Orijinal ürün üreticisi, başka bir firma için parça, ekipman veya başka bir ürün üreten imalatçı firmadır.Αυτή η εταιρία θα αγοράσει μετοχές κάποιας επιχείρησης ή κάποιο άλλο επενδυτικό προϊόν.
Şan öğretmeni ve peruk imalatçısı olan babası ile annesi ona ilk müzik eğitimini verdiler.Faderen, der var skolelærer, organist og korleder, gav ham hans første musikalske undervisning.
Annesi ise zengin bir çömlek imalatçısı olan Josiah Wedgwood'un kızıydı.Hans morfar Josiah Wedgwood var en kjent pottemaker.
Swoosh, spor ayakkabı ve giyim imalatçısı Nike'ın logosu.Swoosh adalah sebuah logo dari pabrik sepatu dan pakaian atlet Amerika Nike, Inc..
Babası kireç imalatçılığı yapmaktadır. ^ "Gençler'e 150 bin TL kazandırdı".Biola Guadagnini dibelikan oleh orang tuanya pada lelang seharga £150,000 (Rp.
Babası bir ayakkabı imalatçısıydı.Ayahnya seorang tukang kulit.
Swoosh, spor ayakkabı ve giyim imalatçısı Nike'ın logosu.Swoosh, là một logo của hãng giày thể thao và trang phục sản xuất bởi Nike, Inc..
Büyükbabası bira imalatçısı William Gooderham'dır.Người thị trưởng đầu tiên khui thùng bia là Thomas Wimmer.
Babası bir ayakkabı imalatçısıydı.Bố là thợ đóng giày.
Babası bir ayakkabı imalatçısıydı.父は靴職人だった。
Babası bir ayakkabı imalatçısıydı.他的父親是一名鞋匠。
Sadece tüketiciler için değil imalatçılar için de yiyeceklere ve diğer ürünlere tüketim sınırlaması konuldu.제수용품(祭需用品) 음식물인 제수뿐만 아니라 제기나 다른 물품까지를 아울러 이르는 말이다.
Mr. Walter Vincy & Mrs. Lucy Vincy — İmalatçı, saygın bir aile.מר וולטר וינסי ומרת לוסי וינס - משפחת סוחרים מכובדת.
İmalatçı tarafından sağlanan bilgilere başvurun.נהג לדבר בהתלהבות אודות ביאת המשיח.
Babası bir ayakkabı imalatçısıydı.Баща му е бил продавач на обувки.
Babası bir mumlu bez imalatçısı ve botanikçiydi.Баща ѝ обаче е алкохолик и прахосник.
Babası bir ayakkabı imalatçısıydı.Jej otec bol obuvník a krídlovkár.
Babası bir ayakkabı imalatçısıydı.Njegov oče je bil čevljar.
ABD'de, aynı malları üreten imalatçılar, onlarla yarışamıyor. Çin senelerdir kurunu manipüle ediyor.Así que, por ejemplo, en energía eólica, cuando el gobernador
ABD'de, aynı malları üreten imalatçılar, onlarla yarışamıyor.Und Hersteller hier in den USA machen die gleichen Produkte Can\'92t konkurrieren.
Amerika'sının en büyük endüstrileri durumunda, öte yandan daktilo imalatçıları yok olmuş durumda.현재 미국 최대의 산업이 되었습니다. 반면에 타자기 생산자는 사라지고 말았죠.
Amerika'sının en büyük endüstrileri durumunda, öte yandan daktilo imalatçıları yok olmuş durumda.כמובן, מחשבים ואלקטרוניקה
Amerika'sının en büyük endüstrileri durumunda, öte yandan daktilo imalatçıları yok olmuş durumda.أكبر صناعة في الولايات المتحدة الآن بينما اختفى صنّاع الآلات الكاتبة.
Amerika'sının en büyük endüstrileri durumunda, öte yandan daktilo imalatçıları yok olmuş durumda.一方タイプライター産業は すでに消え去りました 同じように自動車の軽量化も
Artık endüstriyel enzim imalatçılarının peşindeler.산업용 '효소' 제조업체라고 적혀 있고
Artık endüstriyel enzim imalatçılarının peşindeler.يبحثون الآن عن مصنّعي الإنزيم الصناعي.
Artık endüstriyel enzim imalatçılarının peşindeler.そして主な活動は研究開発と 生産サポートに変更されました
Bu söz konusu imalatçı dedi ki, "İyi ama, biliyorsunuz, biz bununla ilgilenmiyoruz.Ale ten producent powiedział: Nas interesuje sprzęt do salonu.
Bu söz konusu imalatçı dedi ki, "İyi ama, biliyorsunuz, biz bununla ilgilenmiyoruz."Eh bien, vous savez, cela ne nous intéresse pas. Ce qui nous intéresse, c'est la salle de séjour.
