imkansız ile cümle

imkansız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Dediğim gibi, gerçekten neler olup bittiğini kesin olarak bilmemiz imkansız. . .Це твоє припущення є дуже важливе. Це все тільки здогади. Ми справді не знаємо.
Derin sularda petrol arama işi buna buzlu Arktik denizi de dahil, adeta imkansız hala gelebilir.이건 무슨 말이냐면 가장 깊은 물속에서 석유를 채굴해야 한다는 겁니다, 꽁꽁 언 북극해 같은데요 그런데 여기는 청소란 불가능한 곳이죠.
Derin sularda petrol arama işi buna buzlu Arktik denizi de dahil, adeta imkansız hala gelebilir.וזה אומר קידוחי-נפט במים הכי עמוקים, כולל הימים הקפואים באזור הארקטי ולנקות שם עלול להיות פשוט בלתי-אפשרי.
Derin sularda petrol arama işi buna buzlu Arktik denizi de dahil, adeta imkansız hala gelebilir.石油を採掘することを意味します もしそこから流出すれば 浄化できないでしょう もしくは それまで見たことが無かったような
Devasa büyüklükteydi. Yutması neredeyse imkansız haplardı bu seferkiler.C'étaient des cachets énormes. il était presque impossible de les avaler.
Devasa büyüklükteydi. Yutması neredeyse imkansız haplardı bu seferkiler.Nesse boião havia comprimidos enormes, quase impossíveis de engolir.
- Dinle, bunu yapmamız imkansız. - Aileniz var mı, Albay?- Ma pan rodzinę, pułkowniku?
- Dinle, bunu yapmamız imkansız. - Aileniz var mı, Albay?- Vous avez une famille ?
- Dinle, bunu yapmamız imkansız. - Aileniz var mı, Albay?Имаш ли семейство?
- Dinle, bunu yapmamız imkansız. - Aileniz var mı, Albay?اسمع ليس هناك طريقة لتفعل ذلك هل لديك عائلة أيها العقيد ؟
- Dinle, bunu yapmamız imkansız.Also, den Wunsch...
- Dinle, bunu yapmamız imkansız.Itu mustahil.
- Dinle, bunu yapmamız imkansız.Mají rodiny.
- Dinle, bunu yapmamız imkansız.- Ne moremo.
- Dinle, bunu yapmamız imkansız.Nu putem face asta.
- Dinle, bunu yapmamız imkansız.- Tem família, Coronel?
- Dinle, bunu yapmamız imkansız.-Thật ra chúng tôi không thể làm vậy.
- Dinle, bunu yapmamız imkansız.- Van családja?
- Dinle, bunu yapmamız imkansız.Имаш ли семейство?
Doğru olması imkansız olan şeyleri keşfedip, bunların neden imkansız olduklarını ispatlıyorsunuz . .Descubrís cosas que parecen imposibles y entonces podés descubrir por qué es imposible que no sea así
Doğru olması imkansız olan şeyleri keşfedip, bunların neden imkansız olduklarını ispatlıyorsunuz . .Objevujete věci, které se vám zdají být neuvěřitelné a poté zjistíte, že je neuvěřitelné aby to tak nebylo.
Doğru olması imkansız olan şeyleri keşfedip, bunların neden imkansız olduklarını ispatlıyorsunuz . .Откриващ неща, които изглеждат невероятни и след това откриваш, защо е невъзможно да не бъдат.
Doğru olması imkansız olan şeyleri keşfedip, bunların neden imkansız olduklarını ispatlıyorsunuz . .そうならないことの方が、 あり得ない理由を考えます。 こうした事柄を理解するために、
Dün tanıştığımız aynı çocuk olduğuna inanmak neredeyse imkansız.É quase impossível acreditar que é o mesmo rapaz que conhecemos ontem.
Dün tanıştığımız aynı çocuk olduğuna inanmak neredeyse imkansız.Es ist fast unmöglich zu glauben, dass es der gleiche Junge ist den wir gestern getroffen haben.
Dün tanıştığımız aynı çocuk olduğuna inanmak neredeyse imkansız.Il est presque impossible de croire que c'est le même garçon que nous avons rencontré hier.
Dün tanıştığımız aynı çocuk olduğuna inanmak neredeyse imkansız.Non sembra lo stesso ragazzo che abbiamo incontrato ieri.
Dün tanıştığımız aynı çocuk olduğuna inanmak neredeyse imkansız.Resulta increíble que sea el mismo chico que conocimos ayer.
Dün tanıştığımız aynı çocuk olduğuna inanmak neredeyse imkansız.Thật khó mà tin nổi đây lại chính là cậu bé mà chúng tôi vừa gặp hôm qua!
Dün tanıştığımız aynı çocuk olduğuna inanmak neredeyse imkansız.Почти невъзможно е да повярваме, че е същото момче, което видяхме вчера.
Dün tanıştığımız aynı çocuk olduğuna inanmak neredeyse imkansız.Просто не верится, что это тот же парень которого мы встретили вчера
Dün tanıştığımız aynı çocuk olduğuna inanmak neredeyse imkansız.من المستحيل تقريبا التصديق بأنه نفس الفتى الذي إلتقيناه بالأمس.
