imkânı ile cümle
imkânı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Yani bu size anında moleküler birleştirme imkanı verir.Čiže toto vám umožňuje zlučovanie molekúl za letu.
Yani bu size anında moleküler birleştirme imkanı verir.Das ermöglicht Ihnen den sofortige Zusammenbau von Molekülen.
Yani bu size anında moleküler birleştirme imkanı verir.Det her giver dig mulighed for at samle molekyler med det samme.
Yani bu size anında moleküler birleştirme imkanı verir.Det möjliggör att blixtsnabbt bygga ihop molekyler.
Yani bu size anında moleküler birleştirme imkanı verir.Esto les permite ensamblar moléculas velozmente.
Yani bu size anında moleküler birleştirme imkanı verir.Hal ini memungkinkan Anda untuk membuat molekul.
Yani bu size anında moleküler birleştirme imkanı verir.Így ezzel lehetővé válik az azonnali molekuláris összeszerelés.
Yani bu size anında moleküler birleştirme imkanı verir.Isto permite construir moléculas no momento.
Yani bu size anında moleküler birleştirme imkanı verir.그래서, 여러분들은 즉석 분자 생성기를 갖게 되는 겁니다.
Yani bu size anında moleküler birleştirme imkanı verir.Onmiddellijk moleculair assembleren wordt mogelijk.
Yani bu size anında moleküler birleştirme imkanı verir.Pozwala to na bieżąco tworzyć cząsteczki.
Yani bu size anında moleküler birleştirme imkanı verir.Prin urmare, metoda ar permite asamblarea moleculară "din zbor".
Yani bu size anında moleküler birleştirme imkanı verir.Tako ti to dovoljuje sprotno sestavljanje molekul.
Yani bu size anında moleküler birleştirme imkanı verir.Αυτό λοιπόν σου επιτρέπει τη μοριακή συναρμολόγηση επί τόπου.
Yani bu size anında moleküler birleştirme imkanı verir.Така това ви позволява скоростно молекулярно асемблиране.
Yani bu size anında moleküler birleştirme imkanı verir.Це дозволяє здійснювати оперативне поєднання молекул.
Yani bu size anında moleküler birleştirme imkanı verir.Это позволяет вам осуществлять молекулярную сборку на лету.
Yani bu size anında moleküler birleştirme imkanı verir.זה יאפשר הרכבה מולקולרית מיידית.
Yani bu size anında moleküler birleştirme imkanı verir.لذا فإن هذا سوف يسمح لك بتجميع الجزئ في لمح البصر.
Yani bu size anında moleküler birleştirme imkanı verir.因此部機畀你隨時隨地做分子組合
Yani bu size anında moleküler birleştirme imkanı verir.私が考えるこの研究の 将来性は
Yani, eğer bilgisayara ulaşma imkânı varsa, birbirlerine öğreteceklerdir, zekâ da dâhil.Als ze toegang hebben tot de computer zullen ze zichzelf onderwijzen, intelligentie inbegrepen.
Yani, eğer bilgisayara ulaşma imkânı varsa, birbirlerine öğreteceklerdir, zekâ da dâhil.Aşadar, dacă au acces la un calculator se vor învăţa singuri, inclusiv inteligenţa.
Yani, eğer bilgisayara ulaşma imkânı varsa, birbirlerine öğreteceklerdir, zekâ da dâhil.Así que si tienen acceso al computador, se enseñarán a ellos mismos, incluida la inteligencia.
Yani, eğer bilgisayara ulaşma imkânı varsa, birbirlerine öğreteceklerdir, zekâ da dâhil.Donc, si ils ont accès à l'ordinateur, ils s'enseignent eux-mêmes, y compris l'intelligence.
Yani, eğer bilgisayara ulaşma imkânı varsa, birbirlerine öğreteceklerdir, zekâ da dâhil.Dzięki komputerowi rozbudowują wiedzę i inteligencję.
Yani, eğer bilgisayara ulaşma imkânı varsa, birbirlerine öğreteceklerdir, zekâ da dâhil.Ha tehát hozzáférnek a számítógéphez, maguktól kezdenek tanulni, és fejlődik az intelligenciájuk.
Yani, eğer bilgisayara ulaşma imkânı varsa, birbirlerine öğreteceklerdir, zekâ da dâhil.Jadi jika mereka memiliki akses ke komputer, mereka akan mengajari diri mereka sendiri, termasuk kepintaran.
Yani, eğer bilgisayara ulaşma imkânı varsa, birbirlerine öğreteceklerdir, zekâ da dâhil.아이들이 컴퓨터를 접할 수 있다면, 정보와 함께 스스로 가르치고 배울 수 있습니다.
Yani, eğer bilgisayara ulaşma imkânı varsa, birbirlerine öğreteceklerdir, zekâ da dâhil.Se hanno accesso ad un computer, si insegneranno a vicenda, informazioni incluse.
Yani, eğer bilgisayara ulaşma imkânı varsa, birbirlerine öğreteceklerdir, zekâ da dâhil.Se tiverem acesso a um computador, elas aprenderão sozinhas.
Yani, eğer bilgisayara ulaşma imkânı varsa, birbirlerine öğreteceklerdir, zekâ da dâhil.Takže ak majú prístup k počítaču, budú sa učiť a rozvíjať inteligenciu.
Yani, eğer bilgisayara ulaşma imkânı varsa, birbirlerine öğreteceklerdir, zekâ da dâhil.Takže když mají přístup k počítači, budou se sami učit.
Yani, eğer bilgisayara ulaşma imkânı varsa, birbirlerine öğreteceklerdir, zekâ da dâhil.Εάν έχουν πρόσβαση σε υπολογιστή, θα αυτοδιδαχτούν συμπεριλαμβανομένης της νοημοσύνης.
Yani, eğer bilgisayara ulaşma imkânı varsa, birbirlerine öğreteceklerdir, zekâ da dâhil.Если у них есть доступ к компьютеру, они могут сами научиться всему.
Yani, eğer bilgisayara ulaşma imkânı varsa, birbirlerine öğreteceklerdir, zekâ da dâhil.Така че, ако имат достъп до компютър, те ще се научат сами едно друго, включително и на разузнаване.
Yani, eğer bilgisayara ulaşma imkânı varsa, birbirlerine öğreteceklerdir, zekâ da dâhil.אז אם יש להם אפשרות גישה למחשב, הם ילמדו את עצמם, כולל תבונה.
Yani, eğer bilgisayara ulaşma imkânı varsa, birbirlerine öğreteceklerdir, zekâ da dâhil.لذلك إذا وجدوا الحواسيب، سيقومون بتعليم أنفسهم، ويشمل الذكاء.
Yani, eğer bilgisayara ulaşma imkânı varsa, birbirlerine öğreteceklerdir, zekâ da dâhil.他の要素との相関は見出せませんでしたが グループが必要でした
Yani, eğer TEDx USC'ye gitme imkanım olsaydı hayatım berbat olmazdı. Ama bu imkanım yok.Ich meine, wenn ich zu TEDx USC ginge, wäre es nicht beschissen.
Yani, eğer TEDx USC'ye gitme imkanım olsaydı hayatım berbat olmazdı. Ama bu imkanım yok.Quiero decir, si tengo que ir a TEDx USC mi vida no apestaría.
Yani, eğer TEDx USC'ye gitme imkanım olsaydı hayatım berbat olmazdı. Ama bu imkanım yok.Voglio dire, se potessi andare al TEDxUSC non farebbe cosi' schifo.
Yani, eğer TEDx USC'ye gitme imkanım olsaydı hayatım berbat olmazdı. Ama bu imkanım yok.Vreau să spun, dacă m-aș duce la TEDx USC viața mea n-ar fi oribilă.
Yani, eğer TEDx USC'ye gitme imkanım olsaydı hayatım berbat olmazdı. Ama bu imkanım yok.Γιατί αν μπορούσα να πάω στο TEDxUSC η ζωή μου δεν θα ήταν χάλια.
Yani, eğer TEDx USC'ye gitme imkanım olsaydı hayatım berbat olmazdı. Ama bu imkanım yok.Гледай сега, ако трябваше да ходя на TEDx USC живота ми нямаше да е гаден.
Yani, eğer TEDx USC'ye gitme imkanım olsaydı hayatım berbat olmazdı.내 말은 내가 TEDxUSC에 간다면
Yani, eğer TEDx USC'ye gitme imkanım olsaydı hayatım berbat olmazdı.כלומר אם הייתי יכול ללכת ל TEDxUSC
Yani, eğer TEDx USC'ye gitme imkanım olsaydı hayatım berbat olmazdı.أعني إذا كنت قد ذهبت الى تيد أكس TEDx USC
Yani, eğer TEDx USC'ye gitme imkanım olsaydı hayatım berbat olmazdı.でも行けないから ああ最悪」
Yani ses kayıdı yapma imkanı var ama gerçek konularda gerçekten belalı bir iş.Așadar audio e posibil de pus pe rețea, dar problemele legale sunt cu adevarat complicate.
Yani ses kayıdı yapma imkanı var ama gerçek konularda gerçekten belalı bir iş.Asi que el audio se puede subir, pero los asuntos de derecho son espinosos.
Yani ses kayıdı yapma imkanı var ama gerçek konularda gerçekten belalı bir iş.Audio online zu stellen ist also möglich, aber die Frage der Rechte ist sehr heikel.
Yani ses kayıdı yapma imkanı var ama gerçek konularda gerçekten belalı bir iş.A więc da sie umieszczać nagrania w sieci, ale kwestie prawne są dość drażliwe.
Yani ses kayıdı yapma imkanı var ama gerçek konularda gerçekten belalı bir iş.Donc, on peut mettre en ligne l'audio, mais le problème des droits d'auteurs est vraiment épineux.
Yani ses kayıdı yapma imkanı var ama gerçek konularda gerçekten belalı bir iş.É possível pôr o áudio, mas os direitos são uma coisa muito complexa.
Yani ses kayıdı yapma imkanı var ama gerçek konularda gerçekten belalı bir iş.이렇게 오디오를 올리는 것은 가능하지만, 저작권 문제는 여전히 매우 곤란한 문제입니다.
Yani ses kayıdı yapma imkanı var ama gerçek konularda gerçekten belalı bir iş.Phần audio có thể được giải quyết, nhưng bản quyền lại là phần khá hóc búa.
Yani ses kayıdı yapma imkanı var ama gerçek konularda gerçekten belalı bir iş.Quindi il materiale audio è trattabile, ma gli aspetti legali rendono la questione spinosa.
Yani ses kayıdı yapma imkanı var ama gerçek konularda gerçekten belalı bir iş.We kunnen dus audio publiceren, maar de rechtenkwesties blijven netelig.
Yani ses kayıdı yapma imkanı var ama gerçek konularda gerçekten belalı bir iş.Επομένως, είναι εφικτό να ανεβάσεις ακουστικό υλικό, αλλά οι νόμοι δικαιωμάτων είναι πολύπλοκοι.