imkânı ile cümle

imkânı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Herkese istediği kadar gidebilme imkanı sunuyor -- ve, tam olarak beklediğinizi yapıyor.Umožňuje to každému jen tak přijít -- a dělá to přesně to, co očekáváte...
Herkese istediği kadar gidebilme imkanı sunuyor -- ve, tam olarak beklediğinizi yapıyor.Знову ж таки, немає інтерфейсу. Тому сюди може зайти будь-хто - і воно робить саме те, що ви очікуєте.
Herkese istediği kadar gidebilme imkanı sunuyor -- ve, tam olarak beklediğinizi yapıyor.Наистина позволява на всеки да се потопи -- и, просто прави това, което очаквате, знаете ли?
Herkese istediği kadar gidebilme imkanı sunuyor -- ve, tam olarak beklediğinizi yapıyor.Это позволяет любому управлять программой так, как ему удобно.
Herkese istediği kadar gidebilme imkanı sunuyor -- ve, tam olarak beklediğinizi yapıyor.זה ממש מאפשר לכל אחד להכנס -- וזה פשוט עושה מה שמצפים,
Herkese istediği kadar gidebilme imkanı sunuyor -- ve, tam olarak beklediğinizi yapıyor.إنها حقا تسمح لأي كان بالعمل وهي تفعل ما تتوقعها منها
Herkese istediği kadar gidebilme imkanı sunuyor -- ve, tam olarak beklediğinizi yapıyor.ほら インタフェースなし 単に消えてしまったかのよう
Her neredeysen, imkanın varsa lütfen Dhaka'ya gel.Dondequiera que te encuentres, por favor si puedes ven a Dhaka.
Her neredeysen, imkanın varsa lütfen Dhaka'ya gel.Никакой народ не сравнится с бенгальцами в праздновании и гостеприимстве! #BengaliNewYear #pohelaboishakh
Hollanda Ulusal Arşivi tarafından yüklenen baskılar 150 yıl önceki Japonya'ya bir göz atma imkanı sunuyor.Samurajowie z łukiem i strzałami, hełmami, mieczami, włóczniami i w zbrojach.
İçinde doğdukları koşulların üstesinden gelme imkanı bulmalarını diliyorum.Dat ze de mogelijkheid hebben, de omstandigheden waaronder ze geboren werden, te overstijgen.
İçinde doğdukları koşulların üstesinden gelme imkanı bulmalarını diliyorum.E che possano avere la possibilità di trascendere le circostanze in cui sono nati.
İçinde doğdukları koşulların üstesinden gelme imkanı bulmalarını diliyorum.그리고 그들이 태어난 곳의 상황들을 초월할 가능성을 가질 수 있도록 하는 것입니다.
İçinde doğdukları koşulların üstesinden gelme imkanı bulmalarını diliyorum.Mogą mieć możliwość zmiany warunków w których się narodziły.
İçinde doğdukları koşulların üstesinden gelme imkanı bulmalarını diliyorum.Şi ca ei să aibă posibilitatea de a transcende circumstanţele în care s-au născut.
İçinde doğdukları koşulların üstesinden gelme imkanı bulmalarını diliyorum.Und dass sie die Möglichkeit haben, die Umstände zu überwinden, unter denen sie geboren wurden.
İçinde doğdukları koşulların üstesinden gelme imkanı bulmalarını diliyorum.Và chúng có khả năng vượt lên hoàn cảnh mà chúng được sinh ra.
İçinde doğdukları koşulların üstesinden gelme imkanı bulmalarını diliyorum.Y puedan tener la posibilidad de trascender las circunstancias en las que nacieron.
İçinde doğdukları koşulların üstesinden gelme imkanı bulmalarını diliyorum.И те могат да имат възможноста да се издигнат над обстоятелствата, при които са родени.
İçinde doğdukları koşulların üstesinden gelme imkanı bulmalarını diliyorum.Чтобы у них была возможность побеждать обстоятельства в которых они были рождены.
İçinde doğdukları koşulların üstesinden gelme imkanı bulmalarını diliyorum.ותהיה להם האפשרות להתעלות מעל הנסיבות שבהם הם נולדו.
İçinde doğdukları koşulların üstesinden gelme imkanı bulmalarını diliyorum.وتكون لديهم امكانية تخطي الظروف التي نشأوا فيها .
İçinde doğdukları koşulların üstesinden gelme imkanı bulmalarını diliyorum.上のレベルに行って欲しい 米国人なら誰でも
İktisatçı olarak erişim imkanımızın bulunduğu en geniş veri setlerini toplamaya çalıştım.경제학자로서 접근할 수 있는 가능한 한 최대한의 자료를 취합한 것입니다.
İktisatçı olarak erişim imkanımızın bulunduğu en geniş veri setlerini toplamaya çalıştım.Я збирав величезні масиви даних, до яких ми, економісти, маємо доступ.
İktisatçı olarak erişim imkanımızın bulunduğu en geniş veri setlerini toplamaya çalıştım.Я попытался собрать большое количество данных, к которым мы, как экономисты, имеем доступ.
İktisatçı olarak erişim imkanımızın bulunduğu en geniş veri setlerini toplamaya çalıştım.אני מנסה לאסוף את כל מערכי הנתונים הגדולים ביותר שלהם יש לנו גישה ככלכלנים,
İktisatçı olarak erişim imkanımızın bulunduğu en geniş veri setlerini toplamaya çalıştım.وهو محاولة جمع كلّ أكبر قواعد البيانات التي لنا الحقّ في الحصول عليها كخبراء اقتصاد.
İktisatçı olarak erişim imkanımızın bulunduğu en geniş veri setlerini toplamaya çalıştım.経済学者の持てる ありとあらゆるデータを駆使し 国ごとの違いを極力排除して
İlk olarak, bizlere evreni tecrübe etme imkanı veriyor.Đầu tiên, nó cho phép bạn trải nghiệm vũ trụ.
İlk olarak, bizlere evreni tecrübe etme imkanı veriyor.첫째, 이것은 우주를 체험하게 해주죠.
İlk olarak, bizlere evreni tecrübe etme imkanı veriyor.Per cominciare, ti permette di provare l'Universo.
İlk olarak, bizlere evreni tecrübe etme imkanı veriyor.Pertama, ini membuat Anda dapat merasakan jagat raya.
İlk olarak, bizlere evreni tecrübe etme imkanı veriyor.Premièrement, il vous permet d'éprouver l'univers.
İlk olarak, bizlere evreni tecrübe etme imkanı veriyor.Prima, vă oferă capacitatea să simțiți universul.
İlk olarak, bizlere evreni tecrübe etme imkanı veriyor.Primero, les permitirá experimentar el universo.
İlk olarak, bizlere evreni tecrübe etme imkanı veriyor.Ten eerste laat hij je toe het heelal te ervaren.
İlk olarak, bizlere evreni tecrübe etme imkanı veriyor.Umożliwia nam doświadczanie, czym jest wszechświat.
İlk olarak, bizlere evreni tecrübe etme imkanı veriyor.WorldWide Telescopeはあなたが行きたいとこどこへでも
İlk olarak, bizlere evreni tecrübe etme imkanı veriyor.Zum einen ermöglicht es uns, das Universum zu erkunden.
İlk olarak, bizlere evreni tecrübe etme imkanı veriyor.Во-первых, он позволяет вам познать вселенную.
İlk olarak, bizlere evreni tecrübe etme imkanı veriyor.Първо, той ви позволява да изследвате Вселената.
İlk olarak, bizlere evreni tecrübe etme imkanı veriyor.ראשית, הוא מאפשר לכם לחוות את היקום.
İlk olarak, bizlere evreni tecrübe etme imkanı veriyor.أولاً، يمكنك " التلسكوب العالمي " من اكتشاف الكون.
İmkanı yok!Assolutamente no.
İmkanı yok!Auf keinen Fall.
İmkanı yok.C'est vraiment impossible.
İmkanı yok.Das kann gar nicht sein.
İmkanı yok.Dat is onmogelijk.
İmkanı yok.Det finns inte en chans.
İmkanı yok.E' impossibile.
İmkanı yok.Ei ole mahdollisuuttakaan.
İmkânı yok.Ez teljességgel lehetetlen.
İmkanı yok!Geen kans.
İmkanı yok.Het is onmogelijk.
İmkanı yok!In nici un caz.
İmkanı yok!Inte en chans.
İmkanı yok.Inte en chans.
İmkanı yok.Keine Chance.
İmkanı yok!Không đâu.

İlgili Sayfalar