Ona göre "Eğer ilk seferinde başaramazsanız, denediğinizin bütün delillerini imha edin.""Jeśli od razu ci się nie uda, usuń dowody prób".
Ona göre "Eğer ilk seferinde başaramazsanız, denediğinizin bütün delillerini imha edin.""처음 시도에 성공치 않으면, 당신이 시도했다는 모든 증거를 숨겨라."
Ona göre "Eğer ilk seferinde başaramazsanız, denediğinizin bütün delillerini imha edin."Lui dice: "Se non hai successo la prima volta, nascondi ogni evidenza di averci mai provato".
Ona göre "Eğer ilk seferinde başaramazsanız, denediğinizin bütün delillerini imha edin."Spune, "Dacă nu reuşeşti din prima, ascunde toate dovezile că ai încercat vreodată."
Ona göre "Eğer ilk seferinde başaramazsanız, denediğinizin bütün delillerini imha edin."Λέει ότι, "Αν δεν τα καταφέρεις με την πρώτη, κρύψε όλα τα αποδεικτικά στοιχεία ότι δοκίμασες".
Ona göre "Eğer ilk seferinde başaramazsanız, denediğinizin bütün delillerini imha edin."Он звучит: "Если с первого раза не получилось, спрячь все улики о том, что ты вообще пытался".
Ona göre "Eğer ilk seferinde başaramazsanız, denediğinizin bütün delillerini imha edin."Той казва: "Ако в началото не успееш, скрий всякакви доказателства, че изобщо си опитвал."
Ona göre "Eğer ilk seferinde başaramazsanız, denediğinizin bütün delillerini imha edin."הוא אומר: "אם אתה לא מצליח על ההתחלה, הסתר את כל העדויות לנסיונותיך."
Ona göre "Eğer ilk seferinde başaramazsanız, denediğinizin bütün delillerini imha edin."試みた痕跡をみんな隠せ」ということです (笑)
Pek çok ülkenin ordularının ve kitle imha silahlarının olması seni endişelendirmiyor mu?Non sei preoccupato che così tante nazioni abbiano eserciti e armi di distruzione di massa?
Pek çok ülkenin ordularının ve kitle imha silahlarının olması seni endişelendirmiyor mu?¿Sabes como funciona to frigorífico? ¿Y tu teléfono movil?
Sadece dönüşüm çemberlerini imha ettim.Apenas destruí os círculos de transmutação.
Sadece dönüşüm çemberlerini imha ettim.Ho solo distrutto i cerchi di trasmutazione.
Sadece dönüşüm çemberlerini imha ettim.Jag förstörde bara transmutationscirklarna.
Sadece dönüşüm çemberlerini imha ettim.Ja tylko zniszczyłem kręgi transmutacyjne.
Sadece dönüşüm çemberlerini imha ettim.Jeg ødelagde bare forvandlingscirklerne.
Sadece dönüşüm çemberlerini imha ettim.Sólo destrocé los círculos de transmutación.
Sadece dönüşüm çemberlerini imha ettim.Tuhosin syntetigrammit.
Sadece dönüşüm çemberlerini imha ettim.Μόλις κατέστρεψα τους κύκλους μεταστοιχείωσης.
Sadece dönüşüm çemberlerini imha ettim.Просто я уничтожил круги трансмутации.
Savaşta imha edilen araçlar bir araya getirilerek daha sonra müzeye dönüştürülen bir parka yerleştirildi.Los vehículos destruidos en combate se reunieron y dejaron en un parque, que luego se convirtió en un museo.
Savaşta imha edilen araçlar bir araya getirilerek daha sonra müzeye dönüştürülen bir parka yerleştirildi.Vozidla zničená během boje byla shromážděna a umístěna do parku, který se posléze změnil na muzeum.
Şimdiyse 2010 yılındaki, "Android'i imha edeceğim çünkü çalınmış bir ürün." (Kahkahalar)Regardez en 2010. " Je vais détruire Android car c'est un produit volé. " (Rires)
Tanrı korusun, kitle imha silahları, küresel değerlere karşı tehdidin bir parçası.Chúa đã cấm, thứ vũ khí hủy diệt hàng loạt, là mối đe doạ lớn đến toàn cầu.
Tanrı korusun, kitle imha silahları, küresel değerlere karşı tehdidin bir parçası.Dieu nous préserve, d'armes de destruction massive, fait partie de la menace du patrimoine mondial.
Tanrı korusun, kitle imha silahları, küresel değerlere karşı tehdidin bir parçası.Dios no lo quiera, de armas de destrucción masiva, es parte de la amenaza a los bienes comunes mundiales.
Tanrı korusun, kitle imha silahları, küresel değerlere karşı tehdidin bir parçası.Doamne ferește, de arme de distrugere în masă, face parte din amenințările resurselor comune globale.
Tanrı korusun, kitle imha silahları, küresel değerlere karşı tehdidin bir parçası.그리고 신이 금지하신 대량 살상무기 따위의 거래는 인류 공동 재산을 향한 위협 중 일부입니다.
Tanrı korusun, kitle imha silahları, küresel değerlere karşı tehdidin bir parçası.Боже борони, зброї масового знищення, загрожує загальній спадщині людства.
Tanrı korusun, kitle imha silahları, küresel değerlere karşı tehdidin bir parçası.חס וחלילה בנשק להשמדה המונית, הוא חלק מהאיום על נחלת הכלל.
Tanrı korusun, kitle imha silahları, küresel değerlere karşı tehdidin bir parçası.و أسلحة الدمار الشامل لا قدر الله. هو تهديد لمشتركاتنا الدولية.
Tanrı korusun, kitle imha silahları, küresel değerlere karşı tehdidin bir parçası.国際公共財に対する脅威です アフガニスタンを取り上げて 話をまとめましょう
Üçüncü şartlandırmada deneyci sayfayı alıp doğrudan kağıt imha makinesine koydu.A harmadik helyzetben a kísérlet végzője elvette a lapot és egyenesen egy iratmegsemmisítőbe tette.
Üçüncü şartlandırmada deneyci sayfayı alıp doğrudan kağıt imha makinesine koydu.Dans le troisième cas, le laborantin récupérait la feuille et la plaçait directement dans la déchiqueteuse.
Üçüncü şartlandırmada deneyci sayfayı alıp doğrudan kağıt imha makinesine koydu.Iar în a treia situație, examinatorul lua foaia și o punea direct în tocătorul de hârtie.
Üçüncü şartlandırmada deneyci sayfayı alıp doğrudan kağıt imha makinesine koydu.In de derde situatie stak de onderzoeker het papier onmiddellijk in de papierversnipperaar.
Üçüncü şartlandırmada deneyci sayfayı alıp doğrudan kağıt imha makinesine koydu.In der dritten Situation bekam der Experimentierende das Blatt Papier und tat es gleich in den Shredder.
Üçüncü şartlandırmada deneyci sayfayı alıp doğrudan kağıt imha makinesine koydu.세번째 조건에서는, 실험자가 완성된 종이를 바로 분쇄기에 넣어버립니다.
Üçüncü şartlandırmada deneyci sayfayı alıp doğrudan kağıt imha makinesine koydu.Nella terza situazione, l'esaminatore prende il foglio e lo mette direttamente nel tritadocumenti.
Üçüncü şartlandırmada deneyci sayfayı alıp doğrudan kağıt imha makinesine koydu.Och i den tredje varianten fick försöksledaren papperet och lade det direkt i en dokumentförstörare.
Üçüncü şartlandırmada deneyci sayfayı alıp doğrudan kağıt imha makinesine koydu.Og i det tredje forhold, fik undersøgeren papirarket og puttede det direkte i en makulatur.
Üçüncü şartlandırmada deneyci sayfayı alıp doğrudan kağıt imha makinesine koydu.Và trong điều kiện thứ ba, người thử nghiệm lấy tờ giấy và trực tiếp cho nó vào máy hủy giấy.
Üçüncü şartlandırmada deneyci sayfayı alıp doğrudan kağıt imha makinesine koydu.Ve třetí situaci vzal vedoucí list papíru a rovnou ho strčil do skartovačky. (smích)
Üçüncü şartlandırmada deneyci sayfayı alıp doğrudan kağıt imha makinesine koydu.W trzeciej sytuacji eksperymentator brał kartkę papieru i wkładał ją do niszczarki.
Üçüncü şartlandırmada deneyci sayfayı alıp doğrudan kağıt imha makinesine koydu.Και στη τρίτη περίπτωση, αυτός που έκανε το πείραμα έπαιρνε το χαρτί και το έβαζε αμέσως στον καταστροφέα.
Üçüncü şartlandırmada deneyci sayfayı alıp doğrudan kağıt imha makinesine koydu.В третьем условии, экспериментатор забирал листы и сразу же пропускал их через шреддер.
Üçüncü şartlandırmada deneyci sayfayı alıp doğrudan kağıt imha makinesine koydu.За третьою умовою дослідник отримував аркуш і відразу клав його у знищувач паперу.
Üçüncü şartlandırmada deneyci sayfayı alıp doğrudan kağıt imha makinesine koydu.И в третия случай, проверяващият взимаше листа и направо го слагаше в шредера.
Üçüncü şartlandırmada deneyci sayfayı alıp doğrudan kağıt imha makinesine koydu.במצב השלישי, הנסיין קיבל את גליון הנייר והכניס אותו ישירות לתוך מגרסה .
Üçüncü şartlandırmada deneyci sayfayı alıp doğrudan kağıt imha makinesine koydu.وفي الحالة الثالثة ، المختــبِر يحصل على الورقة و مباشرة يضعها للتقطيع .
Üçüncü şartlandırmada deneyci sayfayı alıp doğrudan kağıt imha makinesine koydu.実験者は紙を受け取り それをすぐさまシュレッダーにかける これら3つの状況下で何が起こったでしょう?
Uyuşturucu savaşı. Kitle imha.Massavernietigingswapens.
Uyuşturucu savaşı. Kitle imha.Tömegszerencsétlenség.
Ve bir çok görevli yapabildikleri kadar çok dökümanı imha edip geride yığınlar bıraktılar.Banyak dari agen-agennya menyobek dokumen-dokumen sebanyak mungkin dan meninggalkannya begitu saja.
Ve bir çok görevli yapabildikleri kadar çok dökümanı imha edip geride yığınlar bıraktılar.E molti degli agenti hanno stracciato quanti più documenti possibile lasciandoli in mucchi.
Ve bir çok görevli yapabildikleri kadar çok dökümanı imha edip geride yığınlar bıraktılar.E muitos dos agentes rasgaram tantos documentos quantos puderam e deixaram-nos para trás em pilhas.
Ve bir çok görevli yapabildikleri kadar çok dökümanı imha edip geride yığınlar bıraktılar.Et de nombreux agents ont broyé le plus de documents possible et les ont laissé derrière eux en tas.
Ve bir çok görevli yapabildikleri kadar çok dökümanı imha edip geride yığınlar bıraktılar.그당시 많은 보안기관 요원들은 파기할 수 있는 문서들을 모두 파기하고 쓰레기로 남겼죠.
Ve bir çok görevli yapabildikleri kadar çok dökümanı imha edip geride yığınlar bıraktılar.Mnoho úředníků skartovalo tolik dokumentů, kolik jen dokázali, a nechali je tak v hromadách.
Ve bir çok görevli yapabildikleri kadar çok dökümanı imha edip geride yığınlar bıraktılar.Och många av agenterna strimlade så många dokument de bara kunde och lämnade dem efter sig i drivor.