Telefon şirketiyle 2 yıllık arama planı için sözleşme imzaladım.I signed up for the 2-year calling plan with the phone company.
Lütfen noktalı çizginin üzerini imzala.Please sign on the dotted line.
Mary'nin Tom'la bu anlaşmayı imzalaması şart mıydı?Did Mary have to sign this agreement with Tom.
Tom'un imzalaması için bazı çeklerim var.I have some checks for Tom to sign.
Hey, bunun için imzalamadım.Hey, I didn't sign on for this.
Ben zaten sözleşmeyi imzaladım.I've already signed the contract.
Yine adını imzalamayı unuttun mu?Did you forget to sign your name again?
Eğer doğru değilse o itirafı neden imzaladın?Why did you sign that confession if it wasn't true?
Tom Mary'nin imzalamasını istediği kağıtları imzaladı.Tom signed the papers that Mary asked him to sign.
Sözleşmeyi kurşun kalemle imzalama.Don't sign the contract in pencil.
Tom kağıtları imzaladı.Tom signed the papers.
Yanlış kağıdı imzaladım.I signed the wrong paper.
Adımı nereye imzalamam gerekiyor?Where should I sign my name?
Tom az önce yeni bir sözleşme imzaladı.Tom has just signed a new contract.
Lütfen sözleşmeyi imzalama.Please don't sign the contract.
Bir itiraf imzaladın.You signed a confession.
Bir itiraf imzalamamalıydın.You shouldn't have signed a confession.
Bunu imzalamanı istiyorum.I want you to sign this.
Onların bunu imzalamasını istiyorum.I want them to sign this.
Onun bunu imzalamasını istiyorum.I want him to sign this.
Onların evrakları imzalamasını istedim.I asked them to sign the papers.
Ondan, belgeleri imzalamasını rica ettim.I asked him to sign the papers.
Onun kağıtları imzalamasını istedim.I asked her to sign the papers.
Avukatımız imzalamamız için bir sözleşme düzenledi.Our lawyer drew up a contract for us to sign.
Mektup Tom tarafından imzalandı.The letter was signed by Tom.
Tom onu imzalamaya zorlanıldığı için sözleşmenin geçersiz olduğunu iddia etti.Tom claimed that the contract was invalid because he'd been coerced into signing it.
Dan temmuz ayında sözleşme imzalayacaktı.Dan was to sign the contract in July.
Burayı imzalar mısın?Would you sign right here?
Neden itirafı imzaladın?Why did you sign the confession?
Herhangi bir şey imzalamamı istiyor musun?Do you need me to sign anything?
Tom Mary'den aldığı yeni kalemle adını imzaladı.Tom signed his name with the new pen that he got from Mary.
Kocam bunu imzaladığında muhtemelen sarhoştu.My husband was probably drunk when he signed this.
Bir anlaşma imzaladın mı?Did you sign a contract?
Sözleşmeyi imzaladım.I signed the contract.
Ben bir kira kontratı imzaladım.I signed a lease.
Tom sonunda belgeyi imzaladı.Tom eventually signed the document.
Bir antlaşma imzalandı.A treaty was signed.
Tom zaten anlaşmayı imzaladı.Tom has already signed the agreement.
Tom anlaşmayı imzalamadı.Tom didn't sign the agreement.
Tom bu belgede adını imzalamak zorunda.Tom has to sign his name on this document.
Lütfen dilekçemizi imzalar mısınız?Would you please sign our petition?
Tom üç yıllık bir sözleşme imzaladı.Tom signed a three-year contract.
Herkesin imzalanmış bir sözleşmesi var.Everyone has a signed contract.
Tom önce sözleşmeyi imzaladı.Tom signed the contract first.
Tom yeni bir sözleşme imzaladı.Tom has signed a new contract.
Bu şirket ve ben üç yıllık bir sözleşme imzaladık.This company and I have signed a three-year contract.
Onlar imzaladı mı?Did they sign?
Hiçbir şey imzalamadım.I didn't sign anything.
Tom zaten sözleşmeyi imzaladı.Tom has already signed the contract.
Ben bir anlaşma imzalamak zorunda kaldım.I had to sign an agreement.
O, barış antlaşması imzalandığı için memnun oldu.He was glad the peace treaty was signed.
Ben dilekçeyi imzalayacağım.I'll sign the petition.
O dilekçeyi imzaladım.I signed that petition.
Tom evlilik anlaşmasını imzalaması için onu ikna etti.Tom convinced her to sign the prenuptial agreement.
Tom henüz sözleşmeyi imzalamadı.Tom hasn't signed a contract yet.
Tom asla sözleşmeyi imzalamadı.Tom never signed the contract.
Kanada, Avrupa Birliği ile bir ticaret anlaşması imzaladı.Canada has signed a trade agreement with the European Union.
Başkanın kamu harcamalarını düzenleyen bir yasayı imzalanması gerekiyor.The President needs to sign a law regulating public spending.
Tom sözleşmeyi imzalamadı.Tom didn't sign the contract.
Tom konserden sonra kendi el yazılarını imzaladı.After the concert, Tom signed autographs.