Bu söz konusu imalatçı dedi ki, "İyi ama, biliyorsunuz, biz bununla ilgilenmiyoruz.Il produttore ci ha risposto: "Non siamo interessati: a noi interessano le tv da soggiorno.
Bu söz konusu imalatçı dedi ki, "İyi ama, biliyorsunuz, biz bununla ilgilenmiyoruz.이 생산자가 이렇게 말하더군요. "음, 저희는 그 일에 관심이 없습니다. 저희는 거실에 관심이 있죠.
Bu söz konusu imalatçı dedi ki, "İyi ama, biliyorsunuz, biz bununla ilgilenmiyoruz.Thế rồi, nhà sản xuất bảo rằng, "Chúng tôi không quan tâm.
Bu söz konusu imalatçı dedi ki, "İyi ama, biliyorsunuz, biz bununla ilgilenmiyoruz.Und dieser spezielle Hersteller sagte: "Nun, wissen Sie, daran sind wir nicht interessiert.
Bu söz konusu imalatçı dedi ki, "İyi ama, biliyorsunuz, biz bununla ilgilenmiyoruz.Y este fabricante en particular dijo: "Bien, no nos interesa. Nos interesa la sala de estar,
Bu söz konusu imalatçı dedi ki, "İyi ama, biliyorsunuz, biz bununla ilgilenmiyoruz.Και αυτός ο κατασκευαστής είπε "Ξέρεις, δε μας ενδιαφέρει αυτό. Μας ενδιαφέρει το καθιστικό.
Bu söz konusu imalatçı dedi ki, "İyi ama, biliyorsunuz, biz bununla ilgilenmiyoruz.И вот этот самый производитель сказал: "Понимаете, нам это неинтересно. Нас привлекают гостиные комнаты.
Bu söz konusu imalatçı dedi ki, "İyi ama, biliyorsunuz, biz bununla ilgilenmiyoruz.И този точно производител каза, " Е, знаете, не се интересуваме от това.
Bu söz konusu imalatçı dedi ki, "İyi ama, biliyorsunuz, biz bununla ilgilenmiyoruz.והיצרן הספציפי הזה אמר, "ובכן, אתם יודעים, אנחנו לא מעוניינים בזה. אנחנו מעוניינים בסלון.
Bu söz konusu imalatçı dedi ki, "İyi ama, biliyorsunuz, biz bununla ilgilenmiyoruz.وهذا المُصنّع تحديدًا قال، "حسنًا، تعرفون، لسنا مهتمين بذلك. نحن مهتمون بغرفة المعيشة.
Bu söz konusu imalatçı dedi ki, "İyi ama, biliyorsunuz, biz bununla ilgilenmiyoruz.「興味ありませんね。家庭向けに 完全な色再現性があって
Çin'e taşınmış durumda. Çin, şu anda dünyadaki en büyük imalatçı. Bu, eskidenOn n'a pas accomplit ce qu'il fallait pour remettre les gens au travail.
İmalat işleri Çin'e taşınmış durumda. Çin, şu anda dünyadaki en büyük imalatçı.China ist heute der größte Hersteller der Welt.
Japonya'daki imalatçılardan이는 일본 제조업체로부터
Japonya'daki imalatçılardanשהחלה להתפשט, מיצרנים ביפן
Japonya'daki imalatçılardanالذي كان ينتشر من المصانع في اليابان
Japonya'daki imalatçılardanこれは日本のメーカーから シリコンバレーのベンチャー企業にまで広まったものです
Sadece silah imalatçılarıDoar manufacturarea armelor
Sadece silah imalatçılarıMais les fabricants d'armes
Sadece silah imalatçılarıMas os fabricadores de armas
Sadece silah imalatçılarıMen våbenfabrikanterne
Sadece silah imalatçılarıNur die Hersteller der Waffen
Sadece silah imalatçılarıPero los fabricantes de armas
Sadece silah imalatçılarıو لكن صانعي الأسلحة
Sadece silah imalatçıları何も変わっていない!
Tedarikçilerle mücadele ettiler, imalatçılarla mücadele ettiler.Ei au luptat cu furnizorii, au luptat cu fabricanții.
Tedarikçilerle mücadele ettiler, imalatçılarla mücadele ettiler.Ellos lucharon con los proveedores, lucharon con los fabricantes.
Tedarikçilerle mücadele ettiler, imalatçılarla mücadele ettiler.Họ đấu tranh với những nhà cung cấp, họ đấu tranh với những nhà sản xuất.
Tedarikçilerle mücadele ettiler, imalatçılarla mücadele ettiler.Ils se sont battus avec les fournisseurs, ils se sont battus avec les fabricants.
Tedarikçilerle mücadele ettiler, imalatçılarla mücadele ettiler.그들은 공급업자, 제조업자들과 싸웠어요.
Tedarikçilerle mücadele ettiler, imalatçılarla mücadele ettiler.Küzdöttek a szállítókkal, küzdöttek a kivitelezőkkel.