imkansız ile cümle

imkansız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Eğer imkansız birşey görürsen, onu imkalı yap.Si vous voyez quelque chose d'impossible, rendez le possible.
Eğer imkansız birşey görürsen, onu imkalı yap.Wenn du etwas siehst, das unmöglich ist, dann mach es möglich.
Eğer imkansız birşey görürsen, onu imkalı yap.Ако видите нещо, което не е възможно, направете го възможно.
Eğer imkansız birşey görürsen, onu imkalı yap.Якщо ви бачите щось неможливе, зробіть це можливим.
Eğer imkansız birşey görürsen, onu imkalı yap.אם אתם רואים משהו שהוא בלתי-אפשרי, תעשו אותו לאפשרי,
Eğer imkansız birşey görürsen, onu imkalı yap.إذا كنت ترى شيئاً غير ممكن ، إجعله ممكنا.
Eğer imkansız birşey görürsen, onu imkalı yap.可能にしろということです この会場にあるものすべて不可能でした
Eğer kese gerçekse... ...senin olduğunu kanıtlamak imkânsız.Ha az erszény valódi, akkor nincs rá bizonyítékunk, hogy az a tiéd.
Eğer kese gerçekse... ...senin olduğunu kanıtlamak imkânsız.Αν το πουγκί είναι αληθινό, τότε δεν υπάρχει τίποτα που να αποδεικνύει ότι είναι δικό σου.
Eğer kese gerçekse... ...senin olduğunu kanıtlamak imkânsız.لو انه حقيقي فليس هناك دليل انه لك
Eğitimsel bir imkansızlıkla karşılaştım.Er kwam een educatieve onmogelijkheid uit.
Eğitimsel bir imkansızlıkla karşılaştım.저는 교육적으로 불가능한 일을 했습니다.
Eğitimsel bir imkansızlıkla karşılaştım.Lehetetlen történt.
Eğitimsel bir imkansızlıkla karşılaştım.Wynik był zupełnie nieprawdopodobny:
Eğitimsel bir imkansızlıkla karşılaştım.קיבלתי תוצאה חינוכית בלתי אפשרית, קפיצה מ-0% ל-30%
Eğitimsel bir imkansızlıkla karşılaştım.فحصلت على معجزة تعليمية، من الصفر الى 30% تحسن.
Eğitimsel bir imkansızlıkla karşılaştım.猛暑の熱帯地域で木の下に
Eğrinin öbür tarafında olan her nokta imkansızdır.Akármelyik pont, ami a görbe felett van, azt lehetetlen elérni.
Eğrinin öbür tarafında olan her nokta imkansızdır.Celui ci est impossible, n'importe quel point de ce côté de la courbe est impossible.
Eğrinin öbür tarafında olan her nokta imkansızdır.Elk punt dat zich aan deze kant van de curve bevindt is onmogelijk.
Eğrinin öbür tarafında olan her nokta imkansızdır.Jakýkoliv bod na téhle straně křivky není možný.
Eğrinin öbür tarafında olan her nokta imkansızdır.곡선 바깥쪽에 있는 그 어떠한 상황들도 실현될 수 없습니다.
Eğrinin öbür tarafında olan her nokta imkansızdır.Żaden z punktów po tej stronie krzywej nie będzie możliwy.
Eğrinin öbür tarafında olan her nokta imkansızdır.Будь-яка точка, що знаходиться на цій стороні кривої, є неможливою.
Eğrinin öbür tarafında olan her nokta imkansızdır.Всяка точка от тази страна на кривата е невъзможна.
Eğrinin öbür tarafında olan her nokta imkansızdır.Любая точка на этой стороне кривой невозможна.
Eğrinin öbür tarafında olan her nokta imkansızdır.כל נקודה על הצד הזה של העקומה היא בלתי אפשרית.
Eğrinin öbür tarafında olan her nokta imkansızdır.さて、じゃあ曲線のこっち側のポイントは?
Eh! Bu imkansız bişey.Chuyện đó là không thể đâu ạ!
Eh! Bu imkansız bişey.Eh! das ist unmöglich.
Eh! Bu imkansız bişey.Eh!? imposibil!
Eh! Bu imkansız bişey..הה! זה בלתי אפשרי
Eh! Bu imkansız bişey.إييه! ذلك مستحيل
Eh! Bu imkansız bişey.ううん
"Eminim Dünya bankasında rüşvet almaları imkansız olurdu eğer Almanya'da çalışıyor olsalardı."de que seria impossível eles serem subornados "se trabalhassem na Alemanha,
"Eminim Dünya bankasında rüşvet almaları imkansız olurdu eğer Almanya'da çalışıyor olsalardı."나는 확신합니다" 라면서, "그들이 독일에서, 독일 행정부에서 일한다면
"Eminim Dünya bankasında rüşvet almaları imkansız olurdu eğer Almanya'da çalışıyor olsalardı."що вони б не змогли брати хабарі, якби працювали у Німеччині, у німецькій адміністрації.
"Eminim Dünya bankasında rüşvet almaları imkansız olurdu eğer Almanya'da çalışıyor olsalardı.בבנק העולמי, "שבגרמניה בלתי אפשרי לקבל על כך שוחד,
"Eminim Dünya bankasında rüşvet almaları imkansız olurdu eğer Almanya'da çalışıyor olsalardı.مع البنك الدولي، "أنه من المستحيل أن يرتشوا إن كانوا يعملون في ألمانيا،
"Eminim Dünya bankasında rüşvet almaları imkansız olurdu eğer Almanya'da çalışıyor olsalardı.「彼らがドイツの組織で 勤務していたなら 賄賂なんてありえないでしょう 勤務していたなら 賄賂なんてありえないでしょう
En iyi matematikçilerden bazıları yüzlerce yıl boyunca bu yapının imkansız olduğunu kantılamaya çalıştı.위대한 몇몇 수학자들은 100년이상 이 구조가 불가능하다는 것을 증명하는데 보냈어요.
En iyi matematikçilerden bazıları yüzlerce yıl boyunca bu yapının imkansız olduğunu kantılamaya çalıştı.Najlepsi matematycy przez setki lat próbowali udowodnić, że ta struktura jest niewykonalna.
En iyi matematikçilerden bazıları yüzlerce yıl boyunca bu yapının imkansız olduğunu kantılamaya çalıştı.Nekateri najboljši matematiki so se skozi stoletja trudili dokazati, da je ta struktura nemogoča.
En iyi matematikçilerden bazıları yüzlerce yıl boyunca bu yapının imkansız olduğunu kantılamaya çalıştı.Os melhores matemáticos passaram centenas de anos a tentar provar que esta estrutura era impossível.
En iyi matematikçilerden bazıları yüzlerce yıl boyunca bu yapının imkansız olduğunu kantılamaya çalıştı.Több kiváló matematikus próbálta bebizonyítani évszázadokon át, hogy ez a szerkezet lehetetlen.
En iyi matematikçilerden bazıları yüzlerce yıl boyunca bu yapının imkansız olduğunu kantılamaya çalıştı.Некоторые из лучших математиков потратили сотни лет в попытках доказать, что эта структура невозможна.
En iyi matematikçilerden bazıları yüzlerce yıl boyunca bu yapının imkansız olduğunu kantılamaya çalıştı.כמה מהמתמטיקאים המצטיינים ביותר בילו מאות שנים בניסיון להוכיח שמבנה כזה הוא בלתי אפשרי.
En iyi matematikçilerden bazıları yüzlerce yıl boyunca bu yapının imkansız olduğunu kantılamaya çalıştı.قضى بعض أفضل علماء الرياضيات مئات السنين في محاولة إثبات أن هذا الشكل مستحيل.
En iyi matematikçilerden bazıları yüzlerce yıl boyunca bu yapının imkansız olduğunu kantılamaya çalıştı.不可能性を証明するのに何百時間と費やしました 双曲構造の何がそうさせるのでしょう?
Evet. Resembool'da bunu görmek neredeyse imkansız.Ja, man ser inte sånt här i Resembool.
Evet. Resembool'da bunu görmek neredeyse imkansız.Jo, det her ser man sjældent i Resembool.
Evet. Resembool'da bunu görmek neredeyse imkansız.Sí, esto es algo que raramente ocurre en Resembool.
Evet. Resembool'da bunu görmek neredeyse imkansız.W Resembool prawie się go nie widziało.
Evet. Resembool'da bunu görmek neredeyse imkansız.Σπάνια το βλέπουμε στη Ριζεμπούλ.
Face 2 Face gösterdi ki bizim imkansız sandığımız şey aslında mümkün ve biliyor musunuz, kolay da.Cara a Cara demostró que lo que pensábamos imposible era posible. ¿Y saben qué? También era fácil.
Face 2 Face gösterdi ki bizim imkansız sandığımız şey aslında mümkün ve biliyor musunuz, kolay da.'Face 2 Face' a demonstrat că ce credeam noi imposibil a fost posibil -- şi încă destul de uşor, aş spune.
Face 2 Face gösterdi ki bizim imkansız sandığımız şey aslında mümkün ve biliyor musunuz, kolay da."Face 2 Face" ha dimostrato che l'impossibile è possibile -- e sapete cosa vi dico? E' stato anche facile.
Face 2 Face gösterdi ki bizim imkansız sandığımız şey aslında mümkün ve biliyor musunuz, kolay da.'Face 2 Face'가 보여준 것은 우리가 불가능하다고 생각했던 게 가능하더라는 것입니다. -- 그리고 여러분도 알다시피 오히려 쉬웠습니다.
Face 2 Face gösterdi ki bizim imkansız sandığımız şey aslında mümkün ve biliyor musunuz, kolay da.Face 2 Face liet zien dat het onmogelijke toch mogelijk bleek -- en gemakkelijk om te doen zelfs.
Face 2 Face gösterdi ki bizim imkansız sandığımız şey aslında mümkün ve biliyor musunuz, kolay da.Face 2 Face menunjukkan bahwa yang kami pikir tidak mungkin ternyata mungkin -- dan bahkan gampang.

İlgili Sayfalar