Ana içeriğe geç
Sözlük

imar ile cümle

imar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kurulması ve imarı için çalıştığı dergâh ve medreselerden bir asır boyunca binlerce âlim ve veli yetişti.У Шуайба были тысячи коз и овец, которых он пас сам и ухаживал за ними.
Tuğluklarda Fîrûz Şah, birçok îmâr faaliyetlerinde bulundu.Знать хоронят в каменных склепах, многие из которых — расписные.
İmar planı yapılmıştır.Завещание составлено.
Aziz Bey zamanında İzmir önemli imar faaliyetlerine de sahne olmuştur.В историю ислама Али вошёл как трагическая фигура.
Merkezden her bölgeye gönderilen imar meclisleri çalışmaya başladı.Начинаются погони по всему зданию студии.
Ayrıca herhangi bir alanda ibadet etmeye yarayan, boş ve imarsız mekanlara namazgah denir.Во всех обителях усилена молитва с упованием на помощь небесную».
Belediye imar planına göre azami 5 kata kadar bina yapımına izin verilmektedir.Летописец подчёркивает, что постройка была завершена за пять месяцев.
Abuja özel olarak planlanmış bir şehirdir ve büyük ölçüde 1980'li yıllarda imar edilmiştir.العاصمة النيجيرية: أبوجا نفسها هي مدينة مخطط لها وتم إنشاءها في الثمانينات من القرن العشرين .
Edirne'nin imar edilmesi için uğraştı.فكانت مؤيدة لما كان "إدينجتون" متوقعه.
Kurulması ve imarı için çalıştığı dergâh ve medreselerden bir asır boyunca binlerce âlim ve veli yetişti.ثم غزا مُوسى بن نُصير قبائل هوارة وزناتة وكتامة، فهزمهم وسبى منهم خمسة آلاف رجل.
Binası yeterlidir, İmar planı vardır.É bastante frequentada e tem uma estrutura hoteleira.
Sanayi imarı ve konut imarı çıkmasıyla mahallenin birçok alanda hareketlenmesini sağlamıştır.A propriedade e a interferência estatal impõe barreiras à entrada em muitas áreas.
1975 - Yeni İmar Kanunu yürürlüğe girdi.1975 — Entrar em vigor a Convenção sobre as Armas Biológicas.
Tepebağ'ın tarihi mahallesindeki ilk imar çalışmaları neolitik çağa uzanır.Os mais antigos vestígios de ocupação humana na região datam do Neolítico.
New York şehrinin Manhattan bölgesinin imar planı olan 1811 Komisyonları Planı kabul edildi.O Commissioners' Plan of 1811 é um plano urbanístico da Cidade de Nova Iorque.
Bu imar plânı dahilinde kalenin kara tarafında bulunan surları yıkıldı.Este artigo lista os forcados mortos na arena.
İmar Mevzuatına ulaşılabilirlikle (fiziksel engellerin kaldırılmasıyla) ilgili hükümler eklenmiştir.Estão listados por ordem cronológica (dentro dos possíveis).
Sultan Nasır Muhammed önceden yıkılan dördüncü minareyi tekrar imar etmiştir.Sultan Al-Nasir Muhammad herbouwde de vierde minaret die eerder was verwoest.
Sonraları ise imaretler sadece yemek verilen yerlere dönüşmüşlerdir.Overeenkomstig hebben de laatste ribben slechts enkelvoudige ribkoppen.
Ayrıca herhangi bir alanda ibadet etmeye yarayan, boş ve imarsız mekanlara namazgah denir.Vrouwen bidden op de achterste plaatsen of op een verhoogde plaats.
Köyün imar haritası çıkarılmıştır.Dorpen van de kaart geveegd.
Ülkede geniş bir inşaat ve imar programı uyguladılar.Op zijn verordening werd in het hele land een grootschalig bouwprogramma doorgevoerd.
İmar Mevzuatına ulaşılabilirlikle (fiziksel engellerin kaldırılmasıyla) ilgili hükümler eklenmiştir.Van deze actie hangt hun (eventuele) straf af.
Ayrıca şehrin imarı için çeşitli tedbirler aldı.Zrobiła wiele dobrego także dla społeczności miasta Warty.
İsa Bey'in de burada cami ve imareti vardır.Ojciec Anatol posiada dary uzdrawiania i prorokowania.
1948'de İmar Bakanı oldu.W 1948 został ministrem spraw zagranicznych.
Tuğluklarda Fîrûz Şah, birçok îmâr faaliyetlerinde bulundu.Så talrika skall dina ättlingar bli."
1975 - Yeni İmar Kanunu yürürlüğe girdi.År 1875 trädde den nya lagen om kommunal förvaltningen i kraft.
Kent, 1999 savaş sürecinden sonra imar ve sosyal hayat bakımlarından kalkınma içindedir.Franchisen baseras på en fiktiv historia om Jorden och mänskligheten efter år 1999.
1967-1968 yıllarında İmar ve İskan Bakanlığı tarafından planlı ve projeli olarak yeni yapılar yapılmıştır.Under åren 1937-38 gjordes ett omfattande sprängnings- och planeringsarbete av varvsområdet.
İmaret: Yoksul halka ücretsiz yiyecek dağıtan aşevleridir.Він першим впровадив практику роздачі бідним бесплатної їжі.
Bedelsiz terk, İmar hukuku ile ilgili bir kavramdır.Zní to drsně, ale takové jsou zákony života.
Bunun üzerine Biga yeniden imar olundu.Díky němu však byla Bible znovu vytištěna.
Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası üyesidir.Je členem Evropské banky pro obnovu a rozvoj.
1948'de İmar Bakanı oldu.V roce 1948 se stal ministrem vnitra.
Kalenin imarının ilk evresinin 11.-12. yüzyılda olduğu düşünülmektedir.Poprvé se jejich jméno vzpomíná v Rižské kronice z přelomu 11.–12. století.
Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), 1991 yılında kurulmuş olan uluslararası finans kurumudur.Bancpost - EFG Eurobank-Ergasias Group Înființată în 1991.
İmar Mevzuatına ulaşılabilirlikle (fiziksel engellerin kaldırılmasıyla) ilgili hükümler eklenmiştir.Pentru aceste declarații, el a riscat sancțiuni disciplinare (a fost pus sub investigație).
1948'de İmar Bakanı oldu.Acesta a devenit ministrul afacerilor externe în 1948.
Fakat bu siyasî ve askerî uğraşları yanında ülkesinin imarı için yaptırdığı büyük yapıları ile ün salmıştır.Meglepő, hogy diplomáciai és jogi tevékenysége mellett mekkora művet hagyott az utókorra.
Buraların yiyeceği imaretlerden karşılanır.Tápláléka gerinctelenekből áll.
Fatih, Ereğli'nin gelirini İstanbul'daki imaretine vakfetmiştir.Stabilra javította a magyar adósosztályzat kilátását a Moody's.
Aziz Bey zamanında İzmir önemli imar faaliyetlerine de sahne olmuştur.Rúth könyve a szent iratok között rendkívül érdekes alkotásnak számít.
Kırk gün, imarethanelerde onun için yemek dağıtıldı.Siellä hän oli neljäkymmentä vuorokautta Saatanan kiusattavana.
İmar yolları da açılmaya başlanmıştır.Και οι δρόμοι άνοιξαν.
Binası yeterlidir, İmar planı vardır.Είναι σχετικά νέος οικισμός και διαθέτει σχέδιο πόλεως.
Sonraları ise imaretler sadece yemek verilen yerlere dönüşmüşlerdir.Ikke at sige bønner (du'ā) undtagen (i særlige situationer) for folk i nød.
I. Hüsrev büyük bir imar yanlısıydı: Başkentini süsledi, yeni şehirler kurdu, yeni binalar inşa etti.Khosrau var en stor bygherre, der udvidede sin hovedstad, grundlagde nye byer og lod nye bygninger opføre.
"Çanakkale köprüsü ilk kez imar planına girdi"."Første spadestik til længe ventet bro".
Köyün imar haritası çıkarılmıştır.Landsbyen ble utslettet fra kartet.
Aynı imar faaliyetlerinden Sebaste, Heliopolis ve Caesarea kentleride nasibini aldı.Han var like sjenerøs i byene Sebastia, Heliopolis og Caesarea.
1948'de İmar Bakanı oldu.Han ble viseutenriksminister i 1948.
İmar yolları da açılmaya başlanmıştır.Åpningstidene er gjerne også utvidet.
Allah'ın mescitlerini ancak O'na ve ahiret gününe inananlar imar ederler.Barang siapa yang beriman kepada Allah dan hari akhir maka hendaklah ia memuliakan tamunya” (HR.
MÖ 22 Sezariye Maritima'nın imarına başladı ve limanını inşa etti.22 SM Pembangunan dimulai di Caesarea Maritima dan pelabuhannya.
Aynı imar faaliyetlerinden Sebaste, Heliopolis ve Caesarea kentleride nasibini aldı.Ia membangun dengan kemegahan yang sama kota-kota Sebaste, Heliopolis dan Kaisarea.
Köy merkezinde türbe bakımlı ve imarlı bir şekilde korunmaktadır.Meriam ini dalam kondisi yang cukup baik dan dirawat oleh warga setempat.
Stamford Bridge'in yeniden imarı kulübün finansal bütçesine zarar verdi.Trong lần trở lại Stamford Bridge này, thì CLB đang trong giai khủng hoảng.
Ancak üç yıl sonra şehrin yeniden imarı için emir verdi.Ba năm sau, có lệnh Bà phải về Kinh đô.
Eskiden külliye olan cami imaretinden geriye sadece cami kalmıştır.Hiện nay tại chùa Phổ Minh chỉ còn lại bệ đá kê vạc khi xưa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod