Onlar da Allah'a iman ve ibadetle mükelleftirler.Que a Él se encomiendan quienes verdaderamente confían en Allah.
Bununla akla kabul ettirmeden iman etmiş olunamayacağını göstermektedir.Dicen que no es ilustrado; no lo creáis.
Ayrıca iman edip kötülükten sakınanların ebedi mutluluğa erecekleri ifade edilmektedir.Se notificó a los creyentes la decisión y se procedió conforme a ella.
Yarına varmak için kalbimiz iman dolu Maarif Koleji'nin hız alan gençleriyiz.Oh, Liceo, mañana triunfantes de optimismo la patria seremos.
Imanol Julián Elías Gil Beltrán, 13 Haziran 1970, Arjantin), Arjantinli oyuncu, eski model.Julián Elías Gil Beltrán (Buenos Aires, 13 de junio de 1970) es un empresario, modelo y actor argentino.
Dinsel bilgiye kesin iman ile inanılır, eleştirisi yapılamaz.Hablar con seguridad y libertad, sin temor a la crítica.
Dinim, imanım, milletim, vatanım diye feryat edecek.La guerra me privó de mi propiedad, mi dignidad, mi nombre.
Ehl-i kitaptan her biri, ölümünden önce ona muhakkak iman edecektir.È lui che ha scritto il libro della resurrezione che Staz e gli altri credono possa riportare in vita Fuyumi.
Bütün imanımızla inanırız ki rahmetle andığımız Musa hakikatlerin peygamberi ve peygamberlerin en büyüğüdür.Mosè avverte di non adorare altri dei e profeti.
Bu iman ile değil akıl ile alakalıdır."Essi appartengono al spirito incosciente’.
Çok az bir kısmı hariç, iman etmezler.Saranno pochi i generi nei quali egli sceglie di non cimentarsi a sua volta.
Dinî hükümlerden iman, tevhit ve ahlâkı konu alır.La loro fama richiamava da lontano credenti ferventi e peccatori pentiti.
O halde Allah'a karşı gelmekten sakının ki şükretmiş olasınız."(Al-i İmran 123) "Ey iman edenler!È piuttosto Allah Che vi ricorda il Suo favore di avervi guidati verso la fede, se siete sinceri.
Ayrıca iman edip kötülükten sakınanların ebedi mutluluğa erecekleri ifade edilmektedir.In quel giudizio, i credenti verranno giudicati sulla base di ciò che hanno fatto in vita.
O'na iman eden insanın eski günahlı hayatı ölür ve yeni kutsal bir hayat başlar.Essi attendono colui che darà vita ad una nuova guerra sacra.
Ona bir köleden başka bir şey olmadığını hatırlatıp, Rabbine iman etmeye davet etti.Ma la sua offerta fu rifiutata e lui fu creduto un bugiardo e messo in ridicolo.
Adam, “Rab, iman ediyorum!” diyerek İsa'ya tapındı.Он же сказал: верую, Господи! И поклонился Ему.
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.Кто будет веровать и креститься, спасен будет; а кто не будет веровать, осужден будет.
İman edip vaftiz olan kurtulacak; iman etmeyense yargılanacak.Кто будет веровать и креститься, спасен будет; а кто не будет веровать, осужден будет.
Kur'an’da, “Ey iman edenler!В аяте: «О вы, которые уверовали!
(Şûrâ suresi, 41. ayet) “Ey iman edenler!Всевышний предупреждает: „О те, которые уверовали!
"Ey iman edenler!О вы, которые уверовали!
Kavminden kendisine çok az kişi iman etmiştir.Скоро он стал маленьким для большого числа верующих.
Allah’a iman ettik.Мы уверовали в Аллаха.
''Ey iman edenler!О верующие!
Çok az bir kısmı hariç, iman etmezler.Он мало кому доверял, мало на кого полагался.
Hükümdar iman ettiyse de Antakya’nın çoğu iman etmedi.Большинство верующих — мусульмане (сунниты и ваххабиты).
Çünkü, Allah-u Zülcelâl ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: “Allah, iman edenlerin velisidir.Аллах (свят он и велик) сказал в Коране: Аллах — Покровитель тех, которые уверовали.
"Onların çoğu şirk koşmadan Allah'a iman etmezler" "Doğrusu Allah, kendisine ortak koşulmasını asla affetmez.В бога большая часть мужиков, будто, не верит и к религии относится слепо.
İşte Allah onların kalplerine imanı yazmış ve onları kendi katından bir ruh ile desteklemiştir.Они убеждены, что за возвеличивание их могил, они (святые) станут их заступниками пред Аллахом.
İbrahim’e iman eden ilk kişidir, onunla birlikte hicret edenlerdendir.Первым строителем Каабы считается пророк Ибрахим, по другой версии, Адам.
Beni, ana babamı, iman etmiş olarak evime girenleri, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla.Прости меня, моих родителей и верующих в тот день, когда будет представлен счет».
Tam bir imanla inanırım ki, peygamberlerin tüm sözleri doğrudur.Я верю полной верой, что всё сказанное пророками — истина.
Kur'an-ı Kerim'de ise bu konuda 2 ayet bulunmaktadır ki bu ayetler: Ey iman edenler!Слово «василя» упоминается в двух аятах Корана: «О те, которые уверовали!
O halde Allah'a karşı gelmekten sakının ki şükretmiş olasınız."(Al-i İmran 123) "Ey iman edenler!Мусульмане-ахмади веруют в то, что ислам является окончательной религией для человечества.
İslâm dininde iman esaslarının başında Allah'a iman gelir.И пусть верующие уповают на одного Аллаха».
Ayrıca iman edip kötülükten sakınanların ebedi mutluluğa erecekleri ifade edilmektedir.Сура начинается с вести о том, что верующие восторжествуют и будут счастливы.
Bu sebeple kalpteki iman bilmekten başka bir şeydir.Духа, даваемого, по силе веры только, каждому верующему.
Ona bir köleden başka bir şey olmadığını hatırlatıp, Rabbine iman etmeye davet etti.Затем, призвавши вдовиц и прочих верующих, он представил им её живой.
Allah rızasını esas alarak yalnız iman hizmeti yapmak.Уповайте только на Аллаха, если вы являетесь верующими“».
Onlar, sözle ve açıkça iman ederek Müslüman oldular.Верующие прикладывались к ней в благоговейной тишине.
İslam'da iman Akide İnançВероисповедание Сахаляр Ислам в Якутии
Allah'a iman, İslamiyet'teki iman esaslarının birincisidir.Преобладающая религия среди верующих — ислам.
Umulur ki, Rablerinin huzuruna varacaklarına iman ederler."Но, чтобы утвердить в людях Своих веру, Господь может сотворить знамение».
Ama Nuh’la birlikte çok az bir kısmı iman etmişti.Вместе с Нухом в строительстве ковчега участвовали и те люди, которые уверовали.
Onlar da Allah'a iman ve ibadetle mükelleftirler.Они должны верить Аллаху и всегда полагаться на его волю и милость.
Karısı ve çocuklarından biri de iman etmeyenler arasındadır.Хабиров о себе и своих детях: Я мусульманин и верующий.
O'na göre, iman etmek mutlaka ibadet etmeyi gerektirmez.'Если нет, то у них нет оснований в него верить».
Iman 18 yaşında Somalili bir adamla evlendi.В возрасте 13 лет был женат на молодой мусульманской девушке.
Gayba inanmak imanın devamının şartlarındadır.Восхищение верующего определяется сроком его обращения к вере во время скорби.
Yani, kalpteki iman ile bilmenin mahiyetleri ayrıdır.Вы скажете — но с мужественностью его убеждений.
Hakiki imana çok az istek duyulur, ama çok zayıftır ki bunun güç bela farkındalığındadır.Подросток чувствует себя всемогущим, отчего уверен только в своей правоте.
24 Nisan 1992 tarihinde Iman, İsviçre'de İngiliz rock müzisyeni David Bowie ile evlendi.24 апреля 1992 Иман вышла замуж за Дэвида Боуи — икону британской музыки.
"Ey iman edenler!فقال: يا أمير المؤمنين.
Umulur ki, Rablerinin huzuruna varacaklarına iman ederler."رؤية المؤمنين لربهم يوم القيامة.
Allah’a iman ettik.مؤمنات لهن عند الله شأن.
O halde Allah'a karşı gelmekten sakının ki şükretmiş olasınız."(Al-i İmran 123) "Ey iman edenler!ونحن نشهد لكم بين يدي الله أنكم صدقتم الله و رضيتم به، ولابد من جوابكم والسلام عليكم جميعاً.
Çok az bir kısmı hariç, iman etmezler.ومنها قوله بعدم جواز وقوع الصغيرة من النبي صلى الله عليه وسلم.
"Onların çoğu şirk koşmadan Allah'a iman etmezler" "Doğrusu Allah, kendisine ortak koşulmasını asla affetmez."Many Kinds of Universes, and None Require God (أنواع كثيرة من الأكوان، ولا أحد منها احتاج الإله)".
Onlar da Allah'a iman ve ibadetle mükelleftirler.السادس: المسلمين وهادى دعاة المؤمنين عضد الله به الدين وأمتع لطول.