[duyulmuyor] İmkansız değil.[incomprensibile] non è impossibile.
[duyulmuyor] İmkansız değil.δεν είναι αδύνατον.
[duyulmuyor] İmkansız değil.[غير مسموع] ليست مستحيلة
Eğer bana imkansızı yapabileceğimi söylerseniz, herhalde size gülerim.Alors si vous me dites que je peux faire l'impossible, je vais sûrement vous rire au nez.
Eğer bana imkansızı yapabileceğimi söylerseniz, herhalde size gülerim.Así que si me dices que yo puedo hacer lo imposible, probablemente me ría de tí.
Eğer bana imkansızı yapabileceğimi söylerseniz, herhalde size gülerim.Če mi torej rečete, da lahko naredim nemogoče, se vam bom najbrž smejala.
Eğer bana imkansızı yapabileceğimi söylerseniz, herhalde size gülerim.Deci dacă-mi spui că pot ce-i imposibil, probabil am să râd.
Eğer bana imkansızı yapabileceğimi söylerseniz, herhalde size gülerim.Dus vertel me dat ik het onmogelijke kan doen, en ik zal je waarschijnlijk uitlachen.
Eğer bana imkansızı yapabileceğimi söylerseniz, herhalde size gülerim.Jadi bila engkau mengatakan Ku bisa melakukan yang tak mungkin Aku mungkin menertawakanmu
Eğer bana imkansızı yapabileceğimi söylerseniz, herhalde size gülerim.그래서 당신이 제가 불가능한 것을 할 수 있다고 말해준다면, 전 아마 당신을 비웃을 지도 몰라요
Eğer bana imkansızı yapabileceğimi söylerseniz, herhalde size gülerim.Quindi, se mi dici che posso fare l'impossibile, probabilmente riderò di te.
Eğer bana imkansızı yapabileceğimi söylerseniz, herhalde size gülerim.Så hvis du fortæller mig jeg kan gøre det umulige, vil jeg sikkert le af dig.
Eğer bana imkansızı yapabileceğimi söylerseniz, herhalde size gülerim.Så om du säger att jag kan göra det omöjliga, så skrattar jag förmodligen åt dig.
Eğer bana imkansızı yapabileceğimi söylerseniz, herhalde size gülerim.Se me dizes que eu consigo fazer o impossível, provavelmente vou-me rir de ti.
Eğer bana imkansızı yapabileceğimi söylerseniz, herhalde size gülerim.Szóval ha azt mondod nekem, meg tudom tenni a lehetetlent, valószinűleg kinevetlek.
Eğer bana imkansızı yapabileceğimi söylerseniz, herhalde size gülerim.Takže když mi budete říkat, že dokážu nemožné, asi se vám budu smát.
Eğer bana imkansızı yapabileceğimi söylerseniz, herhalde size gülerim.Takže keď mi povieš, že dokážem nemožné, pravdepodobne sa ti vysmejem.
Eğer bana imkansızı yapabileceğimi söylerseniz, herhalde size gülerim.Wenn du mir nun sagst, dass ich das Unmögliche schaffen kann, dann lache dich vermutlich aus.
Eğer bana imkansızı yapabileceğimi söylerseniz, herhalde size gülerim.Więc gdy mi powiecie, że mogę robić rzeczy niemożliwe, pewnie będę się z was śmiała.
Eğer bana imkansızı yapabileceğimi söylerseniz, herhalde size gülerim.Οπότε αν μου πεις πως μπορώ να κάνω το απίθανο, μάλλον θα γελάσω μαζί σου.
Eğer bana imkansızı yapabileceğimi söylerseniz, herhalde size gülerim.И ако ми кажеш, че мога да постигна невъзможното, вероятно ще ти се изсмея.
Eğer bana imkansızı yapabileceğimi söylerseniz, herhalde size gülerim.Так что, если вы попросите меня сделать невозможное, я скорее всего рассмеюсь.
Eğer bana imkansızı yapabileceğimi söylerseniz, herhalde size gülerim.Тож якщо ви скажете мені, що я можу зробити неможливе, я певно з вас посміюся.
Eğer bana imkansızı yapabileceğimi söylerseniz, herhalde size gülerim.אבל באותו הרגע, אני זוכה לשתף את ההווה שלכם. ואתם, אתם זוכים לשתף את שלי.
Eğer bana imkansızı yapabileceğimi söylerseniz, herhalde size gülerim.وان اخبرتني انني استطيع فعل المستحيل ربما سوف اضحك عليك
Eğer bana imkansızı yapabileceğimi söylerseniz, herhalde size gülerim.私はたぶん笑うだろう 私は世界を変えられるのか まだ分からない
Eğer bir şeyi imkansız olarak görüyorsak, onu imkansız hale getirircesine davranırız.Ak hovoríme, že je niečo nemožné, budeme konať takým spôsobom, že to nemožným spravíme.
Eğer bir şeyi imkansız olarak görüyorsak, onu imkansız hale getirircesine davranırız.Als we iets onmogelijk noemen, handelen we zo dat het onmogelijk wordt.

İlgili Sayfalar