Ey iman edenler! Şeytanın adımlarını takip etmeyin.O People who Believe!
Babamı da bağışla (ona tevbe ve iman nasip et).“And forgive my father* – he is indeed astray.”
Ey iman eden kullarım! Şüphesiz, benim arzım geniştir.O My bondmen who believe!
Ey iman edenler! Siz de Musa'ya eziyet edenler gibi olmayın.O People who Believe!
Bunlar, iman etmeyen bir kavimdir" demesini de( Allah biliyor)These people do not accept faith!”
Peygamber sizi, Rabbinize iman etmeye çağırdığı halde niçin Allah'a inanmıyorsunuz?And what is the matter with you, that you should not accept faith in Allah?
Ey iman edenler! Allah'ın yardımcıları olun.O People who Believe!
Ve o, bir şair sözü değildir. Ne de az iman ediyorsunuz!And it is not the speech of a poet; how little do you believe!
Hatta az bir güruh değil, onların çoğu ahit tanımaz imansızlardır.In fact, most of them do not have faith.
Ey iman edenler! Sadakalarınızı, başa kakmak, gönül kırmakla boşa gidermeyin.O People who Believe!
Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda haksızlıkla yemeyin.O People who Believe!
Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın.O People who Believe!
Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz.O People who Believe!
Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın.O People who Believe!
Onlar, iman etmiş ve kalbleri Allah zikriyle yatışmış olanlardır.“Those who accepted faith and whose hearts gain solace from the remembrance of Allah; pay heed!
Ey iman eden kullarım!O My bondmen who believe!
Ey iman edenler! Allah'ın üzerinizdeki nimetini anın.O People who believe!
Ey iman edenler: Sizler Musa'ya eziyet edenler gibi olmayın.O People who Believe!
O iman etmiş olan kimse de: "Ey kavmim!And the believer said, “O my people!
O iman etmiş olan kimse dedi ki: "Ey kavmim!And the believer said, “O my people!
Ey iman edenler! Kadınları zorla miras olarak almanız helâl olmaz.O People who Believe!
(Hatta sadece az bir güruh da değil), onların ekserisi ahit tanımaz imansızlardır.In fact, most of them do not have faith.
İçlerinden iman edenler varsa da ekserisi dinden çıkmış fâsıklardır. [2,143](The best Ummah is that of Prophet Mohammed – peace and blessings be upon him.)
Ey iman edenler! Kat kat faiz yemeyin.O People who Believe!
Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda meşrû olmayan yollarla yemeyin.O People who Believe!
Ey iman edenler! Yeryüzünde Allah yolunda sefere çıktığınız zaman, son derece dikkatli davranın.O People who Believe!
Âhiretteki ücret ve ödül, iman edip haramlardan sakınanlar için elbette daha hayırlıdır. [38,39-40]And undoubtedly the reward of the Hereafter is better, for those who accept faith and remain pious.
Ey iman edenler! Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın.O People who believe!
Ey iman edenler! Allah'ı çok zikredin, O’nu sık sık anın.O People who Believe!
Ey iman edenler! Mûsâ'ya eziyet edenler gibi olmayın.O People who Believe!
Ne yapayım, onlar, bir türlü imana gelmeyen bir topluluktur” demesini de biliyor. [25,30]These people do not accept faith!”
Fakat bir de öyleleri var ki, kendisini imana dâvet eden anne ve babasına:“Öf be!And the one who said to his parents, “Uff – I am fed up with both of you! What!
Ey iman edenler: Söz ve hareketlerinizde ileri gidip de Allah'ın ve Resulünün önüne geçmeyin.O People who Believe!
Ey (önceki resullere) iman edenler!O People who Believe (in the earlier Noble Messengers)!
Onlar, o gün, imandan çok küfre yakın idiler.They said, 'If only we knew how to fight, we would follow you.'
Rabbimiz, biz, 'Rabbinize inanın' diye imana çağıran bir davetçi işittik, hemen inandık.Our Lord, we have heard a caller calling us to belief, saying, "Believe you in your Lord!"
Ve bu, onların sadece imanlarını ve teslimiyetlerini artırdı.And it only increased them in faith and surrender.
De ki: "İnanmadınız, fakat 'İslam olduk' deyin. Henüz iman kalblerinize girmedi.Say: 'You do not believe; rather say, "We surrender"; for belief has not yet entered your hearts.
Ey iman edenler, sabırla ve namazla yardım dileyin. Gerçekten Allah, sabredenlerle beraberdir.O all you who believe, seek you help in patience and prayer; surely God is with the patient.
O gün onlar, imandan çok küfre daha yakındılar.They said, 'If only we knew how to fight, we would follow you.'
Ey iman edenler, sabredin ve sabırda yarışın, (sınırlarda) nöbetleşin. Allah'tan korkun.O believers, be patient, and vie you in patience; be steadfast; fear God; haply so you will prosper.
Ey iman edenler, adil şahidler olarak, Allah için, hakkı ayakta tutun.O believers, be you securers of justice, witnesses for God.
Öyleyse Allah'a ve ümmi peygamber olan elçisine iman edin.He gives life, and makes to die.
Siz, imanınızdan sonra inkara saptınız.You have disbelieved after your believing.
Gerçekleştikten sonra mı O'na iman edeceksiniz? Hemen şimdi mi?What, when it has come to pass, will you then believe in it?
Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzündekilerin tümü, topluca iman ederdi.And if thy Lord had willed, whoever is in the earth would have believed, all of them, all together.
Ben iman edenleri kovacak değilim. Onlar gerçekten Rablerine kavuşacaklar.I will not drive away those who believe; they shall surely meet their Lord.
Böylece Allah onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda, iman eden bir kavim için ayetler vardır.Then God delivered him from the fire; surely in that are signs for a people who believe.
Ve (bu,) yalnızca onların imanlarını ve teslimiyetlerini arttırdı.And it only increased them in faith and surrender.
Kendisi'ne iman ettiğiniz Allah'tan sakının.And fear God, in whom you believe.
Kim Allah'a iman ederse, onun kalbini hidayete yöneltir.Whosoever believes in God, He will guide his heart.
İşte bununla, Allah'a ve ahiret gününe iman edenlere öğüt verilir.By this then is admonished whosoever believes in God and the Last Day.
Bu yüzden ona iman ettik. Bundan böyle Rabbimiz'e hiç kimseyi ortak koşmayacağız."We believe in it, and we will not associate with our Lord anyone.
"Rabbimiz! Doğrusu biz Rabbinize inanın diye inanmaya çağıran bir çağırıcıyı işittik de iman ettik.Our Lord, we have heard a caller calling us to belief, saying, "Believe you in your Lord!"
Bu onların ancak imanını ve teslimiyetlerini artırdı.And it only increased them in faith and surrender.
Halbuki onlar, o gün imandan ziyade küfre yakındılar.They said, 'If only we knew how to fight, we would follow you.'
Allah, iman sahiplerinin Velî'sidir; onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır.God is the Protector of the believers; He brings them forth from the shadows into the light.
O gün onlar, imandan çok küfre yakın idiler.They said, 'If only we knew how to fight, we would follow you.'
"Ey Rabbimiz! Bir çağırıcının, 'Rabbinize inanın!' diye imana çağırdığını işittik ve iman ettik.Our Lord, we have heard a caller calling us to belief, saying, "Believe you in your Lord!"
Ey iman edenler! Adalet ve dürüstlüğün tanıkları olarak Allah için kollayıp gözetleyenler olun!O believers, be you securers of justice, witnesses for God.