number of people on Facebook is greater than the population of the United States.
İnşallah, yarın ebeveynlerinle birlikte olacağız.Tomorrow, God willing, we'll be with your parents.
İnsanların gerçekten o şeyi yediğine inanamıyorum.I can't believe people really eat that stuff.
İnsanların Tom'un zeki olduğunu düşündüklerine inanamıyorum.I can't believe that people think Tom is intelligent.
İnsanları değiştiremezsin. Onlar kendileri değişmek zorundalar.You can't change people. They have to change themselves.
Son dakikada insanlar üzerinde planları değiştiremezsin.You can't change plans on people at the last minute.
Akşam yemeğine bütün bu insanları ağırlayamayız.We can't have all those people over for dinner.
Onlara bir uyarı vermeksizin insanların maaşlarını kesemeyiz.We can't just cut people's salaries without giving them some warning.
Tom'un bu dört insanı öldürmekten kurtulmasına izin veremeyiz.We can't let Tom get away with murdering those four people.
Hayır için insanlara bağış yaptırtamayız.We can't make people donate to charity.
İnsanlar bizi ayırt edemez.People can't tell us apart.
Bir garaj inşa etmeyi göze alamayacağını söylediğini düşündüm.I thought you said you can't afford to build a garage.
Papağanlar insanların sözlerini taklit ederler.Parrots imitate the words of humans.
Benden hoşlanmayan çok insan var.There are many people who don't like me.
İnsanlar gerçekten hâlâ o kelimeyi kullanıyor mu?Do people still actually use that word?
Bu birçok insanı kızdırdı.This got many people angry.
İnsanlara dik dik bakmak hoş bir davranış değildir.It's not polite to stare at others.
Bu temel bir insan hakkıdır.It's a basic human right.
Bugünlerde yaşlı insanları kastetmek için "kıdemli vatandaş" terimini sıklıkla kullanırız.Nowadays, we often use the term "senior citizen" to refer to old people.
Bu kadar aptalca bir şey yaparsan insanlar sana gülerler.People will laugh at you if you do something as stupid as that.
Tom'un insanlarla kaynaşma sorunu var.Tom has trouble socializing with people.
Tom'un diğer insanlarla geçinme sorunu var.Tom has trouble getting along with other people.
Tom normal olarak diğer insanlarla geçinemiyor gibi görünüyor.Tom seems to be unable to interact normally with other people.
Tom'un bazen diğer insanların güdülerini ve isteklerini anlama sorunu var.Tom sometimes has trouble understanding other people's motives and desires.
Tom'un bazen diğer insanların duygularını anlama sorunu var.Tom sometimes has trouble understanding other people's feelings.
İnsanlar sadece yaklaşık 70 yıl yaşar.People live only about 70 years.
Bazı insanlar Tom'un şizofrenik olduğunu düşünüyor.Some people think Tom is schizophrenic.
Başı dertte insanların çoğunlukla dönecek yeri yoktur.People in trouble often have nowhere to turn.
İnsan ayıkken düşündüğünü sarhoşken söylermiş.The words of a drunk man are the thoughts of a sober man.
Eğer çok fazla yalan söylersen insanlar sana asla inanmazlar.If you tell too many lies, people won't ever believe you.
Bazı insanlar balığın beyin gıdası olduğunu söylüyor.Some people say that fish is brain food.
Ona inanabilirsin. O güvenilmez bir insan değil.You can believe him, he's not an untrustworthy person.
Ordu çıkınca birçok yaralı insan geride kaldı.When the military pulled out, many injured people were left behind.
Genç insanlar yasaya uymalıdır.Young people must respect the law.
İnsanlar kendilerini güvende hissetmek isterler.People want to feel safe.
Ben sadece insanların beni sevmesini istiyorum.I just want people to like me.
İnsanların benden nefret etmesini istemiyorum.I don't want people to hate me.
İnsanlar bunu duymak istemiyor.People don't want to hear that.
İnsanların gerçeği bilmesini istiyorum.I want people to know the truth.
Bu insanları buradan çıkarmak istiyorum.I want these people out of here.
Tom bir insanın isteyebileceği her şeye sahip.Tom has everything a man could want.
Tom, lütfen bu açlıktan ölen insanlara yemek için bir şey verir misin?Tom, would you please give these starving people something to eat?
İnsanlar ateş kullanan yaşayan tek yaratıklardır.Humans are the only living creatures that make use of fire.
Elbiseler insan yapar, eski püskü elbiseler bit yapar.Clothes make people, rags make lice.
Seni bazı insanlarla tanıştırmak istiyorum.I want to introduce you to some people.
İnsanların senin güçsüz olduğunu düşünmesini istiyor musun?Do you want people to think you're weak?
İnsanlar inanmak istedikleri şeye inanıyorlar.People believe what they want to believe.
İnsanların malzememi karıştırmasını istemiyorum.I don't want people messing with my stuff.
Çoğu insan sadece görmek istediklerini görür.Most people see only what they want to see.
Çinliler benim insan olmadığımı bilmiyorlar.The Chinese don't know that I'm not human.
Senin huzurunda seni öven insanlara güvenme.Don't trust people who praise you in your presence.
Japonya'da insanlar yirmi yaşında yasal olarak yetişkin olurlar.In Japan, people legally become adults at the age of twenty.
Japonya'da, insanlar yirmi yaşına girdiklerinde yasal olarak yetişkin olurlar.In Japan, people legally become adults when they turn twenty.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod