Ana içeriğe geç
Sözlük

imiş ile cümle

imiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ona göre güneş bir yaprak gibi yassı imiş.Zamiast niego powstaje świetlista kula podobna do słońca.
Eskiden bir şehrin azim ve kalei kadim imiş.Do Palędzia należały kiedyś wsie Olszywka i Studzieniec.
Dört taraf hep düşman imiş.Štirna Strana ingår i Vojnik.
Ona göre güneş bir yaprak gibi yassı imiş.Han benämnde henne som den som solen skiner på.
Ve hem Kolonbo ulu müneccim imiş.Див. також Хорова капела імені М.Леонтовича.
Daha eskiden burası Atlı top-Golf Meydanı imiş.Dříve zde jezdila Metropolitan Line.
Uzun süre İmişli ve Baküde Dil ve Edebiyat Öğretmeni olarak çalışmıştır.V minulosti pracoval mnoho let jako učitel francouzské literatury i jazyka.
Eski köy şimdiki köyün güneyinde ve Ergene nehrinin kıyısında yer almakta imiş.Satul vechi se întindea pe deal, în partea de sud de actualul loc.
Halkın rivayetine göre bu cami eskiden kilise imiş tadil ile cami haline getirilmiş.Potrivit tradiției populare, biserica servea în trecut drept pulberărie.
Kastamonu, Pütürge Köklere eklenen ( ile, iken, ise, idi, imiş) ekleri vurgu almazlar.Erkan Can (Takva – Az istenfélő Muharrem) Meltem Cumbul (Fallal szemben) Şebnem Dönmez (Neredesin Firuze?)
The Magnificent Seven) imiş.The magnificent seven (angol nyelven).
Mahallenin adı ise ilk önceleri Görücü imiş.Ensimmäisen osan nimi on Yksinäinen sormi.
Daha eskiden burası Atlı top-Golf Meydanı imiş.Se oli ennen osa Viipuri–Joensuu-rataa.
The Magnificent Seven) imiş.The Magnificent Seven.
'Bu kubbede ebedî kalan bir hoş ses imiş.'Det er en langstrakt tilstand af luftige prætentioner«.
Meğer bunlar namazı beklerler imiş.De som deltok i bønnen kunne få avlat.
Yangının bu derece büyük olmasının nedeni de bu imiş.Dette var hovedårsaken til at brannen ble så omfattende.
The Magnificent Seven) imiş.Syv fantastiske fortellinger (eng.
Meğer bunlar namazı beklerler imiş.Oleh karena itu (mereka) patut kau sembah.
Senin senliğin dahî ma’lûm oldu ki mevhûm ve ma’dûm imiş.Sebab milik-Mu lah Kerajaan dan Kekuasaan dan Kemuliaan secara abadi.
Manasının göl suyu olarak söylenir, çünkü eski zamanlarda buralar göl yatağı imiş.Tempat ini disebut hutan hitam karena di siang hari hutan ini suasananya masih gelap.
'Bu kubbede ebedî kalan bir hoş ses imiş.'"Ini Alasan Kemendagri Copot Bupati Cantik Talaud".
The Magnificent Seven) imiş.Bảy (em của Tấm) Trọng Trinh...
Çok kalabalık nüfusa sahip imişler.Với dân số khá đông.
Daha eskiden burası Atlı top-Golf Meydanı imiş.Trước đây nó là khu đất của Phi trường München-Riem cũ.
Dört taraf hep düşman imiş.四方すべて敵なりき。
The Magnificent Seven) imiş.美濃七福神(弁財天)。
Hangi kağan için çalışıyorum ben." der imiş.名字・辻占の読みは「つじうら」。
Hiçbir şeye karşı bıkkınlık gösterme, onlardan biri imişsin gibi davran.”ぶつかることでしか交われないのだ」と彼女を寄せ付けない態度をとる。
'Bu kubbede ebedî kalan bir hoş ses imiş.'これを野里の一夜官女といふ」とある。
Ona göre güneş bir yaprak gibi yassı imiş.それはまるで太陽のようだった。
Daha eskiden burası Atlı top-Golf Meydanı imiş.此地区以前曾是一个旧高尔夫球场。
Dört taraf hep düşman imiş.總共有四個敵人。
Zeus'u öfkelendiren de işte onun bu özelliği imiş.세조와의 인연으로 다행히 그 명성을 이어가게 된다.
İzleri bugüne kadar durmakta imiş.".הרעל שמור עמנו עד היום..."
Bizim yurdumuz da eskiden o yerlerde imiş.בעבר הייתה שם נסיכות באותו שם.
The Magnificent Seven) imiş.הָאוֹכֵל (תרומה מזיד) (שבע משניות).
Bölümün adı "Bir erkeği eşcinsel yapan nedir?" imiş.כותרת המשנה של הספר היא "למה גברים הם המין הניתן להקרבה."
Meğer bunlar namazı beklerler imiş.В който се отправят молитви към Аллах за дъжд.
Bunlardan biri ek olarak kullanılan "-dir" diğerleri ise "idi", "imiş", "ise" olmaktadır.Това личи по употребяваните от него изрази „казват, че“, „говори се, че“ и прочие.
Bir de «Rübab»ı o kadar güzel yorumluyor ki, yazdıklarım bu kadar anlamlı mı imiş!diye şaşırıyorum.Тя интерпретира моите стихове толкова прекрасно-Изненадан съм да открия, че моите думи са толкова смислени.
Bunlardan birinin adı Bozi, diğerininki Bodri imiş.Единият се казвал Гудьо, а другия Гоздьо.
Bu çiftliğin sahibi malkoç beyi imiş.Majiteľ ranča je rančer.
Daha eskiden burası Atlı top-Golf Meydanı imiş.Varem kuulus ala Lõpekunna (Loppegunde) muinaskihelkonda.
Oknos, kararsız bir kişi imiş.Tunnimees on puutumatu isik.
1 mol metanın entropisi 186 imiş artı iki çarpı 205 bu da oksijenden gelen entropi.Takže entropie jednoho molu CH4 je 186, plus 2 krát 205.
1 mol metanın entropisi 186 imiş artı iki çarpı 205 bu da oksijenden gelen entropi.Така ентропията на 1 мол CH4 е 186 плюс 2 пъти 205.
1 mol metanın entropisi 186 imiş artı iki çarpı 205 bu da oksijenden gelen entropi.האנטרופיה התקנית של 1 מול של CH4, הוא 186 ועוד 2 כפול 205.
1 mol metanın entropisi 186 imiş artı iki çarpı 205 bu da oksijenden gelen entropi.لذا فالانتروبي لمول واحد من الميثان هي 186 زائد 2 مضروبا في 205
Anlaşılan o ki, MÖ 600 yılında Kudüs'te herkes kötü ve şeytani imiş.듣자하니, 600 BC 경 당시 예루살렘에는
Anlaşılan o ki, MÖ 600 yılında Kudüs'te herkes kötü ve şeytani imiş.À cette époque, apparemment, tout le monde était mauvais et méchant.
Anlaşılan o ki, MÖ 600 yılında Kudüs'te herkes kötü ve şeytani imiş.Al parecer en Jerusalén en el año 600 A.C. todos eran totalmente malos y perversos.
Anlaşılan o ki, MÖ 600 yılında Kudüs'te herkes kötü ve şeytani imiş.Anscheinend waren die Menschen in Jerusalem um 600 v. Chr. alle äußerst böse, jeder einzelne von ihnen:
Anlaşılan o ki, MÖ 600 yılında Kudüs'te herkes kötü ve şeytani imiş.Aparentemente em Jerusalém, em 600 a.C., toda a gente era completamente má e iníqua.
Anlaşılan o ki, MÖ 600 yılında Kudüs'te herkes kötü ve şeytani imiş.Ilmeisesti tuohon aikaan Jerusalemissa kaikki olivat perinpohjin pahoja.
Anlaşılan o ki, MÖ 600 yılında Kudüs'te herkes kötü ve şeytani imiş.No, podle všeho byli všichni v Jeruzalémě v roce 600 před naším letopočtem totálně zkažení a špatní.
Anlaşılan o ki, MÖ 600 yılında Kudüs'te herkes kötü ve şeytani imiş.Nos, úgy tűnik Kr. e. 600-ban Jeruzsálemben mindenki teljesen rossz és gonosz.
Anlaşılan o ki, MÖ 600 yılında Kudüs'te herkes kötü ve şeytani imiş.Nu was in Jeruzalem in 600 vC. blijkbaar iedereen totaal slecht en kwaadaardig.
Anlaşılan o ki, MÖ 600 yılında Kudüs'te herkes kötü ve şeytani imiş.Okazuje się, że w Jerozolimie 600 lat przed Chrystusem, wszyscy byli absolutnie źli i nikczemni.
Anlaşılan o ki, MÖ 600 yılında Kudüs'te herkes kötü ve şeytani imiş.Ora, evidentemente nella Gerusalemme del 600 a.C., tutti erano completamente cattivi e malvagi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod