imkansız ile cümle
imkansız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bu imkansız ya da bunun için çok para gerekli ya da bunun bana faydası olmaz."Це неможливо", чи "Це занадто дорого", або "Це не принесе мені вигоди".
Bu imkansız ya da bunun için çok para gerekli ya da bunun bana faydası olmaz."Это невозможно или слишком дорого или не принесёт мне выгоды".
Bu imkansız ya da bunun için çok para gerekli ya da bunun bana faydası olmaz.זה בלתי אפשרי או שזה יקר מידי או שזה לא יועיל לך.
Bu imkansız ya da bunun için çok para gerekli ya da bunun bana faydası olmaz.- إن تحقيق هذا الحلم مستحيل لأنه يُكلف الكثير .. أو أنه لن يعود علي بالنفع المادي
Bu imkansız ya da bunun için çok para gerekli ya da bunun bana faydası olmaz.自分の得にならないと考えて いいにせよ悪いにせよ 私たち子供は
"Bu imkansız. Yapılamaz."불가능해요. 이건 불가능해요. 우리 정보는 세부 사항이 너무
"Bu imkansız. Yapılamaz."זה בלתי אפשרי. אי אפשר לעשות זאת. המידע שלנו כל כך מיוחד
"Bu imkansız. Yapılamaz."إنه أمر مستحيل. لا يمكن القيام بذلك. معلوماتنا فريدة
"Bu imkansız.Ze zeggen allemaal: "Onmogelijk.
Bu imkansız.Αδύνατο.
Bu imkansız.Αποκλείεται.
Bu imkânsız.Αυτό δεν είναι δυνατόν.
Bu imkansız!Δεν γίνεται!
Bu imkânsız.Δεν είναι δυνατόν.
Bu, imkansız.Είναι αδύνατο.
"Bu imkansız."Είναι αδύνατον.
Bu imkansız.Είναι αδύνατον.
Bu, imkansız.Или нещо е вярно, или не е.
Bu imkansız.Не может быть.
Bu imkansız.Не, рискът е огромен.
-Bu imkansız!- Разумеется, нет!
"Bu imkansız."Това е невъзможно.
Bu imkânsız.Това е невъзможно.
Bu imkansız.Това не е възможно.
Bu imkansız.Тяхната колективна мъдрост е много по-голяма от моята и го признавам пред тях открито.
"Bu imkansız."Це неможливо.
Bu imkansız.Этого не может быть.
"Bu imkansız."Это невозможно.
Bu imkansız!Это невозможно!
Bu imkansız.Это не возможно.
Bu imkansız.分からねえか?
Bu işleri, bu çapta, tek başına yapmak imkansız.C'est juste impossible de faire cela toute seule à ce niveau.
Bu işleri, bu çapta, tek başına yapmak imkansız.E' impossibile farlo di queste dimensioni da sola.
Bu işleri, bu çapta, tek başına yapmak imkansız.Es imposible hacerlo sola en esta escala.
Bu işleri, bu çapta, tek başına yapmak imkansız.이런 크기로 이걸 혼자 한다는 것은 거의 불가능했어요.
Bu işleri, bu çapta, tek başına yapmak imkansız.Είναι απλά αδύνατον να το κάνεις μόνη σου σε τέτοια κλίμακα.
Bu işleri, bu çapta, tek başına yapmak imkansız.פשוט אי אפשר לעשות אז זה לבד בטווח הזה
Bu kadar güçlü bir ,sey üretilebiliyorsa, ara,stırmaya baglı olarak, bitmi,s bir ürün imkansız degil. Dr.Jeśli więc można stworzyć coś tak potężnego, dalsze badania mogą doprowadzić do znalezienia pełnej formuły.
Bu kadar güçlü bir ,sey üretilebiliyorsa, ara,stırmaya baglı olarak, bitmi,s bir ürün imkansız degil. Dr.Αν δημιουργηθεί κάτι τόσο δραστικό, ανάλογα με την έρευνα, είναι πιθανό να δημιουργηθεί ένα πλήρες προϊόν.
Bu kadar güçlü bir ,sey üretilebiliyorsa, ara,stırmaya baglı olarak, bitmi,s bir ürün imkansız degil. Dr.Если можно создать нечто настолько сильное, как это, то совершенный продукт не является невозможным.
Bu kadar güçlü bir ,sey üretilebiliyorsa, ara,stırmaya baglı olarak, bitmi,s bir ürün imkansız degil.Hvis noget så kraftigt kan produceres, - - er det muligt at forske sig til et komplet produkt.
Bu kadar güçlü bir ,sey üretilebiliyorsa, ara,stırmaya baglı olarak, bitmi,s bir ürün imkansız degil.Jos jotakin niin mahtavaa voisi valmistaa- -täydellinen tuote ei ole mahdottomuus.
Bu kadar güçlü bir ,sey üretilebiliyorsa, ara,stırmaya baglı olarak, bitmi,s bir ürün imkansız degil.Om nåt så kraftigt kan tillverkas- -är det möjligt att forska fram en fullständig produkt.
Bu kadar yumuşak olacaksa, bu ülkenin tepesine tırmanması imkansız, değil mi?É impossível conseguir subir ao ponto mais alto do país dele, se continua assim tão brando, não é?
Bu kadar yumuşak olacaksa, bu ülkenin tepesine tırmanması imkansız, değil mi?Es imposible que ascienda hasta arriba de todo si es tan blando.
Bu kadar yumuşak olacaksa, bu ülkenin tepesine tırmanması imkansız, değil mi?Hän ei pääse maan huipulle- -jos hän on niin pehmeä.
Bu kadar yumuşak olacaksa, bu ülkenin tepesine tırmanması imkansız, değil mi?Han kommer aldrig att nå toppen- -om han är så mjuk.
Bu kadar yumuşak olacaksa, bu ülkenin tepesine tırmanması imkansız, değil mi?Han kommer aldrig helt til tops, - - hvis han er så blød.
Bu kadar yumuşak olacaksa, bu ülkenin tepesine tırmanması imkansız, değil mi?Mowy nie ma, żeby wdrapał się tu na szczyt, jeśli będzie taki miękki.
Bu kadar yumuşak olacaksa, bu ülkenin tepesine tırmanması imkansız, değil mi?Non riuscirà mai ad arrivare in cima, in questo paese, se continua a essere così debole, non è vero?
Bu kadar yumuşak olacaksa, bu ülkenin tepesine tırmanması imkansız, değil mi?Πώς θα ανέβει στην κορυφή της χώρας αν είναι τόσο μαλακός;
Bu kadar yumuşak olacaksa, bu ülkenin tepesine tırmanması imkansız, değil mi?Он ни за что не сможет пробраться на самый верх, если будет таким мягким, правда?
Bu kisinin dogayi kontrol altina almasini sagliyordu. Ve onceden boyle birsey imkansizdi.Den giver mennesker kontrol over naturen på en måde som ikke var mulig før.
Bu kisinin dogayi kontrol altina almasini sagliyordu. Ve onceden boyle birsey imkansizdi.인간이 자연을 이전에는 불가능했던 방법으로 통제하는 것이죠.
Bu kisinin dogayi kontrol altina almasini sagliyordu. Ve onceden boyle birsey imkansizdi.le dio el control al hombre sobre la naturaleza de una forma que no había sido posible antes.
Bu kisinin dogayi kontrol altina almasini sagliyordu. Ve onceden boyle birsey imkansizdi.האדם יכול להשתלט על הטבע באופן שלא היה אפשרי בעבר.
Bu kisinin dogayi kontrol altina almasini sagliyordu. Ve onceden boyle birsey imkansizdi.قد أعطت الرجال تحكم فى الطبيعة حيث لم يكن ذلك متاحاً من قبل.
Bu kisinin dogayi kontrol altina almasini sagliyordu. Ve onceden boyle birsey imkansizdi.例えば ベンジャミン・ロビンによるニュートン物理学の
Bu kurnaz maskaralıklarını sürdürmeleri imkansız.De kan aldrig fortsätta med den här charaden.
Bu kurnaz maskaralıklarını sürdürmeleri imkansız.De kan umuligt fortsætte med deres lille komedie.