imkansız ile cümle
imkansız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bizim gibi bir ülke için böyle bir bina inşa etmek neredeyse imkansızdı.Беше почти невъзможно да строиш за страна като нашата.
Bizim gibi bir ülke için böyle bir bina inşa etmek neredeyse imkansızdı.Это было просто невероятно, строительство для такой страны, как наша.
Biz imkansızı yapılabilir hale getirebiliriz.우리는 불가능을 가능으로 만들수 있는 존재라는 것입니다.
Biz imkansızı yapılabilir hale getirebiliriz.là việc tôi có lòng tin rằng chúng ta có thể biến điều không thể thành có thể.
Biz imkansızı yapılabilir hale getirebiliriz.Мы можем сделать невозможное возможным!
Biz imkansızı yapılabilir hale getirebiliriz.אני יודע שאנחנו יכולים להפוך את הבלתי אפשרי לאפשרי.
Biz imkansızı yapılabilir hale getirebiliriz.اننا نستطيع فعل المستحيل
Biz imkansızı yapılabilir hale getirebiliriz.私はそれを40歳で学びました
Böylece görünüşe göre imkansız olasıdırAsí que lo aparentemente imposible es posible.
Böylece görünüşe göre imkansız olasıdırAstfel incat ceea ce pare imposibil e posibil.
Böylece görünüşe göre imkansız olasıdırDas scheinbar Unmögliche ist also möglich.
Böylece görünüşe göre imkansız olasıdırDonc ce qui semble impossible est possible.
Böylece görünüşe göre imkansız olasıdırDus het schijnbaar onmogelijke is mogelijk.
Böylece görünüşe göre imkansız olasıdırEntão o que parece ser impossível é possível.
Böylece görünüşe göre imkansız olasıdırJadi yang tampaknya mustahil jadi mungkin.
Böylece görünüşe göre imkansız olasıdır이로써 불가능하게 보이는게 가능합니다.
Böylece görünüşe göre imkansız olasıdırPozornie niemożliwe jest możliwe.
Böylece görünüşe göre imkansız olasıdırSå det som verkar omöjligt är möjligt.
Böylece görünüşe göre imkansız olasıdırTakže aj to, čo sa zdá nemožné, je možné.
Böylece görünüşe göre imkansız olasıdırTakže zdánlivě nemožné je možné.
Böylece görünüşe göre imkansız olasıdırTehát a látszatra lehetetlen valójában lehetséges.
Böylece görünüşe göre imkansız olasıdırVậy là điều tưởng chừng như không thể hoàn toàn có thể.
Böylece görünüşe göre imkansız olasıdırΕπομένως το φαινομενικά αδύνατον είναι δυνατό.
Böylece görünüşe göre imkansız olasıdırИ така привидно невъзможното става възможно.
Böylece görünüşe göre imkansız olasıdırНевероятное осуществимо.
Böylece görünüşe göre imkansız olasıdırОтже начебто неможливе - можливе.
Böylece görünüşe göre imkansız olasıdırאז מה שלכאורה בלתי אפשרי הוא אפשרי
Böylece görünüşe göre imkansız olasıdırإذا ما يبدو مستحيلا, هو في الواقع ممكن.
Böylece görünüşe göre imkansız olasıdırたとえアフリカの国々でも可能なのです。
Bu araçlara bir kere sahip olduğunuzda kullanmamanız imkansız.Begini, begitu Anda memiliki perangkatnya, Anda tidak bisa tidak menggunakannya.
Bu araçlara bir kere sahip olduğunuzda kullanmamanız imkansız.Gdy już masz te narzędzia, nie możesz ich nie użyć.
Bu araçlara bir kere sahip olduğunuzda kullanmamanız imkansız.Guardate, una volta che avete questi strumenti, non si possono non usare.
Bu araçlara bir kere sahip olduğunuzda kullanmamanız imkansız.Hãy nhìn xem, một khi bạn có những công cụ này, bạn không thể không sử dụng chúng.
Bu araçlara bir kere sahip olduğunuzda kullanmamanız imkansız.보세요. 일단 이러한 도구를 손에 넣으면 활용하지 않을 수가 없습니다.
Bu araçlara bir kere sahip olduğunuzda kullanmamanız imkansız.När du en gång har dessa verktyg, kan du inte låta bli att använda dem.
Bu araçlara bir kere sahip olduğunuzda kullanmamanız imkansız.Odată ce avem aceste unelte, nu putem să nu le folosim.
