Tom sözleşmeyi henüz imzalamadı.Tom hasn't yet signed the contract.
Her şirket böyle pahalı bir olayı imzalamayı göze alamıyor.Not every company can afford to underwrite such an expensive event.
Umarız vali onu imzalar.We hope the governor signs it.
Tom boşanma kağıtlarını imzaladı.Tom signed the divorce papers.
Ne için imzaladığımı biliyorum.I know what I signed up for.
O dilekçeyi imzalardım.I'd sign that petition.
Lütfen bu belgeyi imzalar mısın?Would you please sign this document?
Onlar bir itiraf imzaladı.They signed a confession.
Tom itirafı imzalamamalıydı.Tom shouldn't have signed a confession.
Tom ve Mary itirafları imzalamamalıydı.Tom and Mary shouldn't have signed confessions.
Araç sigorta belgelerini imzalamak için bir kaleme ihtiyacım var.I need a pen to sign the car insurance documents.
Tom bir sözleşme imzalamadı.Tom hasn't signed a contract.
Sözleşmeyi zaten imzaladın mı?Have you signed the contract already?
Sözleşmeyi henüz imzalamadım.I haven't yet signed the contract.
Sözleşmeyi imzaladınız mı?Have you signed the contract?
Ben evrakları imzaladım.I signed the papers.
Tom itirafı kendi isteğiyle imzalamadı.Tom didn't sign the confession voluntarily.
Bu şeylerin doğru olmasını şart koşarsan, sözleşmeyi imzalayacağım.If you stipulate that these things are true, I will sign the contract.
Üç yıllık bir sözleşme imzaladım.I signed a three-year contract.
Anlaşmayı imzalamadım.I didn't sign the agreement.
Sözleşmeyi imzalamadım.I didn't sign the contract.
Sami bu belgeyi imzalamak zorunda kalacak.Sami will have to sign this document.
Sami bu dökümanı imzalamak zorunda kalacak.Sami will have to sign this document.
Sami bu sabah birkaç belge imzaladı.Sami signed a few papers this morning.
Tom sözleşmeyi imzalamayacağını söyledi.Tom said he wasn't going to sign the contract.
Tom sözleşmeyi imzalayacağını söyledi.Tom said he'd sign the contract.
Tom'un bu belgeyi imzalaması gerekiyor.Tom needs to sign this document.
Tom bunu imzalayacak.Tom is going to sign it.
Tom konuk defterini imzaladı.Tom signed the guest book.
Tom bir gizlilik sözleşmesi imzaladı.Tom signed an NDA.
Bu sözleşmeyi imzalamayacağım.I won't sign this contract.
Sami, belgeyi imzalaması için Leyla'yı zorladı.Sami forced Layla to sign the document.
Tom bir kitap anlaşması imzaladı.Tom signed a book deal.
Tom bu sabah kontratı imzaladı.Tom signed the contract this morning.
Tom bu sabah sözleşmeyi imzaladı.Tom signed the contract this morning.
Tom bu sabah mukaveleyi imzaladı.Tom signed the contract this morning.
Tom'dan belgeleri imzalamasını istedim.I asked Tom to sign the documents.
Sami'nin cep telefonu mesajı F harfi ile imzalandı.Sami's text message was signed with the letter F.
Sami'nin metin mesajı F harfi ile imzalandı.Sami's text message was signed with the letter F.
Sami'nin mesajı F harfi ile imzalanmış.Sami's text message was signed with the letter F.
Tom'un bazı belgeleri imzalaması gerekiyordu.Tom had to sign some documents.
Tom'un bazı belgeleri imzalaması gerekiyor.Tom needs to sign some documents.
Bunu imzalayabilir misin?Can you sign this?
Tom, adımı imzalamayı unuttuğumu belirtti.Tom pointed out that I had forgotten to sign my name.
Tüm evrakları imzalamadın.You didn't sign all the documents.
Çeki imzaladım.I signed the cheque.
Evrakları imzaladın mı?Did you sign the papers?
Kurşun kalemle imzalayamazsınız.You can't sign with a pencil.
Hapishanede Robert'tan bir itiraf imzalaması istendi.In prison, Robert was asked to sign a confession.
Elias sözleşmeyi isteksizce imzaladı.Elias reluctantly signed the contract.
Bu imzalar eşleşmiyor.These signatures don't match.
Almanya, Velsen Antlaşması'nı EGF ya da daha sonraki bir anlaşma üzerinde imzalamamıştır.Germany did not sign the Treaty of Velsen on the EGF or any subsequent accord.
Bir saat sonra Jodl belgeleri imzaladı.Just over an hour later, Jodl signed the documents.
Yaklaşık 12.000 kişi ACTA karşı göstermek için Facebook etkinlik için imzaladı.Almost 12,000 people signed up for the Facebook event to demonstrate against ACTA.
Bangladeş ve Türkiye, 2012 yılında ticaret ve yatırım konusunda ortak bir protokol imzaladı.Bangladesh and Turkey have signed a joint protocol on trade and investment in 2012.
Tehditleri hafifletmek için sürekli değişen imzalar kütüphanesi gerekiyor.A constantly changing library of signatures is needed to mitigate threats.
Washington'a kadar ilerlemeli ve anlaşmayı Beyaz Sarayda imzalamalıyız.We would have to march into Washington and sign the treaty in the White House.
Japonya ve İtalya bu antlaşmayı imzalamayı reddetti.Italy and Japan each declined to sign this treaty.
5 Mayıs 1951 tarihinde, Amerika Birleşik Devletleri ile bir savunma anlaşması imzalandı.On 5 May 1951, a defence agreement was signed with the United States.
Başkan, tek başına yabancı ülkelerle antlaşmalar imzalayabilir.The president may unilaterally sign treaties with foreign nations.