Bu araçlara bir kere sahip olduğunuzda kullanmamanız imkansız.Podívejte, když už jednou máte tyto nástroje, nemůžete je nevyužít.
Bu araçlara bir kere sahip olduğunuzda kullanmamanız imkansız.Regardez, une fois que vous avez ces outils, vous ne pouvez pas ne pas les utiliser.
Bu araçlara bir kere sahip olduğunuzda kullanmamanız imkansız.Sehen Sie, wenn man erst einmal diese Hilfsmittel hat, kann man sie nicht nicht nutzen.
Bu araçlara bir kere sahip olduğunuzda kullanmamanız imkansız.Una vez que tienes todas estas herramientas ya no hay forma de que no las uses.
Bu araçlara bir kere sahip olduğunuzda kullanmamanız imkansız.Wanneer je deze middelen eenmaal hebt, moet je ze wel gebruiken.
Bu araçlara bir kere sahip olduğunuzda kullanmamanız imkansız.Κοιτάξτε, μόλις έχεις αυτά τα εργαλεία,, δεν μπορείς να μην τα χρησιμοποιήσεις.
Bu araçlara bir kere sahip olduğunuzda kullanmamanız imkansız.Вижте, веднъж набавили тези инструменти, може да не ги използвате.
Bu araçlara bir kere sahip olduğunuzda kullanmamanız imkansız.Зная эти вещи, вы уже не можете не использовать их.
Bu araçlara bir kere sahip olduğunuzda kullanmamanız imkansız.Послухайте, якщо у вас є такі засоби, ви просто не можете їх не використовувати.
Bu araçlara bir kere sahip olduğunuzda kullanmamanız imkansız.הרי ברגע שישנם הכלים האלה אי-אפשר שלא להשתמש בהם.
Bu araçlara bir kere sahip olduğunuzda kullanmamanız imkansız.بمجرد امتلاك هذه الأدوات، لا بد من استخدامها.
Bu araçlara bir kere sahip olduğunuzda kullanmamanız imkansız.使わずにはいられなくなる こうした知識を手にすれば 無知にはもう戻れない
Bu birleştirilmiş veriler doğrudan istatistiksel analizi imkansız kılar.Estos datos agregados hacen imposible el análisis estadístico directo.
Bu bütün sistemin burada toplanmasını beklemektir ve neredeyse imkansızdır.Chci říct, je to... Mohli bychom čekat až do konce vesmíru a nemuselo by se to stát.
Bu bütün sistemin burada toplanmasını beklemektir ve neredeyse imkansızdır.제가 말하는 것은, 거의를 말하는 것입니다. 온 우주가 뜨고 지는 것을 보더라도 일어나지 않을 수도 있겠지만요
Bu bütün sistemin burada toplanmasını beklemektir ve neredeyse imkansızdır.יתכן שתחכו לזה כל החיים, וזה לא יקרה.
Bu da bizi ikinci parçaya getiriyor ki burada da genç bir adam imkansızlıktan bahsediyor:Dat brengt ons bij het volgende stuk, waarin de jongeman praat over gebrek aan kansen: als zwarte in Europa.
Bu da bizi ikinci parçaya getiriyor ki burada da genç bir adam imkansızlıktan bahsediyor:그 주제는 다음 영화로 이어지는데요. 다음 영화에선 한 청년이
Bu da bizi ikinci parçaya getiriyor ki burada da genç bir adam imkansızlıktan bahsediyor:וזה מביא אותנו לסרטון הבא שבו איש צעיר
Bu da bizi ikinci parçaya getiriyor ki burada da genç bir adam imkansızlıktan bahsediyor:الأمر الذي يأخذنا إلى الجزء الثاني، حيث الرجل الفتي
Bu da bizi ikinci parçaya getiriyor ki burada da genç bir adam imkansızlıktan bahsediyor:ヨーロッパで黒人にはチャンスがないと言っています
Bu durumda girisim oruntusunun olusmasi imkansiz .Así pues, decidieron disparar electrones uno por uno para que no pudieran interferir unos con otros.
Bu durumda girisim oruntusunun olusmasi imkansiz .Δεν υπάρχει περίπτωση να αλληλεπιδρούν το ένα με το άλλο.
Bu durumda girisim oruntusunun olusmasi imkansiz .По този начин нямало как да се ударят един в друг.